O gece sıradan kahramanlar tarih yazdı!

Cennet YÜZER CANKILIÇ 18 Temmuz 2017 Salı, 06:00

Şu bir gerçek;

Eğer 15 Temmuz gecesi isyancılar başarılı olsa idi, bugün ortada Türkiye diye bir devlet kalmayacaktı.

Yönetim Yurtta Sulh Konseyi'ne geçmiş, hükümet devrilmiş, Meclis kapatılmış, Cumhurbaşkanı, Başbakan ele geçirilip nereye götürüldükleri muamma olmuş, bakanlar, milletvekilleri içeri alınmış, siyasi partiler ve STK'lar kapatılmış, ekonomi çarkı durmuş, sosyal hayat ev hapsine bırakılmış.

Belediye başkanları ile il başkanları, ilçe başkanları, gazeteciler, STK başkanları evlerinden tek tek alınmış, akıbetleri belli değil...

Ülkenin doğusu ile batısı bölünmüş, topraklarımız yabancı ajanların cirit attığı yerler haline gelmiş ve akan kanın haddi hesabı yok. Ananın evladını, eşin kocasını, evladın babasını  soracak, peşinden koşacak durumu yok.

Bunlar sadece ilk etapta olabilecekler.

Ama o gece bu milletin Başkomutanı'nın "Bu gece ölmeyeceksek, ne zaman öleceğiz" sözleriyle sokağa çıkıp, çıplak elle tankların durdurulacağı, topların, tüfeklerin, gözü dönmüş vatan haini ordusunun karşısına Türk Bayrağı sarılı bedenlerin dikileceği kimin aklına gelirdi?

                        *****                    ******                         *****

İşte Türkiye o gece işgal girişimine uğradı.

Düşmanın savaşta dahi yapmayacağı sivillere, silahsız insanlara içerideki vatan hainlerince ateş açıldı.   

O gece işgal girişimi bu halkın müdahalesi ile önlendi.

O gece Türkiye '2. Kurtuluş Savaşı' mücadelesi verdi.

Şimdi tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak olarak varlığımızı sürdürüyorsak o gece bu kahraman Türk Milleti'nin direnişi sayesindedir. Tıpkı dedelerimizin, ninelerimizin  yaptığı gibi...

Yani 250 şehidimizin ölümü ve 2 bin 196 gazimizin vücutlarından kaybettiği organları ile bu halkın sokaktaki mücadelesi boşuna değildi.

O gece bir vatan kurtuldu.

Hem de öyle topla, tüfekle veya kendilerine büyük önemler arz etmiş ayrıcalıklı insanlar sayesinde değil, senin, benim gibi sokaktaki sıradan insanlar sayesinde. O gece sıradan kahramanlar dedeleri, nineleri gibi bir kere daha destan yazdı.

Sadece, TBMM gazi değil, bu milletin tamamı gazilik unvanına sahip. Çünkü bebesinden dedesine kadar her biri vatan müdafaasında yer aldı.

Tabii 23.30 sıralarında İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kalıp, dışarıdaki kalabalıkla birlikte olmak yerine, elçilerinin tankların başındakilerle görüşüp yol vermesiyle Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine giden bir muhalefet partisinin lideri ile panikten bankamatiklere gidenler, bu mücadeleyi evinde TV'den seyretmeyi tercih edenler ve o gece oturdukları koltuklarından darbenin başarılı olması için sosyal medyada mesaj paylaşanları asla bu kahraman Türk Milleti'nin içine dahil etme gibi bir yanlışlık yapmıyorum!

                           *****                        *****                         *****

Ve o günün anısına iki gün süreyle milyonların sel olup aktığı 15 ve 16 Temmuz'da yapılan milli birlik ve beraberlik yürüyüşleri ile nöbetleri, bu milletin bir kere daha tüm dünyaya "Benim bağımsızlığıma dokunamazsın. Dokunursan yanarsın" haykırışı idi.

Bursa'da bu haykırışın sesini, tıpkı o geceki hattı savunmasında olduğu gibi çok güzel verdi.

Evet Bursa'da o gece, İstanbul ve Ankara'da yaşanan kanlı çatışmalar olmadı ama her an olacak gibi Bursalı şehadete hazırdı.

Kent Konseyi ve BTSO'nun organizatörlüğünde  Ulucami'nin önünden başlayan "Bayrak ve Demokrasi Yürüyüşü", aynı bir sene önceki  Kent Konseyi'nin  tertiplediği yürüyüş gibi  özel, anlamlı ve  izdiham derecesinde  kalabalıktı.

Bursa'daki devlet erkanı Bakanından Valisi'ne, Garnizon Komutanı'ndan Emniyet Müdürü'ne, polisiyle, askeriyle hepsi orada idi. Yeni vekiller Ankara'da olduğu için eski milletvekillerinin AK Parti'li olanlarının tamamı orada idi. Büyükşehir Belediye Başkanı ile Yıldırım, Osmangazi, Kestel, Gürsu Belediye Başkanı ve ilçe başkanları ile AK Parti İl Başkanı ile BTSO Başkanından Memur-Sen Başkanı ve yöneticilerine kadar tüm STK başkanları orada idi. En önemlisi sıradan insanlar o yürüyüşte idi. Ve Atatürk Caddesi ile İnönü Caddesi, Cumhuriyet Caddesi'nde Mehter Marşı eşliğinde yürüyen bu kortej, ellerinde Türk Bayrağı ile kaldırımlarda bekleyen vatandaşlarca da yürekten selamlanıp, sloganlar atıldı.

Heyecanlı kalabalığın yürüyüşünde iki defa ezilme tehlikesi geçirmeme rağmen bu duruma bile sevindiğimi belirtmeliyim. Böyle duyarlı, sevdalı bir milletin sıradan bir ferdi olmaktan da son derece gururluyum.