Kitap hediye etmek istemez misiniz?

Bay Diplomat 25 Aralık 2017 Pazartesi, 06:01

Türkiye Cumhuriyeti yönetim kadrosundaki yetkin kişilerin söylemlerine bakılırsa, çok yakında dünya ülkeleri önümüzde saygı duruşuna geçecekler!

Halbuki;

Ekonomik ve sosyal gelişmemizi "Biz neler yaptık, neler!" diyerek değil, dünyadaki yerimize göre de değerlendirmek gerekir.

Kendi kendimize çok mutluyuz. AVM'leri, orada burada yükselen acayip çirkin binaları, köprü yol yapmayı, herkesin cep telefonu olmasını uygarlık açısından doyurucu görüyoruz.

İnsan hakları, çoğulcu demokrasi, hukuk devleti gibi şeyler çoğunluğumuzun gündeminde yer almıyor. Mizahı, eleştiriyi pek sevemiyoruz.

İfade özgürlüğü açısından dünya sıralamasının dibine indik. Aldırmıyoruz.

Hukuk devleti zayıflayınca yabancı sermaye de Türkiye gibi bir ülkeye pek gelmez. "Yaşasın Körfez ülkeleri!" diyoruz.

Ünlü Yolsuzluk Algılama Endeksi'nde 70'li sıralardayız. Pek ilgilenmiyoruz.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından bu yana başlıca gelişme sorunları, eğilimleri ve politikalarına ilişkin bağımsız, analitik ve ampirik temelli tartışmalar olarak yayınlanan küresel 'İnsani Gelişme Raporları'nın bu yıl yayınlanan raporuna göre Türkiye, 188 ülke arasında 71'inci sırada bulunuyor.

Ülkeler arasında yapılan istatistiklerde, kitap okuma oranlarında çok gerideyiz.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride!..

Kitaba; bir yılda bir Norveçli 137 dolar, bir Alman 122 dolar, Belçikalı, İsveçli, Avustralyalı 100 dolardan fazla, Amerikalı 95 dolar, İngiliz, Fransız, İtalyan, Singapurlu, Japon, Avustralyalı, İspanyol ve Güney Koreli de kişi başına 39 dolar düzeyinde harcama yaparken Türkiye ise 45 sent, yani yarım dolardan daha az harcama yapıyor!..

Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.

Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7, Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor!

Unidet Business Media'ya bağlı bir pazar araştırma firması olan NOP World'ün 'İnsanlar Alışkanlıkları' başlıklı araştırmasının sonuçlarına göre;

En çok kitap okuyan ülkeler listesinin birinci sırasında Hindistan yer alıyor.

Hindistan'da bir kişi haftada ortalama 10 saat kitap okurken,

Tayland'da haftada ortalama 9 saat,

Çin'de ortalama 8 saat,

Mısır, Çekya ve Filipinler'de bir kişi haftada ortalama 7 saat kitap okumaktadır.

Endonezya, Avustralya, Güney Afrika, Venezuela, Polonya, Macaristan, Hong Kong'da bir kişi, haftada ortalama 6 saat kitap okurken Arjantin ile aynı sırayı paylaşan Türkiye'de bir kişi haftada 5 saat kitap okumaktadır.

Uluslararası kuruluşların verilerinin art niyetli olduğu şüphesi belleklerde uyanabilir.

 

O halde, kendi kuruluşlarımızca elde edilerek kamuoyu ile paylaşılan verileri inceleyelim.

Demokrat Eğitimciler Sendikası'nın (DES) düşünce kuruluşu Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi(DESAM) tarafından hazırlanan "Eğitim ve Kültür Politikalarının Gençlik Üzerindeki Yansımaları" konulu rapora göre, Japonya'da toplumun yüzde 14'ü, Amerika'da yüzde 12'si, İngiltere ve Fransa'da yüzde 21'i düzenli kitap okurken, Türkiye'de yalnızca binde 1 kişi kitap okuyor. Bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli yılda ortalama 10, bir Fransız yılda ortalama 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyor!..

2016 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye'deki kütüphanelerde (toplam 28 bin 970*) 62 milyon kitap olmasına karşılık, Bulgaristan'da 78 milyon, Rusya'da 739 milyon, Almanya'daki kütüphanelerde 104 milyon kitap mevcut.

Kısacası, okuma kültürü toplumumuzda dibe vurmaktadır.

Peki ne yapmalıyız?

Sevgi ve bilgi paylaştıkça büyür.

Medeniyetin gelişmesindeki en temel unsurlardan biri, hiç kuşkusuz bilgi ve bilginin paylaşılmasıdır.

Günümüzde teknolojiye ve sosyal medyaya olan bağımlılığımız, kitap okuma alışkanlığımızı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kitap okurken genelde beynimizin her iki lobu koordineli bir şekilde çalışmak zorunda kaldığından, kitap okumak beyin loblarının dengeli gelişimi için çok önemlidir.

Beynimizin sol lobu tarafından takip edilen ve kavranan sözel kavramlar, sağ lob aracılığı ile tasvir edilir, şekil kazanır ve yeni düşüncelere dönüştürülür.

Kitap okuma alışkanlığı ilk önce ailede başlar. Siz, sürekli mazeret buluyor ve hiçbir şekilde kitap okumuyorsanız çocuğunuzun da kitap okumasını beklememelisiniz!..

Tarihte ve günümüzde olduğu gibi okuyan, öğrenen, kendini geliştiren toplumlar birçok alanda başarı sağlamışlardır.

Ülke olarak milletçe kitap okuma konusunda sıkıntılarımız var.

Bu sıkıntılarımız son 40 yıl içinde oluştu.

1970'li yılların sonuna kadar, orta öğretim kurumlarımızdaki öğrencilere 15 günlük tatilde Edebiyat öğretmenleri öğrencilerinden "Tatil dönemi içinde okuyacakları kitabın özetini yazmalarını ve o kitabı sınıfta arkadaşları ile paylaşmalarını" istiyorlardı.

Bugün, her zaman diliminde yine mi değişecek gözü ile bakılan eğitim sistemimizde "Aman, kış tatilinde ev ödevi verilmesin" tartışmasının ne denli gereksiz olduğuna inat bir uygulama idi.

Kitabın konusu, yazarı ile ilgili olarak öğretmenler öğrencilerini sadece yönlendirme konusunda yardımcı oluyorlar idi.

Aile büyükleri, o yıllarda çocuklarına önemli günlerinde oyuncak, gömlek vb. hediye verme yerine onların eğitim düzeylerine uygun kitap hediye veriyorlardı.

Öyle ki, okullar arası yarışmalarda en iyi ödül, o yıl Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan yazarın kitabı veya en iyi Türk Edebiyat eseri idi.

İl veya ilçe yöneticileri tarafından kabul edilen öğrencilere ziyaretin anısına Türk ve Dünya Edebiyatından seçilmiş kitap veriliyor idi.

Kısacası, okuma alışkanlığı kazanılması hedeflenmiş idi.

Yine o dönemler, 1 TL. etiketli dünya ve Türk edebiyat eserlerinin okuyucuları ile buluştuğu dönemler idi.

Toplumumuzda yeniden okuma alışkanlığını kazandırmak için harekete geçmemiz gereklidir.

İlk adım olarak da;

Yedi gün sonra kutlayacağımız yeni yıl için, çocuklarımıza, öğrencilerimize, arkadaşlarımıza birer kitap hediye edelim.

O gün evlerimizin salonlarını süsleyecek olan çam ağacının dallarına birer kitap yerleştirelim.

Yeni yılın herkese, sağlık, mutluluk ve esenlik dolu günler getirmesini diliyorum.

 

(*) Türkiye genelindeki 28 bin 970 kütüphanenin bin 137'si halk kütüphanesi, 552'si üniversite kütüphanesi, bir 'Milli Kütüphane', 27 bin 280 örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphanesi.