20 Kasım 2017 Pazartesi

  • 3,922 TL
  • 4,609 TL
  • 162,19 TL
  • 103.912
BURSA

Bahçeli'den İYİ Parti yorumu

Bahçeli'den İYİ Parti yorumu
  • 1133

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, yeni kurulan İyi Parti'ye isim vermeden yüklendi: "Sonu siyasi mezarlıktır..."

31 Ekim 2017 Salı 11:30 GÜNCEL

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli'nin konuşması özetle şöyle: "Türkiye zorlu dönemlerden geçe geçe, tehlikeli badireleri aşa aşa varlık ve birlik mücadelesini sürdürmektedir. 7 Haziran milletvekili seçimlerinden sonra yaşanan ibret verici gelişmeler, 1 Kasım seçimlerini takip eden süreçte isyan ettirici olaylar yakın tarihimizde bir yere sahiptir. Her çirkinlikten medet ummuşlardır. MHP üzerinde korkunç oyunlar tezgahlanmıştır. Bu oyunun senaristleri bellidir. MHP'yi karalamak için komut alanlar 2 yıllık süre zarfında gerçek yüzlerini fazlasıyla göstermişlerdir.

PENSİLVANYA'DAN SUFLE ALAN OLUŞUM

7 Haziran'dan hemen sonra şer bir plan anında devreye alınmıştır. PKK ile aynı kümeye gelmemiz isteniyor, bu öneriliyordu. Pensilvanya'dan sufle alan oluşum ve çıkar grupları ülkemize ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalıştı. Bu sefiller güneşin balçıkla sıvanamayacağını unutmuşlardı. İnandıklarımızı konuştuk. MHP olarak tutarlı davrandık. Ahlaklı ve ilkeli duruş gösterdik. Türkiyemizin hükümetsiz kalmaması için elimizden geleni yaptık. 7 Haziran sonrasında bir koalisyon kurulamamıştı ama 15 Temmuz'dan milletimizin müdahalesiyle kurtulmuştur. İktidar olmak için değerlerimizden vazgeçemezdik. Başbakanlık önerdiler, milletimizin vermediğini siz nasıl veriyorsunuz dedik. Ülkücülüğümüzü pazarlık konusu yapmadık. Kaçmak bizim kitabımızda yoktur.

ARDINDAN YÜZ İTİN HAVLAMADIĞI BOZKURTA BOZKURT DEMEK MÜMKÜN MÜ?

Her rüzgara yelken açsaydık, her akıntıya konuşsaydık, her çağrıya uysaydık sorarım sizlere bugüne kadar nasıl var olacaktık? Eleştirenler çokmuş varsın olsun. Ardından yüz itin havlamadığı bozkurta, bozkurt demek mümkün müdür?

ÇIRA GİBİ YANACAKLARI ZAMAN GELECEKTİR

Haziran'dan sonra terörizm kartını masaya çıkaranlar, ülkemizi kana bulamıştı, demokrasilerde elbette bu tıkanmanın yolunu açmak seçimdi. Milletimiz birkez daha sandık başına gitti. MHP haklıydı ama hakettiği sonucu alamadı. MHP çok cepheden saldırıya uğramıştı. Saldırılar 1 Kasım'dan itibaren etti. Partimiz üzerinde hesap yapan, devşirilmiş isimler zaman kaybetmeden harekete geçtiler. 1 Kasım akşamından itibaren dedikoduya başladılar. Aslında hedefin ortasında Türk milleti vardı. MHP'yi içten içe çürütmek için aldıkları talimatlara uydular. Kimliğimizi kullanıp, anılarımıza sığındılar. Kendilerine tutunacak çürük bir ip buldular ama bunun sonu siyasi mezarlık, ipin sonu mezbeleliktir. MHP diye bir parti artık yok diyebilecek kadar cüret ve küstahlık gösteren kripto simaların, karaktersiz fırıldakların, parti değiştirirken dillerinin ayarını da kaçırmaları kendilerini kurtarmaya yetmeyecektir. Yeni ve ısmarlama koltuklarına ısınmaya çalışan köhne, dönme ve siyasi tortuların çıra gibi yanacağı zaman elbet gelecektir.

