20 Kasım 2017 Pazartesi

  • 3,902 TL
  • 4,601 TL
  • 161,87 TL
  • 105.672
BURSA

Mustafa Bozbey:  ‘Sorumlu Büyükşehir’

Mustafa Bozbey:  ‘Sorumlu Büyükşehir’
  • 3665

Bursa’da Büyükşehir Belediyesi’nin 0.50 emsal artışı verdiği kentsel dönüşüm projeleri, akademik odalar ve Nilüfer Belediyesi’nin itirazları neticesinde mahkeme kararıyla durduruldu. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Büyükşehir’i sorumlu tuttuğu kriz hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.

23 Ekim 2017 Pazartesi 13:44 EKONOMİ

N.Nuri YAVUZ

Kentsel dönüşümde bir krizle karşı karşıyayız. Nilüfer Belediyesi de konunun taraflarından biri. Vatandaş, söz konusu krizden Nilüfer Belediyesi’ni de sorumlu tutuyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Herkes sorumluluğu Nilüfer Belediyesi'ne atıyor. Nilüfer'in burada hiçbir şekilde bir sorumluluğu yoktur. Aksine biz zamanında ‘Bakın Yapmayın hukuka aykırı, aldığınız bakanlık yetkisine aykırı, kentin geleceğine aykırı, kenti yaşanmaz kılarsınız, kamu alanları oluşturmadan yoğunluk artırırsanız kent kirlenir’ dedik.

Akademik odalardan Nilüfer Belediyesi hakkında yapılan sorumluluk açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir süre önce ‘bu işin iyi gitmediğini görüyoruz ve bundan böyle mahkemelerde de bu işin takipçisi olacağız’ dedik ve yargıya intikal etti olay. Odalar ne yaptı? Sadece yargı yoluyla olmaz bu. Halkı bilgilendirdiler mi? Yok. Oda başkanının kendi yarası olduğu için topu Nilüfer'e atıyor. Esas sorumluyu ortaya koysun önce.

Siz değilseniz, sorumlu kim?

Tamamen sorumluluk Büyükşehir Belediyesi'ndedir. Defalarca uyarılmasına rağmen kanuna aykırı, yönetmeliklere aykırı, yasalara aykırı davranmıştır. Bunun mahkemelerden döneceğini bile bile milleti bu kaosa sürüklemiştir. Bu kaosu yaratan hem vatandaşları hem de müteahhitleri bu kaosa sürükleyen Büyükşehir Belediyesi'dir. Başkanı da Meclis üyeleri de sorumludur bu işten.

Peki, bu süreçte siz ne gibi adımlar attınız?

Nilüfer Belediyesi olarak biz görevimizi meclislerde yaptık. Bu işin boyutu çığırından çıkmaya başlayınca mahkeme olayını gündeme getirdik. Mücadelenin safhaları vardır. Biz defalarca uyardık. Tüm Bursalılara sesleniyorum açıp Büyükşehir Meclisi'ndeki konuşmalarımıza, basın toplantılarımıza baksınlar. Sadece ‘yapmayın’ da demedik çözüm önerilerini de sunduk. Yıllardır biz, bu kentte birçok şeyi çözdük. ‘Bütüncül plan yapalım’ dedik. Büyükşehir'e de odalara da 'gelin hep beraber bir plan yapalım onun üzerinden isteyen istediği müteahhitle anlaşsın, kentsel yenilemesini yapsın' çağrısı yaptık. Birçok sitede vatandaşlarla toplantı yaptık ve onlara 'Talepleriniz doğru değil, siz yaşayacaksınız burada, sonra başkanım haklıymışsınız diyeceksiniz' dedik. Şuanda geip 'evet siz haklıymışsınız' diyorlar. Ama iş işten geçti.

Bu krizde sorumluluğunuz olmadığı anlaşılıyor. Fakat bugün kriz konusu olan projeler de Nilüfer Belediyesi’nden ruhsat alarak işe başlıyor. Siz bu ruhsatla ilgili konuyu nasıl açıklayacaksınız?

Ruhsatı vermeme gibi bir tasarrufunuz olamaz. Plan onaylanmışsa siz, 30 gün içinde ruhsatı vermek zorundasınız. Siz vermiyorum derseniz. O zaman görevi kötüye kullanmış olursunuz ve hakkınızda savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Yani örneğin devletin silah ruhsatı verdiği kişi gidip adam vurunca 'devlet niye ruhsat verdi' mi diyeceğiz. Şayet mahkeme iptal ediyorsa bizde o zaman ruhsatı iptal ediyoruz. Biz yasalara karşı sorumluyuz. Yasaların bize zorunlu kıldığı görevi yerine getiriyoruz. Eğer Büyükşehir'den geçtiyse biz sadece ruhsatını veriyoruz.

Gelinen noktayı nasıl yoruluyorsunuz?

Bugünlerde ne kadar haklı olduğumuzu görmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Bugünleri görerek, sürecin böyle olacağını baştan bilerek hep doğruları söyledik. Haklıyız ama mutlu değiliz. Hem mal sahiplerini hem de müteahhitleri bu noktaya getirenler bunun hesabını vermeli.  Çok net söylüyorum. Hesap vermeliler ve kimseye topu atmamalılar.

Bu krizde sizce vatandaşın payı var mı?

Vatandaşın kanına girdiler. Yanlış yönlendirdiler ve işi bu noktaya getirdiler. Getirenler sorumludur. Burada bazı akademik odaların da yanlış söylemleri var Nilüfer Belediyesi'yle ilgili ki bunları asla kabul etmiyorum. Önce onlar kendilerine baksınlar. Biz sitelerde plan yaparken, 'Bu bölgelerde plan yapıyoruz gelin siz de katılın' diyerek onları komisyon ve toplantılarımıza davet ettik. Hiçbiri gelmedi. Şimdi hiçbirinin ahkâm kesme hakkı yok. Biz bu mücadeleyi hem alanda hem de meclislerde verdik.

Kentsel dönüşümle ilgili yasal süreçte Nilüfer Belediyesi’nin taraf olduğu kaç dosya var?

Kentsel dönüşümle ilgili mahkeme sürecindeki 57 dosyada tarafız. Şuanda kim itiraz etse kentsel dönüşümler durdurulur çünkü hiçbir kurala uymuyor. Parsel bazında olmaması gerekiyor ama parsel bazında yapılıyor. Yoğunluk artıyor kamu alanı yok. Direkt iptal. Çok sayıda iptal gerekçesi var. Doğru bir iş yapmadıklarının kanıtı ortadadır. Kaosa sürükleyenler bunun bedeli ödemek zorundadır. Bakın müteahhitler şuanda iflasa sürükleniyor biliyor musunuz? Hem vatandaş hem de müteahhitler perişan. Niye bu ısrar?

Müteahhitlerle görüştünüz mü? Onlar ne diyor?

Müteahhitler, 20 kişilik bir heyetle ziyarete geldi. Onlara da sordum 'Nilüfer Belediyesi'nin bir sorumluluğu var mı bu işte?' hepsi de 'hayır, hiçbir sorumluluğu yok' dedi. 

Vatandaştan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Mahalle komiteleriyle toplantılar düzenliyoruz. Anlatıp konuşuyoruz ve birçok platformda bu konudaki düşüncemizi paylaşıyoruz. Geçen bir vatandaş grubu geldi. Aynen şunu söylediler: 'Biz, sizi daha önce anlayamamıştık. Hatta sizi eleştirmiştik. Siz haklısınız. Bir şey daha duyduk. Bizim arsa payımız düşmüş doğru mu?' 'E arsa artmadığına göre gelen kişinin de bir payı olacak haliyle senin payında düşecek' dedim. Yani bunlar dahi bilinmiyor.

Sanırım kentsel dönüşümü vatandaşa tam anlatamadık. Ne dersiniz?

Biz anlattık. Vatandaş anlamak istemedi ya da birileri özellikle kafalarını karıştırdı. Umarız önümüzdeki süreçte anlayacaklar. 'Bir müsibet bin nasihattan daha iyidir' derler ya belki bu müsibette bugüne kadar yaptığımız bin nasihattan daha etkili olur.

Bir de yetki konusu var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşümle ilgili yetkiyi Büyükşehir’e vermişti. Nerede yanlış yapıldı ki bu süreç durdu?

