12 aylık takvim ve Hırvatistan örneği

Bay Diplomat 05 Haziran 2017 Pazartesi, 10:47

Avrupa Birliği'nin, Türkiye Cumhuriyeti yönetimine verdiği 12 aylık çalışma takvimi, aralarındaki tüm ilişkileri kapsıyor.

Adamlar haklı.

Kolumuzu kaptırmışız.

Ne söyleseler yapacağız.

Takvim hakkındaki ilk toplantı, 13 Haziran'da siyasi direktörler katılımı ile yapılacak ve yol haritası belirlenecek. Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin yapması gerekenler saptanacak.

Bilindiği gibi Türkiye'nin AB Katılım Müzakereleri, Müzakere Çerçeve Belgesi kapsamında 35 fasıl üzerinden yürütülmekte ve toplumsal yaşamın hemen her alanını kapsamaktadır.

Bu fasılların işleyişi ise şöyle olmaktadır.

Müzakere sürecinde fasıllar, aday ülkelerin AB Konseyi tarafından belirlenen açılış kriterlerini yerine getirme durumuna göre açılır ve yine her fasıl için Konsey tarafından belirlenen kriterleri yerine getirme durumlarına göre de geçici olarak kapatılır. Yalnız bir üyenin bile olumsuz görüş beyan etmesi fasılların açılmasını veya kapanmasını engelleyebilmektedir.

Müzakerelerin ilk aşamasını tarama toplantıları oluşturmaktadır. İlk tarama toplantısı 20 Ekim 2005'de "Bilim ve Araştırma" faslı için, son tarama toplantısı da 13 Ekim 2006'da "Yargı ve Temel Haklar" faslı için yapılmıştır. (*)

Türkiye, 2005'te başlayan müzakere sürecinde 35 başlıktan sadece 16 tanesini açabildi ve bunlardan sadece bir tanesini kapatabildi.

14 fasıl AB Konseyi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin siyasi nitelikli engellemeleri (GKRY'ce bloke edilen fasıllar İşçilerin Serbest Dolaşımı, Enerji, Yargı ve Temel Haklar, Adalet, Özgürlük ve Güvenlik, Eğitim ve Kültür, Dış Güvenlik ve Savunma Politikası) nedeniyle bloke edilmiş durumdadır.11 Aralık 2006 tarihli AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi'nde alınan karar uyarınca Ek Protokol'ün uygulanması 8 fasıl için açılış kriteri, diğer tüm fasıllar için ise kapanış kriteri olarak belirlenmiştir. Bu nedenle 'Bilim ve Araştırma' faslından sonra müzakerelere açılan hiçbir fasıl, geçici olarak dahi kapatılamamıştır.

Son Brüksel görüşmesi sonucunda Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani, Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyeliği için çaba göstermeyi taahhüt ettiğini açıklamıştır.

O toplantıdan kamuoyuna yansıyan bilgilere göre ilk ayak diretmeler başlamış bile.

Brüksel, vize serbestisi sürecinin gerçekleşmesi, Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklikler yapılmasını talep ettiği Türkiye ile ilgili, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bilhassa ifade ve basın özgürlüğü, temel haklar ve hürriyetler konularındaki endişelerini dile getirdi. Brüksel ayrıca, Türkiye ile AB üyelik sürecinde yeni fasılların açılmasının yanı sıra Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinin bir an önce başlamasını, geçen yıl göçmen anlaşması kapsamında gündeme gelen Türk vatandaşlarına vize serbestisi sürecinin hayata geçirilmesini ve göçmenlere yönelik vaat edilen mali yardımların yapılmasını istiyor.

Türkiye Cumhuriyeti yönetimi Brüksel'den 12 aylık takvimi aldıktan sonra, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı ve Rum lider Nikos Anastasiadis'i telefonla arayarak New York'a davet etmesi akıllara, AB'nin 28. üyesi olan Hırvatistan'ın AB'ye katılım sürecindeki en büyük engelin nasıl aşıldığını getirmektedir.

2008 yılına kadar pürüzsüz bir şekilde ilerleyen müzakere süreci, yıllardır Slovenya-Hırvatistan arasında süren sınır anlaşmazlığı sebebiyle sekteye uğramıştır. Adriyatik Denizi'nin kuzeyinde Piran Koyu bölgesinin karadan ve denizden paylaşımına ilişkin sorun sebebiyle Aralık 2008'de gerçekleştirilen AB Zirvesi'nde ağırlığını koyan Slovenya, Hırvatistan ile müzakereye açılması beklenen 10 yeni başlıktan 9'unu bloke etmiş, 5 başlık yerine sadece 3 tanesinin geçici olarak kapatılmasına izin vermiştir. (**)

Türkiye Cumhuriyeti µşu anda, Avrupa Birliği'ne girme sevdasını bir kez daha gündeme getirmiştir.

Ancak AB, Hırvatistan örneğini BM ile birlikte gündeme getirerek Türkiye Cumhuriyeti'nin bünyesine katılmasına yeşil ışık yakabilir.

O zaman, Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin önüne getirilen hesabın ödeme şekli nasıl olacak?

(*) http://www.ab.gov.tr/65.html

(**) Mutuş, C. (2010b). Hırvatistan'ın AB Üyeliğinde Mutlu Son: Türkiye İçin Dersler. M. Kutlay (Ed.), Analist: AB Dönem Başkanlıklarının Kıskacında Türkiye - AB İlişkileri. (pp. 38-40). Ankara: USAK Yayınları