ORTA DOĞU’DAKİ YENİ  LAWRENCE’LER….

Bay Diplomat 14 Kasım 2016 Pazartesi, 08:21

Özellikle dış politika analistlerince kullanılan Arabistan, 1. Dünya Savaşı ve Arapların Türklere ihaneti sözcükleri bir araya geldiğinde oluşan Arabistanlı Lawrence adı, nereden kaynaklanıyor.?

1888'de Galler'de dünyaya gelen ve asıl adı Thomas Edward Lawrence olan Arabistanlı Lawrence, İngiliz Birleşik Krallığı'nda görev almış en meşhur Yarbaylardan biridir. 50 yıla yakın hayatında arkeolog, askeri stratejist, casus ve yazar olarak çalışan Lawrence, bölgedeki görevini: "Türkiye'ye karşı bir Arap isyanı tahrik etmektir ve onun için de batılı olan dış görünüşümü gizlemek ve az da olsa Araplara benzemek zorundayım. Böylece kendimi bir çeşit yabancı sahne üzerinde, balo giysisi içinde, acayip bir dilde, gece ve gündüz aktörlük yapan birisi olarak görüyorum ve rolümü iyi oynamadığım takdirde, başımı yitirebileceğimi anlıyorum." diye tanımlamaktadır.

Birlikte çalıştığı Arapların yerel kıyafetlerini giymesi ve deveye binmesi sebebiyle de "Arabistanlı Lawrence" adını almıştır.

Arabistan'da binlerce Osmanlı askerinin öldürülmesinden sorumlu tutulan ve Tarihteki 10 Ünlü Casustan birisi olan Lawrence, özellikle Arapların Akabe ve Şam'ı ele geçirmesinde önemli bir rol üstlenmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu'na karşı tertiplenen Arap Ayaklanması olaylarında görev alan, askeri hayatı boyunca 1. Dünya Savaşı, Medine Kuşatması, Arap Ayaklanması kapsamında birçok operasyonda aktif olarak hizmet veren Arabistanlı Leo'yuı, Arapların birçoğu, Osmanlı ve Avrupalı devletlerin hakimiyetine karşı verdikleri özgürlük mücadelesine katkılarından dolayı onu bir halk kahramanı olarak kabul etmektedirler.

Günümüz dilinde dış politika ya da günlük yaşamımızdaki dost olarak görünen ülke/kişilerce olumsuz yapılan davranışlar sonucunda da söylenen Arabistanlı Lawrence  ifadesi bugün de özellikle ülkemiz için geçerliliğini korumaktadır.

Dünyada belirsizlik yaşanan en önemli bölgelerden biri Orta Avrasya'dır. Bölgede, etnik ve dini açıdan son derece heterojen bir yapıda, bazıları nükleer silahlara sahip, hiçbiri siyasi istikrar içinde olmayan 25 ülkede 400 milyon kişi yaşamaktadır.

Orta Avrasya haritası içinde yer almak düşüncesini iç ve dış platformlarda gündeme getiren ve imparatorluk sonrası hâlâ kimliğini tanımlama sürecinde olan Türkiye üç yöne doğru çekiştirilmektedir;

  • Modernistler, Türkiye'nin bir Avrupa devleti olmasını istediklerinden Batıya,
  • İslamcılar, Orta Doğu ve Müslüman topluluğuna bağlı olduklarından Güneye,
  • Bölgesinde egemen bir Türkiye için Orta Asyalı Türk halklarına yakınlık duyan milliyetçiler ise Doğuya dönüktür.

Bu perspektiflerin her biri ayrı bir stratejik eksen demek olup, aralarındaki çatışma, Kemalist devrimden sonra ilk kez Türkiye'nin bölgedeki rolüne ilişkin bir nebze belirsizliğe yol açmaktadır

Ülkenin doğusunda yoğunlaşan Türk Kürtleri Irak ve İran Kürtlerinin başlattığı ulusal bağımsız mücadelesinin içine gitgide daha fazla çekilmektedir.

Ekonomik açıdan dünyanın en üretken üç bölgesinden ikisini ve dünya nüfusunun yüzde yetmiş beşini barındıran, dünyanın fiziki zenginliğinin (gerek yer altı kaynakları, gerekse yer üstü tesislerini) bulunduğu Avrasya, dünyanın en büyük kıtası ve jeopolitik ekseni konumunda olması nedeni ile ABD için en birincil politik ödüldür.

Avrasya'yı politik ödül olarak gören ABD, tabii ki kendi Lawrence'lerini ödül seçici kurul üyeleri arasına almakta sakınca görmemektedirler.

Peki Kim Bu Yeni Lawrence'ler?

  • "ABD'nin en iyi dostları Kürtler oldu" diyen, ABD Dışişleri Bakanlığı ve BM Genel Sekreterliği eski üst düzey danışmanlarından, Columbia Üniversitesi Barış ve İnsan Hakları Çalışmaları Direktörü, ABD'nin Büyük Orta Doğu Projesi'nin (BOP) ve bölücü kürtlerin akıl hocası ve yöneticisi, Amerikan Ulusal Dış Politika Komitesi ( National Commıttee On Amerıcan Foreıgn Polıcy) için 2007 yılında Kürdistan İşçi Partisi'nin Silahsızlandırılması, Tasfiye ( Terhis) Edilmesi Ve Yeniden Entegrasyonu ( Disarming, Demobilizing and Reintegrating The Kurdistan Worker's Party) başlıklı raporu hazırlayan, New York ve Columbia üniversitelerinde ders veren  David L. Phillips.
  • Barzani'nin danışmanlığını yapan, "Kürdistan Anayasasınıhazırlayan ve kürt bağımsızlığını savunması nedeni ile "Kürt Lawrence" olarak isimlendirilen National War College öğretim üyesi Peter W. Galbraith
  • Türkleri ABD ve İngiltere gibi kurtarıcılar olarak değil, işgalciler olarak göreceklerini söyleyen, Türk askerinin müdahalesini ölüm kalım meselesi olarak gören, Kuzey Irak'ta olası bir Türk askeri varlığının daha büyük sorunlara yol açacağını bu nedenle Kuzey Irak'ta Türk askeri görmek istemediklerini ABD'li üst düzey diplomata çekinmeden söyleyen,  Özal hükümetleri döneminde kendisine kırmızı pasaport verilerek dünyanın her yerine Türkiye'nin garantörlüğü altında rahatça gidebilen, Diyarbakır'da adeta devlet başkanı gibi karşılanan Kürdistan Bölgesel Yönetimi Lideri Mesud Barzani.

Son birkaç yılın en önemli global gündem maddesinin Türkiye'nin yeni dünya düzenindeki rolü olduğunu düşünürsek yeni Lawrence'lerin çoğalmasını beklemek hayal değildir.

Bunlar ülkemiz için görevlendirilen dışarıdaki Lawrence'lerden birkaçı.

Ya ülke içindeki Lawrence'ler?