21 Ekim 2017 Cumartesi

  • 3,670 TL
  • 4,327 TL
  • 151,48 TL
  • 108.489
BURSA 24°

Halk oyunu kıyafetinin düşündürdükleri… 

Halk oyunu kıyafetinin düşündürdükleri… 
  • 874

Halk kültürümüzün bir parçası olan halk oyunu, genellikle başlangıcı net olmayan yani anonim olup, somut olmayan miras grubuna girmektedir. Konu hakkındaki bilgilerin kaynakları genellikle hatıratlar ve tarihsel söyleşiler olmaktadır.

10 Ekim 2017 Salı 12:19 KÜLTÜR-SANAT

Y.Kenan Yetişen

Son günlerde Kılıç-Kalkan Halk Oyunumuzun kıyafetleri, oyunların sunuluşu, ilgili ilgisiz, bilgili bilgisiz kişilerce çeşitli platformlarda tenkit edilirken, tenkit edenlerin de sorgulandığına şahit oluyoruz.

Konuya önce bilinen tarihimizden bir bilgiyi paylaşarak girmek isterim.

Osmanlı Devleti’nin ilk kurulduğu günlerde düzenli bir ordu olmadığından bir süre sonra sorunlar yaşanmaya başlıyor.  Orhan Gazi’nin abisi Alaattin Bey, çözüm olarak savaşçı alperenlerin beyaz keçe külah kullanmalarını emrediyor. Sonraları bir seri değişim ve uygulama talimatları görüyoruz. 

Son günlerde yeni bir dernek veya ekip oluştuğunda, kendini bilgili zannedenler hemen başlıyorlar: 

-Atalarımızdan böyle mi gördük!...

-Böyle mi oynanır…

-Böyle kıyafet mi olur…

Ve benzerlerini çeşitli ortamlarda yazılı ve sözlü olarak beyan ediyorlar. 

BİRAZ ARAŞTIRSAK…

Oysa konumuza olumlu ve biraz da dünya genelinde baktığımızda hele bir de var olan çalışmaları araştırırsak sorunların azaldığını ya da yok olduğunu göreceğiz.

Kıyafet ve kullanılan malzeme şekline bir standart getirilirse, malzeme temini kolaylaşırken, fiyatların da düşeceği, erişimin daha kolay olacağı kanaatindeyim. Bir örnek vermek gerekirse; oynadığımız halk oyununun aksesuarları genelde birbirine benziyor ama kuşak ve gömlek kumaşı Antep’ten, potur ve cepken kumaşı Kayseri’den, külah Afyon’dan, çorap bir köyden, ayakkabı (yemeni) Antep veya İnegöl’den temin ediliyor. Sonra şu soruyu soralım “Bir ekip kurmaya kalkan kişi bunları kentimizde nereden temin edebilir?” Cevabı duyar gibiyim, 3 milyonluk kentte 3 firma var ama ellerinde bir numune yok. “Sen istediğini bize anlat, biz yapalım sonra fiyatı konuşuruz.” cümlesi ile karşılaşırsınız. Sonuçta, satış fiyatı olarak lüks bir mağazadaki bir takım elbise fiyatı ortaya çıkar.

Keçe külahçının, ayakkabıcının, kuşakçının, gömlek kumaşçısının telefonu istendiğinde “Bizim ekipten biri ilgileniyor.” gibi savsatıcı cümleler kullanılır. Yıllardır bu ekiplerin içinde bulunmuş biri olarak yardımcı olacak şekilde cevap verilişine daha hiç rastlamadım.

Arkadaşlar, halk kültürümüzü yani giydiğimizi, yediğimizi ve oynadığımızı incelersek sonunda geniş bir açılım çıkar önümüze. 1878 yıllında Bulgaristan’da bu amaçla yapılan bir çalışma sonunda 60 bin sayfalık bir ansiklopedi çıkmış ortaya. Bu konudaki çalışmalar 19.yy. başında Kuzey ve Doğu Avrupa’da başlamış. Bu çalışmalar sonunda bir sadeleştirmeye gidilme mecburiyeti hasıl olmuştur. Bu sadeleştirmenin sonucu olarak festivallerde gördüğümüz ve hayretle izlediğimiz tüm seyirci ve oyuncular aynı müzikle aynı şekilde oynayabilir olmuşlar. Bu anlayış dünyanın yaşam kuralı haline gelmiş ve disiplinler belirlenmiş. Ülkemizde ise benzer bir çalışmanın kısmi olarak yapılması ancak bir asır sonra olabilmiştir.

İlk veya yokluk dönemlerindeki kıyafetler esas alınamaz. Tıpkı bir kişinin çocukluk kıyafetleri o kişinin kültürü olamayacağı gibi. Kendi benliğini ve ekonomisini yönlendirdiği zamanki tavırları kültürüdür. Bu kural kişiler için geçerli olduğu kadar topluluklar ve halklar için de geçerlidir.

REKABET OLACAKTIR…

Folklor derneklerinin, kulüplerin bazıları sırf ticari amaç güdülerek açıldığı gibi, çeşitli derneklerden ayrılanların sportif amaçla biraya geldikleri de görülebiliyor. Daha sonraları gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki festivallere katılma amacına yöneliyorlar. Bu kez, amaçlarını yerine getirmek ya da gelir temin etmek için o düğün senin bu açılış benim dolaşıyorlar. Normal şartlarda bir ekip 8 kişiden oluşurken,  6 kişi toplayan çıkıp gösteri yapıyor. Bir iş, gelir temin etmek için yapılırsa mutlaka rekabet de olacaktır. Rekabette kural, ya kalite yükselecektir ya da fiyat düşecektir. En kolayı fiyat düşürmek olduğundan olacak ki, geçen akşam (05.08.2017 Merinos) 2 kişinin oynadığı kılıç-kalkan ekibi gördüm.

Eğer ki, sorun olarak görülen fiiliyatın net bir şekilde bitirilmesi isteniyorsa;

-Biraz zor olacak gibi görünse de,  çözüm arayışları için ilgili akademik bölümlerden ve kurumlardan destek almalıyız fikrindeyim. Sırası gelmişken bir ilgiyi de paylaşmak isterim. 1970’li yıllarda da şu gün yaşananlara benzer hareketlere şahit oluyorduk. Birileri siyah potur, birileri kırmızı cepken, potur, yemeni kullanmaya başlamışlardı. Hatta günlük gömlek giyenlerde oluyordu. 25-30 yıl önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke genelinde kıyafetler ile ilgili geniş kapsamlı bir çalışma yapılmış ve “Bursa İli Halk Oyunları Kıyafetleri Teknik Çizimleri” isimli kitapçık Yener Altuntaş, Yüksel Şahin ve Mücella Kahveci tarafından kaleme alınmış ve yayınlanmıştır. (Bursa İl Halk Kütüphanesi’nde görülebilir)

- Şov ve animasyon ekiplerinin, folklor derneklerinin isimlerini kullanmamaları konusunda fikir birliği oluşmalıdır.  3-5 gelir elde etmeyi bekleyenler şovlarıyla rahatlıkla nasiplensin, dernekler de “Devlet Halk Dansları” toplulukları gibi tarif edilsin, o normlara uyanlar resmi ve yurt dışı gösterilerde şehrimizi ya da devletimizi temsil edebilir diye bir belge alsa muvazaalı durum olmaz kanaatindeyim.

Aslında tahmin ediyorum ki, halk oyunları ile ilgilenenlerin, gördükleri ama dillendiremedikleri bir fiili durum daha mevcut. Şu an 40-50 yıl önceki festival anlayışı değişerek bir “festival turizmine” dönüşmüş durumdadır. Özellikle Avrupa’da ufak kentlerin otellerine müşteri bulma, hediyelik eşya sektörünü ve turizmlerini canlı tutma etkinliğine dönüşmüştür. Bunun sonucunda yerel ekiplerimizin hemen tamamı, bu tip festivallere katılmak için yolculuk ve otel parası biriktirmeye yönelik şov programlarına dahil oluyorlar. Hatta kulağımıza gelen bilgiye göre de bu festivallerin davetleri ya parayla alınıyor ya da organizatörün (yanındakilerin de) masrafları üstleniliyor.

SONUÇ

Önce şov gruplarını eleştirmeyi konumuzun dışına almak için bir tanım yapılmalı. Ardından doğrunun tarifi yapılmalı ve oluşturulan bir komisyonca denetlenerek yardımcı olunmaya çalışılmalıdır.

Saygılarımla.

                                                                                                                             

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ

SONRAKİ HABER

Bursalı Sadrazam Gazi Ahmed Muhtar Paşa

Bursalı Sadrazam Gazi Ahmed Muhtar Paşa