HİÇBİR KOKUŞMUŞ FANİ BİZİ FAKA BASTIRAMAYACAK

Bizim yüreğimiz herkesi kucaklamaya yetecektir. MHP olarak bütün meselelerin üstesinden geliriz. Görmeyelim, duymayalım istendi ama bunların hepsini aştık. Hepsini buruşturup muhatapların yüzüne fırlattık. Biz istemeden hiçbir kokuşmuş fani bizi faka bastıramayacak, oyuna getiremeyecek. Üzerine titrediğimiz hassasiyet çağa Türkçe seslenebilmektir.

BARZANİ'NİN FİŞİ ÇOKTAN ÇEKİLMİŞTİR

Irak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen korsan referandumun sonucu Barzani'ye pahalıya patlamıştır. Barzani isyanın bedelini taksit taksit ödemeye başladı. Kendi kalesine gol yemekten kurtulamamıştır. Bize düşen Allah'tan bulsun, fitnesinde boğulsun demektir. ABD ise bu durumdan memnun olduğunu dün açıklamıştır. Barzani'nin fişi çoktan çekilmiştir. İhanet yapanın yanına bırakılmamıştır. Barzani batmıştır. Barzani utanmadan diyor ki, Kerkük için iyi hazırlık yapmıştık.Bu haydut kendini ne zannetmektedir? Atalarımız boşuna söylememiş, 'Aptal ata binerse bey oldum sanır, şalgam aşa girerse yağ oldum sanır.' Barzani'nin durumu da aynısıyla budur.

KERKÜK ÖZEL STATÜYE KAVUŞTURULMALI

Ülkemizi ziyaret eden Irak Başbakanı'nın kararlı tutumu önemli bir kazançtır. Irak Türkmenlerinin tarihi haklarının savunulması iki ülke arasındaki hassas konuların başında gelmektedir. Türkiye'nin yükselen Irak politikası, sınır ötemizde körüklenen ihanet ateşinin söndürülmesinde önemli ve tarihi bir görev icra etmiştir. Bu politikayı tasvip ediyor, takdir ediyor, muhataplarımıza da şüphe yok ki teşekkür ediyoruz. Türkiye ve Irak arasına kara kedi gibi giren Barzani kızağa çekildi. Şimdi sırada soydaşlarımızın haklı taleplerini karşılamak olmalı. Kerkük özel statüye kavuşturulmalıdır. Astana süreci kapsamında İdlib'te Türk askeri üstlendiği görevi layığıyla yerine getirmektedir. TSK gerginliği azaltma kontrol gücü olarak kahramanca duruşunu sürdürmektedir. Hepsine üstün başarılar diliyorum

KANDİL DAĞI'NIN DORUĞUNDA AL BAYRAĞIMIZI NAZLI NAZLI DALGALANDIRMANIN VAKTİ GELDİ

İdlib sonrası Afrin'de de gerekli tedbirler alınmalıdır. Irak ve Suriye sınırlarımız tam olarak emniyet altına alınmalıdır. ZAP operasyonuyla Kuzey Irak'tan 3 km içeriye girildi, terör hattı kapatıldı. Elbette Kandil Dağı'nın doruğunda al bayrağımızı nazlı nazlı dalgalandırmanın vakti de gelmiştir. Türkiye çok yoğun beka mücadelesi verirken ne hikmetse aleyhte devamlı beyanatlar duymaktayız.

KİMDEN NE ALACAĞIMIZI NATO'YA MI SORACAKTIK

Kimden ne alacağımız NATO'ya mı soracaktık? Ülkemiz NATO'ya 1952'de üye olmuştur ancak NATO huzur ve bekamız için hangi fedakarlık ve faaliyetlerde bulunmuştur. Nerede kirli ve örtülü bir ilişki ağı varsa altında NATO'nun parmağı olduğu iddia edilmiştir. NATO, Türkiye'yi nasıl tehdit edebilmektedir? Nedir sizin zorunuz? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Türkiye bağımsız bir ülkedir, zoruna giden varsa kendi meselesidir. İstediği silahı alabilecektir. Pusulası şaşan varsa ya komedi filmi izleyip gülsün, ya da kendi haline yanıp iki gözü iki çeşme ağlamaya koyulsun.

NATO'YA DEĞİL KATO'YA BAKIYORUZ

Biz NATO'ya değil Kato'ya bakıyoruz. Canımız kimden isterse silahı ondan alırız, bunun hesabını da NATO'ya matoya vermeyiz, veremeyiz. Herkes yerini yurdunu bilsin. Brüksel'den bize parmak sallamaktan vazgeçsin. O parmak sahibini eninde sonunda mahcup edecektir. Onlar varsın şatoda oturup NATO'nun düdüğünü çalsınlar. Biz Ankara'dan 29 Ekim 1923 ruhuyla dünyaya bakacağız, onurlu, imanlı, milli, ahlaklı, cesur ve elbette tam bağımsız bir şekilde sonsuza kadar yaşayacağız. Bunu çekemeyenler varsa ki, bu güçlü ihtimaldir, gerekirse kıran kırana istikbalimizi son nefesine kadar savunacağız. NATO'yu falan bilmeyiz, önümüze takoz koymak isteyenleri de yıkar geçeriz. Herkesin bilgisi ve haberi olsun ki bu asalet, bu kahramanlık şuuru ölmedi, milli vicdanlarda yaşıyor ve yaşatılıyor.

TÜRK DEMEK ADALET DEMEK VİCDAN DEMEK

Bizi köksüzlükten kurtarup ebediyete akıp giden coşkun bir nehre dönüştüren sahip olduğumuz tarih şuurudur. Tarih şuuruna çok ihtiyacımız vardır. Bugün Avrupa'ya bakınız, başınızı çevirip Asya'yı izleyiniz. Türk demek adalet demektir. Türk demek vicdan demektir.

YENİ DÜNYA DÜZENİ TEORİSİ TERSİNE DÖNMÜŞTÜR

Avrupa tedirgin ve korku içindedir. Bask bölgesi ile ilgili endişeler de yoğunlaşmaktadır. İtalya'nın kuzey bölgelerinin kopuşu gündemdedir. Fransa'nın Korsika sorunu da ufukta belirmiştir. Almanya'nın Bavyera eyaleti ise kıpır kıpırdır. Yeni dünya düzeni teorisi tersine dönmüş, yeni dünya düzensizliği şekline bürünmüştür. Başkaları bölünme korkusu yaşarken biz bin yıllık kardeşliğimizi daha da sağlama alalım."

BAHÇELİ'YE YANIT

Bahçeli'nin sözlerine İYİ Parti'den cevap geldi. İYİ Parti adına basına yazılı açıklamada bulunan Çıray, "Keşke Sayın Bahçeli İYİ Parti’ye ayırdığı kadar zamanı memleket meselelerine ayırsaydı" dedi.

Çıray'ın açıklamaları şöyle:

Bir gazeteye İYİ Parti’nin sözcüsü olarak ifade ettiğim medeni fikirlere Sayın Bahçeli cevap vermiştir. İçinde hakaret, tehdit olan bu zehirli dil aslında şaşırtıcı değildir. Sayın Bahçeli bu üslûbu kimi zaman saygıdeğer Türk milliyetçilerinin gazını almak için, kimi zaman AKP’ye yamanmışlara gaz vermek için kullanıyor. Unutulmamalıdır ki Sayın Bahçeli bu düşmanlık ve kin retoriğiyle asil Türk Milleti’ne büyük zarar vermektedir. Türk milleti asla 7 Haziran 2015’le 1 Kasım 2017 arasındaki dönemdeki AKP’yi tekrar iktidara taşıyan tutumunu unutmayacaktır. Bu dönemde Türk milleti FETÖ’nün de maharetle kullandığı terör örgütlerinin kanlı eylemleriyle yüzlerce evladını kaybetti. AKP iktidarlarının mezhepçi dış politika anlayışının da etkisiyle IŞİD’ın kitlesel terör saldırılarına maruz bırakıldı.

