Paran var mı?

Bay Diplomat 15 Mayıs 2017 Pazartesi, 06:22

Soğuk Savaş'ın ardından, "Yeni Dünya Düzeni" olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD'nin "büyük vaadi" ile başladı: "Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak." Bu "büyük" vaat, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki "siyasi/askeri" araca dayandı: İnsani müdahale ve yönetişim.

İnsani müdahale, 90'lardan itibaren ABD'nin ve diğer güçlü ülkelerin, NATO ve BM ile birlikte başka ülkelere gerçekleştirdikleri her müdahalenin kılıfını oluşturdu. Bu ad altında yapılan askeri harekâtlar, işgaller, insani değerlere, adalete, özgürlüğe "evrensel" bir katkı olarak gösterildi.

Yönetişim, eşitsizliklerin arttığı, ABD'nin hegemonyasını yaydığı, uluslararası sermayenin kuytuda kalmış her köşeye ve dokunulmamış her alana sızmaya çalıştığı bir dönemde, uluslararası planda hükümetlerin, uluslararası kuruluşların ve sivil toplum temsilcilerinin eşit düzeyde katıldığı bir müzakere ortamından söz edilmeye başlandı. Dünya Bankası'nın geliştirdiği "iyi yönetişim" ise borçlu ülkelerin uygulaması gereken programın "acı" yüzünü sakladı; hesap verme, şeffaflık, katılımdan dem vurularak, bu ülkelerde özenilecek bir demokrasi programı uygulanıyor görüntüsü yaratıldı.

BM'nin gücünü yitirdiği ve uluslararası hukukun geçersizleştiği bir dönemde, hukuksal boşluğun bulunduğu bir alanda varlıklarını sürdüren ve tamamen "kâr" amacı ile çalışan özel askeri şirketler geniş bir hareket alanı buldular.

ICIJ'in (International Consortium of Investigate Journalists) yaklaşık olarak iki yıllık bir araştırma sonucu elde ettiği verilere göre, dünyada 90'a yakın özel askeri şirket bulunuyor ve bunlar 110 ülkede faaliyet gösteriyorlar.

Özel askeri şirketlerin kurulduğu ülkeler genellikle Amerika, İngiltere ve Güney Afrika. Çalıştıkları yerlerin başında ise Afrika, Güney Amerika ve Asya geliyor.

1990'larda özel askeri şirketlere yönelik uluslararası ilginin doğuşu, özel askeri şirketler içinde adı çokça geçen ve çokuluslu maden ve enerji şirketleriyle bağları bulunan Executive Outcomes'ın 1992'deki faaliyetleri ile birlikte gerçekleşti.

Bu şirketlerin mantar gibi çoğalmaları ve büyük paralara hükmetmelerinin asıl nedeni ABD ve İngiltere gibi güçlü devletlerin, onları jeopolitik çıkarları için kullanmalarıdır.

Özel askeri şirketlerin en fazla kurulduğu ve hükümetiyle en fazla ilişki geliştirdiği ülke ABD'dir.

Özel askeri şirketlerin, genellikle enerji ve savunma sanayisindeki büyük şirketlerin yan kuruluşu olarak ortaya çıktıkları ve ülke ordularının giremediği ya da girmesinin sınırlandırıldığı bölgelere kolaylıkla sızabildikleri düşünüldüğünde, bu şaşırtıcı bir sonuç değildir. Nitekim Pentagon, Balkanlar ve Kolombiya gibi ABD ordusunun varlığının sınırlandırıldığı bölgelerde, özel askeri şirketlerle sözleşme imzalayarak onları stratejik amaçları doğrultusunda kullanmaktadır.

Özel askeri şirketler, genellikle "çökmüş devletler "de, yani yasal ve kurumsal bir çerçevenin ortadan kalkmış olduğu ya da yok denecek kadar zayıf olduğu ülkelerde etkinlik göstermektedirler.

Paralı askerler, Cenevre Anlaşması'nın 47. maddesinde tanımlandığı şekliyle "tamamen kişisel kazançla hareket eden ve silahlı çatışmalarda bir ülkede kullanılmak üzere ya da o ülkenin sınırları dışındaki bir bölgede kullanılmak üzere kiralanan kişilerdir."

Bugün savaşlarda ya da çatışmalarda etkinlik gösteren özel askeri şirketler, savaş endüstrisindeki özel aktörlerin dönüşümünü temsil etmektedir.

Bunların en önemli özelliği, modern bir şirket formu taşımalarıdır. Paralı askerlerden farklıdırlar; çünkü her şeyden önce bir şirket olarak kurulmaktadırlar ve çok farklı türlerde askeri hizmet vermektedirler.

Bir şirket oldukları için, kendi endüstrisinden ya da farklı endüstriden firmalarla finansal bağlar geliştirebilmektedir. Bugün en aktif olan firmalardan çoğu (MPRI, Armorgroup ve Vinnell) birçok büyük şirketin yan kuruluşudur.

MPRI (Military Professional Resources Inc.), bir Amerikan şirketidir ve 1990'ların başlarındaki etkinliklerinden dolayı geniş çaplı bir ün kazanmıştır. Büyük ölçüde, daha önce Amerikan ordusunda yer alan görevlilerden oluşmaktadır. 1993-1994 yıllarında Hırvatistan hükümetiyle imzaladığı bir sözleşme gereği, bu ülkenin ordusunun eğitiminde önemli bir rol yüklenmiştir. 1995'te Hırvatistan ordusunun, Sırpların elindeki Karayina'yı ele geçirmesinde büyük etkisi olmuştur.

The Times'a göre Amerikan yönetimiyle yakın ilişkiler içerisindeki Vinnell, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'in paravan şirketi olarak işlev görüyor.

Esrarengiz şirketin bir ayağı da Türkiye'de. Toplam 50 ülkede askeri birliklere operasyonel ve lojistik destek sağlayan şirket 1987 yılından beri ülkemizde de faaliyet gösteriyor. Vinnell'ın Türkiye'deki geçmişi de oldukça karışık. Şirketin Brown And Root Services ile ortak olarak kurduğu VBR adlı şirket, İncirlik'teki Amerikan askeri üssünün bakım faaliyetlerini yürütüyor.

Ortakları arasında eski ABD başkanlarından Baba Bush'un Savunma Bakanı James Baker ve Ronald Reagan'ın Savunma Bakanı Frank Carllucci'nin de bulunduğu şirket 30 yıldır Suudi Arabistan'da faaliyet gösteriyor. Şirketin resmi görevi Suudi Arabistan Milli Muhafız Ordusu'nu eğitmek. Newsweek dergisine göre amacını "Bir gün işgal etmemiz gerekebilecek olan Suudi petrol sahalarını koruyabilecek askerler yetiştirmek" olarak koyan şirket, Muhafız Ordusu'nun 26 binden 70 bine çıkmasını sağladı.

Konuşmacı olarak Kenan Çamurcu, Selahattin Özgündüz, Oğuzhan Asiltürk, Mehmet Ali Edipoğlu, Prof. Dr. Namık Kemal Zeybek, Doç. Dr. Abdullatif Şener, Ali Yeral, Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, Alptekin Dursunoğlu, Mehmet Ali Güller, Dr. Muhsin Talibzade, Fevzi Ekrem Terzioğlu, Usame el-Delil, Fatih Yaşlı, Aydın Çubukçu, Ayhan Bilgen, Doç. Dr. Erdem Denk, Cevdet Said, Hüccetülislam Hüseyin Kıbrısi'nin katılımı ile 9 Mart 2013 yılında Ankara'da yapılan "Yeni NATO ve Özelleştirilmiş Savaş: Suriye Örneği" sempozyumunda büyük çoğunluğu Amerika kökenli olmak üzere, Latin Amerika'da, Orta Doğu'da, Asya ve Afrika'da pek çok özel güvenlik şirketinin savaşlarda kullanıldığı, bir kısmının ise bölge devletlerine, yerel hükümetlere hizmet verdiği vurgulanmıştır.

Bu şirketlerin görevi yalnızca "koruma" ile sınırlı değil. Karşı istihbarat sağlama, "kimyasal savunma", ve "operasyonal güvenlik" hizmetlerinden ayrı olarak savaşacak adam sağlamak.

İngiltere hükümetinin, Green Paper Raporu'na göre, özel askeri endüstri içinde birbirinden farklı çok sayıda grup bulunuyor: Paralı askerler, özel ordular, özel güvenlik şirketleri, özel istihbarat şirketleri ve özel askeri şirketler. (*)

Rapora göre, paralı askerler, bir kazanç karşılığı savaşan ya da savaşçı becerilerini satan kişiler. Özel ordular ise genellikle gelişmekte olan ülkelerde rastlanan bir olgu. Özellikle Güney Amerika'da uyuşturucu baronlarının ya da Afrika'da Liberya örneğinde olduğu gibi savaş lordlarının özel orduları bulunuyor. Yine aynı rapora göre, bu grupta yer alanların en dikkat çekici olanlarının, El Kaide gibi dini ordular olması.

Özel askerler, paralı askerlerden farklı olarak yasal bir yapıya sahip ve müşterilerine sözleşme yoluyla bağlı. Yasalar ve yabancı sözleşmeler için alınacak lisanslar yoluyla kendi devletlerine ismen bağlı durumdalar. Yine paralı askerlerden farklı olarak, eğitim, istihbarat, danışmanlık, lojistik destek, operasyonel destek ve çatışma sonrası çözümler gibi değişik hizmetler için çalışıyorlar.

           Büyük emperyalist ülkeler olmak üzere, bir dizi devlet, savaş meydanlarında özel şirketleri "vekil" olarak kullanıyor.

İç çatışma eşiğine gelindiğinde kiralanan fırsatçılık silahlarından multimilyar dolarlık bir endüstriyi besleyen küresel kuvvetlere kadar, özel askeri sektör büyümeye devam ediyor.

"Para kazan da nasıl kazanırsan kazan önemli değil" mantığının egemen olduğu günümüzde, bizim girişimcilerimiz bu düşünceyi düstur edinerek benzer şirket kurmak için zaman kaybetmemişler.

28 Şubat 2012 tarihli ve 8015 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanarak faaliyetlerine başlayan şirket, tanıtımını kendi web sayfasında açıklamaktadır.

"Türkiye'de uluslararası savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirkettir." (**)

Gerek, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kurularak faaliyette bulunan gerekse yurt dışında kurulan benzer şirketlerin etkinlik alanlarındaki ortak nokta, ihtiyaç duyan dost ve müttefik ülkelerin silahlı kuvvetler ve polis teşkilatlarına her türlü danışmanlık, eğitmenlik yapmak, hizmet verilen ülkenin savunması ve güvenliği için silah ve malzeme gerekli ise onları da tedarik etmek.

Bu şirketlerin, para canlısı olduklarını sağır sultan bile bilmektedir.

Kazanacakları paraların ötesinde, hizmet sundukları bölgenin sahip olduğu yer üstü ve yer altı zenginlikleri onların hizmet iştahlarının kabarmalarına neden olurken, bizde böyle bir şirket kurulmasının düşüncesinin arkasında da benzer bir iştah kabartıcı duygu mu oluşmuştur?

 

(*) https://www.publications.parliament.uk/pa/cm200102/cmselect/cmfaff/922/922.pdf

(**)http://sadat.com.tr/tr/anasayfa/80-tr/71-sadat-uluslararasi-savunma-danismanligi.html