Görev Aşkı(!)

Bay Diplomat 13 Kasım 2017 Pazartesi, 06:04

"Türkiye'nin Bern Büyükelçiliği'ne 12 bin dolar maaşla 'Basın Ataşesi' atandı. Yabancı dil bilmeyen Ataşe'ye aylık 6 bin dolara tercüman da tutuldu. Eşi de 8 bin dolar maaşla 'Din Ataşesi' yapıldı."

 

Bu haber spotu, birkaç yıl önce ilgili bakana verilen soru önergesi ile gündeme gelmiş idi.

Türk Kamu Yönetimi'nde yurt dışı teşkilatının tanımı;

"Yurt dışı teşkilatı; kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışında devamlı veya geçici görev yapan, dış temsilcilik niteliği taşıyan veya taşımayan bütün kuruluşlarıdır."

Bu kuruluşlarda görev alacak kişilerin görevlendirmede aranacak koşulları taşımaları ve sınavları başarı ile geçmeleri gereklidir.

Türkiye Cumhuriyeti kamu kurum ve kuruluşların yurt dışı personel görevlendirmesine ilişkin yönetmeliklerin hepsinde benzer tanımlar yer almaktadır.

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesinde öngörülen genel şartları taşımak.

b) Kurumların teşkilat kanunlarında ve bu Yönetmelikte belirtilen istisnaî hükümler hariç en az dört yıllık yükseköğretim mezunu olmak.

c) Yabancı dil bilmek ve meslekî yeterlilik sınavında başarılı olmak.

ç) Çalışmakta olduğu kurum bünyesinde en az üç yıl çalışmış veya kendi meslekî alanında doktor unvanını aldıktan sonra en az üç yıl akademik çalışma yapmış olmak.

d) Son üç yılda olumlu sicil almış olmak, aylıktan kesme ve daha ağır bir disiplin cezası almamış olmak.

e) Hizmetin gerektirdiği temsil yeteneğine sahip olmak.

Hangi kurum ya da kuruluşun yurt dışı örgütlenmede bulunacağı da yasal mevzuat kapsamında düzenlenmektedir.

Yurt dışı sürekli görevlendirmelerde her ne kadar yönetmelik esasları uygulanıyor gibi gözükse de görevin layık olana verilmesi değil KART HAMİLİ'ne verilmesi, Türk Kamu Yönetimi'nin kanayan yarası olmaya devam etmektedir.

Yazımızın girişinde yer alan haber spotu da bunu doğrulamaktadır.

Yurt dışında sürekli görevlendirmelerde bulunan kimi kurum ve kuruluşların sayısı araştırıldığında karşımıza 330 sayısı çıkmaktadır.

Sayı, diğer kurum ve kuruluşların yurt dışındaki örgütlenmelerini de eklersek doğal olarak artacaktır.

Kamu ya da özel sektör olsun önemli olan ADAMA GÖRE İŞ DEĞİL İŞE GÖRE ADAM ilkesini ne yazık ki kamu sektörü uygulamaktan uzaktır.

Eğer siz KKTC'de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeliği açarsanız, yönetimin dış politikada ne denli umursamaz olduğunu kolaylıkla görürsünüz!

330 sayısına, Dışişleri temsilciliklerimiz dâhil değildir.(Büyükelçilik, Başkonsolosluk, Konsolosluk il ilgili bilgi http://www.yenidonem.com.tr/yazar/bay-diplomat/turkiye-ilk-10-ulke-arasinda/6784.htmllinkte belirtilmiştir.)

Bazı kurum ve kuruluşların yurt dışı görevli verisinin dağılımı;

Ticaret Müşavirliği

109

Eğitim Müşavirliği

50

Kültür ve Turizm Müşavirliği

33

CSGB Ataşeliği

30

Gümrük Müşavirliği

9

Güvenlik Ataşeliği

19

Ekonomi Müşavirliği

30

Basın Müşavirliği

39

Adalet Müşavirliği

11

 

330 müşavir ya da ataşenin görevlerinde ülkemizi branşlarında en iyi şekilde temsil etmeleri, görev yaptıkları ülke ve Türkiye Cumhuriyeti arasında görev köprüsü kurmaları, görev yaptıkları zaman içerisinde vazgeçilmezleri arasındadır.

Dış politikamızdan söz açıldığı zaman bunun sadece Dışişleri bünyesindeki iş ve işlemler anlaşılmamalıdır.

Müşavir ya da ataşe unvanı ile yurt dışında sürekli görevlendiren personel, esasında büyükelçi veya başkonsolos ya da konsolosun görevleri kadar geniş görev alanına sahiptirler.

Doğal olarak görevlerini gerekli şekilde yerine getirdikleri takdirde!

Dış ticaret konusu gündeme geldiğinde, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki ihracatçılara gerekli bilgileri hızlı şekilde o ülkede görev yapan ekonomi müşaviri ya da gümrük müşaviri iletmelidir.

Konu, ülkenin yurt dışında tanıtımına yönelik ise bu kez görevi o ülkedeki kültür ve turizm müşavirliği üstlenmelidir.

Kısacası, yurt dışında sürekli görevlendirilen personel görev süresini yan gelip yatarak tamamlamamalıdır!

İşte, 2 hafta öncesi Rusya'nın kabul etmediği TAVUK SKANDALI.

İşte, ülkemizin yurt dışında gereği gibi tanıtımını yapamayan kültür ve turizm müşavirliklerinin pasifliği nedeni ile turizmde yaşanan OLUMSUZLUK.

Halbuki, benzer konumlarda ülkemizde görev yapan yabancı ülke temsilcileri, görevlerinin son gününe kadar, ülkemizde bir iş adamı ya da turizm elçisi gibi çalışmaktadırlar.

Birleşik Krallık'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda 'Ticaret Ataşesi' olarak görev yapan kişi, sadece görev bölgesi içinde yer alan üç kente Birleşik Krallık'ın, Türkiye Cumhuriyeti'ne yaptığı yıllık ihracatın %25'i kadar ihracat yapılmasını sağlamıştı.

O kişinin görevinde bu denli başarılı olmasının en önemli etkisi Türkçeyi çok iyi konuşması, ihracat konusunda ülkesinin önde gelen kurumun kıdemli uzmanı olmasıdır.

Rusya'nın Türkiye'den gelen 23 ton tavuk etini ülkeye sokmamasında ise ihracat aşamasında Rusya'nın belirlediği standartları kontrol edecek kurumun görev yapmaması.

Eğer, belirtilen kontrol yapılsa idi 23 ton tavuk eti, Rusya'ya gönderilmeden gümrük sahamızda imha edilecekti.

Bu sadece Rusya değil diğer ülkelere yaptığımız gıda ihracatı için de geçerlidir.

Siz hiç evinizde belirlenen yaşam koşullarının dışında yaşamayı düşündünüz mü?

Eğer yaşamak isterseniz ilk tepki sevgili eşinizden diğer tepkiler ise çocuğunuzdan gelecektir.

Çamurlu ayakkabı ile evinizin salonuna yürüyüp TV izleyemezsiniz!

Müşavirlik ya da ataşeliklerimizde görev yapan kişilerin görevleri sonunda hazırladıkları raporlarda o ülkedeki eğitim, turizm, kültür, yargı vb. konuların uygulanımlarının da yer alması gerekirken ne yazık ki onlar bu bilgileri raporlarında belirtmezler.

Nedeni ise onların yurt dışında görev yapma isteğinin arkasındaki en büyük etken ekonomiktir.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'ndeki görev parasının fazlasını alacaktırlar.

Bu görüşümüzü doğrulayan haberin spotu:

"4 bin 500 avro'luk maaş 10 bini aşkın polisi sınav kuyruğuna soktu."

Onlar, görev yaptıkları ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti'nin gözü kulağı olmak zorundadırlar.

Görevleri ile ilgili her bilgiyi anında ülkesi ile paylaşmak zorundadırlar.

ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda görevli Türk personel için ABD yetkililerinin kopardığı yaygara bu tür çalışmanın örneğidir.

Onlar, ülkeleri için görev yaparken bizimkiler ise gelecekteki yaşamlarını rahatça sürdürebilme yollarını aramakla meşguldürler!..

ABD'de güvenlik ataşesi olarak görev yapan kişi, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yeni görevine atandıktan sonra ziyaretine gelen ABD'nin güvenlik ataşesinin Niagara Şelalesi ile ilgili görüşünü sorduğunda Türk Güvenlik Ataşesi'nin yanıtı, onun orada nasıl ve ne aşkla(!) görev yaptığını açıklamaktadır.

"Niagara Şelalesi'ne hiç gitmediğim için sorunuzu yanıtlamam olası değil."

Böyle olunca da gıda ürünlerimizi satmak için olsun, kültürümüzün tanıtımı için olsun daha ÇOKKKK..!