Güneydoğu’da AKP’nin sözde açılım politikalarıyla ve FETÖ-PKK işbirliği ile Türk silahlı kuvvetlerinin etkisizleştirilmesi sonucu, vatandaşlarımız açılan hendeklerin bedelini  yüzlerce şehit vererek ödedi.Aslında bütün bunların politik sorumluları, Meclisin ve hukukun normal bir şekilde işlediği bir demokraside seçmenler tarafından gerektiği gibi cezalandırılırlardı. Ancak Sayın Bahçeli’nin daha 7 Haziran gecesi, -benim de içinde bulunduğum bir toplantıda “devlet teslim edilemez” dediği- Sayın Erdoğan’a attığı tekrar seçim simidi bunu önledi. Türk milleti dört ayda ancak bir ömürde yaşanabilecek muazzam travmaların baskısı altında oy kullanmak zorunda bırakıldı.

‘TEK ADAM DEVLETİ’ ÖNERİSİ İLE FETÖ KOMİSYONU’NU BATTAL HALE GETİRDİ

Bunun AKP’ye Sayın Bahçeli tarafından verilmiş adeta bir hayat nefesi olduğunu hep birlikte gördük, yaşadık. Ancak Sayın Bahçeli’nin desteği bu kadarla da kalmadı. Türk milletinin FETÖ denilen hıyanet ve hainlik şebekesinin cumhuriyet tarihinde yaşadığı en büyük dış destekli isyan, kalkışma, işgal ve kaos teşebbüsü olan 15 temmuz FETÖ darbesinin AKP için ‘Allah’ın lütfu’ olarak nitelenmesini haklı çıkaracak olağanüstü destek yine Sayın Bahçeli’den geldi: Üyesi olduğum  15 Temmuz FETÖ Darbe Kalkışmasını Tüm Yönleri ile Araştırma Komisyonu daha görevine henüz başlamışken, yine bir salı toplantısında Türkiye’yi bir ‘tek adam devleti’ kılacak  öneriyi  ortaya attı.  Böylece aslında 15 Temmuz FETÖ darbesini araştırma komisyonu battal kılacak açık – örtülü müdahalelerin önünü açtı.

KEŞKE SAYIN BAHÇELİ İYİ PARTİ’YE AYIRDIĞI KADAR ZAMANI...

Sayın Bahçeli’nin 15 Temmuz Komisyonu’nun TBMM tarafından sağlıklı bir şekilde araştırılmasını adeta sabote eden önerisinin 16 Nisan şaibeli referandumunun yollarını döşemiştir.  Türk milleti şu anda bunun ekonomiden iç politikaya  terörden ağırlaşan  bölgesel tehditlere kadar yakıcı sorunlarını yaşıyor. Sayın Bahçeli ise Türkiye’nin içinden geçtiği bu ağır sorunlar yumağıyla meşgul olmak yerine İYİ Parti’yle uğraşıyor. Keşke Sayın Bahçeli İYİ Parti’ye ayırdığı kadar zamanı memleket meselelerine ayırsaydı. Bu onun aynı zamanda Türkiye’ye bakış açısını gösteriyor. Sayın Bahçeli’nin şahsıma cevap verirken kullandığı üslûp ve ülke sorunlarına bakış açısı, bir kez daha İYİ Parti’nin Sayın Meral Akşener ve dava arkadaşları tarafından Türk milletine bir alternatif olarak sunulmasının ne kadar doğru olduğunu göstermiştir. Hakiki vatanseverlik budur! Ben de aziz Türk milletine  ödeyemeyeceği kadar borçlu olan bir siyaset adamı olarak sadece ve sadece vatanseverlik motivasyonuyla harekete geçtim. Siyasi hayatım hep bir çizginin ihyası için geçti: Kurucu ruh ve değerleri üzerinde yükselen Cumhuriyet’i korumak.

Sözün özü: Bu kararımın ve sonuçlarının Bahçeli tarafından zehirli bir dille hedef alınmasını bekliyordum, şaşırmadım. Bahçeli’nin bana yönelik kullandığı ifadeler üstüne iyi bir terzinin elinden çıkmış bir kıyafet gibi oturuyor. Açıklamalarımın vatansever, Türk milliyetçisi, partilerinin eritilişini keder içinde izleyen has MHP’li vatansever arkadaşlarım tarafından gayet iyi takdir edileceğini biliyorum.Aziz Türk milletine  saygılarımla..."

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ

SONRAKİ HABER

Bursasporlu Harun gol orucunda!

Bursasporlu Harun gol orucunda!