20 Kasım 2017 Pazartesi

  • 3,864 TL
  • 4,535 TL
  • 161,11 TL
  • 106.239
BURSA

En acı 'Çay molası'

En acı 'Çay molası'
  • 10713

Bursa'nın Gürsu ilçesinde, 8 Kasım'da iplik-boya fabrikasının yakınında meydana gelen patlamaya, çay molasındayken yakalanan 18 yaşındaki Yasir Saraç'ın annesi, genç yaşta kaybettiği oğlunun yasını tutuyor.

12 Kasım 2017 Pazar 17:43 YAŞAM

Gürsu’daki patlamaya çay molasındayken yakalanan 18 yaşındaki Yasir Saraç’ın hikayesi yürekleri burktu.  Samsun'dan 10 yıl önce Bursa'ya gelen 4 çocuklu ailenin en küçüğü Yasin Saraç, annesi ve babasının ayrılmasının ardından kardeşleriyle evin yükünü üstlendi. Genç yaşında ağır iş hayatına atılmak zorunda kalan Saraç'ın, maaşının artması için hedeflediği ustalığa ulaşmasına ömrü yetmedi.

HAZIRLANMIŞ GİTMİŞ

Yasir Saraç'ın annesi Songül Özan, , oğlu Yasir'in patlamanın meydana geldiği fabrikanın karşısındaki bir fabrikada yaklaşık 3 hafta önce işe başladığını söyledi. Özan, oğluyla en son patlamanın olduğu günün sabahında görüştüklerini anımsatarak,  “Sabah WhatsApp'ına girmiş, kıyafetlerini giymiş, cüzdandan para almış, büyük ablasını uyandırmış. İşe motosikletle giderdi. Ben de sabah çok fazla görmedim. Gözümü açtığımda kıyafetlerini giymişti. Daha sonra da çıktığını biliyorum. Zaten 11.30'dan sonra da ölüm haberi geldi” dedi.

YASİR YOKTU’

Oğlunun vardiyalı çalıştığı bilgisini veren acılı anne, “O gün de 08.00-16.00 vardiyasındaydı. Yasir, çalıştığı fabrikanın kapısının önünde patronu İbrahim Can ile mola verdikleri esnada, bir anda patlama oluyor. İbrahim, 'Gözümü açtığımda Yasir'i göremedim. Yasir yoktu' dedi. İbrahim'in de burnu kırık, ayağı ezilmiş, kolu sargılı” diye konuştu.

EVİN GEÇİMİNİ ÇOCUKLARIM YAPIYORDU

Yasir'in okumasını ve doktor olmasını çok istediğini ifade eden Özan, onun iş hayatını tercih ettiğini anlattı. Özan, Yasir'in ilk önce Demirtaş Mahallesi'ndeki bir perde fabrikasında işe başladığını söyleyerek, şöyle devam etti:  “Daha sonra 'Anne ben askerden sonrasını düşünüyorum, buradan ayrılmak istiyorum.' dedi. Ben de eşimden ayrı olduğum için evin geçimini çocuklarım yapıyordu. Beni çalıştırmadılar. 'Anne sen evde otur, bu zamana kadar bizi büyüttün.' dediler. Üç hafta önce, çok sevdiği bir ağabeyi vardı, bana 'Anne ben orada usta olacağım. Askerden sonra maaşım güzel olacak’ dedi.”

HAKKINI ARAYACAĞIM

Çocuğunun hakkını sonuna kadar arayacağını vurgulayan Özan, “O kadar insanın canına mal oldu. Kendi canı da yandı, onun yavrusu da gençmiş ama ben kendi yavruma daha çok yanıyorum. Sabah mezarına gittim, benim yavrum oradaydı. Kocaman bir mezar, içim yanıyor. Çocuğumun hakkını sonuna kadar arayacağım. İnsanların suçu neydi, benim yavrumun suçu neydi? Benim oğlum kayboldu gitti” ifadelerini kullandı.

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

'Kılıçdaroğlu'na dava açacağım'

'Kılıçdaroğlu'na dava açacağım'