Orada bir köy var uzakta...

Ali ŞAHİN 08 Kasım 2018 Perşembe, 06:29

Aslında herkesin ismini bildiği ama hakkında pek bir şey bilmediği bir lig var.

Amatör ve profesyonellik arasına sıkışan Spor Toto Bölgesel Amatör Lig (BAL) aynı zamanda statüsüyle Türkiye'deki en zorlu futbol organizasyonu.

BAL'da yaşananlardan önce kısaca statü hakkında bilgi vereyim.

***

BAL genelinde 11 grup bulunurken, grubu lider bitirmek 3. Lig için yeterli olmuyor.

Yükselme 3 aşamada gerçekleştiriliyor.

Liderler arasından kura ile belirlenen 8 takım, çift maç eleminasyon sistemiyle karşılaşıyor. Kazananlar 3. Lig'e yükseliyor. Kaybedenlerden 3'ü 2. aşamada bay geçen ekiplerle karşılaşıyor. 3 takım da buradan yükseliyor. 2. aşamada oynamayan 1 takım ve kaybeden 3 takım da 3. aşamada kozlarını paylaşıp 3. Lig'in son 2 takımından biri olma mücadelesi veriyor.

Toplamda 9 takım 3. Lig'e çıkıyor. 151 takım bu 9 takım arasına girmek için yarışıyor.

****

Her ilin BAL'a göndereceği takım sayısı belirlenmiş durumda.

3. Lig'den düşen takımlar bu sayılarda istisna oluşturuyor.

Örneği Bursa üzerinden verelim. Bursa'nın BAL kontenjanı 4 iken geçen sezon 3. Lig'den düşen 2 takımla bu sayı 6'ya çıktı. 1 takım katılım başvurularını yapmadı ve şu an 5 takımla yarışıyor. Düşme olayı da bu 5 takım arasında gerçekleşiyor. Eğer 1 takım 3. Lig bileti alırsa en az puan alan Bursa takımı küme düşüyor. 3. Lig'e terfi olmazsa son 2 takım küme düşüyor. Küme düşenlerin üzerindeki 2 takım ise seneye de BAL'da kalabilmek adına play-out maçı oynuyor.

İşin özü grubu birinci, ikinci, üçüncü bitirmekten ziyade kendi ilinden gelen takımın önünde bitirmek çok daha önemli.

***
Ligin statüsünü tanıdığımıza göre gelelim ayrıntılara.

Hedefi olan takımlar sadece oyuncu maaşlarına yaklaşık 1-1 buçuk milyon lira civarında para harcarken, Türkiye futbol Federasyonu'ndan yol giderleri dışında herhangi bir ödeme alamıyor.

Harcamaları yöneticiler ya da belediyeler üstleniyor.

Pek çok takım ödeme ve gelir sıkıntısından kasıtlı olarak üst üste BAL'da yarışmaktan kaçıyor.

BAL'da oynayan yabancı oyuncuların ücretleri 160-170 bin liraları bulabilirken, yerli oyuncular 20-25 bin lira ortalamayla oynuyor.

Tabii bu paraları isteyen oyuncular için istatistiki bilgi bulunmuyor.

Profesyonel liglerde oyuncunun bütün verilerine hâkim olabilirsiniz ama BAL'da iş değişiyor. PR çalışmasını iyi yapan, kötü topçu bile olsa iyi para kazanıyor. Bu da pek çok kulübü zarara uğratıyor.

Oyuncular özellikle teşvikler sebebiyle BAL'da daha çok para kazanabileceğini düşünerek 3. Lig yerine burayı tercih ediyor.

Maaş ödemeleri gibi konularda en büyük sorunu resmi sözleşmelerin olmaması oluşturuyor. Kâğıt üzerinde bir sözleşme yapılıyor ama bağlayıcılığı profesyonel liglerdeki gibi olmuyor.

İlaveten yaşı büyük oyuncu oynatma zorunluluğu gibi bir saçmalık var. Herhalde emeklilik yaşı gelenler biraz daha oyalansın diye Federasyon böyle bir uygulama getirmiş.

Hakem konusu bütün liglerde sıkıntılı ama BAL'da bu sıkıntılar daha büyük. Neler yok ki!.. Saymaya kalksak sayfalar yetmez.

Şike yok denecek kadar az ama teşvik oldukça yaygın bir uygulama.

Hatta sırf bu şekilde geçinen takım ve oyuncular var.

Sistem basit işliyor. Benim takımım liderliğe oynuyor. Senin takımının ise hiçbir iddiası yok ve benim en yakın rakibimle oynuyor.  "Al şu parayı iki üç arkadaşını da bağla asılın maça!" diyorum. Sen de kabul ediyor ve maça ekstradan azimle çıkıyorsun.

***

Futbolcusundan takımına oldukça karmaşık ve desteksiz olan BAL için daha canlandırıcı önlemler alınması ve TFF'nin bu lige biraz sahip çıkması gerekiyor.

Her şeyden önce yaş kontenjanı kalkmalı. Her takım ihtiyarı nereden bulacak.

3-5 maç bahis programına aldırılıp kulüplere az da olsa kaynak yaratılabilir.

Ligden çıkma ve düşme statüsünün güncellenmesi, gerekirse BAL'ın da 2 aşamaya bölünmesi ve takımların yükselme umutlarının artırılması gerekli.

Oyuncular için veri tabanı hazırlanmalı ve resmi sözleşme zorunluluğu getirilmeli.

***
Ahmet Kutsi Tecer'in dediği gibi

Orada bir köy var uzakta...