Şehre mutluluk lazım

Asuman Kurt Öge 09 Aralık 2018 Pazar, 06:12

Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki namı yeşil, dağı ünlü, kendisi tarih kokan, ülkemizin en büyük şehirleri arasında olan bir dönemin de baş şehri...

Bursa...

Dünyaca ünlü araştırma sitesi Numbeo bu seneki 'dünyanın en yaşanılabilir 100 şehri'ni açıkladığında Bursa 21. sırada, Türkiye'den tek şehir olarak yerini aldı.

Bu haber -yanılmıyorsam nisan ayında olmalı- pek çok gazeteden ve haber sitesinden de duyuruldu.

Senelerdir aldığı göçlerle şehrin yaklaşık nüfusu 3 milyon...

Düşünsenize, 3 milyon insan Türkiye'deki tek yaşanılabilir şehirde ikamet ediyor!

Kesinlikle mutluluk sebebi olmalı... (Çünkü yaşanılabilir seçilen şehirlerin kendine has pozitif tarafları var.)

Ama değil!

***

Çıkın dışarı, dolaşın sokaklarda, binin metroya, otobüse, şehir içindeki tramvayla kısa bir seyahat edin ve tüm bunları, çevrenizdeki insanların yüzlerine bakmak için yapın.

Ben yaptım.

Çoğu asık suratlı, kasvetli, mutsuz görünüşlü insanlarla dolu; caddeler, toplu taşımalar.

Arkadaşlarınızla, tanıdıklarınızla sohbet edin.

Mutluluk seviyelerini tespit etmeye çalışın.

Onu da yaptım.

Çoğu; geçim sıkıntısı dışında, şehrin yoruculuğundan, kasvetinden, trafiğinden, hava kirliliğinden ve sonuç olarak mutsuzluğundan bahsetti.

Ama her şehrin olduğu gibi bu şehrin insanı da mutlu olmalı...

Mesele sadece bilmem ne araştırmasında yaşanılabilir seçilmekte değil!

***  

Geçen hafta Eskişehir'deydim.

30 yıl önceki halini bilirim o şehrin.

Sonrasında ara sıra gitmiş olsam da gezemediğim bir şehirdi.

Bu sefer Porsuk çayının etrafında dolaştım. Hiç kokmuyor, çevre düzenlemesi müthiş. Bazılarını çok manidar bulduğum çeşitli heykeller çayın etrafına sıralanmış.

İki yanlı kafeler bir disiplin içinde, göze hoş görünüyor. Çayda kano ya da belediyeye ait tekne ile gezinen yüzünde huzuru fark ettiğim insanlar var. Porsuk etrafında yürüyen mutlu, kenarında bir kafede oturan mutlu...

Odunpazarı ilçesine gelince; resmen eskiyi yeni yapmışlar.

Onlarca Osmanlı evi ve konakları bölgesel restorasyon geçirmiş. Buralara müzeler, sanat galerileri ve atölyeleri açılmış. Bir günü Odunpazarı bölgesinde geçirseniz de yetmeyecek turistik bir alan.

Yüzlerce insan hafta sonları gezisinde yer veriyor o bölgeye. Gelen mutlu, oranın esnafı mutlu...

Yüzler gülüyor...

Şehir içinde özellikle akşam saatlerinde elbette trafik var ama bazı yolların tek yöne çevrilmiş olmasının bir rahatlık getirdiği şüphesiz.

***

Bursa özellikleri bakımından çok üstün bir şehir olmasına rağmen yapılan restorasyonların tekil de kalması, şehir içinde belli bir disiplinde turistik bölgelerin oluşturulamaması ve geçmişten gelen hataların bugünkü trafik keşmekeşini yaratması, mantar gibi çoğalan alışveriş merkezleri, kontrolsüz büyüme belki de insanların mutsuzluğunu tetikleyen etkenler olarak karşımıza çıkıyor.

Ya da şehrin yerel yöneticilerinin açıklamaları da dahil olmak üzere kültüre, sanata pek yer vermemesi...

Mesela Yeşil semtine giden insanların Bursa'ya has lezzetlere tanık olacağı, çini, koza atölyelerini ziyaret edeceği, atölyelerde canlı izlenimlerde bulunacağı, hatta eskiden var olan ve yanılmıyorsam 1994'de kaldırılan Ressamlar Sokağı'nın yeniden canlandırılması şehrin insanları için de mutluluk sebebi olurdu.

Ya da Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın geçenlerde açıkladığı 'Bursa Şehir Tasavvuru'ndaki " Şehrimizi, kültür ve sanat üreten kimlikli bir şehir haline getireceğiz" cümlesinin gerçeğe dönüştüğü bir şehrin, insanların pozitif duygularını harekete geçireceğinden eminim.

Emin olun bu şehrin daha çok mutluluğa ihtiyacı var...