23 Kasım 2017 Perşembe

  • 3,921 TL
  • 4,650 TL
  • 162,95 TL
  • 104.859
BURSA 15°
Yüksel BAYSAL

Yüksel BAYSAL

ybaysal@yenidonem.com.tr
14 Eylül 2017 Perşembe 06:51

Sabahattin Ali yaşasaydı!..

Sabahattin Ali, Türk edebiyatının doruklarındandır.

Şiir, hikaye ve roman dalında eser veren ender yazarlardan biridir.

Almancadan yaptığı çevirilerin yanı sıra “Esirler” adlı oyunla, tiyatro alanında da boy göstermiştir.

“Aldırma gönül aldırma”, “Leylim ley” gibi şiirleri türkülere konu olmuş, pek çok kuşak Zülfü Livaneli’nin bestelediği bu muhteşem türkülerle coşmuştur.

“Değirmen”, “Kağnı” , “Ses” ve özellikle tek parti döneminin CHP’sinin eleştirildiği “Sırça Köşk” Türk hikayeciliğinin en önemli yapıtlarındandır.

****

Genç yaşında (41) öldürülmeseydi, Türk edebiyatına ölümsüz başka yapıtlar da kazandıracaktı.

Ne yazı ki, ‘Tek Parti’ döneminin baskıcı ortamından kaçmak için Bulgaristan sınırında faili meçhul cinayete kurban gitti!..

****

Sabahattin Ali’nin romanları da Türk edebiyatının en baş yapıtları arasındadır.

Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan ve Kuyucaklı Yusuf, onun genç yaşında yazmayı başardığı üç önemli roman…

Her biri yüz binlerce baskıya ulaştı, ders kitaplarına girdi.

****

Kürk Mantolu Madonna’dan sonra Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yazdığı ilk romanı Kuyucaklı Yusuf’u da bir solukta okudum.

Sabahattin Ali’nin öğretmenlik yaptığı Aydın’ın Kuyucak köyünde (bugün orası ilçe) başlayan öykü, yazarın memleketi Edremit’te son buldu.

Romanın fonunda, yılın belirli günlerini geçirdiğim Kuzey Ege’ye ait yerlerin olması da ayrı heyecan kattı okumama…

Zeytinli, Akçay, Burhaniye, Ayvalık, Güre romanın mekanları arasındaydı.

*****

1900’lü yılların Anadolu’sunda küçük bir kasabada yaşananları anlatıyor Sabahattin Ali…

Aile ilişkileri, aşk, cinayet, namus meselelerinin arka planında dönemin egemen güç ilişkilerini görürsünüz!

Nitekim kitabın giriş yazısında Ahmet Oktay, “Bu coğrafyada insanal ilişkiler, ister istemez, egemen toplumsal kesimlerin, yani eşraf ve mütegalibenin ekonomik gücünden olduğu kadar bu güç sayesinde edinilmiş bireysel gücün baskıcı uygulamalarından” söz eder.

****

Roman bittiğinde yarım kalmışlık hissi yarattı bende…

Son eylemini gerçekleştiren (ayrıntıyı vermek istemem, okuyacak olanlar açısından sonun bilinmemesi lazım. Yoksa hani sinemada bahşiş almayan yer gösteren şahıs, izleyicinin kulağına eğilip ‘katil kapıcı’ demesi gibi olur) Yusuf’un dağa çıkıp eşkıya olmasını hayal ettim örneğin…

Sonra da Kurtuluş Savaşı’na katılmasını…

Ege’nin Efesi ölmesini…

****

Sabahattin Ali yaşasaydı, belki de Yaşar Kemal’in İnce Mehmet’i gibi Kuyucaklı Yusuf’un devamını yazabilirdi.

Ne yazık ki bu topraklar, büyük yazara, yeni romanlar yazma şansı vermedi!..

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR