KOÇUM BENİM 2

Berna AYSU 30 Eylül 2018 Pazar, 06:50

Serüven asla kısa olmamalı, hele ki kendini tanıma yoluna düştüyse İNSAN!

Bir sabah uyandığımda aynada yüzümü görünce başladı, benim değişimim.

Yüzümde, tek bir kızarıklık olmayan nokta kalmamıştı.

Dedim 'Kızamık yahut kızılcık oldum 33 yaşında!'

Koştur, koştur soluğu doktorda aldım.

Bir de güzel cevabımı aldım "Kurdeşen döküyorsunuz, hanımefendi!"

Aman ne güzel!

Stres yok, sıkıntı yok doktoru ve tavsiyelerini dinleyip çıktım.

Caddebostan sahilinde kendimle baş başa minik bir yürüyüşe çıktım.

Beden zilleri çalıyor size, görmesini bilene!

Devamlı kendinden ödün veren, hayır diyemeyen, olayları içselleştiren, herkesin sorununa yetişen, maddi, manevi ne varsa bölüşen, herkesi kendi gibi sanan, gecenin kaçı olursa olsun ihtiyaç duyulduğunda kapısını açan yahut kapısında biten, borç veren ama geri alamayan, yediği kazıkların toplamının bileşkesini hesaplamayan, devamlı savunma mekanizmaları çalışan, "Hayır, aslında olay öyle değil, bakın bu şekilde" diye ısrarla ifade etmeye çalışan, kavganın, gürültünün içinde kendini bulan, çekirge sürüsünün içinde sıkışmış kalan biri olarak;

Bu yürüyüşten, KURDEŞENİMLE vedalaşma kararı alarak, serüvenime başladım.

Erickson koçu olmadan evvel kendime bir hedef koydum.

Yukarıda saydığım hiçbir yükü taşımama kararı aldım ve meditasyon öğrenip uygulamaya başladım.

İlk başlarda grup içinde gülmeler tutuyordu beni. Odaklanma sorunu yaşıyorum.

Ama ruhu terbiye etmeyi, bedeni rahatlatmayı, zihni durdurmayı öğrendiğimde

Serüven, şölen misali olaya başladı.

Ruhun ne kadar aç olduğunu, bu açlığın merakı doğurduğunu öğrendim.

Öğrenmenin, yoluma fener olduğunu, gitmek istediğim yolların çıkmaz yahut kestirme olanını değil;

Direkt, beni hedefe götüren tescilli yerler" olduğunu, seçimlerimin doğruluğunu kanıtladığına şahit oldum.

Gittiğim her uygulama, aldığım her eğitimin ve belgelerin uluslararası geçerliliği olmasına, bu uygulama ve eğitimleri verenlerin geçmişlerine, tecrübelerine, diplomalarına dikkat etmeyi sorgulamayı, sormayı kendime ilke edinmiştim

Böyle böyle yolum aydınlanmaya, hedefim netleşmeye başlamıştı.

İşte ne istiyorsun? sorusuna gelen 2. önemli cevap bu yol haritam oldu.

Hedefe ilerlerken, geçerliliğini, yetkisini mutlaka sorgulayın.

Geçen hafta sizlere web sayfamı iliştirmiştim.

www.sudakiizin.com

İşte orada bu yol haritasında izlediğim ve şükür ki yanlış insanlara denk gelmediğim eğitimler ve hocalarım mevcut.

Ve son durak;

ERICKSON ICF COACHING oldu benim için.

Şimdi ben, hem mentorluğu, hem koçluğu harmanlayıp yapıyorum ve inanılmaz keyif alıyorum.

Ortalık koçtan geçilmezken, ben etik ahlâka bağlı kalmaya özen gösteriyorum.

Çoğu psikolog ve psikiyatrist, koçluğu bir tehlike olarak arz etseler de gözden kaçırdıkları bir şey var.

KOÇ: Ne psikolog, ne de psikiyatristtir.

Bir sohbette koskoca profesör olmuş, kitapları mevcut olan KİBİRLİ bir psikiyatrist bana şöyle demişti:

"KOÇSUN YA HANİ! HADİ BU SORUNU HALLET GÖRELİM!"

Şimdi ben bu adamcağıza, ne diyebilirim ki!..

"Biz sorun halletmiyoruz, hedef odaklı çalışıyoruz, hocam" diye cevap vermiştim.

Serüvenin başıyla, şimdiki arasındaki farkı söyleyeyim size;

Bir şey anlatmaya, ifade etmeye, savunmaya çalışmıyorsunuz.

Karşınızdaki kişinin önyargılarını kırmak için vakit harcamıyorsunuz.

Bazen susuyor, bazen gülümsüyor bazen de kısa ve net cevaplar veriyorsunuz.

Yani kurdeşensiz, migrensiz, karın ağrısız bir hal içinde oluyorsunuz.

Haftaya devam edelim mi?

Sevgiyle kalın...