Mutluluğun DNA’sı            

Bay Diplomat 12 Şubat 2018 Pazartesi, 06:05

            Bugüne kadar mutluluğun resmi çizilmedi.

            Herkesin dilinden düşürmediği mutluluk ne tuvallere aktarıldı ne de görsel hale taşındı.

            Sadece, söyleşilerde, şiir dizelerinde, yazın dünyasını oluşturan yayınlarda,

            "Mutluyum,

            Mutlusunuz,

            Mutlular."

            Tümceleri ile yer aldı.

            Ama, uluslararası iki örgüt mutluluk kavramını toplumsal boyutu ile birleştirerek yaptıkları çalışmaları rapor halinde bizlere ulaştırdı.

            UN Sustainable Development Solutions Network (SDSN) (Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı) tarafından 155 ülkeyi kapsayarak yapılan çalışma sonucunda hazırlanan 2017 Dünya Mutluluk Raporunda (1) yer alan verilere göre; Norveç, dünyanın en mutlu ülkesi.

            Merkezi İngiltere'de bulunan The New Economics Foundation (Yeni Ekonomi Vakfı) (NEF) (2) ve çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından "insanların ortalama ömür beklentisi, hayattan memnun olma durumları ve ekolojik ayak izleri" konu alınarak yapılan çalışmaların sonuncusu olan Happy Planet Index 2017 (3) raporuna göre de dünyamızın en mutlu ülkesi Orta Amerika'daki Kosta Rika.

            Her iki rapor da uluslararası platformda saygınlık görmekte ve kabul görmektedir.

             Birleşmiş Milletler 'in Dünya Mutluluk Raporu 2012'den bu yana her yıl yayımlanıyor.

            Raporun etkenleri; ekonomik güç (Kişi başına düşen milli gelir), sosyal destek, yaşam beklentisi, seçim özgürlüğü, cömertlik ve yolsuzluk algısı gibi faktörleri kapsamakta.

            Raporun insanların ne kadar ve nasıl mutlu olduğunu ölçen öznel bir refah ölçüt.

            Yeni Ekonomi Vakfı (NEF) ise İnsanın gerçekten kontrolü ele geçirdiği yeni bir ekonomi inşa etmek mottosunu kullanmaktadır.

            Gerek Birleşmiş Milletlerin gerekse Yeni Ekonomi Vakfının (NEF) yayınladıkları raporlar insan odaklıdır.

            Varsa yoksa insan ve dünyamızda insanoğlunun daha iyi koşullarda yaşamını sürdürebilmesi.

            Ulusların birbirleri ile kavgalarının, siyasi kimliğe sahip kişilerin nerede ise halkı galeyana getirecek türden söylemlerinin yerine dünya üzerindeki yaşanabilir olabilmenin anlam kazanmadığını, eşit gelir dağılımının, kişi hak ve özgürlüklerinin, anlatımların özgürce yapılmasının, paha biçilemez bir kavram olduğunu demokrasinin demokrasinin ise asla tartışma götüremeyeceğini gözümüze sokan veriler ile dopdolu raporları incelediğimizde;

            Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsü olan tasavvuf ve halk şairimiz Yunus Emre'nin

            "Gelin tanış olalım,

            İşin kolayın tutalım

            Sevelim sevilelim,

            Dünya kimseye kalmaz" dizelerinin rapora yansıdığını görüyoruz.

 

            Özetle, dünyamızda yönetimi altında bulunan vatandaşlarının tüm sorunlarına çözüm bulmak, onların refah ve mutluluğu için gecesini gündüzüne katmak yerine savaş çığırtkanlığı atan, barış rüzgarlarının ülkeleri üzerinde esmesini istemeyen devlet yöneticilerine, İnsan Hakları Beyannamesini bir kez daha anımsatmaktadır.

 

            O raporlar diyor ki; vatandaşına "DEVLET BABA" şefkati ile yaklaşırsan, YURTTA SULH CİHANDA SULH ilkesini özümlersen senin ülken de dünyanın en mutlu ilk 10 ülke arasında yer alır.

 

            Üç bilim adamı(4) tarafından yayına hazırlanan 2017 Dünya Mutluluk Raporundaki ülkeler sıralanmasında, dünyamızı paylaşmak isteyen, bir zamanlar başkalarına ait olmayan toprakları ele geçirerek dünya sömürge imparatorluğunu kuran, egemen oldukları ülkeler üzerinde baskıcı tutum izleyen, kendilerini süper güç olarak tanımlayan ülkelerden ABD 14'üncü, Birleşik Krallık 19'uncu, Fransa 31'inci, Rusya 49'uncu, Çin Halk Cumhuriyeti 79'uncu yer almaktadır.

 

            Türkiye Cumhuriyeti ise 69'uncu sırada yer almaktadır.

 

            Dünya vatandaşlarının ne denli mutlu olduklarını açıklayan raporda Norveç'i Danimarka, İzlanda, İsviçre, Finlandiya, Hollanda, Kanada, Yeni Zelanda, Avustralya ve İsveç ile İsrail izlemektedir.

 

            Batı Avrupa ve Kuzey Amerika listenin üst bölgelerini elinde bulundururken Suriye 155 ülke arasında 152. sıraya kadar düşerken, kıtlıkla boğuşan Yemen ve Güney Sudan sırasıyla 146'ncı ve 147'nci oldu.

 

*****************************

 

            Her yıl, Gallup şirketi tarafından bu ülkelerden her birindeki 1000'er kişiyle, yapılan anketlerin oluşturduğu verilerinin analizine dayanan bu rapordan sonra ikinci raporumuzu inceleyelim.

 

           

 

            O rapor hangi ülkeleri mutlu gösteriyor?

 

            "Eşitlik, çeşitlilik ve ekonomik istikrara dayalı yeni bir zenginlik yaratma modeli için çalışmak" amacıyla 1984 yılında Diğer Ekonomik Zirvedekilerin (TOES) (5) liderleri tarafından kurulan Yeni Ekonomik Vakfının Happy Planet Index (HPI) raporu Kosta Rika'yı çalışmaya konu edilen 140 ülke arasında en mutlu ülke ilan etmiştir.

           

            Bu rapor bizlere mevcut teknoloji ve kaynak yönetimiyle, bir bireyin, topluluğun ya da faaliyetin tükettiği kaynakları üretmek ve yarattığı atıkları bertaraf etmek için gereken biyolojik olarak verimli toprak ve su alanının gerekliliği ile tükettiğimiz doğal kaynakların yeniden üretimi, oluşan atıkların geri kazanımı için ne kadar kara ve su sahasına ihtiyaç duyduğumuzu ortaya bilimsel şekilde ortaya koymaktadır.

            Ortalama yaşam süresinin, kişi mutluluğunun sağlanması (Herkes için mutluluk), ekolojik koşulların oluşması ve korunması, gelir adaletsizliğinin kaldırılması ölçütlerini esas alındığı HPI raporunda, ABD140 ülke arasında 104'üncü, Rusya 111'inci, Çin Halk Cumhuriyeti 72'nci, Türkiye 68'inci olarak yer alırken 1948 yılında ordusunun kaldırılması nedeni ile ülke savunması için harcanan kaynakları eğitim, teknoloji, sağlık hizmetleri ve çevrebilimleri gibi alanlara kaydırarak insani gelişmişlik seviyesini yükselten Kosta Rika bugün Latin Amerika'da yaşam beklentisinin en yüksek olduğu ülke konumuna geldi.

 

            Herkes şunu bilmelidir ki, yaptığımız tüm çalışmaların anlık (gösteri amaçlı) değil sürdürülebilirlik kavramının belleklerimize yerleşmesinin kaçınılmaz olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz.

           

            Kendisiyle aynı gelir seviyesindeki ülkelere göre çok daha fazla insani kalkınma gerçekleştirdiği için 2010 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından örnek ülke, 2011 yılında ise yine aynı kuruluş tarafından insani kalkınma ve eşitsizlikle mücadele yanı sıra, sürdürülebilir çevre politikaları konularında UNDP'nin örnek gösterdiği bir ülke olmuştur.

            Organik gıda üretim ve tüketiminde de dünya sıralamasında üst sıralarda yer alan bu ülkenin Cumhurbaşkanı Oscar Arias Sanchez 1987 yılında Orta Amerika barışını sağlamaya olan katkıları nedeniyle Nobel Barış Ödülünü yılında ülkesine getirdi.

 

            Bu ülke Latin Amerika'da basın özgürlüğüne sahip ülkeler sıralamasında yine ilk sırada yer alıyor.

 

            Kosta Rika yönetimi, şimdi ve gelecekte yoksulluğu ve yoksunluğu azaltarak mutlu ve sağlıklı yaşamlar üretmeyi amaçlıyor.

           

*******************

            Şeyh Edebâli'nin Osman Gazi'ye nasihatini oluşturan sözlerini unutmuşa benziyoruz.

             "Her işin gereğini vaktinde yap. İnsanları yaşat ki, devlet yaşasın!"

            Bizi yönetenler insanını yaşatmak için ne yapıyor?

            Türkiye Cumhuriyeti; Rusya, Almanya, Fransa, Ukrayna'dan buğday, İngiltere ve Hırvatistan'dan arpa, Gürcistan'dan saman, ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan'dan pamuk, Arjantin'den soya, ABD, Arjantin ve Brezilya'dan mısır, ABD Vietnam, İtalya ve Tayland'dan çeltik ve pirinç, Etiyopya, Bangladeş, Mısır ve Çin'den kuru fasulye, Kanada ve Mısır'dan nohut ve yeşil mercimek, ABD, Ukrayna ve Kanada'dan bezelye, Kosta Rika'dan Ananas ve Kavun; Şili'den elma, Mısır'dan marul, İspanya'dan yaprak kereviz, Çin'den kuru sarımsak, Singapur'dan, Brezilya'dan, Arjantin'den, Sırbistan'dan büyük baş hayvan, Tunus'dan zeytinyağı.....ithal ediyor.

 

            Yani, kendi ürününe sahip çıkmıyor. Üreticisini yaşatmıyor.

            Yabancı üreticiyi dolayısıyla yabancı ülkeyi yaşatıyor.

            Şeyh Edebali'nin sözlerini yerine getiremeyen yöneticilerimize seslenelim.

            Bizlerin yaşaması için mutluluğumuzu bize ne zaman vereceksiniz?

 

______________________________________

(1) http://worldhappiness.report/ed/2017/

(2) http://neweconomics.org/

(3) http://happyplanetindex.org/

(4) Oxford üniversitesi Ekonomi ve Strateji Doçenti Jan-Emmanuel De Neve, Alberta Üniversitesi (Kanada) Ekonomi Doçenti Haifang Huang ve Kore Kalkınma Enstitüsü Doçenti Shun Wang.

(5) TOES 1984 yılında ekonomistler, yeşiller ve topluluk aktivistlerinden oluşan ve G7 zirvelerine alternatif zirve.