17 Ocak 2018 Çarşamba

  • 3,816 TL
  • 4,670 TL
  • 162,61 TL
  • 114.319
BURSA 10°
Engin AKSÖZ

Engin AKSÖZ

eaksoz@yenidonem.com.tr
06 Ocak 2018 Cumartesi 06:11

Gidenlerin türküsü!...

Babamı maden ocağında çalışırken görmek yüreğimi sızlatıyor” demişti Bursaspor günlerinde…

Daha iyi bir kulübe gidecek, daha çok para kazanacak, üç kuruş paraya çalışan babacığı ahir ömründe gün yüzü görecekti.

Gitmeyi kafasına taktığı için, üretecek mazeret bulamayınca son tahlilde takımın kamp yaptığı otele bulaşıp, trajikomik bir senaryo yazdı.

Odamın içinde kedi büyüklüğünde kocaman fareler dolaşıyor, korkudan uyuyamıyorum” dedi ama sonradan palavra sıktığı anlaşıldı.

Nur içinde yatsın rahmetli Ersel Altıparmak, Orhaneli’nde izlediği bir köy turnuvasında beğendiği delikanlının, Bursaspor altyapısına alınmasına ön ayak olmuştu.

Aklı başında, uslu mu uslu bir futbolcu adayıydı başlangıçta, antrenörlerinin sözünü dinler, kendinden ne isteniyorsa onu yapmaya çaba gösterirdi.

Bir maç sağ bek, bir sonrakinde stoper, son tahlilde ön libero; sözün özü nerede boşluk varsa oraya stepne gibi yamardı hocaları; hiç de sırıtmazdı.

Birçok pozisyonda aynı verimlilikte oynayınca A Takım Antrenörü Ertuğrul Sağlam’ın dikkatini çekti. 2012-2013 sezonunda artık ağabeyleriyle birlikte idmanlara çıkıyor, altyapıda oyuncuyken hayranlıkla izlediği Pablo Martin Batalla, Stanislak Sestak, Sebastian Pinto, Alfred N’Diaye, Chretien Basser gibi yabancılara bir kulaç mesafesinde yakın olmanın ayrıcalığını nefes gibi ciğerlerine çekiyordu.

9 Ağustos 2012 Perşembe akşamı, futbol kariyerinde özel bir yeri olan o maçta dakika alacaktı kısa bir süreliğine olsa da.

Bursaspor’un UEFA Avrupa Kupası 3. ön eleme turunda Finli rakibi KupsKuopia ile Atatürk Stadı’nda rövanşına çıktığı kadronun 18 oyuncusundan birisi olmak çok farklı bir duyguydu, o geceyle, maçı hiç ama hiç unutamayacaktı!

Seyircinin muhteşem tribün performansından aldığı güçle fırtına gibi oynuyor ve gol üstüne gol atıyordu Bursaspor. 1-0’lık dezavantajı çok çabuk artıya çevirip 5-0’ı yakalayan takımda Sağlam bitime yakın ‘sahaya gir’ dediğinde yüreği yerinden çıkacak gibi oldu adeta.

Girdi ve Sestak’ın pasından takımının 6. golünü attı. Top filelerle kucaklaştığında henüz 17 yaşındaydı. Avrupa Kupaları’nda en genç yaşta gol atan Bursasporlu oyuncu olmak müthiş bir farkındalıktı. Kendisine nasip olduğu için de Allah’a şükretti.

xxx

Bursaspor tarihinin en unutulmaz sezonlarından birisine imza atan Şenol Güneş’in kadrosunda en güvendiği genç oyuncu olacaktı sonraları.

Kendisindeki yeteneği fark eden Şenol Hoca’nın sürekli şans verdiği bir oyuncuydu artık ve ön liberodaki pırıltılı performansıyla kısa sürede yetenek avcılarının gündemine girmeyi başaracaktı.

Güneşli Bursaspor o sezon hem çok iyi top oynayacak, hem bol bol gol atacak, hem de genç oyuncuyu vizyona çıkartacaktı, Allah ‘Yürü ya kulum’ demişti bir kere.

xxx

-

Şöhreti erken yakalayınca, ayakları da yerden çabuk kesilmeye başladı ne yazık ki! Neredeyse birlikte tuvalete gidecek kadar sıkı fıkı olduğu partnerinin dibinden ayrılmıyor, o ne derse yerine getiriyordu.

Önce aklı evvel büyük abi huzursuzluk çıkardı takım içinde Güneş gidince, sonra da kendisi…

“Kendimi buraya ait hissetmiyorum. Kalırsam huzursuzluk çıkartırım” tehdidiyle, dik duruş sergileyemeyen yönetime attığı postalar unutulur gibi değildi. Fenerbahçe’ye satılması için ayak direttiği günler, sonraları kulüp tarihine kara bir leke gibi yapışıp kalacaktı.

Yaptığı kötülüğüyle kalsa iyi, peşine kuyruğunu da takıp, sonunda birlikte Fenerbahçeli oldular.

Bursalı, Bursasporlu bağrından yetişmiş iki çocuğuyla uzun süreli birlikte olup; başarılara kucak açacakken, “Bize buraları dar gelmeye başladı” deyip, arkalarına bakmadan çekip gidenlerin vefasızlığıyla kalakaldı ortalıkta.

Oyuncu olmak kolaydı da insan olmak, adam olmak, ahde vefalı olmak öyle her babayiğidin harcı değildi, yaşayıp, görecektik bir kez daha!..

xxx

Sanırım kim olduklarını az çok tahmin etmişsinizdir.

“Kendimi Bursaspor’a ait hissetmiyorum” özdeyişi(!) Volkan Şen’e ait.

İmama cemaatlik yapan da Ozan Tufan!..

İkisine de yaramadı, ortada fol yok yumurta yokken Bursaspor’u bırakıp gitmeleri.

Volkan’ı ertesi sene kovdular, iyot gibi açığa çıkınca “Beni almak için kapımda kuyruğa girerler” sandıysa da yüzüne bakan olmadı.

Nasıl olduysa oldu ikinci kez Trabzonspor’a gitti. Oynamak şöyle dursun, idmanda bile istenmiyor!

Ozan Tufan ise 22 yaşında malulen emekliye (!) ayrılmış durumda.

Futbol yaşamının baharında dışlanmak; isteseniz de kolay başarılacak bir icraat değil, özel beceri ister!..

Sepetlemiş Aykut Kocaman oyuncuyu…

Kendine iyi bakmayıp, laf taşıdığı için…

Takımı birbirine düşürmesi de cabası.

Yeteri kadar çalışmayıp, günübirlik Bursa’ya gelip, gitmeleri de artınca biletini kesmişler.

xxx

Volkan’la Ozan’ın başına gelenler; altyapıda bir yerlere gelmek için sırasını bekleyenlere örnek olmalı.

Bir insanın doğduğu, doyduğu, ekmek yediği yer dünyanın en büyük servetine bile değişilmez, kutsaldır.

Hele bu kutsal Bursaspor ise; gerisi teferruattır.

Giderken gemileri yakmasaydınız krediniz tükenmezdi bu kulüple, şehirde.

‘Bir çocukluk yaptılar, affedelim’ der, bağrımıza basardık.

O tren de kalktı şimdi…

3 yılda zirveden, dibe inmek farklı bir başarı öyküsü olmalı(!)…

Velhasılıkelam…

Üç büyüklere gitmek her zaman mutluluk ve huzur vermiyor topçuya…

Para, pul, şöhret orada ama?..

Kariyerin yerinde sayıp, adamlığın tartışılıyorsa eğer!..

Ne yapayım ben böyle serveti, al başına çal, tepe tepe kullan!..

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