03 Aralık 2016 Cumartesi

  • 3,509 TL
  • 3,747 TL
  • 132,76 TL
  • 73.391
BURSA

Filmekimi Bursa’ya geliyor! Ödüllü filmler sinemaseverlerle buluşacak

Filmekimi Bursa’ya geliyor! Ödüllü filmler sinemaseverlerle buluşacak
  • 749

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 15. kez gerçekleştirilen Filmekimi, bu yıl da İstanbul, Ankara, İzmir’den sonra Bursalıları kaliteli filmlerle buluşturacak.

20 Ekim 2016 Perşembe 16:02 KÜLTÜR-SANAT

Etkinlik Bursa’da 21-23 Ekim tarihlerinde arasında; Sanat Mahal ve Konak Kültürevi’nde gösterilecek.

Bursa’da gösterilecek filmlerin fiyatları tam 12 TL, öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için indirimli 10 TL’dir.

ETKİNLİK TAKVİMİ:

 

21 EKİM CUMA

KONAK KÜLTÜREVİ

12:00 Paterson

15:00 Florence/ Florence Foster Jenkins

18:00 Frantz

20:30 Bir Ulusun Doğuşu / The Birth of a Nation

 

SANAT MAHAL

16:00 Vahşiler Firarda / Hunt for the Wilderpeople

19:00 O / Elle

21:30 Zombi Ekspresi / Train to Busan

**********************************

22 EKİM CUMARTESİ

KONAK KÜLTÜREVİ

12:00 Toni Erdmann

15:00 İki Eli Kanda / Hell or High Water

18:00 Alt Tarafı Dünyanın … / It’s Only the End …

20:30 O / Elle

 

SANAT MAHAL

16:00 Nocturama - Paris Yanıyor / Nocturama

19:00 Herkese Karşı / War on Everyone

21:30 Çakı Gibi / Swiss Army Man

******************************

23 EKİM PAZAR

KONAK KÜLTÜREVİ

12:00 Ben, Daniel Blake / I, Daniel Blake

15:00 Zamanın Yolculuğu: … / Voyage of Time: …

18:00 Hizmetçi / The Handmaiden

20:30 Wiener-Dog

 

SANAT MAHAL

16:00 Desierto

19:00 Alt Tarafı Dünyanın … / It’s Only the End …

21:30 İki Eli Kanda / Hell or High Water

 

**************************************

PATERSON

Yönetmen: Jım Jarmusch

Oyuncular: Adam Drıver, Golshıfteh

Farahanı, Chasten Harmon, Barry Shabaka

Henley, Wıllıam Jackson Harper, Rızwan

Manjı

 

Jarmusch, izleyiciye çok sevdirdiği vampirlerden yeniden insanlara dönüyor, hem de ilk bakışta en sıradan olanlarına. Adı Paterson, New Jersey’de ne tesadüftür ki Paterson’da yaşıyor. Kullandığı otobüsün numarası 23; evet, kendisi de otobüs şoförü. Dinlemesini çok iyi bilir, fazla konuşmayı sevmez ama yazmak onun tutkusudur. Bir otobüs şoförü olmanın en iyi taraflarından birisi belki de budur; Paterson kendisiyle sık sık baş başa kalıp hep yanında tuttuğu not defterine şiirler yazar. Jarmusch, “şiirsel” sinemasını Paterson’da şiirin kendisiyle harmanlıyor ve izleyen herkesin tanışmaya bayılacağı bir karakter çıkarıyor karşımıza.

 

FLORENCE

FLORENCE FOSTER JENKINS

Yönetmen: Stephen Frears

Oyuncular: Meryl Streep, Hugh Grant,

Sımon Helberg, Rebecca Ferguson, Nına

Arıanda, Stanley Townsend, Alan Corduner

 

Florence Foster Jenkins, New York’lu, zengin bir kadın... Büyük bir hayali var; bir opera şarkıcısı olmak. Piyasada ses getirmek için belki de maddi olarak her şeye sahip, tek bir şey hariç: Florence’ın sesi çok kötü ve bunu pek de dert etmiyor. Stephen Frears yeni filminde performansıyla daha şimdiden Oscar’a göz diken Meryl Streep’e dünya tarihinin en kötü opera sanatçısını emanet ediyor ve oldukça eğlenceli bir biyografi filmiyle karşımıza çıkıyor. Florence,

hayallerine ulaşmak isteyen ancak bunun için gerekli yeteneklere sahip olmayan güçlü bir kadının trajikomik hikâyesi...

 

FRANTZ

Yönetmen: Françoıs Ozon

Oyuncular: Paula Beer, Pıerre Nıney,

Marıe Gruber, Ernst Stötzner

 

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Almanya’da küçük bir kasaba... Anna, savaşta ölen nişanlısı Frantz’ın mezarına her gün giderek onun yasını tutmaktadır. Bir gün Adrien isminde genç bir Fransız adam da çiçeklerle aynı mezarı ziyaret eder. Anna, Frantz’ın arkadaşı olduğunu söyleyen Adrien ile dostluk kurar, ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir. François Ozon, Venedik Film Festivali’nde yarışan Frantz’la melodram türüne yöneliyor ve Maurice Rostand’ın bir oyununu sinemaya uyarlıyor. Aynı oyun daha önce de 1932’de Ernst Lubitsch tarafından Broken Lullaby adıyla beyazperdeye uyarlanmıştı. Frantz, daha önce hiç savaş veya çatışma sahnesi, siyah-beyaz ya da Almanca film çekmemiş olan Ozon’un takipçileri için ilklere tanık olacakları bir film.

 

BİR ULUSUN DOĞUŞU

THE BIRTH OF A NATION

Yönetmen: Nate Parker

Oyuncular: Nate Parker, Armıe Hammer,

Aja Naomı Kıng, Jackıe Earle Haley, Penelope

Ann Mıller, Gabrıelle Unıon

1831’de, köleliğin en ağır hüküm sürdüğü Virginia’da kölelerin isyanının başını çekerek tarihe geçen Nat Turner hakkındaki bu sert film, Sundance’te gösterildiği anda yılın sinema olaylarından birine dönüştü. Filmin kahramanı Nat Turner çocukluğunda İncil okumayı öğrenmiş bir vaiz, bir köle. Nate’in bu meziyetini nakde çevirme peşindeki sahibi onu ülke boyunca bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Nate, bu yolculuk esnasında içinde yaşadığı ülkeyi tanımaya başlar; kan ve utançla yoğrulmuş olan bu düzenin bir an önce sonunun gelmesi gerektiğine kanaat getirir. Filmde başrolü de üstlenen yönetmen Nate Parker, görsel tercihleriyle dikkate şayan bu ilk filminde ülkesini tarihiyle yüzleştiriyor.

 

VAHŞİLER FİRARDA

HUNT FOR THE WILDERPEOPLE

Yönetmen: Taıka Waıtıtı

Oyuncular: Sam Neıll, Julıan Dennıson,

Rhys Darby, Rachel House

 

Son yılların en gözde korku-komedilerinden What We Do in the Shadows’dan sonra Taika Waititi, bu kez herkese hitap eden harika bir komediyle karşımızda. Ricky, koruyucu ailesiyle birlikte Yeni Zelanda kırsalında mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak üvey annesinin ani ölümünden sonra çocuk esirgeme kurumu onu geri almaya niyetlenir. Hayatından vazgeçmeye hiç niyeti olmayan Ricky, üvey babasıyla birlikte ormanın derinliklerine doğru bir kaçış yolculuğuna koyulur. Tabii ki tüm ülke ve esirgeme kurumu yetkilileri peşlerine düşecektir. Dram ile macera ve komediyi ustalıkla buluşturan Vahşiler Firarda, Yeni Zelanda’da gişe rekorları kırdı.

 

O

ELLE

Yönetmen: Paul Verhoeven

Oyuncular: Isabelle Huppert, Laurent

Lafıtte, Anne Consıgny, Charles Berlıng,

Vırgınıe Efıra

 

Temel İçgüdü, Showgirls, RoboCop gibi tartışma yaratmış modern klasiklerin yönetmeni Paul Verhoeven hâlâ cesur ve kışkırtıcı. Hollandalı ustanın Fransa’da çektiği yeni filmi O, orta yaşlı iş kadını Michèle’in tecavüze uğradıktan sonra yaşadıklarını anlatıyor. Michèle, çocukken yaşadığı korkunç bir olayın hayatını mahvetmesine izin vermemiş, bu büyük travmayı soğuk ve acımasız bir karakter geliştirerek atlatmıştır. Bu kez kurban rolündense avcı olmayı seçer; tecavüzcüyü kendi yöntemleriyle bulmaya ve intikam almaya kalkışır. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan ve Fransa’nın Oscar adayı olan bu sıra dışı tür filminin başrolünde, büyük oyuncu Isabelle Huppert, kariyerinin en iyi ve en cüretkâr performanslarından birini ortaya koyuyor.

 

ZOMBİ EKSPRESİ

BU-SAN-HAENG / TRAIN TO BUSAN

Yönetmen: Yeon Sang-Ho

Oyuncular:  Yoo Gong, Jung Yu-Mı,

Ma Dong-Seok, Kım Su-An

 

Cannes Film Festivali’nde Geceyarısı Seansı’nda prömiyerini yapan Zombi Ekspresi, korku ve dehşetin pençesindeki bir tren dolusu yolcunun hikâyesini anlatıyor. Önüne geçilemeyen bir virüs salgını tüm Kore’yi sarmışken, altyapı çökmüşken, hızlı trendeki yolcular başkent Seul’den ülkenin güneyine, zombilerin henüz ulaşamadığı Busan’a varmaya çalışıyor. Fakat ya Busan da düşmüşse? Daha şimdiden TV dizisi ve devam filmi konuşulmaya başlanan Zombi Ekspresi, hem özgün hem de gayet eğlenceli ve tempolu bir korku-gerilim filmi. Güney Asya’da birçok ülkede gişe rekorları kıran filmin yönetmeni Yeon Sang-ho’yu ilk filmi Domuzlar Kralı adlı animasyonla tanıyoruz.

 

TONI ERDMANN

Yönetmen: Maren Ade

Oyuncular:  Peter Sımonıschek, Sandra

Hüller, Mıchael Wıttenborn, Thomas Loıbl,

Trystan Pütter

 

Maren Ade’nin Cannes’da olay yaratan ve Almanya’nın Oscar adayı olan filmi Toni Erdmann, her anı sürprizlerle dolu, baştan sona delişmen ve izleyicinin son derece karmaşık ama bir o kadar da yoğun tepkilerle tanık olduğu bir sinema mucizesi. Winfried ya da “Toni Erdmann”, takma dişleriyle kapitalist dünyanın asık suratlılığına savaş açmış bir tür anarşist. Kızı Ines’i bu dünyanın pençesinden kurtarmaya çalışmak uğruna elinden geleni ardına koymayacağı da belli. Ines ailesinden uzakta, uluslararası bir firmanın Romanya şubesinde önemli bir pozisyonda çalışmakta ve gerçek bir işkolik. Winfried ansızın ziyaretine gelince Ines bir süre direnecek ama düzene ne kadar ait olmak istiyorsa, Winfried de ona o kadar engel olacaktır.

 

İKİ ELİ KANDA

HELL OR HIGH WATER

Yönetmen: Davıd Mackenzıe

Oyuncular: Jeff Brıdges, Ben Foster,

Chrıs Pıne, Gıl Bırmıngham

 

Tutku Nehri ya da iki yıl önce İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz Yüksek Risk gibi ödüllü yapımlarla tanınan İngiliz yönetmen David Mackenzie, yeni filminde kamerasını Amerika’ya çeviriyor. Nefes nefese seyredeceğiniz bu modern western, bankaya borçlanan ve tek varlıkları olan aile çiftliğini ipotekten kurtarmaya çalışan iki erkek kardeşin hikâyesini anlatıyor. Parayı

denkleştirmek için banka soyan Tanner ve Toby Howard, şehirden şehre dolaşarak izlerini kaybettirmeye çalışır. Ancak peşlerine düşen emektar polis müfettişi kolay kolay pes etmeyecektir. Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen ve büyük beğeni toplayan filmin müzikleri Nick Cave ve Warren Ellis’e ait.

 

ALT TARAFI DÜNYANIN SONU

JUSTE LA FIN DU MONDE / IT’S ONLY THE END OF THE WORLD

Yönetmen: Xavıer Dolan

Oyuncular: Gaspard Ullıel, Nathalıe

Baye, Léa Seydoux, Vıncent Cassel, Marıon

Cotıllard

Harika çocuk Xavier Dolan’ın yine Cannes ödüllü son filmi, Nathalie Baye ve Marion Cotillard başta olmak üzere, Fransız sinemasının güçlü isimlerini oyuncu kadrosunda bir araya getiriyor. Alt Tarafı Dünyanın Sonu, ailesinden uzaklaşmış, 30’larının ortasında bir yazarın sorunlu ailesiyle yüzleşmesini konu alıyor. Fransız yazar Jean-Luc Lagarce’ın 1990 tarihli aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan filmin anti-kahramanı Louis, uzun yıllardır görüşmediği ailesini ziyarete gider. Amacı, onlara ölümcül bir hastalığını olduğunu söyleyip veda etmektir. Dolan’ın en olgun filmi olarak karşılanan Kanada’nın Oscar adayı olan Alt Tarafı Dünyanın Sonu, akıllardan çıkmayacak, güçlü bir melodram.

NOCTURAMA - PARİS YANIYOR

NOCTURAMA

Yönetmen: Bertrand Bonello

Oyuncular: Fınnegan Oldfıeld, Vıncent

Rottıers, Hamza Mezıanı, Manal Issa, Martın

Petıt-Guyot, Jamıl Mccraven

 

Paris’te herhangi bir sabah... Farklı geçmişlere sahip bir grup genç, metro hatları ve caddeler arasında neredeyse rastgele bir gezintiye çıkarlar. Bir süre sonra bir planları varmış gibi görünür. Yolculuğa başladıkları noktada tekrar bir araya gelirler. Gece başlarken Paris yangın yerine dönecektir. Bertrand Bonello, ilk gösterimi San Sebastian Film Festivali’nde yapılan yeni filminde terörizm gibi oldukça bıçak sırtı bir meseleye el atarken görmeye alışık olmadığımız türden bir Paris portresi çiziyor. Tavizsiz gerçekçi yaklaşımıyla dikkat çeken Nocturama - Paris Yanıyor, izleyeni her saniye diken üstünde tutan, zamanlamasıyla ses getirecek bir film.

 

HERKESE KARŞI

WAR ON EVERYONE

Yönetmen: John Mıchael Mcdonagh

Oyuncular: Alexander Skarsgård,

Mıchael Peña, Caleb Landry Jones, Malcolm

Barrett, Tessa Thompson, Theo James

 

Sinemanın gelmiş geçmiş en iyi polis ikilileri listesine yeni bir madde ekleyen Herkese Karşı, iki yoz polisin maceralarıyla izleyiciye hiç bitmeyen bir kahkaha tufanı sunuyor. Britanyalı yönetmen John Michael McDonagh, The Guard ve festivalde gösterilen Calvary’de sergilediği eşsiz mizah anlayışını ABD’ye taşıyor ve siyaseten doğruculuğu bir kenara atarak izleyiciyi “suçlu bir zevke” davet ediyor. Birlikte çalışan iki yoz polis, kendilerini 1 milyon dolar kazanabilecekleri bir suç hikâyesinin içinde bulduklarında parayla aralarında duran herkese savaş açıyor ama işler beklendiği gibi gitmiyor. Polisleri canlandıran Alexander Skarsgård ve Michael Peña arasındaki uyumu, fiziksel ve sözlü komediyle birleştiren film, Berlin Film Festivali’nin gözdelerinden olmuştu.

 

ÇAKI GİBİ

SWISS ARMY MAN

Yönetmenler: dan kwan & danıel

scheınert

Oyuncular: danıel radclıffe, paul dano,

mary elızabeth wınstead

 

Hank, düştüğü ıssız adada artık hiçbir kurtuluş şansının kalmadığına kanaat getirmiş ve hayatına son vermeye karar vermiştir. Artık pes edip kendini asmaya hazırlandığı anda, kıyıya vurmuş bir cesetle karşılaşır. Manny adını verdiği bu cesedin konuşabildiğini ve birtakım doğaüstü becerilere sahip olduğunu fark eder. Hank’in yalnızlığına son verecek olan bu mucize, onun bu adadan kurtulmasını da sağlayabilecek midir? Prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde büyük bir coşkuyla karşılanıp yönetmen ödülünü kucaklayan Çakı Gibi, yılın en tuhaf, en komik ve en ilham verici filmlerinden biri.

 

BEN, DANIEL BLAKE

I, DANIEL BLAKE

Yönetmen: Ken Loach

Oyuncular: Dave Johns, Hayley Squıres,

Brıana Shann, Dylan Phıllıp Mckıernan

 

Politik sinemanın zirvesindeki sinemacılardan Ken Loach’a Özgürlük Rüzgarı’ndan sonra ikinci kez Altın Palmiye kazandıran Ben, Daniel Blake, dokunaklı olduğu kadar öfke dolu bir dram. Newcastle’da yaşayan Daniel Blake adlı marangoz, sağlık durumu nedeniyle çalışamamaktadır, ama sistemin çarpıklığı nedeniyle devlet yardımı da alamaz, iş aramak zorunda kalır. Daniel bu süreçte kendi gibi zorluk çeken bir anne ve onun çocuklarıyla dostluk kurar. Ken Loach ve yıllardır birlikte çalıştığı senaristi Paul Laverty, son yıllarda çektikleri en iyi film olan Ben, Daniel Blake’te gerçekçi yaklaşımlarından güç alırken bozuk sisteme ve boğucu bürokrasiye karşı dayanışmayı ustalıkla yüceltiyor.

 

ZAMANIN YOLCULUĞU: YAŞAMIN SEYRİ

VOYAGE OF TIME – LIFE’S JOURNEY

Yönetmen: Terrence Malıck

Seslendiren Narrated By: Cate Blanchett

 

13,8 milyar yıl önce sonsuz bir yokluğun içinde başlayan bir hikâyeyi anlatıyor Zamanın Yolculuğu: Yaşamın Seyri. Önce ilk haliyle evren oluşuyor, takip eden milyarlarca yıl içinde de ilk canlı hücre... Denizde başlayan yaşamın kırıntıları yavaş yavaş karaya sıçrıyor. Milyonlarca canlı türü, evrimin bayrağını, kendini dünyanın efendisi zannedecek insan türüne kadar taşıyorlar. Terrence Malick, Hayat Ağacı ile akraba olan, Cate Blanchett’ın anlatıcılığından kuvvet alan ve üzerinde birçok bilim insanıyla birlikte çalıştığı belgeselinde “insan”ın ve “evren”in hikâyesini iç içe, eşi benzeri olmayan bir görsellikle anlatıyor.

