18 Ağustos 2017 Cuma

  • 3,526 TL
  • 4,142 TL
  • 145,84 TL
  • 106.825
BURSA 30°

Bursa'nın tarihi liseleri

Bursa'nın tarihi liseleri
  • 290

Günümüz eğitim sisteminde, yıllık sınav takvimi içerisinde bir sınavdan diğerine koşturulan çocuklar, özel okul patlaması ile beraber ‘hangisine giderse daha başarılı olur?’ diyen veliler ve eğitimde bir türlü oturtulamayan müfredat programı derken ‘biz nerede yanlış yapıyoruz?’ sorusu gündemde iken; Atatürk Türkiyesi’nde yakılan muasır medeniyet meşalesinden çıkan dumanların duvarlarına sindiği, hatta bu izlerin hiç silinmeyeceği Bursa’nın birkaç tarihi eğitim kurumunun dünden bugüne kısa da olsa tarihçelerini gündeme getirmek istedik.

01 Ağustos 2017 Salı 16:27 GÜNCEL

-İbrahim Öge-

Haziran ayındayız… Malum Türk Eğitim Sistemi’nin bir sonucu olarak; çocuklarımız bir yıl süren sınav maratonunun en zorlu etaplarını geçiyor. Özellikle kısa adı TEOG olan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş, Lisans Yerleştirme (LYS) ve Yüksek Öğretime Geçiş Sınavlarının sonuçları milyonlarca öğrenci için hayati önem taşıyor.

Taşıyor taşımasına da eğitimciler genel olarak her yıl düşen öğrenci kalitesinden yakınıyor. Peki, sadece düşen öğrenci kalitesi mi? Sonra bu kadar özel okulun faaliyete geçtiği, fiziki mekanların iyileştirildiği, teknolojinin her türlü imkanından yararlanıldığı çağımızda “öğrenci kalitesinin düşmesi” kabul edilebilir bir durum mu?

Elbette ki hayır… O zaman geriye “biz nerede hata yapıyoruz?” sorusunu yüksek sesle dillendirip, bu suale en samimi cevapları vermemiz gerekiyor. Bizce sorun Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk yıllarında millet olarak, muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için çıktığımız yoldan sapmaktan kaynaklanıyor. Kaldı ki ideallerini, inançlarını yitirmiş ve hepsinden önemlisi 100 yıl önce bu ülkenin yaşadığı büyük felaketlerden ders çıkarmak bir yana, geçmişini unutan bir toplumdan ne bekleyebilirsiniz ki! Bu gerçekten hareketle Şehrengiz’in bu sayısında Atatürk Türkiyesi’nde yakılan muasır medeniyet meşalesinden çıkan dumanların duvarlarına sindiği, hatta bu izlerin hiç silinmeyeceği Bursa’nın birkaç tarihi eğitim kurumunun dünden bugüne kısa da olsa tarihçelerini gündeme getirmek istedik.

BURSA ERKEK LİSESİ

Osmanlı eğitim sisteminin 1. Meşrutiyetin ilanından sonraki gelişme döneminin ürünü olarak 4 Ağustos 1885 tarihinde, okulun günümüzdeki yerinde bulunan Akif Paşa konağında, ya da Sedat Ataman'ın yayımladığı 1934 Bursa Yıllığı'na göre Veli Şemsettin mahallesindeki Aklıevvelzâde Necip Bey konağında, "Mekteb-i îdadi-i Mülkî" adıyla açıldı. Tarihi binanın temeli 1888’de atıldı, yapımı 1897’de tamamlandı. Bugünkü okul avlusunun batısında yer alan yatakhane ve yemekhane bölümü 1903-1906 yılları arasında, eğitim kurumunun hamamı ise 1908’de tamamlanarak hizmete açıldı.

Okul, açıldığında dört sınıflı idi. Nitekim ilk mezunlarını da, açılışının dördüncü yılına denk gelen 1889'da verdi. Bu durum 1891-1892 öğretim yılının sonuna değin sürdü; ertesi yıl (1892-1893) okula, günümüzdeki ortaokul düzeyinde eğitim-öğretim veren bir "rüştiye" bölümü de eklenerek yedi sınıfa çıkarıldı. 1911 'den itibaren "Mekteb-i Sultanî" veya "Bursa Sultanî Mektebi" kısaca Bursa Sultanîsi adını alan okul, Yunanlıların Bursa'yı işgalinden sonra bir süre asker hastanesi olarak kullanıldı. 11 Eylül 1922 günü Bursa'nın işgalden kurtarılışının ardından, önce sadece "Lise", daha sonra da "Erkek Lisesi" adıyla anıldı. 1926'da "Işıklar Askeri Lisesi"nin de Milli Eğitim bakanlığına devredilmesi üzerine kısa bir süre "Birinci Erkek lisesi" olarak adlandırıldıysa da, aynı yıl Işıklar'ın yeniden Milli Savunma'ya verilmesi üzerine "Bursa Erkek Lisesi" adını aldı.

1906 ve 1907 tarihli vilâyet salnamelerine, yani yıllıklarına göre okul müdürünün Ahmet Hilmi Efendi olduğu Bursa Erkek Lisesi’nin mezunlarının yetenekleri ve başarıları, hem Osmanlı, hem de Cumhuriyet Türkiyesi’nde önemli görevlere gelmesi, zaman içinde eğitim kurumunun ününe ün katıyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor zamanlarında açılan ve Cumhuriyet döneminin de eğitimdeki başarısıyla ününü Türkiye’ye duyuran Bursa Erkek Lisesi’nin şanlı tarihini anlamak için bugün okul yönetiminin gözü gibi koruduğu şeref defterine göz atmak yeterli olacaktır. Bursa Erkek Lisesi’nin 1912-1913 yıllarındaki

müdürü Sami Bey tarafından okula kazandırılan şeref defterinde kimlerin imzası yok ki! Ziyaretçilerin kaleme aldığı metinlerden şüphesiz en dikkat çekici olanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait... 23 Ocak 1923 Salı günü Okulu ziyaret ettiği anlaşılan Atatürk, Harbiye Okulu’nda iken aynı zamanda kendisinin de Fransızca öğretmeni olan Nevres Bey’i de sınıfında ziyaret ettiği eğitim kurumunun şeref defterinde hislerini şu şekilde dile getiriyordu:

Bursa Sultanîsi'nde geçirdiğimiz saatlerin çok kıymetli hatırası ile daima memnun olacağım. Mustafa Kemal…"

Bugün Anadolu Lisesi olarak eğitim öğretim faaliyetlerinin devam ettiği, tarihi binasının yeniden restorasyona alındığı ve modern dersliklerin de ilave edildiği Bursa Erkek Lisesi’nin öne çıkan bir başka özelliği ise tarihi okulda görev yapan öğretmenlerin önemi… Reşat Nuri Güntekin, Orhan Şaik Gökyay, Kazım Baykal, Ziya Samar ve Süleyman Nazif gibi ünlü isimlerin mesleklerin en şereflisi olan öğretmenliklerini icra ettikleri okulun mezunları arasında da birbirinden önemli isimler var. İlk hikâyesi olan “İpekli Mendil”'i henüz öğrenciyken Erkek Lisesi’nde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık gibi, siyaset ve iş dünyasına yön veren sayısız mezunu bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Sanayi eski Bakanlarından Mehmet Gölhan, Gıda Tarım eski Bakanlarından Cemal Külahlı, Köy işleri eski Bakanlarından Turgut Yücel, Devlet ve Bayındırlık ve İskan Bakanlarından Hüsamettin Örüç, Adalet eski Bakanlarından Oltan Sungurlu, Milli Savunma ve Milli Eğitim eski Bakanlarından Turhan Tayan, eski Başbakan Yardımcılarından Ertuğrul Yalçınbayır, Erdem Saker gibi birçok belediye başkanı, Celal Sönmez gibi birçok işadamının eğitim hayatında önemli bir yer tutan Erkek Lisesi, Osmanlı’dan günümüze milleti ve ülkesi için bilgili, donanımlı ve aydın gençler yetiştirme idealini yaşayanların ve yaşatanların mabedi oldu.

