Gidersin, alırsın!

Bay Diplomat 05 Mart 2018 Pazartesi, 06:11

            Dünyada altmışlı yıllar çalkantılı, heyecanlı bir yıl olarak bilinir.

            O yıllarda;

            Sovyetler Birliği'ndeki balistik füze test merkezleri Sverdlovsk ve Plesetsk kentlerinin hava fotoğraflarını çekmek üzere Peşaver'den havalanan toplam 27 görev uçuşu yapmış olan sivil CIA pilotu Francis Gary Powers'in kullandığı U-2 casus uçağı Sverdlovsk yakınlarında Sovyetler'in yeni geliştirdiği SA-2 yüksek irtifa füzeleri ile düşürüldü.

            Afrika kıtasında 17 ülke bağımsızlıklarını ilan etti.

            Fidel Castro, Küba'daki tüm ABD mülklerine el koydu ve körfez krizi başladı.

            Güney Vietnam'da Ngo Dinh Diem yönetimi ele geçirmek üzere ülkesine döndü.

            John F. Kennedy ABD başkanlık seçimini kazandı.

            Cenevre'de ilk Doğu-Batı silahsızlanma konferansı toplandı.

            Kalp pili, lazer, hava uyduları geliştirildi.

            The Beatles grubu Hamburg'da ilk kez hayranları ile buluştu.

            Yahudi göçünün trajik koşullarının konu edildiği yönetmenliğini Otto Preminger'in yaptığı Exodus filmi vizyona girdi.

            60'lı yıllar John Huston, Jean-Luc Godard, Louis Malle, Alfred Hitchcock, Federico Fellini gibi ünlü yönetmenlerin yılı oldu.

            Maria Callas, Marlene Dietrich, Farah Diba yılın kadınları seçildi.

            Clark Gable ve Hans Albers öldü.

            60'lı yıllara damgasını vuran bu dünya olaylarının ötesinde önemli bir olay var ki duyurulduğu anda dünya kamuoyu şaşkınlığını gizleyemedi.

            Bu olayın ne olduğunu açıklamadan önce olaya yönelik kimi ipuçlarını okuyalım.

            Avrupalı Yahudilerin, soykırım sırasında sürgün edilmelerinin asıl aktörlerinden biri,

            19 Mart 1906 Solingen/Almanya doğumlu,

            1932'de Avusturya Nazi Partisi ve SS birliği üyesi,

            Mart 1938'de Viyana'daki Yahudi Göçü Merkez Ofisi kurucusu,

            Eylül 1939'da Reich Güvenlik Baş Dairesi "Yahudi ilişkileri"nden sorumlu bölümlerin idarecisi olarak tüm Avrupa'daki 1,5 milyon Yahudinin ölüm merkezlerine ve işgal altında bulunan Polonya ve Sovyetler Birliği'ndeki diğer ölüm bölgelerine sürgün edilmesinde önemli görev yaptı,

            Heinrich Luitpold Himmler'in sağ kolu oldu ve Nazi Almanya'sının Musevi politikası yönlendiricisi konumuna geldi,

            1944 Nisan'ının sonlarından Temmuz başına kadar 440.000 Macar Yahudisinin ölüm merkezlerine sürülmesini denetledi,

            İkinci Dünya Savaşı sonunda ABD tarafından gözaltına alındı ancak 1946'da firar etti,

            Katolik Kilisesi yetkililerinin yardımıyla Arjantin'e kaçtı,

            Arjantin'de Ricardo Klement takma adıyla yaşadı,

            İsrail Güvenlik Servisi ajanlarınca 1960'ta Arjantin'den kaçırıldı ve yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü,

            Yahudi halkına karşı yaptıklarından dolayı 15 Aralık 1961'de suçlu bulundu,

            1962 yılının 31 Mayıs'ını 1 Haziran'a bağlayan gece asılarak idam edildi,

            Yakılan cesedinin külleri Akdeniz'in İsrail sınırları haricindeki sulara bırakıldı (1)

            Yukarıda yazılanlar, hakkındaTürkçe, Almanca, İspanyolca, Portekizce çevirileri de yapılan 32 kitap ile bir filme (3) konu edilen, Yahudi cemaatince 'Ölüm Bakanı' adı verilen Adolf Eichmann'ın kısa yaşam öyküsü idi.

            İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi (4) yakalanan üst düzey 22 Alman yetkilisinden 12 sanığı ölüme, (Hermann Goering, intihar etmesi nedeniyle darağacına gidemedi.) üç sanığı ömür boyu hapse mahkûm etti ve dört sanığa 10 ila 20 yıl hapis cezası verdi.

            Peki diğer savaş suçluları?

            Onlar da kaçtılar.

            Nereye mi?

            Kaçış yolları genellikle Latin Amerika ülkelerine doğru olmuş, kaçanlar özellikle Arjantin, Paraguay, Brezilya, Uruguay, Şili ve Bolivya'ya yerleşmişler.

            Kaçanların çoğunluğunun Arjantin'e yerleşmesinin nedeni, Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un Nazi hayranı olması ve ülkesinin ekonomi ve ordusunu Alman sistemine teslim etme isteğidir.

            Ancak, İsrail devleti, kaçan savaş suçlularından özellikle Nazi rejimi ve işbirlikçileri tarafından sistemli, yaklaşık 6 milyon Yahudi'nin hapsedilmesi ve öldürülmesinde önemli görev üstlenenleri "Fare deliğine bile girseler onları bulup çıkartacağız ve biz yargılayacağız. Cezalarını da biz vereceğiz"düşüncesi ile dünya genelinde Nazi avcı birliğini kurdular.

            Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın ikinci büyük uluslararası örgütü olan INTERPOL (International Criminal Police Organization) 190 üye ülke ile iş birliği içinde olmasına rağmen İsrail devleti "Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz" mantığı ile aranan savaş suçluları için ne kırmızı bülten çıkarttı ne de "Elimdeki tutuklu vatandaşını sana vereyim. Sen de bana aradığım kişiyi ver" dedi.

            Ne mi yaptı?

            Dünyanın en iyi 10 istihbarat örgütü (5) içinde yer alan olan İbranice enstitü anlamına gelen bugün için dünya genelinde 80.000'e yakın personeli bulunan. MOSSAD'ı ( המוסד למודיעין ולתפקידים מיוחדים) kurdu.

            İşte bu dünyanın en tehlikeli istihbarat kuruluşlarından olan MOSSAD, 'Yahudi Kasabı' olarak da adlandırılan Adolf Eichmann'ı (Ricardo Klement), tereyağından kıl çeker gibi...

Hiçbir ülkenin siyasi yetkilisine bilgi vermeden,

"Aman bu suçluyu bize iade edin. İşte size, onunla ilgili klasör dolusu dosyalar" demeden... 

Nazi avcı birliğinin 12 yıldır peşinde olduğu dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük insanlık suçlusu, 11 Mayıs 1960 tarihinde akşam saat 18.30'da Buenos Aires'in Garibaldi Sokağı'ndaki evine giderken, İsrail Dışişleri Bakanlığı Mali Departman görevlisi misyon kimliği ile Arjantin'e gelen Zvi Aharoni ve arkadaşları tarafından çevredekilerin ruhları bile duymadan Willys Station'ın arkasına oturtuldu!..

            Buenos Aires'teki konuk ağırlama programından (!) sonra Yahudi Kasabı, 19 Mayıs 1960 günü saat 17.52'de Başkent Buenos Aires'e 24 km. uzaklıktaki Ministro Pistarini Uluslararası Havaalanı'ndan (Ezeiza) kalkan İsrail hava yolu El Al'e ait tarifeli 4X-AGE no'lu turbo-prop Bristol Britannia uçağın Tel Aviv Ben Guiron havaalanına inmesi ile İsrail toprağına ayak bastı (!).

            Adolf Eichmann için kırmızı bülten mi çıkarttı İsrail Hükümeti? Hayır.

            Suçlunun iade edilmesi için gerekli belgeleri taşıyan klasör dolusu dosyaları İsrail Hükümet yetkilileri Arjantin Hükümet yetkililerine teslim mi etti? Hayır.

            Ne yaptılar?

            Gittiler. Adamı aldılar, ülkesine getirdiler ve adalete teslim ettiler.

            İsrail hükümetinin yaptığı bu harekete karşı çıkan, 'yapamazsın!' diyen ülke lideri oldu mu? Hayır.

            Peki biz?

            Her zaman bangır bangır bağırarak, 'Asarız, keseriz' diyen bizleri yönetenler niye uluslararası prosedürleri uygulamayı tercih ettiler?

            Bununla ilgili birimin var mı? Var.

            Yeterli ve deneyimli çalışanın var mı? Var.

            Son teknoloji ile donatılmış araç gerecin var mı? Var.

            O halde?

            Ne bekliyorsun?

            Zamanlamayı bilirsen uluslararası kurallara gerekli durumlarda uymazsın.

            Bir an için o kuralları unutmak, hatta yok saymak gerekiyor.

            'Aman böyle davranırsak, onları karşımıza alırız!' endişesi olmamalı.

            Uluslararası prosedürlerin ne zaman ve ne şekilde uygulanmayacağını bilmeyenlere Eichmann'ı Arjantin'den alıp İsrail topraklarına getiren ekibin lideri Zvi Aharoni ve Wilhelm Dietl'in birlikte yazdıkları ve 1999 yılında yayınlanan OPERATION EICHMANN PURSUIT AND CAPTURE kitabına göz atmalarını öneriyorum.

            Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır!..

----------------------------------------------

(1)Holocaust Encyclopedia,United States Holocaust Memorial Museum, 100 Raoul Wallenberg Place,

SW Washington, DC 20024-2126

(2) Minister of Death, The Adolf Eichmann Story, Ephraım Katz, Zwy Ldouby, The Viking Press, Inc.1960

(3) Yönetmenliğini Robert Young'un yaptığı, 2007 yılı yapımı Eichmann Filmi

(4) Uluslararası Yargı Literatüründe Nürnberg Duruşmaları olarak yer alan mahkeme Müttefik güçlerden (İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği ve ABD) atanan yargıçlardan oluştu.

(5) MOSSAD (İsrail), MSS (Çin), RAW (Hindistan), ASİS (Avustralya), DGSE (Fransa), BND (Almanya), FSB (Rusya), M16 (Birleşik Krallık), CIA (ABD), ISI (Pakistan)