KENDİ GÜZEL, RUHU GÜZEL 175 KADIN…

Asuman Kurt Öge 22 Ekim 2017 Pazar, 10:33

Bir koro düşünün, tüm üyeleri kadınlardan oluşuyor... Hiçbiri müzik eğitimi almamış, hayatında sahne deneyimi yaşamamış, meşk usulü ile şarkı söylüyorlar...

Yaşları 27 ile 78 arasında değişen bu güzel insanlar farklı meslek gruplarından ve gönüllülük esası ile tüm kadınlara örnek olabilmek ve özgüven aşılayabilmek adına bu oluşumun içerisinde yer alıyor... Bu şehrin insanları... Huzurlarınızda Nilüfer Kadın Korosu...

2005 yılında önce 20 kadın ile çalışmalarına başlayan koronun bugün 175 koristi var. Her yıl yaklaşık 5 bin izleyiciye çeşitli konserler veriyor ve bu konserlerin hemen hepsinde farklı bir konsept ile seyirci karşısına çıkıyorlar. Sahnede çok farklı müzik türlerini seslendiriyor, kına gecesi, sıra gecesi, Bursa Gezeği gibi özel gösteriler sergiliyorlar. Konserleri esnasında bazen seyirci ile şarkılarını söylüyor, bazen de istek şarkılara yer veriyorlar. Sadece Bursa'da değil çok farklı illerde hatta Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Hollanda ve İtalya'da da şimdiye kadar pek çok konser verdiler. Konserlerden sağlanan gelirlerle; Kanser hastalarına, zihinsel ve bedensel engelli çocuklara, depremzedelere, öğrencilere ve sosyal fayda sağlamak için düzenlenen pek çok projeye katkı sağlıyorlar. Nilüfer Kadın Korosu, bu konseptiyle Türkiye'nin ilk ve tek korosu olma özelliği taşıyor. Mart 2017'de dernekleşen koro, 'Nilüfer Kadın Korosu, Halk Dansları ve Tiyatro Gösteri Topluluğu' adı altında çalışmalarına devam ediyor.

Kurulduğu ilk günden beri koronun şefliğini Dr Aysel Gürel gönüllü olarak yapıyor. Kendisi Veteriner, Bekteriyoloji Bilim Dalında Uzman ve Mikrobiyoloji bilim dalında doktor. Bugüne kadar çeşitli dergilerde makaleleri yayınlanan Gürel, halen özel sektörde mesleki faaliyetlerine devam ediyor. Bu özel koroyu, çalışmalarını konuşalım istedik ve Dr. Aysel Gürel ile Karaman Dernekler Yerleşkesinde bir araya geldik.

Nilüfer Kadın Korusu oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı? Koroyla yollarınız nasıl kesişti?

2005 yılında Zonguldak'ta düzenlenen Kadın Etkinlikleri Festivali'ne katılmak üzere kuruldu bu koro. Zonguldak'ta yapılacak bu festivalde her şehirden bir grup kadın farklı etkinliklerle katılıyormuş. Bana da müzikle ilgilendiğim için 'biz koro kurmak istiyoruz çalıştırır mısın?' dediler. Koromuzu 20 kişiyle kurduk. Zonguldak'a gittik, konserimizi verdik. Gerçekten çok keyifli bir konser oldu. Bu konserin en güzel taraflarından biri ise oradaki kadınların bizi örnek alarak koro kurmaları oldu. Böyle de başlamış olduk. Aslında sadece o proje için oluşturulmuş bir koro idi. Ama 'sahne tozunu yutmak' dedikleri bu olsa gerek arkadaşlar istekli olunca biz de devam ettik. 

Hocam, "müzikle ilgili olduğum için" dediniz ama ben detayı merak ettiğimden sormak istiyorum. Bu proje için sizinle iletişime geçilmesi nasıl oluştu?

Şöyle söyleyeyim ben o zaman Nilüfer Belediyesi'nin Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği korolarına devam ediyordum. Aynı zamanda da o zamanlar Yerel Gündem 21 adı altında Nilüfer Belediyesi'nin sosyal grubuna devam ediyordum. O vesile ile zaten iletişim halindeydik.

Peki ilk projeye dahil olan 20 kadın nasıl bir araya geldi?

Yerel Gündem 21 içerisinde bulunan arkadaşlar Zonguldak'ta düzenlenen konser projesinde yer aldı.

Bu arkadaşların müzik konusunda eğitim ve tecrübeleri var mıydı?

Hayır, hiç tecrübesi olmayan, hayatında ilk defa sahneye çıkacak olan, ilk defa müzik yapacak olan kadınlardı. Koromuz halen de öyle. Zaten nota bileni koroya almıyorum. Hiç sahneye çıkmamış, hiç şarkı söylememiş kadınlar olmalı. Amacımız ve sahnede verdiğimiz mesaj çok önemli bizim için. Çünkü kadın hangi yaşta olursa olsun, eğitimi ne olursa olsun, azimle çalışarak başaramayacağı hiçbir şey yok.

Koronun düzenlediği konserlerle ilgili olar

ak; her birinde mutlaka sosyal fayda olması, bir proje adına sahne alınması özellikle dikkatimizi çeken bir konu. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bakın bu koro Bursa'nın değil, Türkiye'nin değil, dünyanın bu anlamdaki tek korosu. Bunu da iftiharla söylüyorum. 20 idik, 105 olduk. Şimdi ise 175 kişiyiz. Öncelikle bu sayıda koristi olan başka bir koro yok zaten. İkincisi tamamı amatör. Şimdiye kadar hayatlarında hiç sahneye çıkmamış, hiç şarkı söylememiş kadınlar. Yaş aralığımız 27 ila 78. Tüm konserlerimizi sosyal projeler yararına veriyoruz. Kanser hastaları, spastik çocuklar, engelliler yararına, köy okullarının yapımı için, cezaevindeki kadınlara motivasyon sağlayabilmek adına, huzur evindekiler için ve daha pek çok sosyal projeye katkı koyabilmek adına düzenliyoruz konserlerimizi.  

Koronuzda daha çok ne tür şarkılar söylüyorsunuz?

Bizi farklı kılan sebeplerden biri de farklı müzik türlerini seslendiriyor olmamız. Genelde, korolar bir tür müziği seslendirir. Bu Türk Sanat Müziği olur, Türk Halk müziği olur, vs... Biz Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Popüler Müzik, Roman müziği, Balkan Müziği, dünya dillerinden çeşitlemeler, sıra gecesi, kına gecesi,  gezek akşamları, aklınıza ne gelirse. Diyorum ya işte: Böyle bir koro yok. Ve az önce de dediğim gibi tüm konserlerimizi sosyal proje amaçlı düzenliyoruz. Seyirciler şöyle söylüyor bana: "Sizin konserinizi izlerken sanki bir kabaredeymişiz gibi hissediyoruz." Çünkü bizim konserlerimizde skeçler de oluyor, halk dansları da. Bunları da kendi içimizde  yapıyoruz. Dışarıdan profesyonel kimse gelmiyor. Verdiğimiz bir Halk Müziği Konserini halk oyunlarıyla ve skeçlerle de süslemek çok daha hoş oluyor. Hatta istek şarkılar da gelir seyirciden. Yazarlar peçeteye gönderirler. Çok samimi bir iletişim vardır aramızda.  

Konser programlarınız nasıl oluşuyor?

Biz tüm konserlerimizi dernekler yararına veriyoruz. Tamamı sosyal proje. Şu anda 2018 yılı program takvimimiz doldu mesela. Artık 2019'dan gün veriyoruz.  Hemen her ay 1 konserimiz oluyor. Geçen yıl 15 konser verdik. Bunlar sadece Bursa'da değil, çevre illerde ve yurtdışında da oldu.  

Peki konsepti, repertuar hazırlığını nasıl yapıyor, söylenecek şarkıları neye göre belirliyorsunuz?

Biz hangi dernek olursa olsun, açık büfe gibi önüne seriyoruz yaptığımız müzik türlerini. Ne tür müzik istediklerini soruyoruz. Mesela bu ayın 22'sinde Alzheimer hastaları yararına düzenlenecek konserde birinci bölüm pop, 2. bölüm de dünya dillerinden oluşan farklı şarkılar olacak.

Dernek diyor ki mesela, birinci bölüm Türk Sanat Müziği istiyorum, ikinci bölüm Roman Müziği istiyorum. Tamamen o müzik konseptini derneğe bırakıyoruz. Çünkü onların davet edeceği seyirci profili çok önemli.

'Nilüfer Kadın Korosu'nun sponsorları var mı?

Şimdiye kadar her türlü ihtiyacımızı kendimiz karşıladık. Türkiye'deki konserler, yurtdışında olanlar. Davet üzerine Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya¸ Hollanda ve İtalya'da konser verdik Oralara da kendi imkânlarımızla gittik. Yemesi, yatması, kalkması tüm masrafları her şeyiyle kendimize aitti. Yeni dernek olduk. Bundan sonra yapılacak olan bağışlarla konserlerimizi daha rahat düzenleyebileceğiz diye düşünüyorum.

Koro çalışmalarınızı nerede yapıyorsunuz?

Nilüfer Belediyesi bize çalışma yeri veriyor. Konak Kültür Evi'nin üstünde bir baraka var orada çalışıyoruz. Bütün korolar, belediyenin koroları da dahil orada çalışılıyor.

Koronuzun kuralları var mı? Kendi içinizde işlerinizi nasıl planlıyor ve yönlendiriyorsunuz?

Her arkadaşımın bir görevi var koroda. Çok ufak da olsa bir görevi var çünkü o zaman kendini daha çok işin içerisinde hissediyor, taşın altına elini sokuyor. Kocaman bir aile gibiyiz zaten. Bu koroda benim tahammül edemediğim tek şey dedikodu. Biz de dedikodu kesinlikle yoktur. Herkes bilir benim şöyle bir tavrım var; Eğer biri diğerinin hakkında konuşuyorsa onu telefonla arayarak hizmetleri için kendisine teşekkür ediyor ve korodan ayrılmasını rica ediyorum. Kesin ve tartışmasızdır bu konu.

Aslında 175 kişilik bir aileden bahsediyoruz değil mi?

Korist arkadaşların eşleri arasında da dostluklar kuruldu, aile olarak görüşmeler başladı. Beraber tatillere gidiyoruz. Yani ilişkimiz sadece korodan ibaret değil.  Birlikte kahvaltılar da yapıyoruz, doğum günleri de kutluyoruz. Herkes yaptığı işten müthiş keyif alıyor. Akşam grubuna gelen bankacı arkadaşlar var, yemek yememişler çünkü çalışmaya ancak yetişiyorlar. Ama hiç rahatsız olmadıklarını söylüyorlar. Zaten keyif alınmadan yapılacak bir iş değil bu. Hem çok yeni arkadaşlıklar, dostluklar oluşuyor bu sayede.

En azından Bursa için, Bursa'da kadınlar adına, sosyal  projeler adına çok anlamlı bir iş yapıyorsunuz. Kaldı ki standardın çok dışındasınız. Bu da yaptığınız işi daha keyifli ve sürekli takipçisi olunacak kıvama getiriyor öyle değil mi?

Evet. Fanlarımız oluştu artık. Bunu sebebi standardın dışına çıkıyor olmamızla ilgili diye düşünüyorum.  Mesela, Mehmetçikle ilgili verdiğimiz konserde bütün arkadaşlarımız asker elbisesi diktirdi, kamuflaj elbisesi giydi. Anneler Günüydü ve askerlerin annelerinin yanlarına gidemediklerini düşündük. Bir ilham geldi ve bir marş besteledim. O kıyafetlerle marşı söyledik, klip çektik. Çok da ses getirdi. Çoğu izleyicimiz teşekkür etti.

Bu koro beş yıl sonra nerede olacak, ileriki hedefleriniz neler? Şunu da yapmalıyız diyeceğiniz bir şey var mı?

Şöyle söyleyeyim: şimdiye kadar kendi imkânlarımızla pek çok projeyi başarıyla tamamladık. Bundan sonra da çalışmalarımız devam edecek. Basın bize Gönüllü Türk Elçileri diyor. Gönüllüyüz de gerçekten. Ama bize destek de olunması lazım. İstiyoruz ki tüm dünya ülkelerine Türk Kadınını, Türk Müziğini tanıtalım. Düşünün, İtalya'da, Hollanda'da Türk kültürü olan bir kına gecesini tanıtmak ne hoş olurdu. Hani dünya görsün istiyorum ben Türk kadının neler yaptığını.

Çok güzel projelerimiz var.  Sosyal amaçlı konserlerimiz devam edecek ama güzel bir projemiz var, inşallah gerçekleştireceğiz. Bursa'nın on yedi ilçesinde de konser vermek, Türkiye'nin yedi bölgesinden Türküler seslendirmek istiyoruz. Bir de sloganımız var. 'Yedi Bölgeyi Tanısın On Yedi İlçe, Kültür Zenginliğiyle Adım Adım Türkiye.'

Dernek olduk artık güzel projeler yapacağız inşallah. Allah sağlık sıhhat versin. Nereye kadar mı? Ömrüm nereye kadar götürürse, sağlığım nereye kadar götürürse diyorum.

Başarılı çalışmalarınızın devam etmesi temennisiyle size çok teşekkür ediyoruz.