Bakanlık yetkiyi Büyükşehir'e devretti ama sınırlarını belirterek. Bakanlık, 'Siz, yoğunluk artırabilirsiniz ama bir o kadar da sosyal donatı ve kamu alanlarını da artırmak zorundasınız' dedi. Aynı zamanda yapacağınız kentsel dönüşümle ilgili planı parsel bazında değil ada bazında yapmanız gerekiyor diyerek de not düştü. Uygulamada tam tersi bir durum var. Bakanlık büyük ihtimalle bu durumu sorguluyordur. Bu sorgulama sonucunda Büyükşehir, birçok şeyi geri alabilir.

Biraz daha somutlaştırabilir miyiz?

Bakanlıktan gelen yazıda '0.50 emsal artışı yapabilirsin ama kamu alanlarını oluşturmak kaydıyla' der. Büyükşehir'in uygulamasında ‘ama’dan sonrası yok. Bakanlık 'ada bazında' diyor, Büyükşehir parsel bazında yapıyor. Bakanlığı da kandırıyorlar. Kümesin olduğu yere kentsel dönüşüm veriliyor. Yanında üç kat planlı alan var kümese altı kat veriyorsun. Daha da ilginci metrekarelere baktığınızda öyle 0.50 falan değil bire bir, bire birden fazla verilen yerler var. 50 dairelik yere 0.50 verildiğinde ne anlarız?

75 daire…

100 daire. En az. Bu sıfır elli mi? Niye kandırıyorsun insanları. Toplumu kandırıyorlar. Doğru söylemiyorlar. 11 yaşında binaya kentsel dönüşüm izni verdiler. Sen eğer Büyükşehirsen, 11 yaşındaki binaya kentsel dönüşüm talep ediliyorsa bunun müteahhitti hakkında 'neden bunu deprem yönetmeliğine göre yapmadın?' diyerek suç duyurusunda bulun cesaretini göster. Trafik sorunu gelecek. Bütün alt yapıların değişmesi gerekecek. Sudan tutunda telefona kadar. Sadece daire sayılarını artırmakla sistemi çözmüyorsunuz. Bunların hiçbirinin planlaması yok. Sokaklar aynı, caddeler aynı. İlerde o caddelere iki misli araç girecek. İki misli su, kanalizasyon, elektrik talebi olacak. Bunları umursayan da yok.

Bu krizin ne tür sonuçlar doğurmasını bekliyorsunuz?

Ekonomik krize düşen müteahhitler olacak. Devlet mahkeme sürecinden dolayı kira yardımını keserse vatandaş daha da mağdur olacak. Biz bunların her birini zamanında söyledik. Daha öncede dedim ya bugün haklı olmak beni mutlu etmiyor. Ama bunları öngördük. Doğruları söyledik. Ama insanlar cazibeye kapıldı.

Siz, hangi şartlarda uzlaşmayı planlıyorsunuz?

Kayapa'da kümese, planlı alanlar içindekilere ya da 11 yaşındaki binalara kentsel dönüşüm verilmesine asla tahammülümüz yok. Kırmızı çizgilerimiz var. Bu çizgiler doğrultusunda mücadelemizi devam ettireceğiz.

Uzlaşma adına ne teklif edileceğini düşünüyorsunuz?

Şuan ‘gelin bir konsensus sağlayalım bugüne kadar verdiklerimize bir çizgi çekelim, bundan sonra da vermeyelim’e gidebilir. Böyle birey olmaz. Haksız verilen o kadar çok şey var ki. Bazıları çözümlenebilir noktada bazıları da çözümsüz noktada.

Son olarak mevcut kentsel dönüşüm sürecinde Nilüfer’deki rakamları aktarır mısınız?

Kentsel dönüşüm denince akla Nilüfer geliyor. Büyükşehir'de görüşülen bütün plan değişikliklerinin yüzde 92'si Nilüfer'de. Başka yerde dönüşüm yok. Yüzde 8'i diğer ilçelerde. Nilüfer'de 186 parselde yürüyen kentsel dönüşüm projesinin ilçe merkez nüfusuna etkisi 13 bin kişilik bir artış. Böyle giderse merkez nüfus, 60 bin kişi artacak. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ

SONRAKİ HABER

Sektörel büyüme ivme kaybetti

Sektörel büyüme ivme kaybetti