Bursa için kim kimi kandırıyor?

Bay Diplomat 06 Şubat 2017 Pazartesi, 06:21

 

Vox Populi, Vox Dei

(Halkın Sesi, Hakkın Sesi)

Latin Özdeyişi

Guides by Lonely Planet, gezginler için bir hayli kullanışlı bir rehber olan lonelyplanet.com'un mobil uygulamasını başlattı. Uygulama içerisinde nerede ne yenir, nerelere gidilir, nerede kalınır gibi sorulara rehber niteliğinde cevaplar var. Uygulama şimdilik sadece İstanbul'un da olduğu 100 şehri kapsıyor.

Aslında rehber kitaplar dizisi sunan bir yayınevi olan Lonely Planet'in web sitesinde destinasyonlar,gezginlerin tatil deneyimleri, ülkelere göre alınması gereken güvenlik önlemleri gibi bir dolu bilgi de var.

Turist rehberi olmadan şehirlerin adım adım gezilmesine yardımcı olan ve yazılı rehber olarak da tanınan Lonely Planet, 1972 yılında Tony ve Maureen Wheeler adlı evli çift tarafından kurulan, gezi yayıncılığında dünyanın en büyükleri arasında yer alan kuruluştur. İngilizce yayın yapan bu kuruluşun benzeri Fransa'da Guide Bleu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Her iki kuruluşun ortak amacı, okurlarına güzel bir tatil imkânı sunabilmek.

 

Ülke gündemi her saniye yeni bir konu ile dolup taşarken, vatandaşın ilgisi görsel yayın kuruluşlarının bu yıl yapılacak programlarında kim şampiyon olacak, Ahmet amca paravanın arkasındaki Emine teyze ile yeni bir izdivaç yapabilecek mi vb. güncel(!) konular ile yakından (!) ilgilenirken, ne ilgisi var soğuk kış mevsiminin ortasında tatil/geziden söz etmek.

Geçen günlerde, yazılı ve internet basınında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca 2007-2023 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılan Termal Turizm Planı'nda Bursa'nın yer almamasının sorgulanmasaydı. Sizlere herkesin burnundan soluduğu bu günlerde turizm/tatil/gezi konuları ile konuk olmak istemiyordum.

Ancak konu o denli ilginç ki!..

'Termal Cenneti Kent' olarak övündüğümüz, geçmişin 'Yeşil' günümüzün 'Beton Bursası', meğer Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın master planı için hazırlanırken olması gereken kriterleri taşımıyormuş.

 

 

Birincisi illerin belirlenmesi kriteri;

  • İllerin belirlenmesinde coğrafi olarak bir bütünlük oluşturan termal kaynaklarının bulunması, termal turizm ile bütünleşebilecek ulusal ve uluslararası öneme sahip kültür ve doğa değerlerini içermesi, ortak ulaşım imkanlarının olması, uygun iklim koşulları ile birlikte destinasyon oluşturabilecek yakınlıkta olması.

Diğeri de belirlenen illerde olmazsa olmaz kriterler. Bu kriterler ise ilde jeotermal potansiyelin yeterli olması, yerleşime uygun alan bulunması, doğal bitki örtüsünün uygun olması ve daha birçok kriter.

Demek ki, Osmanlı'nın ilk başkenti olarak gururlanmamızın yanı sıra bunca zaman Bursa'yı 'kaplıca şehri' olarak tanımlamamız, 'termal şehrine hoş geldiniz' diye devlet erkanı ve yabancı misyon konuklarımızı ağırlamamız, 'Tabakhaneler Bölgesi'nin termal turizm merkezi olarak Bursa'ya kazandırılması yönündeki çalışmalar boşuna imiş!

Bursa ne, termal turizm ne?

O kriterlere göre, kaplıcada kullandığımız su, termal suyu değil şehir suyu imiş!

Kendi kendimizi kandırmışız...

 

Termal Turizm Master Planı'nı bu kriterlerden yola çıkarak hazırlayanlara sormak gerekiyor, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü 2016/1 Numaralı Turizm Yatırımcılarına Kamu Taşınmazı Tahsis Şartnamesi'ni hazırlayanlar yabancı ülkenin uzmanları mı?

Çünkü;

Turizm Yatırımcılarına Kamu Taşınmazı Tahsis Şartnamesi'nin 132-139 sayfalarında Bursa Mustafakemalpaşa Tümbüldek, 'Termal Turizm Merkezi' olarak ilan edilmiş, yatırımcılara 49 yıl süreli tahsis edilen alanda toplam 2860 yatak kapasiteli 7 konaklama tesisi ve 18'er delikli 2 golf tesisi yapılması öngörülmüş.

Peki 2005 yılında BEBKA'nın hazırladığı 155 sayfalık Bursa Sağlık Turizmi Master ve Eylem Planı ne oldu?

Bursa'nın, Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği ​(European Historic Thermal Towns Association - EHTTA) üyesi olduğundan T.C.  Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bilgisi yok mu?

Bu soruların yanında 2015 yılında Bursa'daki EHTTA toplantısının kapanış konuşmasını yapan dönemin Sağlık Bakanı, günümüz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Müezzinoğlu'nun kendisine yöneltilen "Bursa'nın Termal Turizm Master Planı"nda yer almaması sorusuna verdiği "Teknik bir hataydı. Bursa'nın olmadığı bir termal turizm düşünülemez. Hata telafi edildi, Bursa o listeye eklendi" yanıtına karşın...

T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan, "Termal Turizm Master Planı"nda(*) ne yazık ki hala Bursa YOK.

O halde Sayın Bakan günü kurtarmak için mi o yanıtı vermiş.

Zaten, plan değişikliğinin yapılması öyle 2 dakikalık bir olay değildir.

Nerede ise Levent Yüksel'in ezgisini söyleyeceğiz.

"Geç Bunları Anam Babam."

Peki, ilin yöneticisinin konuya yönelik açıklaması?

Bursa'nın, termal turizmde sadece Oylat'tan ibaret olmadığı yönünde kendisinin birileri tarafından bilgilendirilmesi gerekiyor. (**)

Bakanlığın ildeki temsilcisi, Bursa dışında mı yaşıyor?

Bunlar şunu gösteriyor.

EHTTA'ya üyelik, Sağlık Turizmi Planı vb. çalışmalar kapalı devre yayını için yapılmış. Merkezi hükümetin ilgili makamları/birimleri bilgilendirilmemiş.

Kısacası, kendimiz çalıp kendimiz oynamışız.

 

Ama?

Sadece Bursa halkı değil, söylemleriyle günü kurtarma amacını taşıyanlar ile karşılaşan!

780 bin kilometrekare toprak üzerinde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da aynı durumdalar.

Birisi il, diğeri ülke modunda.

Baksanıza, yabancı dil bilen personel sayısının 317 kişi olduğu T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda bu sayı toplam personel sayısının %2,14 ünü oluşturmaktadır.

Halbuki, 37 Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ile 10 Kültür ve Tanıtma Ataşeliği olmak üzere 40 ülkede toplam 47 büroda (***) görevleri Türkiye Cumhuriyeti'nin turizm ve kültürel tanıtım ve iş birliği konularında yurt dışında tanıtıcı faaliyetlerinde bulunmak olan zevat acaba ülkeye turist gönderme çabasının yerine "komşunu da al gel" çağrısını mı bekliyordu.

Türkiye Cumhuriyeti, dış politika uygulamalarının yanı sıra ülkenin kültürel ve turizm açısından yurt dışında tanıtıcı faaliyetlerden de sınıfta kalmıştır.

Her ne kadar, Türkiye Cumhuriyeti, diğer ülkelerce vatandaşları için riskli ülke olarak görünse de olumsuz görüntüyü olumlu görüntüye dönüştürmek, toplam 47 büroda görev yapan çoğu da diplomatik kimliğe sahip olan ancak uygulamada sadece yurt dışında tatil yapan kişi olarak tanımlanan zevatın, acaba Lonely Planet'in mobil uygulamasından haberi var mıdır?

Mobil uygulamada en fazla şehir tanıtımının yapıldığı ülke 11 şehir ile Birleşik Devletler'dir. Bunu 4 şehir ile Almanya, İspanya, İtalya, Birleşik Krallık, 3 şehir ile Belçika, Çin, Hırvatistan, Kanada, Malezya izlemektedir. Güneş, tarih, doğa ülkesi olarak bilindiğini sandığımız güzelim Türkiye 1 şehir ile 100 şehir arasında Nepal, Myanmar gibi ülkelerle alt sıralarda yer almaktadır.

Hani diyorlar ya, 'Dünya Beş'ten büyüktür' diye.

Peki, turizmde de niye diyemiyoruz Türkiye turizmde dünya lideridir diye?

Yanıtı çok basit.

Tanıtımını yapamıyoruz.

Yurt dışında ülkemizi kültürel ve turizm açısından tanıtmakla görevlendirilen zevat bulundukları mevkileri yan gelip yatma yeri olarak özümsemişler de ondan!

Ülke ya da şehir tanıtımında en önemli faktör, tur operatörlerinin portföylerine ülke/şehir adını yazdıracak görev anlayışında cabbar, diyalogda ise centilmen olan kişilerin varlığıdır.

Ununuz, şekeriniz, yağınız bol olsa da ondan helva yapacak aşçıyı bulamazsanız sahip olduğunuz ürünler sizlere asla yarar sağlamaz!..

*********

Bayram değil seyran değil..!

 

Dün Birleşik Krallık'ın Başbakanı, bugün de Almanya Cumhuriyeti'nin Başbakanı.

Biri, Trump'a el salladıktan sonra yorgun argın gelen hanımefendi.

Diğeri de yılların kurt politikacısı. Türkiye Cumhuriyeti'nden kaçanlara kucak açan, onlara ülkesinde nerede ise makam aracı verecek kadar cesur(!), iş bilen hanımefendi.

Yoksa gelecekte, 'Acaba bu ülkenin hangi şehrinde bundan sonra günlerimizi geçirebiliriz?' hayalinin getirisi mi onları Türkiye Cumhuriyeti'ne yönlendiren.

Belki yarın da İsrail ya da İran'dan sürpriz konuklarımızı ağırlarız.

Belki de birdenbire Beşar Esad "لسلامعليكم "(****) diyerek ülkemiz topraklarına ayak basar mı?

 

 

Düne kadar dünya, Kuzey Kore Lideri gibi bir deli ile uğraşıyor idi.

Bugün ise Birleşik Devletler Başkanı ile birlikte iki deliyle.

 

Yine natamam bir tesis

 

16 yıldan beri uçuşlara kapalı olan Yunuseli Havaalanı yerel yönetimin uhdesinde uçuşlara açıldı.

Ancak henüz havaalanı sadece VFR(Visual Flight Rules) uçuşlarına ve genelde pervaneli uçakların iniş kalkışına uygun. (Küçük jet motorlu uçakların da yararlanacağı söyleniyor.)

Yakıt ikmali yapılmıyor.

Teknik bakım imkânı yok.

Tıpkı, Bursaspor Stadyumu'nun tamamlanmadan sporseverlerin hizmetine (!) sunulması gibi tamamlanmayan tesis. Öyle ki, Türkiye'deki havaalanları listesinde adı henüz yer almıyor. (*****)

Çünkü, tamamlanmayan bir tesis nasıl o listede yer alabilir?

Niye, Bursa'da tesisler her türlü hizmete sunulur hale getirildikten sonra hizmete girmez.

Yoksa, 'şov' dünyamız için tepeden bir yıldız mı parlıyor?

 

 

 

(*) http://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/TR,11481/termal-turizm-master-plani-2007-2023.html

(**)http://www.bursa.gov.tr/vali-kucuk-sugesami-hizmete-acti

(***) T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2015-2019 dönemi Stratejik Planı 

(****) Selâmünaleyküm

(*****) http://www.nkfu.com/turkiyedeki-havaalanlari