Bursaspor dijital olarak dönüşemedi!

Ali ŞAHİN 02 Aralık 2019 Pazartesi, 06:08

21. yüzyılın henüz ilk çeyreğini bile tamamlamamışken bilgisayar sistemleri hayatımıza oldukça fazla girdi. Öyle ki 2025 yılına kadar yapılan tahminler epey iddialı. Hareket eden fotoğraflar, ayna dünyalar, geliştirilmiş sesli asistanlar, elektrikli ve sürücüsüz otomobiller gibi gibi pek çok şey hayatımıza girecek.

Şu an ise insan hayatında vazgeçilmez olan en büyük dijital kavram 'sosyal medya' olmuş durumda. Youtube, Facebook, Instagram, Twitter'ın yanı sıra LinkedIN,  Swarm, Flickr, Twitch ve daha onlarcası...

Bir de elden düşmeyen mobil cihazlar...

Hal böyle olunca geleneksel iletişim yolları tamamıyla değişti. Haber alma kaynakları bile bu yola evrildi.

Sosyal mecralarda sıradanlık artınca birileri farklılıklar yaratmaya başladı. Yeni formatlar geliştirdiler mesela. Kampanyalar, organizasyonlar yapmaya başladılar.

Gerçek kişilerin bu etkin yapısı kurumları da bu doğrultuya çekti. Kurumlar bu mecralarda da yarışmaya başladı.

İş öyle bir durum aldı ki her ay 'sosyal medya'nın en çok konuşulanları' tarzı makaleler, listeler açıklanmaya başladı.

***

Web siteleri ve basit uygulamalar ile başlayan dijital dönüşüm hareketi özellikle son 2 yılda sosyal medyayı da içerisine alarak adeta zirve yaptı.

Çünkü sosyal medya azımsanamayacak gelirler sunmaya başladı.

Tanıtımın yanı sıra reklamlarla kazanç sağlamak mümkündü.

Büyük paraların döndüğü futbol endüstrisi de potansiyeli görerek bu yönde etkin olmaya başladı. Özellikle Avrupa'nın önde gelen kulüpleri özel içerik üretmenin peşine düştü.

Sadece bu konularla uğraşan ve yakın dönemde Bursaspor'un da çalıştığı 'Dugout' gibi firmalar takımlara belli ödemeler konusunda yardımcı olmaya başladı.

Şu an Türkiye'de profesyonelden amatöre kadar neredeyse her spor kulübünün bir web sitesi ve sosyal medya hesabı var. Amatör ve en alt profesyonel liglerdeki ekipleri bir kenara bırakırsak bu dijitalleşme hareketi oldukça profesyonel ekip ve ajanslarla desteklenerek yürütülüyor.

Hatta şu an pek çok takımın özellikle çalıştırdığı sosyal medya ekibi mevcut.

Bazı oyuncuların da kendi sosyal medya hesapları için kurduğu özel ekipleri bulunuyor.

Oyuncular için öyle Messi, Ronaldo'yu düşünmeyin hemen, Umut Meraş dahi bu kervanın içinde!

Bu oluşumların hepsi özel içerik üretmek, gündem ile ilgili paylaşımlar yapmak, bilgi vermek için farklı metotlar kullanıyor.

Birkaç yıl önce yaptığı bir paylaşım sebebiyle 'bir Alman takımı' denildiği zaman herkesin aklına 'Borussia Mönchengladbach' geliyor mesela.

Başka bir örnek de UEFA. Avrupa futbolunun patronu her gün bir oyuncunun doğum gününü attığı güzel bir golle sosyal medyadan kutluyor.

Oyuncular açıklamalarını sosyal medya ile yapıyor.

Futbolcular milyonlarca bilgi paylaşıyor, bir dünya anket yapılıyor ve sosyal medya büyümeye devam ediyor.

Dev kulüpler çılgınlar gibi reklam yapıp ürün pazarlıyor.

***

Bundan 7 yıl önce 2012'de 'Timsah'ın golü dijital ağlarda' sloganı ile Bursaspor aslında bu yarışa en önce başlayan Türk kulüplerinden birisi olmuştu.

Günümüzde gelinen noktada ise bir arpa boyu yol katedilememiş olması ne yazık ki işin acı tarafı.

Şu an Bursaspor sosyal medya hesapları amacının dışında oldukça amatör şekilde yönetiliyor.

Önceden 1 cümlelik bilgi için link paylaşan yapı kırılarak bilgiyi tweet olarak verme durumuna gelinmiş olsa da Bursaspor sosyal medya hesapları Türk futbolunun en üst 2 liginde en kötü yönetilen hesapların başında geliyor.

Beğenmediğimiz Keçiören Bursaspor'dan daha aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor!..

***

Bursaspor'un yakın zamanda değiştirdiği ve bir şablon uygulaması olan Word Press'ten hallice yeni yazılımı ile herkesi kendine hayran(!) bıraktığı web sitesinin yanı sıra Belediye Mezarlıklar Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabı gibi çalışan profilleri iyice sabır zorlamaya başladı.

Ayrıca muhteşem gündem takibi yapan ekibi de fazlasıyla kutlamak gerekli.

İşin ironik kısmını bir kenara bırakıp özetlersek, Bursaspor sosyal medya hesapları aracılığıyla herhangi bir özel içerik üretmeyen, sıradan ve durağan bir yapıda.

Elindeki gücü reklam ve satış teknikleri açısından kullanma kapasitesi ne yazık ki hiç yok!

Takımın hesap yöneticilerinin gündemle alakası dahi yok. Haber atlamada bir dünya markası olabilirler. Örneğin Bursaspor altyapısından yetişen Enes Ünal'ın milli formayla attığı ilk golü es geçtiler.

Sosyal medya hesaplarından en çok yapılan paylaşım ne yazık ki vefat haberleri. Bu konu hakkında sosyal medya kullanıcıları fazlasıyla hassas. Evet şehadet haberleri, kazalar ve benzeri acı olaylar için farkındalık yaratmak amacıyla yapılan paylaşımlar tamam... Ama neredeyse her 2 günde bir 'üyemiz bilmem kimin bilmem nesi vefat etmiştir' paylaşımı işin amacının oldukça dışında! Bu bilgilendirme için kulüp üyelerine SMS atmak daha akıllıca.

Öyle maç günü grafik olarak uğraşılmış bir fotoğraf koymakla, haber metnini paylaşmakla bu işin olmadığının artık anlaşılması lazım.

Başakşehir'in baykuşu, Roma'nın kurdu ile sosyal medyada fink atarken Bursaspor'un timsahının varlığından haberimiz yok.

'Hocamız açıkladı, bilmem kim konuştu, başkan şöyle dedi' başlıkları var. 'Yahu siz haber sitesi misiniz?' diye sorarlar adama!..

***

Kısaca Başakşehir kadar olamıyorsa bu takım yazık.

Bütün hesaplarda toplam 1 milyondan fazla takipçiyi pazarlama, reklam ve satış odaklı kullanamıyorsak yazık!

Çağ değişti. Geleneksel anlayıştan uzaklaşmalı ve konuya hakim gençlerin sözü dinlenmeye başlanmalı!..