20 Eylül 2017 Çarşamba

  • 3,488 TL
  • 4,185 TL
  • 147,44 TL
  • 104.918
BURSA 31°
İbrahim ÖGE

İbrahim ÖGE

ioge@yenidonem.com.tr
14 Eylül 2017 Perşembe 06:55

ÇAĞLAR’A TÜRKİYE DE ÖDÜL VERMELİ

Kasım 2015’te, Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesi hadisesinin ardında kimlerin parmağı olduğu ve neyi amaçladıkları bugün daha iyi anlaşılıyor.

Gerçekten o günlerde Türkiye, tam da ABD ve İsrail’in istediği gibi, daha doğrusu Büyük Ortadoğu Planı’nın finali için Rusya ile neredeyse savaşa tutuşacaktı.

Aslında biz bu senaryoyu, İsrailli yazar David Passig’in Türkiye’de de 2011 yılında yayımlanan “2050” isimli kitabından da okumuştuk. Sizin anlayacağınız tam da işler ABD’nin istediği bir kıvama gelmişti.

İki ülke arasındaki ciddi kriz, beraberinde cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana normal akışında devam eden hatta Putin dönemiyle birlikte zirve yapan Türk-Rus ticaret hacminin deyim yerindeyse dibe çakılmasına neden oldu.

Her başlıkta gerileyen bu ilişkileri bir şekilde iyileştirmek gerekiyordu.

Peki, ama nasıl?

Çünkü Putin, “Nuh” diyor, “peygamber” demiyordu!

***

Herkes ilişkilerin nasıl normalleşeceği konusuna çözüm ararken, devreye Devlet eski Bakanlarından İş Adamı Cavit Çağlar giriyordu.

Nisan 2016’da Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Akar’ın da bulunduğu toplantıda Çağlar, devletin zirvesine, “Dilerseniz bu sorunu çözmeye çalışabilirim” önerisini getiriyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, “Barışmayı gerçekleştirmek için düşündüğün her şeyi yapabilirsin” cevabını alan Çağlar, hemen işe koyuluyordu.

Zaten mektup diplomasisi de bu toplantının ardından başlıyordu. Merhum Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev'in eski dostu Abbas Abbasov, Dağıstan Cumhurbaşkanı Ramazan Abdulatipov da mektubun şekillenmesinde rol oynayan diğer önemli iki isim oluyordu.

Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in telefonu üzerine bu mektuba imzasını atıyordu.

Cavit Çağlar’ın anlatımıyla, o imzadan bir gün sonra 26 Haziran’da da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile birlikte Özbekistan’a uçuyordu.

Ve Özbekistan’da mektup elden Vladimir Putin’e iletiliyor ve buzlar o günden itibaren erimeye başlıyordu.

***

Ve bugün ilişkilerde gelinen nokta ortada…

Rusya ve Türkiye, birçok başlıkta ABD’nin bölgedeki oyunlarını bozan iki ülke konumunda… İki lider sık sık bir araya geliyor ve ülkelerinin menfaatleri doğrultusunda birlikte adım atıyorlar.

Hatta bugün NATO üyesi Türkiye’nin hava savunma sistemini, Rus yapımı S-400 füzeleriyle güçlendirecek olması;

Dünyaya, daha doğrusu müttefik görünümlü ABD ve onun Avrupa’daki kuklalarına verilebilecek en iyi cevabı oluşturuyor.

***

Şüphesiz ki Cavit Çağlar’ın bu tablonun oluşumundaki emeğini kimse inkâr edemez.

Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Çağlar’ın bölgesel barışa sağladığı katkıyı unutmayanlardan…

Putin imzaladığı bir kararname ile Çağlar’ı “Özel Dostluk Ödülü”ne layık gördü.

Bu ödül ilk kez bir Türk’e verilmiş olacak.

Üstelik bu Türk, Bursa’nın siyaset ve iş dünyasına kazandırdığı en önemli isimlerden biri...

Kaldı ki bu ödül, Bursa için de ayrı bir anlam taşıyor.

Çünkü Türk siyasetine damgasını vuran, ömrü boyunca da ülke ekonomisine katma değer oluşturmak için büyük emekler harcayan ve bu uğurda hâlâ mücadelesini sürdüren Çağlar, yüzde yüz Bursa markası…

Siz bakmayın öyle birilerinin bu işi küçümsemesine!..

Bu ödülün hikâyesi mutlaka tarih kitaplarında da yerini alacaktır.

O yüzden diyorum ki:

Tebrikler Sayın Çağlar, teşekkürler Cavit Bey…

Ve altını çizerek söylüyorum:

Cavit Çağlar’ı mutlaka ama mutlaka Türkiye Cumhuriyeti de ödüllendirmeli.

En azından bir devlet nişanıyla Çağlar ve ailesi mutlu edilmeli…

***

Dip not:

Cavit Bey “Özel Dostluk Ödülü”nü, bu yılın kasım ayında Moskova’da Kremlin Sarayı’nda düzenlenecek törende alacak.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR