Mike’in Takkesi(!)

Bay Diplomat 29 Ocak 2018 Pazartesi, 06:00

7 Haziran 1959 tarihinde Columbus, Indiana'da doğan,

 Indiana Üniversitesi McKinney Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra yüksek lisansını da Indiana Üniversitesinde yapan,

Cumhuriyetçi Parti üyesi,

Indiana eyaletinin Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi'nde 6 dönem boyunca temsil eden,

 Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu'nun da üyesi,

 2013-2017 yılları arasında Indiana eyaletinin 50. valisi olarak görevini sürdüren,

Göçmenlik, eşcinsel hakları ve kürtaj gibi konularda da liberal yaklaşımları reddeden,

Küresel ısınmanın çevreci örgütlerin uydurduğu bir masal olduğunu ileri süren,

Amerika Birleşik Devletleri'nin 48. ve günümüzdeki başkan yardımcısı,

Dünya üzerinde parayı elinde tutan, Hz.İsa'nın dönmesini bekleyen, Kudüs'ün Yahudilerde olmasını isteyen Evanjelist kilise üyesi,

Washington yönetiminin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararının ardından ABD'den bu ülkeye ikinci üst düzey görevlisi ünvanı ile ziyaretini yapan,

Kudüs'te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile görüşen,

İsrail Parlamentosunda (Knesset) yaptığı konuşmada İncil'den alıntılar yaparak İsrail'i öven,

Michael Richard "Mike" Pence,

Yahudilerin en kutsal mekân olarak saydığı Mescid-i Aksa'nın batı duvarı olan (Ha-Kotel HaMa'aravi. Ağlama Duvarı,) Burak Duvarı'nı ziyaret öncesi saten, kadife, deri, süetten çoğu zaman örülerek de yapılan Yahudilerin kipasını taktı.

Ağlama Duvarı'na sağ elini koyarak yaklaşık iki dakika dua eden Pence, Yahudi inancında olduğu şekilde dilekler içeren bir notu duvardaki aralıklara yerleştirdi.

Yahudi inancının ve ritüelin her aşamasına uyan doğuştan Yahudi gibi hareket eden Birleşik Devletlerin 2 numaralı adamı, ziyaret sonrası ziyaret defterine de;

 "Burada bu kutsal yerde dua etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tanrı Yahudi halkı korusun ve Tanrı hep İsrail Devleti'ni korusun, "(1)

Esasında, Evanjelik sözcüğü daha çok Protestan Kilisesi'nin muhafazakâr kesimini nitelemek için kullanılır.

Evanjelizm ise, çok farklı ve sapkın bir inancın bize yansıyan yönüdür.

Evanjelistlerin tek derdi İsrail Devleti'ni kullanmak ve zamanı geldiğinde yok etmek.

 İsraillilerle Müslümanlar savaşırken, Batı'nın seyretmesi, Ortadoğu bölgesindeki ülkelerde kardeş kanının akması Evanjelistlerin bölge üzerindeki uyguladıkları politikanın yansımasıdır.

Onların esas dertleri, Müslüman Yahudi kavgası sonrası her iki taraf yok edildikten sonra İsa Mesih'in gelişidir.

Yuhanna'nın Vahyi bölümünde, Tanrı kıyametin kopacağını 7 kiliseye, yani Hristiyan topluluğuna haber verir.

 Bu kiliseler, güzel ülkemiz toprakları üzerindedir. (2)

 Yunanlıların yıllardan beri düşledikleri, uykularında bile sayıkladıkları Megali Idea'nın altında bu kiliselerin bulundukları bölgeyi ele geçirmeleri yatmaktadır.

Öyle ki, 19. yüzyılda İngilizlerle birlikte Yunanlıların hazırladıkları haritada bu kiliseler de belirtilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti yönetimi, Yunanlıların bu oyununu yakın zamana kadar bozmuştur.

Ancak, bölgede misyonerlerin yeniden rol üstlenmesi, Ege Denizindeki bazı adacıkların(!) Yunanistan üst yöneticilerince piknik bölgesi (!) ilan edilmesi, onların bu hayallerinden vaz geçmediklerini göstermektedir.

Batı Trakya'da Müftü atanamıyorken Kurtuluş Savaşı'ndan 94 yıl sonra İzmir'deki Ayavukla Kilisesi'ne Ortadoks Metropolit atanması da çok anlamlıdır. (3)

Önce Başkan ardından da Başkan Yardımcısıın Yahudi topraklarını ziyaret ederek başlarına Yahudi takkesini geçirmeleri, bir Yahudi gibi Burak Duvarına (Ağlama Duvarı) ellerini koyarak dua etmeleri hayra alamet değildir.

Ortadoğu bölgesinde ABD yönetimince hazırlanan, Türkiye Cumhuriyeti en üst yöneticisinin eş başkan olması ile övündüğü Dinler Arası Diyalog projesi ve bunun bir adım ilerisindeki BOP 'un (Büyük Orta Projesi) tek hedefi bölgedeki yer altı ve yer üstü zenginliklere Birleşik Devletler'in sahip olmasıdır.

Yahudi cemaati ile olan sıkı dostluk bile göstermeliktir.

Yahudi toplumu, bölgede var olduğundan beri, Mescit-i Aksa bölgesinde arkeolojik çalışmalar yapmak istemekte ve tapınağa ait yapı kalıntılarını bulmayı ummaktadır.

 Bunun için İsrail'in bölgedeki İslam yapılarını kaldırması gerekmektedir.

Gel gör ki, İsrail, bu arzusunun gerçekleştirmesinin kendi sonu olacağını bildiğinden, planın uygulamasını "Müslüman" olan bir terör örgütüne yaptırmayı düşünmektedir.

 Elleri Müslüman kardeş kanı ile kaplı olan İŞİD gibi bir örgütün Trump'ın bu kışkırtmasından sonra çıkan olaylar sonucu bölgede eyleme geçmesi İsrail'in bu bağlamda işini kolaylaştıracaktır.

13 Ekim 2006 tarihinde Irak el-Kaidesinin, beş farklı cihatçı grup ile beraber oluşturulan Irak Mücahiddin Şura Konseyi'nce IŞİD'in kuruluşu, bölgedeki tüm eylemleri, ABD yönetimince hazırlanan planın sonucudur. (4)

ABD, bölgede tavşana kaç tazıya tut politikasını en üst düzeyde uygulamaktadır.

Sapkın inancın ortaya çıkması ile oluşan Evanjelist zihniyet, Türkiye Cumhuriyeti'ni de bölme aşamasına geçilmesi için ellerindeki Dinler Arası Diyalog projesini yeniden gündeme getirmektedir.

Şubat ayının ilk haftası içinde Dinler Arası Diyalog'un merkezi olarak görünen Vatikan'a Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın yapacağı ziyaret bu açıdan anlam kazanacaktır.

 

(1) It is my great honor to pray here at this sacred place. God bless the Jewish people and God bless the State of Israel always,

(2) Yuhanna Vahiy, 1: 911 Ephesus,  Smyrna, Pergamum, Thyatira,  Sardis,  Philadelphia, Laodicea (Efes, İzmir, Bergama, Akhisar, Salihli, Alaşehir, Pamukkale/Denizli,) kiliseler

(3) Bu atama, Lozan Antlaşmasını çiğneyen İstanbul Fener Rum Patriği Bartholomeos tarafından yapıldı.            Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa metropolit ataması yapan İstanbul Fener Rum Patriği, esasında Lozan anlaşması ve Türk hukukuna göre Fener Patrikhanesi, İstanbul Fatih Kaymakamlığı'na bağlıdır. Patrik görevini yürüten kişi de düz bir memurdur. Görev alanı ve memuriyet sıfatı belirlenen Bartholomeos'un bu hareketi, metropolit ataması ile sınırlı kalmadı. Aynı zamanda, İzmir Başrahibini  de Urla, Çeşme ve Karaburun bölgesinden sorumlu Piskopos olarak atadı.. Piskopos ataması yapılan bölgedeki Hristiyan popülasyonuna baktığınızda sadece İzmir merkezinde Hristiyan az sayıda popülasyonun var olduğu, diğer yerlerde ise olmadığı görülecektir. Yoksa Patrik, Evanjelistlerin hayallerinin gerçekleşmesi için ön hazırlık mı(!) yapıyor?

(4) Pierre-Jean Luizard, Le Piege Daech, l'etat islamiqıe ou le retour de l'histoire, Editioms La Decouverte,Paris, 2015