Vatan ise…

Bay Diplomat 13 Şubat 2017 Pazartesi, 06:28

"Mevzubahis olan vatan ise gerisi teferruattır"

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

            Günümüzde, ABD merkezli olan düşünce kuruluşu (think tank) sayısı 1777'dir ve bu sayı dünyadaki tüm think tank kuruluşlarının yaklaşık üçte birine denk gelmektedir.

           Bu kuruluşlar, Amerikan politikalarının yönlendirilmesinde ve karar alma aşamalarında yadsınamaz bir etkiye sahiptir. Ülke yönetiminde söz sahibi olan düşünce kuruluşları; Federation of American Scientists (FAS), Center for American Progress (CAS), Freedom House, DuPont, Sandoz, Ciba-Geigy, Procter & Gamble gibi çok uluslu şirketler tarafından maddi olarak desteklenen The Hudson Institute,

Amerika Birleşik Devletleri Kara Harp Okulu'nun Sosyal Bilimler birimine bağlı olarak faaliyet gösteren Combating Terrorism Center,

ABD'nin siyasi liderlerine Türkiye'nin siyasi, diplomatik ve stratejik ortamını tanıtma amacı ile kurulan Türkiye Araştırmaları Programı (The Washington Institute for Near East Policy bünyesindeki araştırma merkezi),

Türkiye, İran, Irak ve diğer Yakın Doğu ülkeleri hakkında birçok araştırma programlarını bünyesinde bulunduran The Washington Institute for Near East Policy,

Washington D.C. merkezli Urban Institute,

Amerika Birleşik Devletleri'nin kamu refahı ve güvenliği için bilimsel, eğitimsel çalışmaları ve hayırsever gayeleri ileriye götürmek ve yükseltmek amacı ile 1948 yılında  kurulan ve 50 farklı ülkeden yaklaşık olarak 1700 kişiyi çalıştıran Rand Corporation (Research And Development Corparation), 

Kamuoyunda CIA destekli düşünce kuruluşu olarak bilinen Austin, Texas merkezli Stratfor ve yazımıza konu olan FPRI.

            FPRI da bu kuruluşlardan biridir. Kurucusu Türkiye dış politikasını ve Türkiye Cumhuriyeti'ni 7 Eylül 1981 - 18 Mayıs 1989 tarihleri arasında Birleşik Devletler'in Ankara Büyükelçisi olarak görev yapması nedeni ile çok iyi bilen Robert Strausz-Hupé tarafından 1955 yılında kurulan, araştıran, analizler yapan, yayınları olan ve danışmanlık hizmetleri veren FPRI'nın önemli gelir kaynağı diğer kuruluşlar gibi yapılan bağışlardır.

            FPRI, Ocak 2017'nin sonlarına doğru bir makalede yayınladı. Makale, 71 ülkede faaliyet gösteren Gallup International tarafından 2014 yılında yapılan ve sonuçları 2015'te açıklanan anketi konu edinmiştir. (*)

            "Vatanımız için gözümüzü kırpmadan, seve seve canımızı veririz." sözünü ana fikir olarak alan Gallup, 63 ülkede 64.000 kişinin katıldığı bir anket yapmış ve anketin isim boşluğuna ise "Would you fight for your country?" (**) yazmış.

Sonuçları; bölgesel, ülke ve dini grubu olarak 3 tabloya yansıyan anketin başlığını okuduktan sonra, Türkiye Cumhuriyeti bu ankette birinci sırada olur değil mi?

            "Her şey vatan için", "Vatan canım sana feda" diye yeri göğü inletmemize rağmen anketin birincisi yüzde 94 ile Fas Krallığı olurken, Fas Krallığı'nı Fiji, Pakistan, Vietnam, Bangladeş, Azerbaycan, Papua Yeni Gine, Afganistan, Gürcistan ve Hindistan izlemiş.

            Türkiye Cumhuriyeti ise 63 ülke içinde yüzde 73 ile 12 sırada yer almıştır.

Anketin sonuncusu ise, "Ülke ve imparator için savaşta hayatını seve seve feda etmek" düşüncesiyle yetişen yüzde 11 ile Japonya.

Anketin;

Dini dağılımda ise %78'inin Müslüman, %77'sinin Hindu, % 66'sının Budist, % 57'sinin ateist olduğu görülürken, Ortodoksların % 53'ü, Katoliklerin % 52'si, Yahudilerin de % 51'inin ülkesi için savaşacağı,

Bölgesel dağılımda ise Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ankete katılanlardan %83'ü "ülkem için savaşırım" derken, Batı Avrupa'da bu oran %25'tir. Ankete Avrupa ülkeleri gözünden baktığımızda ilk sırada olan Finlandiya'yı (%74) Türkiye Cumhuriyeti (%73), Ukrayna (%62), Rusya Federasyonu (%59), Kosova (%58), İsveç ve Bosna Hersek (%55) izlemektedir. Almanya ise son sırada (%18) yer almaktadır.

Anket, Birinci Dünya Savaşı'ndan 100 yıl sonra anketi yanıtlayan dünya vatandaşlarının %61'i ülkesi için gönüllü olarak savaşma arzusunda olduğunu göstermektedir.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki gönüllü savaşçı olma oranının yüksek olması, bölgedeki savaş ortamının var olmasıdır.

30 ülkede 32.258 kişi ile yüz yüze, 12 ülkede 9.784 kişi ile telefonla, 21 ülkede 21.000 kişi ile de online olarak yapılan anketin ilginç tarafı, kadın gönüllü savaşçıların %52 oranında olmasıdır.

Süper güç olarak kabul edilen ülkelerde ise gönüllü savaşçı sıralaması Çin (%71), Rusya Federasyonu (%59) ve Birleşik Devletler (%44) şeklinde gerçekleşmiştir.

Anket, bir kez daha gösteriyor ki, süper güçler ellerini kolay kolay Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinden çekmek arzusunda değiller.

Onlar, bölgeye egemen olmak isterlerken, bölge insanı ise "toprağımız için savaşmaya hazırız" yanıtı ile karşılarında direnmektedirler.

 

Özür mü?

Dün TCG Muavenet (DM-357) vurulması ve ardından Birleşik Devletler'den gelen "Pardon, bizim Coni uykudan yeni uyanmıştı. Uyku mahmurluğundan kurtulamamış. Yanlış düğmeye basınca üzücü olay meydana gelmiş. Tekrar pardon."

Bugün de kuzey komşumuz yeni müttefik adayımız(!) kabadayısından gelen 'pardon' telefonu. Bu kez suçlanan da votkayı çok seven Ivan.

 

Ekonomik ya da siyasi açıdan güçlü olmak, haksız da olsanız her zaman sözlerinize itibar edilmenin göstergesidir.

Ve Suriye bataklığından, her biri aslan parçası olan ve önlerinde ideallerini, hayallerini gerçekleştirmek için uzun yolları olan gençlerimizin şehadet haberleri arka arkaya geliyor.

Kayahan'ın "Bir Yemin Ettim ki Dönemem" ezgisini mi söylemek zorunda Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenler.

Telefon ile dile getirilen özre konu olan olayın esas amacı, İslam düşmanı olarak bilinen ve zaman zaman Türkiye'ye de sert eleştirileri olan, Amerikan dış politikasında sert gücün daha fazla öne çıkmasını savunan, haçlı ruhuna sahip kişilerden biri olarak tanınan CIA'nın yeni Başkanı Pompeo'nun Türkiye Cumhuriyeti'ne yaptığı ziyarettir.

Verilmek istenen mesaj; "Kimin yanındasın? Tarafını net şekilde belirle."

 

Donald Trump'ın yönetim kadrosunda 3 kadın.

 

Birleşik Devletler'in yeni Başkanı Trump, yönetim kadrosunu onayladı. Göçmenler ile göreve başladığı ilk günlerde savaş ilan eden Trump'ın kabinesinin önemli bir kısmını milyarder ve emekli generaller oluşturuyor.

Eğitim, Ulaştırma ve Küçük İşletmeler bakanları kadın. Eğitim Bakanı Betsy Devos Hollanda, Ulaştırma Bakanı Elaine Chao ise Tayvan kökenli. Bir yandan "Göçmenlere Birleşik Devletler topraklarında yer yok" diyeceksin diğer taraftan ise Hollanda ve Tayvan kökenli kişileri yönetim kadrosuna alacaksın!..

The Field of Fight: How We Can Win the Global War Against Radical Islam and Its Allies, (Savaş Alanı: Radikal İslam ve onun müttefiklerine karşı süren küresel savaşı nasıl kazanabiliriz) kitabının yazarı, Gülen cemaatini terör örgütü olarak görenemekli Korgeneral Mike T. Flynn ise Başkanın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapacak.

Yönetim kadrosu gelecekte Trump'ın başını epeyce ağrıtacak.

 

Bir kitap

 

Antik Roma'dan yüzyıllar boyunca bugüne kadar örgütlü insan saldırganlığının en az anlaşılmış ve en zor olan biçimini izleyen, Balkanlar'dan Ruanda, Afganistan, Irak, Güney Sudan ve en son Suriye'deki savaşları anlatan kitap geçen günlerde kitapevlerinin raflarında yer aldı.

Yale Üniversitesi yayınlarından çıkan kitabı, Amazon ve diğer online satış sitelerinden de satın almak mümkün.

Civil Wars: A History in Ideas, David ArmitageFeb 2017 Yale University Press

.

 

 

(*)http://gallup-international.bg/en/Publications/2015/220-WIN-Gallup-International%E2%80%99s-global-survey-shows-three-in-five-willing-to-fight-for-their-country

(**) Ülken İçin Savaşmak İstermisin?