23 Kasım 2017 Perşembe

  • 3,921 TL
  • 4,650 TL
  • 162,95 TL
  • 104.859
BURSA 15°
Engin AKSÖZ

Engin AKSÖZ

eaksoz@yenidonem.com.tr
14 Eylül 2017 Perşembe 06:02

‘Son Mohikan Enes Ünal’, bir sonrası yok!..

Yaz başında 14 milyon avro bonservis bedeliyle Manchester City’den İspanya’nın La Liga ekibi VillarrealFC’ye transfer olan milli gururumuz Enes Ünal yavaş yavaş yeni takımına ısınmaya başladı.

Listeye yazılsa da henüz hocasından istediği dakikaları alamayan golcümüzün La Liga’da ilk golünü Real Betis ağlarına göndererek İspanya’yı da boş geçmeyeceğini göstermesi geleceği adına güzel bir işaret oldu.

Karşılaşmaya yine yedek kulübesinde başlayan Enes Ünal, 65. dakikada takımının beraberlik sayısını kaydeden Carlos Bacca’nın yerine oyuna dahil olduktan sadece 12 dakika sonra (77. dakika) Alvaro’nun asistiyle buluştuğu topu sağ çaprazdan ve kalecinin kapadığı köşeden filelere gönderip, La Liga serüveninin ilk golüyle tanıştı.

Bu kadar kısa süre içinde karakteristik özelliğinden kesitler sunmak, La Liga gibi zorlu bir arenada pek kolay bir şey olmasa gerek.

Takım arkadaşları da bu genç yıldız adayının yeteneklerinin farkında olmalı ki, normal pozisyonda kendisine kolay kolay atılmayacak bir pasa gönüllü olarak imzasını atan Alvaro’yu da ayrıca kutlamak gerekiyor.

Enes Ünal, Bursaspor’dan tapusuyla gittiği Manchester City serüveni bir kenara bırakılırsa; kiralık olarak formasını giydiği Belçika kulübüyle, Hollanda günleri kariyer stajının adeta kilometre taşları oldu.

Hollanda’nın FC Twente Takımı; GENK ve Nac Breda’da gelecek adına pırıltılar saçan Enes için sıçrama tahtası görevini yaptı diyebiliriz.

Hücum endeksli oyun anlayışının egemen olduğu bu ülkede Twente ile 33 maçta 19 gol atan Bursalı Enes’in, VillarrealFC’de futbol ömrünü uzatabildiği ölçüde ayakta durabilme şansı da artacak.

Yaşı henüz çok genç ve kariyeri adına gelişme göstereceği her gün hanesine artı olarak yazılacak.

Enes Ünal, Bursaspor altyapısından son yıllarda yetişen en potansiyelli oyuncu ve pozisyonuyla ilgili özel olarak yaptığı bireysel çalışmalarının bugün geldiği noktada önemi çok büyük.

Vakıfköy Tesisleri’nde takım idmanı bittikten sonra tek başına dakikalarca ceza alanı içinde gol vuruşu üzerine yoğunlaşıp, eksik olan kafa şutları için de partneri olarak seçtiği antrenörlerinden özel ortalar yapmalarını isteyen yıldız adayı oyuncu benzetme yerindeyse ektiklerini biçmeye başladı.

Futbolda bir yere gelebilmek sadece yetenekle alakalı bir şey değil, bazıları için kendi eksiğini bilerek üzerine çalışmak telafi edici olabiliyor.

Öyle günlerine şahit olmuşumdur ki arkadaşları idman bitimi duşlarını alıp, yemeğe oturur ya da tesisteki odasına çekilirken Enes hâlâ tek başına çalışmasını sürdürürdü.

İyi bir aileden yetişmiş olmasının yanı sıra  babası Mesut’un su katılmamış Bursasporlu kimliği Enes’in alamet-i farikaları arasındadır.

Gelelim Enes üzerinden nereye varmak istediğimize…

Enes, Bursaspor altyapısının son parıldayan yıldızıydı, iki sezondur yerine bir başkasını yetiştiremedik. (Devşirme Afrikalıları saymıyorum)

Tarladan yetişen son ürünler Kubilay Kanatsızkuş’la Mert Örnek’in ömürlerinin uzun olmayacağı /olmadığı/ ise gün gibi ortada.

Mert’i Giresun’a gönderirken, verilen onca şansa karşın kendini bir türlü geliştiremeyen Kubilay’ın durumu ise tek kelimeyle düşündürücü.

Hakan Şükür’ü kıskandıran böylesi bir fizikten tank gibi ağır bir forvet profili çıkması futbolun doğasına da ihanet; kendini toparlayıp silkinemezse eğer, Bursaspor günleri için geri sayım kaçınılmaz olacaktır!

Kendisine rol model olarak Enes’i seçmeli, fiziksel ağırlığı genetik içerikli olsa da ekstra programlarla şansını bir kez daha denemeye çalışmalıdır.

Bu örnekten yola çıkarak Bursaspor altyapısının performansını da sorgulamalıyız!

Bize kızacak dostlar çıksa da son yıllarda üstyapıda bulunma şansı elde eden altyapı orijinli gençlerin neredeyse tamamında fundamental eksikliği var!

Top ve çevre kontrolü, ayağa pas, saha içinde pozisyon alış, çalımla adam eksiltip, net orta yapabilme ve gol vuruşu noktalarında toplanacak bu zaafların daha ağaç yaşken öğretilmesi gerekmez mi?

Üstyapıların; tam eğitilmeden gelenlerin eksiklerinin tamamlanma makamı olmadığını unutmayalım!

Hazır gelecekler ki; A Takım’ın başındaki de az bir rötuşla revize edip sahaya sürebilsin!..

Son Mohikan Enes Ünal’ın dışında üst tarafa yeni yüzler gelemiyorsa bir yerlerde sorun yaşanıyor demektir.

‘Sanki başka yerlerde var mı’ diyen çıkarsa eğer!?

Bir zahmet Trabzonspor’a baksınlar; geçen yıl vizyona çıkartılan Yusuf Yazıcı her maç biraz daha üzerine koyup son sürat yol alırken,Gençlerbirliği önündeki performansıyla izleyenleri kendisine hayran bırakan 18’lik Abdülkadir Ömür ‘Bursaspor bir altyapı kulübüdür’ tezine gölge düşüren en somut iki örnektir!..

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR