18 Kasım 2017 Cumartesi

  • 3,875 TL
  • 4,571 TL
  • 160,29 TL
  • 106.239
BURSA 17°
Engin AKSÖZ

Engin AKSÖZ

eaksoz@yenidonem.com.tr
14 Kasım 2017 Salı 06:12

Her şey hayal etmekle başlar

Bir şeyi çok istemek kadar, hayal etmesi de önemli.

Böyle bir olguya, büyük düşünmenin rüyasal perspektifi de diyebiliriz.

Bir şehrin salona ait rüyalarını gerçeğe dönüştüren takım olarak hatası sevabıyla bir spor fenomeniydi TOFAŞ, aradan uzun yıllar geçse de bıraktığı iz öyle kolay kolay unutulmaz.

Şu aralar yeniden Türk basketbolunun gündemindeki yerini almış durumda camia, ‘gelip, geçicidir’ diyenlerin yaşanan değişime dudak ucuyla da olsa tebessüm etmeye başlamaları ilginç bir ayrıntı sayılmalı.

Sezona başlamadan yabancılarını Sammy Mejia ile Tony Crocker’ın dışındaki sil baştan değiştiren TOFAŞ’ın 6 hafta sona erdiğinde Süper Lig’in zirvesine, hem de yenilgisiz kurulmasının, bundan sonrası için bir gösterge olup olmayacağını zaman gösterecek.

Geçen yılın Euroleague şampiyonu Fenerbahçe Doğuş’un şimdiden 2 yenilgi aldığı bu süreci en tepede bitirmek; sezonun geneline yönelik bir tahminde bulunmak için erken bir öngörü sayılsa da görünen köy de kılavuz istemiyor.

Oyuncularının bireysel performanslarından ziyade sisteme bağlı takım kurgusu içinde ve bir bütünün parçaları şeklinde oynayarak birbirini tamamlayan TOFAŞ’ın lig falıyla ilgili değerlendirmelerin yapılacağı haftalar daha yeni başlamak üzere.

Kâğıt üzerindeki favorilerden sadece Beşiktaş Sompo Japan’ı yenen TOFAŞ, kadro ve maliyet olarak daha güçlü pozisyondaki rakipleriyle henüz karşı karşıya gelmedi.

Bu pazar günü Anadolu Efes (Bursa), 2 Aralık Galatasaray (Bursa), 9 Aralık Pınar Karşıyaka (İzmir) ve 16 Aralık Fenerbahçe Doğuş (Bursa) maçları (tarihleri değişmezse) turkuaz mavili yeşilli takımın nerede durup, nereye gideceğine de ışık tutacak.

İstisnai durumuyla fırsattan istifade etmek isteyenlerin hedefine oturttuğu TOFAŞ’ın yenilmezlik serisi mutlaka bir yerde sonlanacak olsa da önemli olan kriter; sürdürülen istikrarlı çizginin sezonun geneline yayılarak devam ettirilebilmesinde.

Süper Lig’in yanı sıra 7Days Eurocup’da da iddialı bir şekilde yoluna devam eden temsilcimiz, kötü oynadığı maçları bile lehine çevirmesini bilmesiyle bu yıl ligin sürpriz çıkış yapan takımı olabileceğini şimdiden kanıtlamış durumda.

İki cephede savaşmanın getirdiği fiziksel yıpranma yavaş yavaş etkisini göstermeye başlasa da parkeye çıkıp dakika alanların sorumluluk paylaşımı her maçın en az hasarla kapatılmasında fazlasıyla ön plana çıkmaya başladı.

Zenit St.Petersburg deplasmanının üzerine çıkılan Banvit sınavında Tony Crocker gibi önemli bir skor opsiyonu sakatlığının tekrarlaması riskiyle oynatılmasa da backup pozisyondakilerden gelen üst düzey katkı zor maçı bir anda kolaya çeviriverdi.

Son haftalarda pek oynama şansı bulamayan Yiğit Arslan’ın düşük skorda kalsa da bire bir savunmasıyla açık kapatmasının yanı sıra, bugüne kadar standart performansından ödün verdiğine hiç tanıklık etmediğimiz Raymar Morgan’la, ekmeğini her koşulda taştan çıkartan Sammy Mejia’nın en kritik dakikalara sıkıştırdığı sayılar, bir ara kafa kafaya gelen maçın ibresini son dakikalar içinde TOFAŞ’ın lehine döndürüverdi.

Tabii bir de an itibarıyla konumlarıyla ‘ya sabır’ çektirenler var ki, asıl sorun burada!

Ligin ortalarından gün aldığımız şu sıralarda, 1 numarada bir türlü vitese takıp, dörtleyemeyen Pierria Henry adım gibi eminim ki Koç Orhun Ene’yi yeni bir tercih yapma noktasında ciddi ciddi düşündürüyordur.

Oyun kurucu gibi bir pozisyonda sorumluluk alması gerekirken, rutin oynayıp beklentileri karşılayamamakla değişime davetiye çıkartan Henry için belki de karar maçlarına gelindi.

Olmayan şutuyla skor opsiyonu listesinde bulunmasa da takımı oynatabilmedeki zaafları öyle kolay kolay pas geçilemez. Yaptığı gereksiz top kayıplarıysa bir başka handikabı!

Giderek düşmeye başlayan form grafiğiyle ‘dikkat’ borusu çalınacak bir başka isim de Kenny Kadji.

Kamerunlu power forvet çok kötü bir Zenit maçının arkasından Banvit önünde de parkede ruh gibi dolaşınca, staff’ının sabrını taşırdı.

Dış şut tehdidinin yanı sıra, bir uzun gibi boyalı alanda bire bir oynayabilen Kadji’nin kendini göstereceği maçları daha fazla beklemeden silkinmesi gerekiyor.

Her şey hayal etmekle başlar demiştik.

TOFAŞ’ın, TOFAŞ’lının hayali de 2000’in başlarına sığdırılan 5 kupalı günleri yeniden yaşayıp; sokaklara dökülmek.

Kadro o günlerdeki kadar elit ve potansiyelli olmasa da arkadan esmeye başlayan rüzgâr, dengede giden bu ligde her türlü sonucun olabileceğine işaret.

Örneğin Banvit geçen yıl Türkiye Kupası’nda şampiyon olup; FIBA Avrupa Kupası’nda final oynarken bile bu kadar güçlü ve kaliteli değildi.

Takım olmakla, birlikte başarmanın ortak refleksini en iyi şekilde fırsata dönüştürüp, adını kulüp tarihinde altın bir sayfaya yazdırdı.

Bursa sporseverler TOFAŞ gerçeğinin küllerinden yeniden doğmaya başladığının pek farkında değiller.

Belki de gelip geçici bir heves olarak görüp, ‘adam sen de!’ diyenler çoğunlukta olsa bile, eskisinden çok farklı bir takım kimliğinin parkelerde yürümeye başladığı yadsınamaz bir gerçek.

NOT: Türkiye’ye ekran başında tenisi sevdiren yorumcuydu Fahri İkiler. Martina Navratilova’yı, Boris Becker’i, Roger Federer’i, Gabriela Sabatini’yi ilk kez onun sunumuyla TRT’de izleyip, tanımıştık. Dün aramızdan sessiz sedasız ayrılıp, ebediyete kanat çırparken, TRT Spor çok değerli bir çalışanını, biz de sonuna kadar övgüyü hak eden bir meslektaşımızı kaybettik. Kendisine Tanrı’dan rahmet, sevenleriyle yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

YAYINLARIMIZ