Başın sıkışınca dara, Türkiye Cumhuriyeti'ni ara!

Bay Diplomat 21 Mayıs 2018 Pazartesi, 03:00

            Nur içinde yatsın Sedat Öztürk, günlük yazılarının yer aldığı köşesine "Başın girerse dara, Sedat Öztürk'ü ara" başlığını vermiş idi.

            Vatandaş odaklı hizmetin yazılı basın versiyonu idi Öztürk'ün köşesi.

            Sedat Öztürk'ü yazımızda anmamızın amacı, kimi ülkelerin uluslararası platformdaki sorunlarının çözümü için Türkiye Cumhuriyeti'nden (vatandaşın Sedat'ı arayarak yardım istemesi gibi) yardım istemelerine Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin çözüm ortağı olmasıdır.

            Sanki içeride aslan kesilen, esip gürleyen Türkiye Cumhuriyeti yönetimi dışarıda uysal kedi görünümünü alıyor.

            1967 yılında, yönetimin askeri cunta tarafından ele geçirilmesi ile NATO'dan çıkan Yunanistan'ın, 1974 yılında demokrasiye geçmesinden sonra NATO'ya dönüş isteği Türkiye Cumhuriyeti'nin vetosuna takılır.

            1980 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nde demokrasiyi rafa kaldıran askeri yönetim, darbeci beş generalimizin imzası ile vetoyu kaldırarak Yunanistan'ın yeniden NATO üyesi olmasının önünü açar.

            2010 yılında bu kez, OECD sahnesindedir Türkiye Cumhuriyeti yönetimi.

            İkinci Dünya Savaşı sonrası yıkıntılar içindeki Avrupa'nın Marshall Planı çerçevesinde yeniden yapılandırılması amacıyla 1948 yılında kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (OECD) doğrudan mirasçısı olan ve dünyanın önde gelen 31 ekonomisinin yer aldığı örgüte (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü - Organisation for Economic Co-operation and Development)1993 yılında katılım başvurusunda  bulunan İsrail'e, Filistinlilerin "veto edin" mektubuna rağmen jest Türkiye Cumhuriyeti yönetiminden geldi.

            O mektup ki aralarında Türkiye'nin de bulunduğu tüm OECD ülkelerine gönderilerek "İsrail'in Filistin topraklarını işgal ettiği, bu işgal sürecince de "tüm OECD değerlerine aykırı hareket ederek 2008 Aralık-2009 Ocak döneminde tüm Gazze'yi yıkan İsrail saldırısının ardından bir de ambargo uygulayarak, buradaki sivillerin yaşamlarını devam ettirmek için bölgeyi yeniden inşa etmelerine bile izin vermediği, bu nedenle İsrail'in OECD üyeliğinin reddedilmesi" vurgulanıyordu.

            Türkiye Cumhuriyeti yönetimi 2004'te koyduğu vetoyu kaldırdı.

            Türkiye ile İsrail arasında son 1,5 yıldır gergin yürüyen ilişkiler, bu jest(!) karşılığında yumuşamasına neden olan Yahudi Devleti'nin OECD'ye üye ülke olarak kabul edilmesi Türkiye iç politikasında da yankısını anında gösterdi.

            "Bütün İslam dünyasının hemen hemen bütün partilerinin ortak meselesi olan İsrail saldırganlığının durdurulması ve Filistin meselesine sahip çıkmak konusunda Türkiye'nin tarihi bir vebal altına girdiği, hükümet de bu kararla asla bedelini ödeyemeyeceği, millet karşısında, tarih karşısında ve Allah indinde asla hesabını veremeyeceği büyük bir sorumluluğa imza atmıştır. [1]

            Türkiye Cumhuriyeti yönetimi, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) 53'üncü Genel Kurul Toplantısı'nda Suriye'nin öncülük yaptığı ve Arap Birliği üyesi ülkeler adına sunduğu, "İsrail'in Nükleer Yetenekleri" başlıklı karar tasarısının görüşmelerinde Türk heyeti salonu terk ederek tasarı üzerinde görüş bildirmedi. Oylamada da çekimser oy kullandı[2]

            Siyonist hareketinin dünyadaki bayraktarlığını arkasındaki Birleşik Devletleri'nden aldığı güç ile yapan İsrail yönetimi, bu kez İslam dünyasının kutsal ayı olan ramazan ayının arifesinde Filistin topraklarına saldırarak 61 Filistinliyi şehit etti.

            Yahudi yönetiminin bu menfur saldırısı öncelikle Türkiye Cumhuriyeti yönetimince sesli ve eylemli olarak kınandı.

            Ardından, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İsrail'in Filistinli sivillere "orantısız" ve "gelişigüzel" güç kullanmasını kınayan ve Gazze sınırındaki olayların araştırılması için Konsey tarafından bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını öngören tasarıyı kabul etti. [3].

            18 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul'da 40 ülkenin katılımıyla yapılan İslam İş birliği Teşkilatı Yedinci Olağanüstü İslam Zirvesi Konferansı sonrası açıklanan 30 maddeden oluşan sonuç bildirgesinde, uluslararası barış gücü gönderme yolu da dâhil olmak üzere, Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması çağrısında bulunuldu. [4]

            Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın kapanış konuşmasındaki sözleriİslam dünyasının tek vücut olmasının gerekliliğini vurgulamıştır.

            "Filistin sahipsiz değildir, Kudüs sahipsiz değildir, Gazze sahipsiz değildir.

            Acıda, kederde, iyi ve kötü günlerde Filistin halkının hep yanında olacağımızın bir kez daha altını çiziyorum.

            İslam ümmeti tek ses olmadığı sürece dünyanın her köşesinde Müslümanlara zulmedilmeye devam edilecektir."

            Ümidimiz, bu sözlerin ardından Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin önüne o sözleri unutturacak uluslararası platformlarda yeni bir çözüm, yardım isteği gelmemesidir.

            Nedendir bilinmez, uluslararası arenadan gelen yardım istekleri karşısında dün söylediklerimizi unutuyoruz!

            Kıbrıs, Suriye, Ermenistan'dan da "sorunlarımıza destek verin" türünden istek gelirse!..

            Dış politikanın temel kuralı, dik durmaktır.

            Aksi halde, Nazım Hikmet'in "Akrep Gibisin" şiirindeki dizeyi birileri anımsatır.

            'demeye de dilim varmıyor ama!..'

------------------------------------------------------

[1]Saadet Partisi Genel Başkanı Numan kurtulmuş,Şanlıurfa Atatürk Spor Salonu'ndaki partisinin il başkanlığı kongresindeki konuşma, 8 Mayıs 2010

http://www.haber7.com/siyaset/haber/527395-kurtulmustan-erdogana-samimiyet-testi

[2] 2009 yılında yapılan UAEK Genel Kuruluna sunularak İsrail'in nükleer kapasitesiyle ilgili kaygıların dile getirildiği önerge 16 çekimser ve 45'e karşı 49 oyla kabul edildi. Aynı tasarı 1991 yılında 13 çekimser oy, 31'e karşı 39 oyla reddedilmişti.

[3] Türkiye'nin de gözlemci sıfatıyla desteklediği tasarı, ABD ve İsrail'in yoğun itirazlarına rağmen 29 lehte, 2 aleyhte ve 14 çekimser oyla kabul edildi..

[4]Filistin Devleti'nde Meydana Gelen Vahim Hadiselere Mukabele Amacıyla Tertiplenen Yedinci Olağanüstü İslam Zirve Konferansı Nihai Bildirisine erişim için

http://www.mfa.gov.tr/olaganustu-iit-zirvesi-nihai-bildirisi.tr.mfa