Kıyı şehrinden Karadeniz’e yansıyanlar

Bay Diplomat 08 Mayıs 2017 Pazartesi, 06:49

Ev sahibi devletin en üst düzey yöneticisi, konuk devletin en üst düzey yöneticisine dönerek, "Sizleri davet etmeden önce Donald amca ile konuştum. Dünya haritasının yeniden çizilmesinde görüşlerimiz ortak olunca onunla anlaşmanın çok kolay olduğunu anladım. Nerede Barack nerede Donald Amca!..

 Barack ile bir türlü dünya haritasının değişmesinde sonuca ulaşamıyorduk. Halbuki Donald amca, kendi toplumuna olan sert tutumunu dünya haritasının önünde benimle konuşurken göstermiyor. Biliyorsunuz, Donald amca ile baş başa görüşme imkânımız olmadı. Yine de telefon konuşmaları ile dünya haritasında yapmak istediğimiz değişikliklerde ortak görüşe ulaşabildik. Öncelikle sizi de zor duruma sokan güney sınırınızdaki sorunu çözümledik.

Donald amca, sizin için 'İnatçı birisine benziyor. Onunla sen görüş. İkna yeteneğini göster.' dediği için bugünkü görüşmeyi programa alarak sizinle görüşüyorum.

Donald amca ile sizin güney sınırınızın yeniden düzenlenmesi gerektiği konusunda anlaştık. İşte, bizim ve Donald amcanın askerlerinin bulunacağı bölgeler.

Unutuyordum! Donald amca, güney sınırınızdaki kargaşa ile mücadelede gösterdiğiniz üstün çabayı takdir ettiğini, bu çabalarınız sırasında hayatlarını kaybedenler için de çok üzgün olduğunu söyledi.

14 Mayıs mı 15 Mayıs mı, şu anda tam hatırlayamıyorum. Donald amca ile bir görüşme yapacakmışsınız. Sanırım, o görüşmede kendisi şimdi size söylediklerimi bir kere daha söyleyecektir.

Güvenli bölge düşüncenizi Donald amca da söyledi. 'Bu görüşünü benimsediğimizi söylerseniz ülkelerinin güneyindeki çalışmalarımız kolay yürütülür' dedi.

Bu arada, Nursultan ile de konuştuk. Bu hafta içinde, sizden birisi, bizden birisi bir de İran'dan gelen kişinin katılacakları bir toplantının orada yapılmasını istedim.

Nursultan, böyle konularda bir dediğimi iki etmez. Akıllı çocuktur. Ülkesinde, sanırım yatırımcılarınız var.

İzlediğim kadarı ile epeyce yoruldunuz son iki ay içinde. Ama, sonuç, istediğiniz gibi olmuş. Her ne kadar, sizin bu başarınız için 'Bizim çocukların sanal ortamda katkıları var' diye sözler duyarsanız inanmayın:

Yeleğiniz de çok şık. Erkek modasında yeleğiniz ile öncülük yapabilirsiniz. Benim de yelek giymemi istiyorlar ama istemiyorum.

Sevgili konuğum, güzel haberler söyledim değil mi?

Siz nasılsınız? Umarım yolculuğunuz rahat geçmiştir..."

Konuk devletin en üst düzey yöneticisi, ev sahibi devletin en üst düzey yöneticisinin sözlerini tercüman aracılığı ile dinledikten sonra, "Teşekkür ederim. Yolculuğum rahat geçti. Bizim domato bir de vatandaşlarımızın ülkenize kolay yolculuk etmeleri..."

Konuk, daha sözünü tamamlamadan ev sahibi, görüşmenin başlangıcındaki rahat davranışı yerine birdenbire; "Üreticilerime domates yetiştirmeleri için kredi verdim. Onlar şimdi, domates üreticisi olma aşamasındalar. Bu nedenle domates konusunu duymamış olayım. Vatandaşlarınızın ülkeme kolayca gelmeleri için de henüz bir karar vermedim. Sizinle, bugünkü gibi sık sık karşılıklı ya da telefon ile görüşmelerimiz oluyor ise sanmayın ki, bizim sizinle olan işlerimiz düzeldi. Biliyorsunuz, çok tatsız olaylar yaşadık. Bu tatsız olayları unutmuş değilim. Gerçi siz, nezaket göstererek beni ziyaret ettiniz ama bu değildir ki, her şey tatlıya bağlandı. Bunları, bugün görüşmeyelim. Yemek öncesi, alt salonda basın mensupları bekliyor. Onların yanına gidelim.

Hatırlatmakta yarar var. İkimiz de bu görüşmeden çok mutlu olduğumuzu hem beden dili ile hem de söz ile onlara göstermek zorundayız."

Konuk, masanın üzerinde duran açık haritaya baktı.

Keşke bakmasa idi. Haritada ülkesinin güney sınırındaki bölgenin bir tarafında ev sahibi devletin kontrolü olduğunu belirten bayraklar, diğer tarafında da Donald amcanın ülkesinin bayraklarI çizilmiş.

"Yine elim boş kaldı" diye hayıflanırken kendisi ile beraber gelen, hafif sakallı kişi haritada işaretlenen birkaç bölgeyi gösterince derin bir oh çekti. Uzun zamandır her platformda söylediği güvenli bölge düşüncesinin harita üzerindeki yansımasını görünce çok mutlu oldu.

Kendi kendine, "İşte devlet adamlığı budur. Nasıl, söylediğime geldiniz." Artık kendisini, dünya politikasında sözü muteber kişilerden biri olarak görmekte sakınca olmadığını dünya âleme gösterdiğinin inancı içinde basın mensuplarının bulunduğu salona ev sahibi ile birlikte girdiler.

Dönüş yolunda yapacağı konuşmaların temalarını sıralamakla meşgul idi.

Önce iç politika,

Sonra iç politika,

Üçüncü olarak iç politika...

İç politikadaki kargaşa olmazsa söylem temalarını bulmakta zorlanacaktı.

A-330'un rahatlığı içinde uyumak hakkı idi artık!..