20 Eylül 2017 Çarşamba

  • 3,488 TL
  • 4,185 TL
  • 147,44 TL
  • 104.918
BURSA 31°
Yusuf KAYIŞOĞLU

Yusuf KAYIŞOĞLU

ykayisoglu@yenidonem.com.tr
07 Eylül 2017 Perşembe 06:02

Çelik, Bakan’a meydan okudu

Bilen bilir.

Eski Bakan Faruk Çelik kolay lokma değildir.

Çelik’le ilgili bir iddia varsa ya elindekini ortaya koyacaksın ya da sesini çıkarmayacaksın!

Büyük bir hazırlık içinde olduğu söyleniyor.

Yani…

Yakında deprem ölçeğinde sarsıntılar olabilir görüşü var.

Ki…

Bunun ilk sinyalini eski Çalışma, eski Devlet, eski Tarım Bakanı Faruk Çelik birkaç gün önce verdi.

Twetter’ı tercih etti.

Mesajını oradan verdi.

Birkaç gündür twetter üzerinden Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba’nın “Benim dönemimde yolsuzluğa göz yumulmayacak” sözleri nedeniyle tartışmalar yapılıyor.

O tartışma ve yorumlara Fakıbaba’ya görevi teslim eden Faruk Çelik de katılmış.

Diyor ki…

“Sorumlu siyasetçi ne konuştuğunu bilir ya da varsa bir şey gereğini yapar.”

Cümle gayet açık.

Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik, kendi dönemini de içine alan bir suçlamayı içerir anlamına da gelebilecek açıklamada bulunan Tarım ve Hayvancılık Bakanı Şanlıurfa Milletvekili Eşref Fakıbaba’ya meydan okuyor.

“Ya konuşma, konuşuyorsan da gereğini yap.

Lafı ortada bırakma” diyor.

Halef selef bakanların sözleri elbette merak uyandırıyor.

Çelik, Fakıbaba’nın sözlerinden dolayı doğal olarak kendisini savunuyor.

Öyle ya…

Ortada bir yolsuzluk varsa, devletin bakanı bunun gereğini yapmalı.

Lafı ortaya atıp kenara çekil…

Bu olacak iş değil!

Yoksa böyle bir şey, bu açıklamanın amacı ne?

Aynı partiden Şanlıurfa milletvekillerinin karşı karşıya gelmesine neden olan Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ister istemez bu açıklamalar nedeniyle kamuoyunun merak ettiği bir pozisyona gelmiş durumda…

Soru şu:

Kim haklı?..

 

MUCURLARA İKİ KURBAN…

Stabilize yollar bir çözüm olarak ortaya konsa da kazaların büyük bir bölümü bu mucurlu yollardan kaynaklanıyor.

Önceki gün iki genç çocuk hayatını kaybetti Orhaneli-Bursa kara yolunun mucur döşeli stabilize yolunda…

CHP İl Başkan Yardımcısı Orhan Aslan, yaşanan kazadan sonra şunları söylüyordu:

“Bu yola bugüne kadar kaç kurban verdik.

Böyle mucurlu yol yapacaklarına hiç yapmasınlar daha iyi!”

Haklı mı, haklı…

Zaten, Orhaneli-Bursa arasındaki yol yıllardır bir türlü doğru dürüst ele alınmadı.

Hep parça parça işlendi.

Biraz orasından biraz burasından çekiştirilerek genişletildi.

Ortaya da ölüm yolu çıktı!

Yol dediğin insanı insana kavuşturur.

Şehirleri birbirine yakınlaştırır.

Bizdeki yollar, insanları kavuşturmak yerine maalesef sonsuza kadar uzaklaştırıyor!

Yol yapmıyor, tuzak kuruyoruz sanki…

Orhaneli’nde yaşanan kaza ne ilk ne de son olacak.

Çünkü Türkiye’de yollar maalesef bilimsel gerçekler üzerinden değil, rastgele planlanıyor sanki…

Yoksa büyük otoban projeleri bile yazboz tahtasına döner mi?

Örnek mi?

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoban Projesi…

 

6-7 EYLÜL 1955

62 yıl önce İstanbul’da İstanbul adıyla yayın yapan bir gazete, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalandığına dair düzmece bir haber yapıyor.

Bu haberle birlikte İstanbullu galeyana getirilip, Beyoğlu, Nişantaşı, Şişli’deki gayrimüslimlerin evlerine iş yerlerine saldırılar düzenleniyor.

Önceden planlandığı anlaşılan bu olay için Anadolu’dan insanlar getiriliyor ve gayrimüslimlerin yaşadığı yerlere serpiştiriliyor.

Sonra da gazete vasıtasıyla düğmeye basılıyor.

Bu tezgâh, Anadolu insanı için utanç duyacağı bir tarihi miras bırakıyor.

6-7 Eylül olaylarının 62. yılında ülkesini ve tabii insanı seven herkesin; gazete ve televizyon haberleri üzerinden değil, aklıselim siyasetçilerden gelecek açıklamalara kulak kabartmasında fayda var.

Maalesef 62 yıl önce olduğu gibi bugün de birçok gazete o günün İstanbul gazetesi gibi sorumsuz hareket ediyor!

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR