TÜRKİYE İLK 10 ÜLKE ARASINDA

Bay Diplomat 23 Ekim 2017 Pazartesi, 08:23

Avustralya merkezli düşünce kuruluşu Lowy, Uluslararası Politika Kurumu'nun yayımladığı 2016 Küresel Diplomasi Endeksi'nde ülkeleri kurdukları dış ilişkiler itibarıyla sınıflandırdı.(*)

Türkiye 224 dış temsilcilikle dünyanın en yaygın diplomasi ağına sahip altıncı ülkesi oldu. Türkiye sahip olduğu diplomasi ağının yaygınlığı itibarıyla OECD bünyesinde dördüncü, G20 ülkeleri arasında ise altıncı sırada yer aldı.

Türk Dışişleri Bakanlığı küresel teşkilatlanmada BMGK'nın 5 daimî üyesinin ardından dünyanın en geniş 6'ncı teşkilatı haline geldi.

42 ülkenin sıralandığı endekse göre, büyükelçilikler dahil 270 dış temsilciliği bulunan ABD, diplomasi ağı en büyük ülke olurken, 267 diplomatik temsilcilikle Fransa ikinci sırada, 258 diplomatik temsilcilikle Çin üçüncü sırada yer almaktadır.

Dördüncü sırada bulunan Rusya Federasyonu'nun 243, beşinci sırada bulunan İngiltere'nin 236, altıncı sırada bulunan Türkiye'nin ise 224 dış temsilciliği bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin yurt dışında 132 büyükelçilik ya da yüksek temsilciliği, 79 konsolosluk ya da başkonsolosluğunun yanı sıra 12 diplomatik görevlisi ve 1 diğer temsilciliği bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin yurt dışı temsilcilik sayısının yakın zamanda 252 olması hedeflenmiştir.

Bunun anlamı sayısal olarak yurt dışında güçlenmekteyiz.

O güçlenmeyi acaba nitelikli kişiler ile de sağlayabilecek miyiz?

 

Bu temsilciliklerde görev yapan kişilerin görevleri ise Türkiye'nin ve Türk vatandaşlarının haklarına ve çıkarlarına uygun olarak yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek, hükümetçe belirlenen esaslara uyan dış politikayı uygulamaktır.

Vatan görevinin kutsallığının bilincinde olan bu kişiler, uzun ve yorucu bir çalışma döneminin ardından bu görevlere atanmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı'nda meslek memuru olarak göreve başlayan ve kendilerini gelecekte ülkesini büyükelçi olarak temsil etmeyi hedefleyenlerin unuttukları bir şey var!

O da büyükelçi ve valinin "istisnai memur" olmasıdır.

Yani atanması, özlük hakları vs. bakımından diğer devlet memurlarının tabi olduğu mevzuata dâhil değildir. Türkiye'de büyükelçilerin ve valilerin atanması konusunda siyasal iktidara geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Farklı mesleklerden büyükelçi ve vali atanabildiği gibi, yasalarda büyükelçi ve vali olabilmek için özel nitelikler öngörülmemiştir.

Halk deyimi ile onlar mesleğin içinden değil tepeden inme emirle görevlendirilmişlerdir!

Meslekten yetişmedikçe, o görevlere gelen kişiler, kendilerini o göreve getiren kişi/kişilere biat etmek zorundadır!

Bu da özellikle dış politikanın uygulanmasında sıkıntı yaratmaktadır.

Her ne kadar, yurt dışı görevine büyükelçi olarak atanan istisnai memur, yeni görevine başlamadan önce bakanlık bünyesinde gerekli eğitimleri alsa bile, mesleğin püf noktasını bilen diplomatlar kadar başarılı olamamaktadır.

Ve bu istisnai memur statüsü ile yurt dışında büyükelçi olarak görev yapan kişiler görevlerinin bitiminde Ankara'da yeni görev üstlenmekte ya da büyükelçi kadrosu ile emekli olmaktadırlar.

Ya Türkiye Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak yurt dışında temsil etmeyi çalışma hayatlarında ilke edinenler?

Onlar da ümitlerini başka bir bahara bırakmayı yeğlemektedirler.

Türkiye Cumhuriyeti Dış Politika Kâr-Zarar tablosuna baktığımız zaman, büyükelçi titrini alan kişi tablonun kâr hanesinde Türkiye Cumhuriyeti dış politikası ise zarar hanesinde görülmektedir.

Kısacası, olan Türkiye Cumhuriyeti'ne olmaktadır!

Bunun da telafisinin olmadığını yaşadığımız dönemde en iyi şekilde görmekteyiz.

Görevlendirmelerde liyakatten vazgeçilmemeyi öğrendiğimiz ve bunu en iyi şekilde uyguladığımız zaman Türkiye Cumhuriyeti yurt dışında hak ettiği saygınlığı kazanacaktır.

Görevin/işin liyakatli kişiye verilmesini Yüce Allah, Kutsal Kitabımızda şöyle buyurmaktadır.

"Allah size, mutlaka emanetleri (işleri) ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder." (Nisa 58)

 

(*)https://globaldiplomacyindex.lowyinstitute.org/#