23 Şubat 2018 Cuma

  • 3,784 TL
  • 4,664 TL
  • 161,85 TL
  • 116.841
BURSA 13°
Yusuf KAYIŞOĞLU

Yusuf KAYIŞOĞLU

ykayisoglu@yenidonem.com.tr
14 Şubat 2018 Çarşamba 06:08

Çok önemliydi ama gündem olmadı

Suriye’deki Zeytin Dalı Harekâtı’ndan gelen acı haberler, doğal olarak içeride birçok şeyi tetikleyebilecek olayların perde arkasında kalmasına neden oluyor.

Arka arkaya gelen şehit haberlerinin harekâtın Türkiye topraklarına yansıyan acısı nedeniyle hüzün bütün ülkeyi sarmış durumda.

Gönül ister ki…

Hiçbir kayıp olmadan ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden unsurlar bir çırpıda bertaraf edilsin.

Lakin…

Afrin’e doğru ilerledikçe hem koşullar hem de bölgenin kendi dayatmaları üzücü haberlerin topraklarımıza ulaşmasına neden oluyor.

Acının arttığı bir iklimde doğal olarak içeride iç siyaseti ilgilendiren önemli konular yüksek sesle dillendirilemediği gibi, tartışma konusu olmaktan da çıkıyor.

Misal…

Geçen haftanın kaybolup giden haberlerinden birisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin iki üç ayrı anket şirketine her ay yaptırdığı kamuoyu yoklamalarını üç aylığına durdurmasıydı.

Bu yöndeki haberlere farklı bir açıklamayla yanıt verilmedi.

Üstüne de kimse bir şey söylemedi.

Anketlerle halkın nabzını tutmayı önemseyen AK Parti’nin bir anda kamuoyu yoklamalarını hem de “yanıltıcı” ibaresiyle durduruyor olması elbette ki dikkat çekici bir gelişmeydi.

16 yıllık iktidarı döneminde anketlerden vazgeçmeyen AK Parti’nin birden bire böyle bir yola girmesi anketlerin yanıltıcı olmasından mı yoksa istenen sonuçları vermiyor olmasından mı kaynaklandı?

Bu konuda bir şey söyleyen yok.

AK Parti ile aynı düşünmeyenler, anket sonuçlarının AK Parti’nin güç kaybını seçmen üzerinde olgunlaştırma tehlikesi taşıdığı için durdurulduğunu düşünüyorlar.

Haliyle bu yorumlar akla birkaç soru getiriyor.

Anketler, AK Parti’nin istediği gibi gelmediği için mi donduruldu?

Veya…

Anket şirketleri işin kolayına kaçıp, her ay yapılan anketleri gerçek verilere dayandırmadan, bir ay önceki bilgiler üzerine güncelleyerek kurnazlık mı yaptılar?

Her iki sorunun yanıtı da önemli.

Hele ki ikinci soru!

Anket şirketleri hele hele iktidar partisine şişirme anketler yapabiliyorlarsa, ‘Hem referandum hem de 1 Kasım ve 7 Haziran seçimlerinde kim bilir Türkiye’de ne manipülasyonlar yapılmıştır!’ duygusunu doğal olarak depreştiriyor.

Neticede kararsız seçmen, oluşan algı üzerinden son kararını veriyor.

-----

İMO’DA DİKKAT ÇEKEN SLOGAN…

Oda seçimleri neredeyse bitti.

Bu hafta sonu da İnşaat Mühendisleri Odası’nın seçimi var.

Bir önceki kongreyi kazanan Maksut Kaya, bir dava nedeniyle koltuğa oturamamıştı.

Bu nedenle yerine Mehmet Albayrak İMO Bursa Şube Başkanı olmuştu.

17-18 Şubat’ta gerçekleşecek kongreye Mehmet Albayrak bu kez Çalışma Grubu’nun adayı olarak girecek.

Rakibi ise Çağdaş Grup’tan Cüneyt Erdem.

Kentsel dönüşüm gibi can alıcı konularda Bursa’da sesi çıkan oda daha çok Mimarlar Odası olduğu için İMO’ya yer yer sert eleştiriler olmuştu.

Çağdaş Grup adayı Cüneyt Erdem’in “Değişime katıl” çağrısı bu nedenle çok öne çıktı.

Bursa’nın yakıcı sorunlarından birisine dönüşen kentsel dönüşümde öncülüğü Mimarlar Odası’na bırakan İMO’nun değişime ihtiyaç duyduğunu söyleyen Erdem’le sohbette ifade ettikleri, sloganının yerine oturduğu izlenimi veriyor.

Akademik odalar elbette öncelikle meslek odası kimliği taşıyorlar ama bir yanıyla da bu kimlik onlara kent adına denetleme sorumluluğu yüklüyor.

İşte bu noktada kent adına söz söyleyen birer sivil toplum kuruluşuna dönüşüyorlar.

Cüneyt Erdem ve arkadaşları öyle anlaşılıyor ki tam da burada “Değişime katıl” sloganıyla hedeflerini ete kemiğe büründürüyorlar.

Söz elbette inşaat mühendislerinin…

Kendi odalarına önce bir başkan seçecekler.

Sonra da o başkanla Bursalılar adına siyasetçileri denetleyen bir sivil toplum kuruluşunu temsil edecekler.

----

EDEBALİ’NİN ŞANSSIZLIĞI…

Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, Mollaarap’ta bir müteahhidin inşaat çalışması sırasında yaptığı kazı nedeniyle birçok evin çökme noktasına gelmesinde belediyenin ruhsat konusunda bir eksiği olmadığını söylüyor.

Müteahhidin ruhsata uygun hareket etmediği için böyle bir facianın yaşandığını dile getiriyor.

Sorunun çözümü konusunda evlerini kaybedenlere gereken desteğin verileceğini, evlerine kavuşmaları için gerekenin yapılacağını, bunun için para ödemek zorunda kalmayacakları, faturanın da müteahhide kesileceğini belirtiyor.

Tabii…

Müteahhidin bu faturayı karşılayacak gücünün olup olmadığını Edebali de bilmiyor.

Bunu da evlerini kaybeden Mollaaraplılarla yaptığı toplantıda dile getiriyor.

Doğru olan faturanın müteahhide kesilmesi…

Vatandaşın, nedeni olmadığı bir faturayla karşı karşıya kalmaması…

Son söz de Edebali için…

7 Haziran 2015 seçimlerinde de buna benzer bir durumla karşı karşıya kalmıştı Edebali.

Aşırı yağış dağ yamaçlarında büyük bir sele neden olmuş, o sel de Fidyekızık’ta birçok evi kullanılamaz hale getirmişti.

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR