Erdoğan'dan Millete Sesleniş konuşması! İlk namaz 24 Temmuz'da

Ayasofya kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Millete Sesleniş konuşmasında, "Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya'yı ibadete açmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.

SİYASET, 10 Temmuz 2020 Cuma, 20:55
Erdoğan'dan Millete Sesleniş konuşması! İlk namaz 24 Temmuz'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 20.53'te Millete Sesleniş konuşması yaparak Danıştayın Ayasofya kararını değerlendirdi.

Danıştayın bugün, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal ettiğini anımsatan Erdoğan, buna dayanarak çıkarılan Cumhurbaşkanlığı düzenlemesiyle Ayasofya'nın yeniden cami olarak hizmete açılmasını sağladıklarını belirtti. Erdoğan, "Böylece Ayasofya, 86 yıl aradan sonra yeniden, Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfiyesinde belirttiği şekilde cami olarak hizmet vermeye başlayabilecektir. Bu kararın milletimize, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, konunun idari ve teknik hazırlıklarıyla, Diyanet İşleri Başkanlığının da dini yönüyle ilgili çalışmalara hemen başladığını aktaran Erdoğan, "Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte, Ayasofya Camisi'ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi Ayasofya'nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya, çok daha samimi, çok daha özgün şekilde devam edecektir. Hazırlıkları süratle tamamlayarak, 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya'yı ibadete açmayı planlıyoruz." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, 24 Temmuz'a kadar camideki çalışmaların süratle yürüyebilmesi, bir an önce bu hazırlıkların bitmesi için burada ziyaret veya gelip burayı görme gibi bir telaşın içerisine girmenin doğru olmayacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zira aldığım bazı haberler çerçevesinde içeride ve dışarıda gelip oralarda görüntü vermek veya gösteri yapmak bunlar doğru değil. İnşallah 24'ünde hep birlikte burada cuma namazımızı kılar ve Ayasofya'yı da o gün her şeyiyle bitmiş olarak ibadete açarız." dedi.

"Türkiye'nin egemenlik haklarıyla ilgilidir"

İçeride bazı eksikler olduğunu belirten Erdoğan, "Bu eksikleri de bu arada inşallah gidermiş olacağız ve 6 ay gibi bir süre içerisinde yapacağımız bazı hazırlıklar var. Onları da inşallah o süre içerisinde bitireceğiz. Tabii öyle bir burada hazırlıklar yapıyoruz ki bu hazırlıklar içerisinde Müslim, gayrimüslim, Hristiyan dünyasından kim gelirse gelsin, hepsi geldiği zaman burada yapılan dedikoduların olmadığını, tam aksine gerçekten bizler ecdadımızdan devraldığımız mirası nasıl geleceğe taşıyacağımızın da en güzel örneğini vereceğiz." diye konuştu.

Herkesi, ülkenin yargı ve yürütme organları tarafından alınan Ayasofya kararına saygılı olmaya davet eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uluslararası alanda bu konuda ortaya konulan her türlü görüşü elbette anlayışla karşılarız. Ancak Ayasofya'nın hangi amaçla kullanılacağı konusu, Türkiye'nin egemenlik haklarıyla ilgilidir. Yeni bir düzenlemeyle Ayasofya'nın ibadete açılıyor olması, ülkemizin egemenlik hakkı kullanımından ibarettir. Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı neyse, başkenti neyse, ezanı neyse, dili neyse, sınırları neyse, 81 vilayeti neyse, Ayasofya'nın vakfiyesine uygun şekilde camiye dönüştürülmesi hakkı da odur. Bu konuda, görüş belirtmenin ötesindeki her türlü tavrı ve ifadeyi, bağımsızlığımızın ihlali olarak kabul ederiz. Şu anda hemen arkamda bakınız, dev bir vakfiyename vardır ve bu Fatih'in vakfiyenamesidir. Ve bu vakfiyename içerisinde ne varsa o bizim için asıldır. 

Türkiye olarak, nasıl diğer ülkelerdeki ibadet mekanlarıyla ilgili tasarruflara karışmıyorsak biz de tarihi ve hukuki haklarımıza sahip çıkma konusunda aynı anlayışı bekliyoruz. Üstelik bu, öyle 50-100 yıllık değil, tam 567 yıllık bir haktır. Şayet bugün inanç odaklı bir tartışma yapılacaksa bunun konusu Ayasofya değil, dünyanın dört bir yanında her geçen gün tırmanan İslam düşmanlığı ve yabancı nefreti olmalıdır."

Türkiye'nin kararının, sadece kendi iç hukuku ve tarihi haklarıyla ilgili olduğunun altını çizen Erdoğan, bu kararın arkasında duran tüm siyasi partilere ve liderlerine, sivil toplum kuruluşlarına, milletin her bir ferdine teşekkür etti.

"Türk tarihinin en şanlı sayfaları arasında"

İstanbul'un fethi ve Ayasofya'nın cami haline dönüştürülmesi hadisesinin, Türk tarihinin en şanlı sayfaları arasında yer aldığını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Uzun bir kuşatmanın ardından 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul'u fethederek şehre giren Fatih Sultan Mehmet Han, doğrudan Ayasofya'ya yönelir. Bizans halkı, korku ve merakla Ayasofya'da akıbetlerini beklemektedir. Fatih, kendisini karşılayan halka, hayatları ve hürriyetleri konusunda teminat vererek, Ayasofya'ya girer. İstanbul'un Fatihi, fetih sembolü olarak sancağını Ayasofya'nın ortasındaki mihrabın bulunduğu yere diker, kubbeye doğru bir ok fırlatır, ilk ezanı da kendisi okur. Böylece, fethini tescillemiş olur. Ardından, mabedin uygun bir köşesinde şükür secdesi yaparak iki rekat namaz kılar. Bu davranışıyla da Ayasofya'yı camiye çevirdiğini gösterir."

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un incisi bu ulu mabedi zemininden çatısına büyük bir titizlikle incelediğini ve tarihçilerin yazdığına göre, yapının harap görüntüsü karşısında "Örümcek Kayser'in sarayında perdekarlık yapıyor, baykuş Efrasiyab'ın burcunda nöbet tutuyor." beyitini söylediğini anlatan Erdoğan, "Evet, Fatih Sultan Mehmet Han, işte böylesine harap, bitap, perişan bir İstanbul ve Ayasofya devralmıştır." dedi.

Fatih Sultan Mehmet'in teslim aldığı Ayasofya'nın, daha önce aynı yere yapılan ilk iki kilise kargaşa dönemlerinde yakılıp yıkıldığı için, üçüncü defa inşa edilmiş bir eser olduğunu belirten Erdoğan, fethin ardından üç günlük hummalı bir çalışmayla ilk cuma namazı için Ayasofya'nın ibadete hazır hale getirildiğini anlattı.

Devlet erkanı ve askeriyle beraber camiye giren Fatih Sultan Mehmet'in, burada kubbeleri çınlatan tekbirler ve salavatlarla karşılandığını, Ayasofya'daki ilk cumanın hutbesini irad ettiğini aktaran Erdoğan, namazı da hocası Akşemsettin Hazretlerinin kıldırdığını belirtti.
 

"Gençlik yıllarımızdan beri kalbimizde bir Ayasofya sevgisi vardır"

Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet'in, diğer Hıristiyan mezhepleri tarafından dışlanan Ortodoks Kilisesi'ni de himayesi altına alarak gelişmesini sağladığını söyledi.

Bu ulu mabedin kubbeleri ve duvarlarının, o günden itibaren 481 yıl boyunca ezanlarla, salalarla, tekbirlerle, salavatlarla, hatmi şeriflerle, mevlid-i şeriflerle çınladığını dile getiren Erdoğan, asırlarca yaşadığı depremlerden, yangınlardan, yağmalardan ve bakımsızlıktan dolayı harap vaziyette olan İstanbul'un, fetihle birlikte yeniden ayağa kaldırıldığını, bu sürecin sembolünün de Ayasofya olduğunu ifade etti.

Fatih Sultan Mehmet Han'dan itibaren her padişahın, İstanbul'u ve Ayasofya'yı daha da güzelleştirmenin gayreti içinde olduğunu belirten Erdoğan, şehrin Ulu Camisi olarak belirlenen Ayasofya'nın, zaman içinde etrafına ilave edilen yapılarıyla, tam tekmil bir külliye haline dönüştürüldüğünü ve asırlarca müminlere hizmet verdiğini bildirdi.

Neredeyse takip eden her asırda büyük onarımlara tabi tutulan, eklemelerle daha da güzelleştirilen Ayasofya'ya, milletin hep gözbebeği gibi baktığını dile getiren Erdoğan, "Öyle ki, 'Tanrı'nın Hikmeti' anlamına gelen orijinal ismini değiştirmeye dahi teşebbüs etmemiştir. Görüldüğü gibi, köhne bir devletin çöküntüsü altında yıkılmak üzere olan bu mabed, ecdadımız tarafından sadece camiye dönüştürülmekle kalmamış, aynı zamanda ihya ve i'la edilmiştir." dedi.

Bunun için Ayasofya'nın her devirde bu milletin tüm fertlerinin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizim de gençlik yıllarımızdan beri kalbimizde bir Ayasofya sevgisi vardır. Bu mabedi, kültür hazinesi kimliğine halel getirmeden, vakfiyesine uygun şekilde yeniden ibadete açarak milletimize önemli bir hizmet verdiğimize inanıyoruz.

Milletimiz için fetih 'Cihad-ı Asgar' hükmünde iken, asıl 'Cihad-ı Ekber' imar, inşa ve hayrat faaliyetleriydi. Doğu Roma döneminde Ayasofya inşa edilirken Mısır'dan İzmir'e, Suriye'den Balıkesir'e kadar imparatorluğun dört bir yanından malzeme taşınmıştı. Fatih ve ardından gelen padişahlar, Anadolu'nun ve Rumeli'nin her yerinden zanaat erbabını İstanbul'a getirerek hem Ayasofya'yı, hem şehri adeta yeni baştan imar ve inşa ettirdiler. Bunu yaparken de devraldıkları mirastan azami derecede faydalandılar. Mesela Fatih, Ayasofya'nın içindeki sabit mozaikleri korumuş, sadece taşınır heykelleri yapıdan çıkarttırmıştır.

Asırlar boyunca yerinde kalan mozaikler, daha sonraki onarımlar sırasında peyderpey kapatılmış, böylece dış etkilere karşı korunması ve bugünlere gelmesi temin edilmiştir. Esasen farklı inançların mensuplarına hoşgörüyle bakmak, dinimizin özünde varolan bir yaklaşımdır. Peygamber Efendimiz, tebliğini sürdürürken, Müslümanlara saldırmayan ve bozgunculuk yapmayan diğer dinlerden topluluklara herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Hazreti Ömer de Kudüs'ü aldığında, şehirdeki Hıristiyanları ve Musevileri, hakları ve ibadethaneleriyle koruması altına almıştır. Ecdadın kurduğu tüm devletler gibi Osmanlı'nın yöneticileri de aynı yolu izlemiştir. Fatih'in ve ardından gelenlerin İstanbul'da yaptıkları da bu kadim geleneği takip etmekten ibarettir."
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları...

Türkiye olarak biz de tarihi ve hukuki haklarımıza sahip çıkma konusunda aynı anlayışı bekliyoruz. Bu tam 567 yıllık bir haktır. İnanç odaklı bir tartışma yapılacaksa bu Ayasofya değil, İslam düşmanlığı ve yabancı nefreti olmalıdır. Bu kararın arkasında duran tüm siyasi partilere ve liderlerine STK'lara, milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Kendi medeniyetimizin inşa ve ihya etme üzerine kurulu duruşumuzu koruyoruz.

1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya Müze olarak açılır. Ecdad yadigari eser kapalı olduğu süre boyunca büyük bir kıyıma maruz kalır. Ayasofya'nın zeminindeki nadide halılar kesilerek, sağa sola dağıtılır. Hala yerinde duran şahane levhalar dışarı çıkarılamadığı için depoya kaldırılır. Ayasfoya'nın cami olduğu zamandan hiçbir şey kalmasın isteyenler neredeyse minareler dahi yıkılacaktır. Tarihçi ve müzeci İbrahim Hakkı Konyalı hemen bir rapor yazar. Minareler yıkılırsa Ayasofya da yıkılır raporu ile minareler kurtulur.

Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe ihanet olmanın yanında hukuka da aykırıydı. Çünkü Ayasofya ne devletin ne de herhangi bir kurumun malı değil, vakıf mülküdür.

Vatikan'ın müzeye dönüştürülerek ibadete kapatılmasını talep etmekle Ayasofya'nın müze olarak kalmasında ısrarcı olmak aynı mantığın ürünü. Bu zihniyetin bir sonraki adımı insanlığın en eski mabedi Kabe'nin de müzeye dönüştürülmesi isteğidir.

