Şah ve mat!

Bay Diplomat 19 Aralık 2016 Pazartesi, 08:29

 

"Desem ki, nereye, nereye?

Çıkar mı sesim,

Duyarlar mı beni...

Ben yalnızca şunu bildim:

"O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler..."

Geçen hafta, İstanbul ve Kayseri'de düzenlenen terör saldırılarında şehit olan polis ve askerlerimiz ile vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, Türkiye Cumhuriyeti'ne baş sağlığı diliyorum.

 

 

"Ülkenin 2 numaralı üst yöneticisi, toplantı açılışından sonra gündemde olan konu hakkında katılımcılardan görüşlerini içtenlikle belirtmelerini ister.

Nedeni de gündemdeki konunun ülke için önem arz etmesidir.

Her katılımcı konu ile ilgili görüşlerini belirtir.

Toplantı başkanı, son katılımcının görüşü alındıktan sonra teşekkür ettiği katılımcılara yanındaki dosyadan çıkarttığı belgeyi göstererek;

"Arkadaşlar, görüşleriniz ülke için gerçekten çok önemli. Ancak, ülkemizin 1 numaralı yöneticisi, konunun belgede yazıldığı gibi olmasını istemektedir. Bu nedenle, görüşlerinizi belirttiğiniz konu 1 numara tarafından hazırlanan yazılı metindeki esaslar dahilinde uygulanacaktır."

Bu, bir ülkedeki yönetim anlayışına yönelik en iyi gerçek örneklerinden birisidir.

 

Demokrasi ile yönetilen ülke yönetimlerinde, karar merci asla tek adam değildir.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

 

************

Özellikle askeri konumda olan görevliler, strateji uzmanları, yabancı misyon görevlileri hatta politikacılar iki strateji oyununun inceliklerini ve kurallarını bilmek zorundadırlar.

Bunlardan birisi satranç, diğeri de briçtir.

Her ikisi de kişilere analitik düşünme, konsantrasyon, çok yönlü düşünme kabiliyeti ve planlı olma, sosyal gelişme, sorumluluk alma, takım bireyi olma, NLP, karar verme alanlarında başarı sağlamaktadır.

Dış politika uzmanları, bu oyunlarla edindikleri deneyimlerini uluslararası platformlardaki ikili ya da çoklu görüşmelerde ön plana çıkartmaktadırlar.

Her iki oyunda da karşı oyuncunun hamlesini ve ardından gelecek oyunun yapılanmasını görmek, oyunun yönünün belirlenmesinde etken olmaktadır:

Dünyadaki güçlü ülkeler, diğer ülkeler üzerinde satranç oyununun kurallarını uygulamaktadırlar.

Öyle ki, başarısızlık aşamasında oyunu ülkenin kendi yöneticilerine bırakarak "Bundan sonra hamle sırası sizde. Oyundan ayrılıyorum" diyebilmektedirler.

Bugün dünyamız, 90'lı yıllardan beri devam eden dış politika olarak satranç oyununun içindedir.

Yakın zamana kadar satranç oyununda, ABD, Rusya ve Çin aktif oyuncu iken günümüzde Fransa, Almanya ve Hindistan da önemli ve aktif oyuncu konumuna geçmiştir.

.

Nedeni de oyun tahtasının ekonomik açıdan dünyanın en üretken üç bölgesinden ikisini ve dünya nüfusunun %75'ini barındıran, dünyanın fiziki zenginliğinin çoğunun bulunduğu, global GSMH'nın %60'ının üretildiği ve bilinen enerji kaynaklarının dörtte üçüne sahip olan, ABD'den sonra en büyük altı ekonomi ve askeri silahlanmaya en fazla harcama yapan 6 ülkenin bulunduğu alanı kaplamasıdır.

Oyun tahtasının Lizbon'dan Vladivostok'a kadar kapladığı alan coğrafi adı ile AVRASYA'dır.

Aktif jeostratejik oyuncular, mevcut jeopolitik durumu değiştirmek amacıyla kendi sınırlarının ötesinde güç ve etki kullanma isteği ve kapasitesi olan devletlerdir. Jeopolitik pivotlar is, güçleri ve motivasyonları sayesinde değil, hassas konumları sayesinde önem arz eden devletlerdir.

Ancak bu tahtada iki değil, her biri farklı güç sahibi birkaç oyuncu vardır. Ana oyuncular, tahtanın doğusuna, batısına, ortasına ve güneyine yerleşmişlerdir.

ABD, Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Hindistan aktif oyuncu, Ukrayna, Azerbaycan, Güney Kore, Türkiye ve İran oyun tahtasında pivot oyuncu olarak yer almaktadır.

Oyuncuların, birbirlerinin mevcut ve izleyen hamlelerini çok iyi görmeleri gereklidir.

Öyle ki aktif oyuncular, pivot oyuncularını kendi çıkarlarının öne çıkması düşüncesi ile ilk hamlelerde feda edebilme düşüncesindedirler. Kimi zaman da aktif oyuncu, 'pivot oyuncusunun hizmetinde' görünümü vermekten geri kalmamaktadır.

 

 

 

Gerektiğinde, aktif oyuncular, kendi hamlesini diğer aktif oyuncuya devredebilmektedir.

Bu da ortak çıkarın varlığıdır. Çıkarı elde etmek için her türlü hamle yapma imkanını kendilerinde varsayan aktif oyuncu konumundaki ülkeler, kuvvetli karşı hamle ile karşılaştıkları anda birdenbire karşı takıma dostane (!) yaklaşım sergilemekten de geri kalmamaktadırlar.

 

Afganistan, Irak, Suriye ve Türkiye....

AVRASYA, satranç tahtasındaki aktif oyuncuların ısrarla ele geçirmek istedi ülkeleri barındırmaktadır.

 Bu ülkelerin gerek coğrafi konumu gerekse fiziki zenginlikleri, aktif oyuncu ülkeleri satranç tahtasının etrafında toplamaya yönlendirmektedir.

Aktif oyuncu ülkelerden ABD ve Rusya, satranç masasından istediklerini almak için gerekirse "asgaride birleşmek" kuralını işletmekten geri kalmamaktadır.

Birkaç gün önce, Suriye'de ateşkes uygulamasının sağlanması, bu kuralın işletilmesinden başka bir şey değildir.

 

Öyle ki, onlar yemek masasına otururlarken Türkiye'nin de sırtını "Şimdi oyun hamlesi yapma! Sadece sen şu kumanyayı al. Gelen misafirlerin yerleşmesine yardımcı ol. Masraflarını en kısa zamanda karşılarız. Merak etme" diyerek sıvazlamaktadırlar.

Halbuki, Suriye hamlesinden sonra aktif oyuncular, bu kez de Türkiye üzerine oyun hamlesini başlatmak için satranç oyun alanının etrafında yerlerini alma aşamasındadırlar.

 

Tek adam yönetimi, ülkelerin iç ve özellikle dış politika uygulamalarında başarısızlıkların habercisi, dolayısı ile karşı oyuncunun ŞAH ve MAT sözünün duyulmasına imkân sağlayacaktır.

Kararlılık ve devamlılık esastır.

Aksi halde;

"Yine bana hüsran, bana yine hasret var

Yine bana esmer günler düştü"