23 Kasım 2017 Perşembe

  • 3,921 TL
  • 4,650 TL
  • 162,95 TL
  • 104.859
BURSA 15°
H. Gül KOLAYLI

H. Gül KOLAYLI

hgkolayli@yenidonem.com.tr
14 Eylül 2017 Perşembe 06:01

Hayata dair bir çeşitleme; “Yapay zeka”

Çocukluğumuzda sıkça söylenen tekerleme gibi bir tabir vardı; “Eller aya, biz yaya!”…

Muhtemelen Amerikalı astronotların ayda adım atmasından sonra birisi tarafından söylenmiş ve kamuoyunda da kabul görmüş!

Biz; Milli Eğitim müfredatıyla uğraşalım, kadınların kocalarına itaat etmesini konuşalım duralım…

Eller yapay zekayı konuşuyor, tartışıyor!

Hatta şimdiden güvenlik önlemi almak üzere dünya bilim insanları harekete geçmiş bile!

Bizim öyle bir derdimiz olmadığı için herhangi bir hareket filan yok!

BBC Türkçe’de geçenlerde yapay zeka ile ilgili bir haber yayımlanmıştı…

Yine geçen pazar fizikçi Canan Topsakal ile söyleşirken o da aynısını söylemişti. “Dünyanın gündeminde robotların insanlığın güvenliğine yönelik tehditleri var, dünya bunu tartışıyor…”

Aynı gün Batı’da bilim insanlarının nano teknolojiyi kullanarak yüzyılın tıp anlayışında eşik atlamayı hedeflemesini de konuşmuştuk…  

Konuya dönecek olursak…

Dünyanın önde gelen robot ve yapay zeka uzmanları BM’ye bir mektup yazarak öldürme yeteneği olan robotların geliştirilmesinin ve kullanılmasının yasaklanmasını talep ediyor…

Tesla’nın kurucusu Elon Musk ve Google’ın satın aldığı yapay zeka şirketi DeepMind’in kurucusu Mustafa Süleyman’ın da olduğu 26 ülkeden 16 uzman yazıyor bu mektubu…

Yapay zeka uzmanları yazdıkları mektupta şu uyarılarda bulunuyor:
“Geliştirilmeleri durumunda otonom silahlar, savaşların daha önce eşi benzeri görülmemiş bir ölçüde, insanların kavrayabileceği hızdan kat kat daha hızlı gelişmesine yol açacaktır.

Bu silahlar teröristler veya despotlar tarafından kullanılabileceği gibi hack’lenmeye de müsait olacaktır.

Harekete geçmek için çok zamanımız yok. Pandora’nın kutusu bir kere açıldıktan sonra onu kapatması zor olacak.”

Yapay zekayı hep insana benzeyen robot olarak hayal etsek de hayatın pek çok alanında var.

Mesela…

IBM Watson, karmaşık hastane kayıtlarını analiz edip öğrendiği sonuçları paylaşabiliyor.  Hatta doktorların yetemeyeceği veriyi bir arada işleyerek teşhis ve tanıda tavsiye sunarken, önceki hastalardan yola çıkarak tedavi önerisinde de bulunuyor…

Geleceğin yapay zeka doktorlarından biri olarak da tanımlanıyor…

IPsoft Amelia’nın üretildiği şirketin Başkan Yardımcısı bir Türk Ergün Ekici. Yapay zeka Amelia mantıksal ve duygusal farkındalığa sahip. Müşteri hizmetleri alanında makinelerin aksine müşterilerin ses tonlarından yola çıkarak onların duygusal durumlarına göre yanıt veriyor.

Keza… Bursa’dan Utku Kaynar ekibiyle birlikte yapay zeka Buck.ai’yi geliştirdi. 

Yerel ürün ve hizmetlerin müşterilerle buluşması için yapay zekayla desteklenen bir ticari platform…

Hatta proje TR Angels tarafından desteklenerek Amerika pazarına sunulmuştu…

Utku Kaynar, yapay zeka ürünüyle ilgili şunları söylemişti.