BURSA KIZ LİSESİ

Bursa’da kız öğrencilere eğitim veren ilk ve orta dereceli okulların ve binalarının tarihçelerinin iç içe geçmiş olduğunu, okulların bina değiştirdiğini, aynı binayı paylaştıklarını ya da birleştirildiğini görürüz. Osmanlı İmparatorluğu’nda batılılaşma hareketlerinin hızlandığı yıllarda, kadınların da eğitimine önem verilmeye başlandı ve Bursa’da kız çocuklarının eğitimi için 1854 yılında şehre bir okul açıldı. Bugün Bursa Kız Lisesi’nin bulunduğu alanda, tarihî Mahkeme Hamamı’nın karşısında, tek katlı, bodrumlu, kâgir bir bina (1968’de yıkıldı), Erkek Rüştiye Mektebi (ortaokul) olarak inşa edilmişti. Erkek Rüştiyesi 1892’de Mülki idadisi (lise) ile birleştirildi, bu tarihten sonra da bina bir süre İdadi Mektebi (lise) olarak işlev gördü. Bu okulun ön kısmı uzun süre Kız Rüştiyesi olarak kullanıldı, 1911 yılında ise bütün binalar Kız Rüştiye (Malhatun) Mektebi olarak anılan okula tahsis edildi. O dönemde ders programlarında din bilgisi, ahlâk, nâfi’a bilgisi, Osmanlıca, hesap, sülüs ve rik’a, Arapça, Farsça, imlâ, tarih, coğrafya, hıyâtet (terzilik) ve nakış gibi dersler bulunmaktaydı. 1914 yılından itibaren ise binada Kız Muallim Mektebi eğitime devam etti.

Kaynaklara göre kuzeye bakan bahçe tarafında iki dershaneli Numune-i Terakki adında bir özel okulun açıldığını biliyoruz. Köse Nuri Efendi’ye ait olan okul, 1915 yılına kadar Bursa’ya hizmet verdi. Bu eğitim kurumu 1916’da şimdiki hükümet binalarının yerindeki Nilüfer Hatun Mektebi ile birleştirildi ve kapatıldığı tarih olan 1920’ye kadar faaliyetlerini sürdürdü.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Bursa yaklaşık iki yıl Yunan işgalinde kaldı ve 1920-1921 yıllarında Yunanlar, okulu hastane olarak kullandı. O acı dolu yıllarda dahi eğitime ara verilmemiş, bu güç şartlarda eğitimin önemi topluma anlatılmaya gayret edilmişti.

Bu olumsuz şartlar altında gizlice yürütülmeye çalışılan eğitim faaliyetleri, Yunanların Bursa’yı terkinden sonra rahat ve özgürce yapılmaya başlandı. 4 Ekim 1925’te Atatürk, Bursa Kız Muallim Mektebi’ni ziyaret ederek burada bir müsamere izledi. Atatürk’ün Bursa’ya geldiğinde ziyaret ettiği tarihi bina (taş bina), Erkek Lisesi’nin bugünkü tarihi binası gibiydi. Eski taş bina amfi şeklinde fizik ve tabiye (biyoloji) laboratuvarlarından oluşuyordu. Alt kat iki taraflıydı, yemekhane vardı. Yemekhanenin yan tarafında (sokak tarafında) spor salonu vardı. Şimdiki pansiyonun olduğu yerde konak gibi 2 katlı bina vardı. Alt katında 2, üst katında 3 sınıf vardı. Taş binanın üst katında ahşap-çıkma bir bölüm vardı. Burada sırasıyla müzik odası, yanında bir sınıf, onun da yanında kütüphane, sahne ve yatakhane vardı. Ayrıca eski binanın bahsedilen yatakhane duvarına paralel yol üzerinde bir ahşap konak daha vardı, burası da yatakhane olarak kullanılıyordu.

Bursa Kız Lisesi’nin kuruluşu ise şu şekilde olmuştu:

Muradiye Semti’nde 1876 yılında Amerikalı Protestan misyonerler bir kız koleji açtı. Başlangıçta gayrimüslim öğrencileri eğiten okul, Cumhuriyetten sonra daha çok Türk öğrencilere de hizmet vermeye başladı. Ancak okulda bazı öğretmenlerin misyonerlik faaliyetleri yapmaları üzerine Bursa Amerikan Kız Koleji, 29 Ocak 1928 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kapatıldı ve okulun binası, Atatürk’ün isteği üzerine Türk Maarif Cemiyeti tarafından satın aldı ve Atatürk’ün himayesinde Bursa Kız Lisesi açıldı. Atatürk ve İsmet İnönü’nün okulu ziyaret ettiği 1931 kayıtlarına göre Bursa Kız Lisesi’nde o tarihte  90 öğrenci eğitim görüyordu.

Bugün Bursa Anadolu Kız Lisesi olarak, İbrahim Paşa Mahallesi’ndeki binasında faaliyetini sürdüren bu köklü eğitim kurumundan birçok önemli isim mezun oldu. Bu önemli isimlerden bazılarını şu şekilde sıralamak mümkün:

Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan, ses sanatçısı Safiye Ayla ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ gibi eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut’un eşi ve Yargıtay Üyesi Samia Akbulut, Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden sorumlu eski Devlet Bakanlarından Önay Alpago, Bursa eski milletvekillerinden Sena Kaleli, Kandilli Rasathanesi eski müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, Prof. Dr. Afife Batur, Prof. Dr. Yıldız Aydın Avanoğlu, Prof. Dr. Işık Aydınlı, Prof. Dr. Canser Çakalır, Bursa Barosu eski başkanlarından Asude Şenol, yazar Nilüfer Dumlu Günaydın, sinema sanatçıları Nur Sürer ve Burcu Kara…

Dünden bugüne Atatürk İlke ve devrimlerine bağlı, Cumhuriyetimizin temel değerlerini benimsemiş, insana ve insan haklarına saygılı, özgüveni yüksek, çalışkan ve yaratıcı, yurt, millet ve tarih bilincine sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlayan Bursa Kız Lisesi, gelenekle değişimi bütünleştirmeyi başarmış, akademik ve etik standartları yüksek, Bursa’da saygın ve ülke dâhilinde örnek gösterilen bir eğitim kurumu olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini sürdürüyor.

NECATİBEY MESLEK LİSESİ

Bursa’nın eğitimdeki bir başka köklü çınarı ise Necatibey Meslek Lisesi, ilk olarak 1885 yılında Fransız Assomption Kız Koleji olarak faaliyete geçti. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Fransızlardan satın alınarak bir süre "Özel Kız Hayat Okulu" adıyla eğitim-öğretim etkinlikleri sürdürülen okul, 1929 yılında Milli Eğitim tarafından 19 bin liraya satın alınarak 2 Mart 1929 günü 26 öğrencisiyle bir kız meslek okulu olarak açıldı ve genç yaşta ölen Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey'in adı verildi. Öğrenci sayısı 1930'da 50'ye, ertesi yıl 128'e ve 1932-1933 öğretim yılında da 162'ye yükseldi.

1931'de "Hanımlar Akşam Mektebi" adıyla, ev kadınlarının yetiştirilmesine yönelik bir bölüm daha eklenen eğitim kurumu, 1963 - 1964 öğretim yılına değin ilkokuldan sonra beş yıl eğitim veren klasik bir kız okulu olarak etkinliğini sürdürdü; daha sonra "kız meslek lisesi" adı verilerek yeniden düzenlendi. 1991-1992 yılında bünyesinde bir "teknik lise" açıldı. 1994-1995 te Anadolu Meslek Lisesi statüsü verildi. Ayrıca bünyesinde bir "Uygulama Anaokulu" ve "Pratik Kız Sanat Okulu" oluşturuldu. Anadolu Meslek Lisesi bölümünde, hazır giyim ve tekstil (boya, baskı, desen"; Kız Meslek Lisesi bölümünde de besin teknolojisi, gıda kontrol, çocuk gelişimi, el sanatları, ev yönetimi, beslenme, giyim, hazır giyim, nakış, resim, tekstil konularında eğitim veriliyor. Eğitim kurumu bünyesinde 2009’dan bu yana bir de teknik lise barındırıyor.

Bu arada 1885'te Bursa'da kurulan Fransız Assomption Kız Koleji hakkında da kısaca bilgi vermekte yarar var. Levanten çocuklarının eğitim ve öğretim etkinlikleri için Katolik kilisesinin denetiminde çalışmalarını sürdüren okulun, ikisi başlangıç ve ikisi de yüksek sınıf olmak üzere dört sınıfı bulunuyordu. Ayrıca yetişkinler için eğitim verilen bir başka sınıfta, gündelik çalışmalarından sonra Fransızca öğrenmek isteyen veya başka konularda kendilerini yetiştirmek isteyen gençler için akşam dersleri verilmekteydi. Tam adı Peres Augustinus Assomption olan okulda eğitim-öğretim etkinlikleri, dört rahip tarafından yönetilmekteydi. Fransızca ve Fransızca dil bilgisi, Türkçe, aritmetik, geometri, tarih ve din tarihi dersleri dışında isteyenlere Ermenice dersi de verilmekteydi. Okula, her topluluktan paralı öğrenci alınmaktaydı. Ancak durumu elverişli olmayan ailelerin çocuklarına parasız okuma olanağı da sağlanmıştı. Buradan mezun olanlar, Düyûn-u Umumiye ve Reji İdaresi'nde kolayca iş bulabiliyorlardı. 1909 tarihli Hudavendigâr Vilâyeti Salnamesinden anlaşıldığına göre erkek öğrenci de almaktaydı ve dönemde 131'i erkek, 234'ü kız olmak üzere 335 öğrencisi bulunmaktaydı. Kurtuluştan sonra Fransızlardan satın alınarak bir süre Özel Kız Hayat Okulu adıyla eğitim-öğretim etkinlikleri sürdürülen okul, 1929-1930 eğitim yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kız meslek okulu olarak yeniden örgütlendi.

TOPHANE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ

Bu günkü ismiyle Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi olarak bilinen Sanat Okulu, 1869 yılında Islahhane olarak açılmıştı. Daha sonra öğrenci sayısının artması ve buna paralel olarak okulun gelişmesiyle beraber, ismi 1903 yılında Hamidiye Sınai Mektebi olarak değiştirildi. Cumhuriyetin ilanından bir süre sonra okul, sadece Bursa’ya değil civar illere de hizmet ettiğinden Bölge (Mıntıka) Sanat Okulu olarak anılmaya başlandı. Artan nüfusun da etkisiyle Bursa’da ikinci bir Sanat Enstitüsü’nün kurulması kararlaştırıldı; 1947 yılında Yeniyol’da II. Erkek Sanat Enstitüsü açıldı. Bölge Sanat Okulu’nun adı da I. Erkek Sanat Enstitüsü olarak değiştirildi. 1952 yılında çıkarılan bir kanunla bu iki sanat enstitüsü birleştirildi ve Bursa Erkek Sanat Enstitüsü adını aldı. 1974 yılında okulun adı Bursa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi olarak değiştirildi. 1974–1975 öğretim yılında Yeniyol’daki bölüm bağımsız bir okul halini aldı. Böylece Bursa’da iki Endüstri Meslek Lisesi olmuş; eski okula Tophane Teknik Lise ve Endüstri

Meslek Lisesi, Yeniyol’daki okula da “Yeniyol Endüstri Meslek Lisesi” adları verildi.

Genel olarak ıslahhanelerin amacı fakir ve kimsesiz çocukların sokaklardan alınarak, devlet kontrolünde ve sağlıklı bir ortamda eğitilmelerini sağlamaktı. Çocuklar bu kurumlarda hem okuma yazma öğreniyorlar; hem de deri işleme, terzilik, kunduracılık gibi mesleklerde eğitiliyorlardı. Islahhaneler, yapılan bağışlarla, okullara ait gayri menkul gelirleriyle, mahkeme harçlarından alınan hisselerle ve öğrencilerin imal ettikleri eşyalardan elde edilen gelir ile ayakta durmaktaydı. Osmanlı Devleti’nde ilk ıslahhaneler Niş, Rusçuk, Sofya, Diyarbakır, Bursa, Kastamonu, Selanik, Şam, Bağdat ve Konya’da açılmıştı. Islahhanelerin açılmasında Mithat Paşa’nın rolü büyüktü.

Bursa’da ıslahhane 1927 Bursa Salnamesi’ne göre 1285/1869 tarihinde Bursa Valisi Hacı İzzet

Paşa zamanında, Pınarbaşı Filiboz Mahallesi’nde Türkmenoğlu Konağı diye bilinen yerde, 24 yetim ile açılmıştı. Okul müdürlüğüne Bursa Askeri Zaptiyesi Kaymakamı Jandarma Yarbayı Eşref Bey ek görevle atanmıştı. Yine aynı salnamede 24 yetimden birkaçı vilayet matbaasının taş baskı kısmında, diğerleri ise marangozluk, külahçılık, arakıyecilik ve terzilik sanatlarında çalıştırılmaya başlanmıştı. Yetimlerin iaşelerini karşılamak üzere bu şekilde 4 sene devam edilmişti. Alınan öğrencilerin yaşına, öğrenim durumuna bakılmayarak, ana veya babasından birini veya her ikisini kaybedenler seçilmişti. Bunlara günde iki saat okuma-yazma, diğer saatlerde de söz konusu sanatlar öğretilmişti.

1927 Salnamelerine göre 1285/1869 yılında açılan Islahhane 1319/1903 tarihinde Hamidiye Sınai Mektebi adını aldı. Mektebin hükümete yük olmadan idare edilebilmesi için Vali Reşit Paşa, okul müdürü Hilmi Bey’in önerisiyle hayvan tezkerelerinin okul tarafından Vilayet Matbaası’nda bastırılarak, gelirinin okula verilmesini kabul etmişti. 40 paraya satılması kararlaştırılan tezkereler, Kütahya, Bilecik, Balıkesir, Karahisar sancaklarıyla, merkeze bağlı bütün kazalara yüzbinlerce adet satılmış ve mektebe devamlı ve önemli gelir elde edilmişti. Hayvan tezkerelerinden elde edilen gelirin yanında, Ayvalık Liman gelirlerinin yarısı, kereste rüsumu, emlak ve akar icar bedeli gibi gelirlerle mektep gelişme ve refah devrine geçmiş sayılabilir. 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanından sonra vali ve müdürler değişmiş ve okulun gelir kaynakları iptal edilmişti. Okulun idare edilebilmesi için eşyaları satılmak zorunda kalınmıştı. Bu günlerde okul müdürlüğünü vekâleten muhasebeci Faik Efendi yapmıştı. 1910 yılı okulun tekrar kalkınmaya başladığı yıl olmuştu. Ancak 1911 yılında Balkan Savaşı nedeniyle bazı öğretmen ve ustaların askere alınmalarıyla öğretim kısmen kesilmişti. Birinci Dünya Savaşı boyunca okuldaki atölyeler Harbiye Nezareti emriyle askerlere urba imal etmişti. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan işgaller nedeniyle okul eğitime devam edemez hale gelmiş, öğretmenlerin çoğu İstiklal Savaşı’na katılmak için Anadolu’ya geçmişti.

Bursa’nın Yunanlılar tarafından işgali üzerine okul otomobil tamirhanesi durumuna getirilmişti. Türklerin Bursa’yı işgalden kurtardıkları tarih olan 11 Eylül 1922’ye kadar öğretmen ve ustalar maaş almadan kendilerine verilen görevleri yerine getirmişlerdi. İstiklal Savaşı’nın ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, yeniden yapılanmaya başlanan ilk cumhuriyet yıllarında sanatkar Türk çocuklarına ihtiyaç olacağı düşüncesiyle okula sahip çıkmıştı. Okulun gelişmesine yönelik masraflardan kaçınılmamıştı. Yurdun işgalden kurtarılmasının ardından gelen Bursa valileri de okulun ihyası için ellerinden geleni yapmışlardı.

Okul, 1926 yılında yatılı Bölge Sanat Okulu haline getirilerek daha da güçlendirildi. Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bolu ve Bursa yöresindeki çocuklara eğitim veren okul için 1934 yıllığına göre 1923-1934 yılları arasında 200 bin lira harcanan tarihi eğitim yuvası çağa uygun bir konuma getirilmişti. Artan nüfus ve dolayısıyla artan öğrenci sayısı nedeniyle Bursa’ya ikinci bir enstitü kurulması gerekli görülmüş; Yeniyol’da eski adıyla Deveciler Mezarlığı denen alanda bir bina yaptırılmış ve 7 Nisan 1947 tarihinde II. Erkek Sanat Enstitüsü olarak öğretime açılmıştı. Her iki okul bakanlıkça 1952 yılından itibaren tekrar birleştirilerek Bursa Erkek Sanat Enstitüsü adını almıştı.

1974 yılında okul, Bursa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi adını aldı. 1974–1975 öğretim yılında Yeniyol’daki bölüm bağımsız bir okul haline gelince Bursa’da iki Endüstri Meslek Lisesi oldu. Bu nedenle eski okula Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Yeniyol’daki okula da “Yeniyol Endüstri Meslek Lisesi” adları verildi. Yeniyol’daki okula Veysel Tarakçı müdür olarak atandı. Bu okul daha sonra “Demirtaşpaşa Endüstri Meslek Lisesi” adını aldı.

Eski tesviye-kalıp atölyeleri yıktırılarak yerine yeni tesviye-kalıp atölyeleri ve teknik lise binası yaptırıldı. Eski metal işleri binası yıktırıldı ve bunun yanında metal işleri atölyesi yaptırıldı. Yeri tören alanı olarak düzenlendi. Altına otopark yapıldı. Tophane Endüstri Meslek Lisesi çağdaş eğitim -öğretim anlayışıyla Türkiye’de sayılı endüstri meslek lisesi arasına girdi. Yeni binalar yaptırıldı. Hastane polikliniği karşısına model, tekstil, elektrik, makine ressamlığı bölümlerini kapsayan içinde konferans salonu, kantin, teşhir salonu bulunan bina yaptırıldı.

Hastane karşısında bulunan eski hamam onarılarak okul bünyesine katıldı. Okul alanı içinde bulunan ve Fatih döneminde Çandarlı İbrahim Paşa tarafından hamam olarak yaptırılan bina 1981 yılında onarıldı. Bugün okulun müzesi haline getirildi. 1987’de Tophane Anadolu Teknik Lisesi açıldı. Elektronik bölümü ile eğitim ve öğretimini sürdürdü. Daha sonra Anadolu Teknik Lisesi’ne bilgisayar ve makine bölümleri, teknik liseye de makine CNC bölümleri dâhil edilerek bu günkü konumuna ulaştı.

2004 yılında kamu kategorisinde Bursa’da ilk defa Ulusal Kalite Hareketi’ne adını yazdıran Tophane Endüstri Meslek Lisesi, 2005 yılında KalDer Yerel Kalite Teşvik Ödülü ile ilimizdeki eğitim kurumlarında kalite hareketinin yaygınlaşmasına öncülük etti. Kalite yolculuğunda 2006 yılı MEB “Yılın En Kaliteli Okulu” 1.lik ödülünü aldı. Son olarak aldığı KalDer Ulusal Kalite Başarı ödülü ile, Bursa’da eğitim kurumları içinde ilk olma özelliğini sürdürdü.

Özetle Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi dünden bugüne yetiştirdiği binlerce öğrencisiyle hem Bursa, hem de ülke sanayisinin en önemli istihdam kaynaklarından biri oldu.

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Bursa’nın, işgalin, kurtuluşun romanı: KUVVA

Bursa’nın, işgalin, kurtuluşun romanı: KUVVA