 

HİZMETÇİ

AH-GA-SSI / THE HANDMAIDEN

Yönetmen: Park Chan-Wook

Oyuncular: Kım Mın-Hee, Kım Tae-Rı,

Ha Jung-Woo, Cho Jın-Woong, Kım Hae-Sook,

Moon So-Rı

 

Güney Kore’nin yıldız yönetmeni Park Chan-wook, Hizmetçi’de şehvet, entrika ve cinsel gerilimle örülü göz alıcı bir öykü sunuyor. Cannes Film Festivali’nde yarışan, Chan-wook’un çektiği bu dönem filmi, 1930’larda Japon işgali altındaki Kore’de geçiyor. Sarah Waters’ın The Fingersmith adlı romanından uyarlanan film, zengin genç bir Japon kadın, onu kandırıp zenginliğini ele geçirmeye çalışan Koreli bir adam ve adamın tuttuğu Koreli hizmetçi arasındaki entrika etrafında dönüyor. Hizmetçi’nin kusursuz senaryosu, Chan-wook’un yarattığı dünyanın parlak stili ve dahice bir yönetmenlikle, izleyiciyi çok katmanlı bir gerilime davet ederken, olay örgüsü gereği an be an değişen performansların kalitesi de seyirciyi kendine hayran bırakıyor.

 

WIENER-DOG

Yönetmen: Todd Solondz

Oyuncular: Keaton Nıgel Cooke, Tracy

Letts, Julıe Delpy, Greta Gerwıg, Ellen

Burstyn, Kıeran Culkın, Connor Long,

Mıchael Shaw, Danny Devıto

 

Köpekler, hani şu insanın en yakın dostu olan hayvanlar... Todd Solondz, prömiyerini Sundance’te yapan yeni filminde insanları, hayatlarına dokunan bir “sosis köpek” aracılığıyla masaya yatırıyor. Yaşlı bir kadın ve torunu, kariyerinde bocalamış bir senarist, merhametli bir veteriner teknisyeni ve benzerlerinin hayatlarına köpeğin yolculuğuyla dahil oluyoruz. Asıl müjde ise, Solondz’un gitgide olgunlaşan sinemasının delişmenliğini ve gençliğini asla yitirmiyor oluşu. Bu kapkaranlık, kararlı ve ziyadesiyle albenili film, Amerikalı olma deneyimi üzerine kalemini hiç sakınmayan “siyaseten yanlış” bir komedi. Aynı zamanda Ellen Burstyn, Danny DeVito, Julie Delpy ve Greta Gerwig’li bir yıldızlar geçidi.

 

DESIERTO

Yönetmen Director: Jonás Cuarón

Oyuncular Cast: Gael García Bernal, Jeffrey

Dean Morgan, Alondra Hıdalgo

 

Tamamı açık alanda geçen ama inanılmaz klostrofobik bir gerilim! Alfonso Cuarón’un oğlu Jonás Cuarón, Yerçekimi’nin senaryosunu babasıyla birlikte yazınca sinema dünyasında dikkat çekmişti. Desierto ise Cuarón’un umut veren genç bir yönetmen olarak selamlanmasını sağladı. Çölü aşarak gizlice Amerika’ya giriş yapmaya çalışan bir grup Meksikalı mültecinin başında sıcak, vahşi hayvanlar ve Amerikan polisinden daha büyük bir bela vardır: Beyaz bir Amerikalı elinde tüfekle çölü aşacak mültecileri beklemekte ve onları birer birer avlamaktadır. Alfonso Cuarón’un yapımcılığını üstlendiği filmin müziklerini Fransız elektronik müzik yıldızı Woodkid yapmış.

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ

SONRAKİ HABER

Bursa’da günlerdir kurtarılmayı bekleyen kedi emin ellerde

Bursa’da günlerdir kurtarılmayı bekleyen kedi emin ellerde