"AYASOFYA YENİDEN DİRİLİŞLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR"

Bugün Ayasofya, inşa edildiği tarihten itibaren defalarca şahit olduğu yeniden dirilişlerinden birini yaşıyor. Ayasofya'nın dirilişi dünyadaki Müslümanların fetret devrinden çıkışının işaretedir. Ayasofya'nın dirilişi Mescid-i Aksa'nın özgürlüğe kavuşmasının habercisi, Müslümanların fetret devrinden çıkış iradesinin ayak sesidir. Ayasofya'nın dirilişi dünyaya yeni sözlerimiz olduğunun ifadesidir. Ayasfoya'nın dirilişi ecdadın tamamına vefamızın gereğidir. Ayasofya'nın dirilişi, şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetlerine gerekirse canımız pahasına sahip çıkma kararlılığımızın remzidir.

Yargı kararı ve Cumhurbaşkanlığı düzenlemesinin hayırlı olmasını diliyorum. 


 

DÜNYA
Koronavirüsle ilgili ezber bozan açıklama: 'Asla yok edilemeyecek'
Amerika'nın bulaşıcı hastalıklarla ilgili en uzman ismi kabul edilen Dr. Anthony Fauci, koronavir...
ASAYİŞ
Birden alev aldı! Bursa'da hastane önünde korku dolu anlar...
Bursa'da özel bir hastanenin acil kapısında bulunan bir otomobil alevlere teslim oldu. Araçtan çı...
GÜNCEL
Bakan Soylu'dan Bakan Albayrak'a destek
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kur krizi nedeniyle eleştirilen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Alb...
DÜNYA
Lübnan'daki patlamayla ilgili ortalığı karıştıracak açıklama: Roket ya da bomba...
Lübnan'da 154 kişinin can verdiği patlamayla ilgili Cumhurbaşkanı Mişel Avn'dan çarpıcı bir açıkl...
TEKNOLOJİ
Twitter devlet kontrollü hesaplara uyarı koyuyor
Facebook'un ardından Twitter da hükümetler tarafından kontrol edilen medya hesaplarına uyarılar k...
SPOR
Basketbol liglerinin başlayacağı tarih belli oldu!
Türkiye Basketbol Federasyonu, erkek liginin 26 Eylül'de, kadın liginin ise 3 Ekim'de başlayacağı...
Başkan Yılmaz: Yıldırım'da çocuklarımızın mutluluğu için çalışıyoruz
Osmangazi'den çölyak hastalarına destek
67 sığınmacı yurt dışına çıkamadan yakalandı
Beyrut'ta felakete yol açan amonyum nitrat nedir?

En Çok Okunan Haberler

Bursa'da can pazarı! Otomobil ikiye bölündü...

Bursa'da sabah saatlerinde kontrolden çıkan otomobil...

Görüntüler Bursa'dan! Kargolarınızın kamyona...

Bursa'nın İznik ilçesinde PTT Kargo çalışanının koli...

Bursa'da ablasını 9 yerinden bıçaklayan kard...

Bursa'da kızdığı hemşire ablasını 9 yerinden bıçakla...

Bursa'da 'ölümüne' asker uğurlaması! Uyarıla...

İstanbul'da toplu asker uğurlama merasimi yasaklanır...

TOKİ ihale duyurusunu yaptı! Bursa'ya yeni m...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bursa Büyük...

Bursa'da üretilecek yerli otomobilin markası...

TOGG CEO'su Gürcan Karakaş, tedarikçi seçiminin yüzd...

Araç sahipleri dikkat! Motorine beklenen zam...

Bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere; mot...

Vatandaş istedi, Başkan Yılmaz yaptı: Yıldır...

Yıldırım'a kazandırdığı sosyal ve kültürel donatılar...

Kamu bankaları kampanyayı bitirdi: İkinci el...

Kamu bankalarının geçen haziran ayında duyurduğu iki...

Merkez Bankası'ndan yeni hamle! Limitler yar...

Merkez Bankası, piyasa yapıcı bankalara Açık Piyasa ...

Dolar tüm zamanların rekorunu kırdı!

Türk Lirası'nın, dolar karşısındaki değer kaybı sürü...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'piyasa' açıklamas...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, piyasalardaki hareketliliğe i...

Kritik ekonomi toplantısı sona erdi!

İstanbul'da önemli bir ekonomi toplantısı yapıldı. B...

'AVM'ler ikinci kez kapanabilir'

Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği Başkanı Hüse...

Bursa'dan da gidenler vardı! Girişler 3 gün ...

Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde bulunan doğa harikası...