“Telefonu açacaksınız, bir tuşa basıp siparişi vereceksiniz. Size fiyatını söyleyecek, teslimatı yapacak ve parayı tahsil edecek. Tüm bunları konuşarak gerçekleştireceksiniz… Bunların tümü ise facebook’un uygulamalar için açtığı yapay zeka destekli protokollar aracılığıyla gerçekleşecek…”

 

ASIMOV’UN ROBOTLARI  

Robotlar ve yapay zekayla ilgili konuları tartışırken ve çeşitli kaynaklardan okurken, Asimov’un o muhteşem bilim kurgu romanlarını anımsadım…

Yüzyılın en büyük bilim kurgu yazarı Isaac Asimov’u anımsadım…  

İlk okuduğum kitabı Galaksi Çöküyor olmuştu…

Büyülenmiştim, daha sonra diğer kitaplarını sırasıyla okudum, hem de birkaç kez…

 1920’de Rusya’da doğan Asimov, Amerika’da büyüyor. Bilim kurguya ilgisi 20’li yaşlarda başlıyor… Kendisi de bir bilim insanı, biyoloji profesörü olan Asimov, 500’ün üzerinde kitap yazmış biri… 1992 yılında kalp ameliyatında bulaşan HIV virüsü nedeniyle ölüyor.

Robot serisi vardı, Ölü Gezegen / Çelik Mağaralar, Güneşin Tanrıları, Şafağın Robotları, Kurtarıcı gibi…

Asimov’un romanlarındaki robotlar insanlık düşmanı canavarlar değildi. Asimov tüm romanlarında,  robot karakterler için geçerli olan Üç Robot Yasası’nı işliyordu.

“Bir robot bir insana zarar veremez ya da zarar görmesine seyirci kalamaz. Bir robot birinci kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır. Bir robot birinci ve ikinci kuralla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır…”

Bugün yapay zeka ile desteklenen robotların insanlık için oluşturacağı tehlikeler hakkında da benzer şeyler gündeme gelmeye başladı…

Yine fizikçi Canan Topsakal’ın kulağını çınlatacağım; demişti ki:“Dünya bilimi, önümüzdeki on yılda geçmişte iki yüz yılda alınan mesafeyi alacak. Artık bilim sıçrayarak ilerliyor. Yapay zeka, nano teknolojideki zaten çığır açan gelişmeler çok daha ileri düzeye taşınacak. Bilimsel keşifler inanılmaz hızlı gelişecek!”

Asimov, onlarca yıl önce bilgisayar teknolojisinin geleceği noktayı görmüştü…

Ve on binlerce yıl sonrasının bilim kurgusunu kaleme almıştı…

Asimov’ un bir makalesinde Jules Verne’den çok önce, roketle aya seyahatin bilim kurgu öyküsünün yazıldığına işaret ediyordu:

“Aya yolculuk bile ilk kez 1969’da başarıyla gerçekleştirilmiştir. Oysa böyle bir yolculuğu bilimsel ayrıntılarla anlatma konusundaki ilk girişim yüz yıldan da fazla bir zaman önce yapılmıştır. Jules Verne’in Ay’a Yolculuk adlı romanı 1866’da basılmıştır. Verne eserinde uygulama imkânı olmayan dev bir top kullanmıştır. Ancak Ay yolculuğunda roketleri kullanmaktan ilk bahseden Cyrano de Bergerac’tır (Evet şu uzun burunlu adam, kendisi ayın zamanda ilk bilimkurgu yazarlarındandı.) Ay’a yolculuğu anlatan öyküsü 1655’te yani Isaac Newton’un insanların Ay’a ancak roketlerle gidebileceğini teorik olarak kanıtlamasından otuz yıl önce yayımlanmıştı. Bu da zaten ancak roketlerle gerçekleşti. Demek ki roketler de bilimkurguyu üç asır geriden izledi…”

Bu dünyanın gelgitlerinden sıkıldıysanız, kitap okumayı da seviyorsanız, Asimov’un romanlarına bir göz atın derim…

Onun gezegenlerinde binlerce yıllık tarih, mitoloji, mimari kültür, ticaret yaşam biçimleri birbirlerine uyumlu bir şekilde öykülenir… Özellikle Vakıf Serisi muhteşemdir…

Bilim kurgu yazarı Asimov’un 40 yıl önce şöyle bir tespiti de vardır:

“Şu anda toplumların geleceğini tehdit eden en büyük tehlike, kolektif aklın özümseyemeyeceği, adapte olamayacağı kadar büyük bir hızla pozitif bilimin yeni teknolojiler üretebilmesidir.”

O günlere geldik mi acaba?..

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR