Ayranımız yok mu?..

Bay Diplomat 06 Kasım 2017 Pazartesi, 06:44

9 VATAN EVLADI KALLEŞÇE KATLEDİLDİ

  • Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın 36 danışmanı var.
  • Et fiyatlarının düşürülmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Sırbistan'dan et ithal edecek.
  • Yerli otomobili üretecek 5 babayiğit kamuoyuna tanıtıldı.
  • Trump'ın danışmanları kimin tarafında?
  • Çin'in elektrikli uçağı ilk uçuşunu yaptı.
  • Rusya Astana sürecine PYD'yi davet etti.
  • Rusya, Türkiye Cumhuriyeti'nden domates alımına başlıyor.
  • Rusya, Türkiye'den gelen 23 ton tavuk etine el koydu.

Klavye başına oturduğumda ekranda yer alan son 7 günün önemli haber spotları.

En önemlisi 9 VATAN EVLADININ KALLEŞÇE KATLEDİLMESİ.

9 ASLAN PARÇASI,

9 YİĞİT.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için canlarını feda eden, geleceğe yönelik mutlu düşlerini gerçekleştiremeyen yiğitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve Türk Milleti'ne baş sağlığı diliyorum.

Diliyorum da!..

Terörü bitireceğiz!

Hainler, inlerinde yok edilecek!

Türünden RİCAL-İ DEVLET'ten gelen söylemler de aklımdan çıkmıyor!

Her yeni hükümet onayından sonra sayın hükümet üyelerinin, konularıyla ilgili olarak ilk açıklamalarını görsel ve yazılı medya aracılığında kamuoyu ile paylaşmaları usuldendir.

Kolay mı, konu komşu, eş, dost, onları renkli camdan izleyecekler ve akabinde takdirlerini sunacaklar.

Hepsi de gündemlerindeki konular için öyle çözüm önerileri getirirler ki!..

Hepsi ülkenin sorunlarının çözümü için birer sihirli lambaya sahipler!

Görevlerinden ayrıldıktan sonra atanan yeni üye de aynı şeyleri söyler!

Kimse de demez ki "Biz bu filmi önceden de izlemiştik!"

Her işin kolayı var

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 2016 yılı verilerine göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin toplam hayvan sayısı (Küçükbaş + Büyükbaş)5 9.390.000, et üretimi ise 1.173.042 ton(*)

Yıllık 1 milyon 300 bin ton et tüketimi olan Türkiye Cumhuriyeti'nde günde 3 bin 700 ton et tüketiliyor.

(Amerika'da  yılda kişi başı, 120-170 kilo arası, Avrupa'da 70-80 kilo arası, Türkiye'de 14-15 kilo civarında et tüketiliyor!)

Bu verilere göre 200 bin ton ete ihtiyacımız var.

Bu ihtiyaç nasıl karşılanacak?

Isınma sorunu yaşayan vatandaşın seslenişini andırır şekilde seslenilir.

İTHALAT!

Yaparsın ithalatı.

Hem alan hem de satan memnun olur.

Böylece aradaki fark anında kapatılır.

Borcun borç ile kapatılmasından farkı var mı bu çözüm yolunun?

Hayvancılık ile geçimini sürdüren vatandaşın durumu kimin umurunda!

Zor durumda kalırsan, alırsın eline mikrofonu "Vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz. Her türlü desteği vereceğiz." türünden günü kurtarırcasına söylemini yaparsın.

Vatandaş her zamanki gibi "Kocaman hökümet adamı. Yalan mı söyleyecek. Onlar da böyle olmasını istemiyorlar. Baksana hökümetin yüzüne. Dokunsan ağlayacak. Onlar, bizi bizden daha fazla düşünüyorlar" der, sarma sigarasından bir nefes daha çeker.

Türkiye Cumhuriyeti'nde et ithalatını belirleyen kurum Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.

"Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü 29.4.2010 tarih ve 016583 sayılı yazısı ile Arjantin (Corrientes ve Misiones bölgeleri hariç), İzlanda, Norveç, Şili, Uruguay, Yeni Zelanda, Avustralya, ABD (Teksas, Alabama ve Washington eyaletleri hariç), Brezilya (Parana bölgesi hariç), Estonya, Litvanya, Letonya, Macaristan ve Sırbistan'dan (sadece Sancak bölgesinden) ithalata izin veriyor."

Uruguay'dan, Arjantin'den gelen angusları nerede ise tören ile karşılayacaktık!

Turizm sezonunun açılışında ülkemize gelen ilk turist kafilesini karşılamamız gibi!..

(Gemiden inmeye hazırlanan turistler, karşılarında kılıç kalkan ekibinin gösterisini görünce kamaralarına dönmüşlerdi!)

Şimdi de Sırbistan'dan et ithalatına başladık.

Daha doğrusu et ithalatının miktarını artırdık. Önceden de eti oradan ithal ediyorduk. Ancak miktar bugünkü kadar büyük değil idi.

Esasında, Sırbistan'dan et ithalatının duygusal yönü var.

Sırbistan Sancak Bölgesi'ndeki Boşnaklar çok yoksul. Sırbistan gizli bir ambargo uyguluyor. Almanya ve Türkiye'deki akrabalarının desteği ile yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Manzara hiç de iç açıcı değil.

Bu görünüm karşısında, Türkiye Cumhuriyeti yoksul Sırbistan Sancak bölgesindeki Boşnaklara sıcak elini uzatıyor ve onlara destek olmak amacıyla hayvanlarını almaya karar veriyor.

Türkiye et üretimini yüksek maliyetle gerçekleştirmekte bu nedenle küresel rekabet şansı bulamamaktadır. Türkiye kırmızı et ve canlı hayvan ithal eden ülkeler arasında mümtaz yerini korumaktadır.

Bunun nedeni tek kelime ile yanlış uygulanmasına rağmen uygulanmakta ısrar edilen tarım politikasıdır!

Öyle ki, hayvanların rahatlıkla bırakılacağı meraları yok etmişiz.

Meralarımız,1950'li yılların başında NATO'ya girmemiz karşılığında verilen traktör ve zirai ilaç rüşveti sonunda vahşi biçimde sürülerek tarlaya dönüştürülmüş ve Orta Doğu'ya buğday üretmek amacıyla da ziraate açılmıştır.

Uzun yıllar boyu süren bu tahribat sonucunda Türkiye'deki mera arazisi miktarı üçte iki oranında azalmış, yıllar itibarıyla bir yandan yüz ölçümleri azalan, bir yandan da aşırı otlatma sonucu nitelikleri bozulan meralarımız günümüzde neredeyse kullanılamaz hale gelmişler.

Bugün de Büyükşehir Yasası ile köyler mahalleye dönüşünce köy ortak malı olan meralar da imara açılarak arsa haline geldi.

Meraların imara açılması olayı, Batılı egemen güçlerin (ABD, AB, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü) Türkiye'nin aleyhine tezgâhladıkları senaryonun son aşamasıdır.

Ve hâlâ, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi defalarca aynı oyunu izlemeye devam etmektedir!..

Eğitim politikası yanlış, düzeltilecek!

Dış politika yanlış, düzeltilecek!

Tarım politikamız yanlış, düzeltilecek"

Kalkınma planlarında yer alan Tarım ve Hayvancılık başlığında yer alan hedeflerin yüzde kaçı gerçekleşti?

Ama orada yazılanlar sadece göz boyamaktan başka bir şey değil!..

 

Eller gider Mersin'e biz gideriz tersine!

En sonunda yerli otomobilimiz olacak.

5 babayiğit yerli otomobil için ellerini taşın altına koydular.

Allah onlardan razı olsun.

2021'de kara yollarımızda seyredecek yerli otomobilimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğal olarak gururu olacak!

Ama şu Çinliler yok mu!

Bu sevincimizi tam yaşayamadan ulaşım sektörü masasına gökten pat diye iniverdiler.

Hem de 5 babayiğidin "BİZ BU İŞTE VARIZ" dedikleri anda dünya haber ajansları aracılığı ile duyurdukları habere göre;

"Çin'in ilk elektrikli uçağı RX1E'nin geliştirilmiş versiyonu RX1E-A, ilk uçuşunu yaptı. Bir pilot ve bir yolcu kapasitesine sahip geliştirilmiş versiyon RX1E-A,yapılan geliştirmeler sayesinde Avrupa ve ABD pazarına girmesi beklenen ülkenin ilk elektrikli uçağı, pilot eğitimi, yolcu taşıma, fotoğrafçılık ve turizm amaçlı kullanılabilecek."

2021'de ulusal otomobilimizi kullanırken, "Hanım, MP3 tak. Çay elinden öteye" türküsünü söyleyelim deme zevkini tadamayacak mıyız?

İnanın bu Çinliler de çok oluyor!

5 babayiğitin imzaları sonucunda yerli otomobil için 2016 yılı başında İsveç markası Saab'dan 40 milyon avro'ya satın alınan platform, resmen çöp oldu.

Böyle bir hareketi, yani kamu imkânları ile proje yapacağını söyleyerek kamudan gerekli parasal desteğini alan kamu görevlisi olsa inanın hakkında "kamuyu zarara uğratmaktan" soruşturma açılırdı!

Ama yapan, kamu görevlisi olmadığına göre!

Sahi; "İlk yerli uçakları üreten şehir Bursa olacak" bilgisi yazılı ve görsel medyada geniş şekilde yer almıştı!

Ne oldu?..

(*)http://www.tarim.gov.tr/sgb/Belgeler/SagMenuVeriler/HAYGEM.pdf, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24656