TÖRE KURBANI KADINLAR 2

Berna AYSU 10 Şubat 2019 Pazar, 06:07

"Abla, dövme yaptırmak istiyorum" dedi. Ve devam etti "Kurşun izlerimin kapanması için her baktığımda artık hatırlamıyorum istemiyorum."

Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyorum yaşanmış hikâyemize.

Köyde, kızımızla ilgili dedikodu çıkaran elti sayesinde, erkek tarafı infaz kararı alıyor gıyabında.

İşe bak! Cehalete ve cesarete bak!

Kimsiniz? Bu hakkı nereden alıyorsunuz?

Töre nedir bilmem, anlamam.

İnfaz kararı her iki aile tarafından alınırmış. Kızımızın infazı ise tek taraflı alınıp uygulamaya geçilmiş.

Neden kaçmadın diye sorduğumda , "Her gün ölmektense bir defada ölmek istedim abla" dedi.

"Evde oturup ölümü bekledim namazımı kılıp" dedi.

Kapı tekmeyle açılıp içeri 3 kişi girmiş. 13 yaşındaki çocuğun eline silahı vermişler ve

"Vur" demişler!

Önce 3 kurşun sıkılmış. Öldüğünü sanıp gitmişler.

Küçük görümce içeri giriyor ve yaşadığını görüyor.

"Yenge, camı açayım kaç "diyor. Sonra dışarı çıkıp yardım istiyor, yengesinin yaşadığını söylüyor

Vuranların ekmeğine yağ sürermiş gibi çocukluk saflığında, ölümü çağırıyor bir kez daha.

Tekrar geri dönüyorlar, kalan 9 kurşunu üzerine boşaltıyor ve silahı üzerine atıp kaçıyor 13 yaşındaki çocuk.

Dayısı olacak canavar, kafasına ayağını bastırarak "bu daha ölmemiş" diyecek kadar vicdan yoksunu!

Dayısının bu sözünü duyan kızımız son havliyle silahı eliyle koltuğun altına itiyor ki silahı bulmasınlar ve daha fazla kurşun sıkmasınlar!

12 kurşun! Be insan müsveddeleri, hangi akıl, hangi vicdan, hangi din bu fikri benimser ve uygulatır size?

Sizin kitabınız, dininiz ne?

Kadını, namus heykeli yapmak sizin ve sizin gibilerin üzerine vazife mi?

Komşu, jandarmaya haber veriyor.

Hastaneye kaldırılıyor, yoğun bakımda 7. gün gözünü açabiliyor.

Yaşadığını haber alıyor damat tarafı.

Yoğun bakıma gelip, yarım kalan infazı gerçekleştirmek istiyorlar

Artık neyin kafası bu siz karar verin!

Doktorlar ve başhekim karakola haber verince, kızımız devlet koruması altına alınıyor.

1 ay kadar hastanede kalıyor. Babasına kızına sahip çıkabilir misin diye soruyorlar

Baba, koruyamam dediği an, devlet sahip çıkıyor ve koruma eşliğinde başka şehre nakli sağlanıyor.

Önce şikâyetçi oluyor, sonra akraba diye şikâyetinden vazgeçiyor.

Özetle korkuyor haklı olarak

Doktorların ilgisi, sevgisi, hemşirelerin kendisine olan yakınlığı ile kendisine isim takılıyor

"Mucize Kız"

"Üstüm, başım hiçbir şeyim yoktu, hemşirelerin aldıkları eşofmanlarla şehir dışına çıktım"

Ve sığınma evine yerleştiriliyor.

Bedeninde ve ruhunda kurşun yaraları hiçbir zaman kapanmayacak belki,

Yaşam ona bonkör mü davrandı bilinmez ama şimdi güvende, emin ellerde bir ailenin yanında hayatını devam ettiriyor.

Şimdi soruyorum hepimize ayyuka çıkan şiddet, vahşet, tecavüz vakaları bu kadar artmışken

Bu kadın düşmanlığı nerede, ne zaman, nasıl son bulacak!

Bu cehalet nasıl bertaraf edilecek?

Kadınlara yapılan zulümler ile ilgili yaptırımlar ne zaman güçlenecek?

Sözde değil öz'de insan olanlar için Nahl Suresiyle bitiriyorum yazımı;

"Nahl Suresi, 85. ayet: O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azap) hafifletilecek, ne süre tanınacak."