Şahin şimdi doğru olanı yaptı!

Cennet YÜZER CANKILIÇ 21 Nisan 2017 Cuma, 06:04

Her ne kadar Necati Şahin alınganlık gösterse de CHP İl Başkanı Şadi Özdemir doğru söylemiş:

"Gelişi yanlıştı, gidişi doğru."

Nitekim CHP'nin 2014 yerel seçimlerinde Bursa'dan Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterdiği Necati Şahin dün o yanlıştan döndü.

Almira Hotel'de kızı, oğlu, damadı, gelini ve torunlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında, gidiş ve ayrılış gerekçelerini tüm ayrıntılarıyla açıkladı.

"1 Aralık 2013'te başlayan ve 18 Nisan 2017 tarihinde son bulan yol hikayem" dediği CHP'deki siyasi yaşamına başladığında da kendisine dilim döndüğü kadar bu tercihin yanlış olduğunu söylemiştim.

"Taş yerinde ağırdır. Sizin yeriniz sol bir parti değil. Siz milliyetçi ve muhafazakâr yapıdasınız, kan uyuşmazlığınız, doku ayrışmanız olacak. Misafir sanatçı gibi değerlendirileceksiniz."

Anlattığına göre aynen de öyle...

***

2014 Mart yerel seçimlerine 8-10 ay kala adı, dönemin AK Parti İl Başkanı Sedat Yalçın'la beraber Büyükşehir Belediye başkan adaylığına geçti. Bursa kamuoyunun yakından tanıdığı, sevdiği ve yıllarca İMO Başkanı olarak kente katkı sağlayan Necati Şahin, Sedat Yalçın'ın bu göreve adaylığını açıklamasından kısa süre önce "Senin olduğun yerde olmam" diyerek nezaket örneği gösterdi.

AK Parti'nin, Recep Altepe'nin belediye başkanlığına devam kararını aldığı o dönemde ise büyük bir manevra ile "CHP'den gelen Büyükşehir Belediye başkan adaylığı" teklifini adeta havada kaptı. Amacı kente dair bilgi ve birikimini, tecrübesini yine kente sunmaktı ve CHP'den gelen bu teklif ailesinin içine sinmese, kendi siyasi düşüncesiyle örtüşmese de "hizmet hizmettir" diyerek kabul etti.

O dönemde CHP Genel Merkezi, aralarında Bursa'nın da bulunduğu Ankara, Hatay gibi büyükşehirlerde merkezden her kesimi kucaklayacak isimleri belediye başkan adayı göstermiş, bu açılım parti içinde bazı kesimler tarafından tepkiyle karşılanmakla beraber kamuoyunda da büyük ilgi görmüştü.

Dünkü açıklamasında da amacını; "Her kesimden oy almak düşüncesiyle, bürokratik oligarşi partisi olarak algılanan CHP'nin milletin partisine dönüşmesine katkıda bulunmaktı" diyerek belirtti.

***

Söylediği gibi de yaptı. CHP tarihinde görülmemiş şekilde güçlü ve büyük bir seçim kampanyası yürüttü. Bursa'da her insana dokundu. Rakibi Recep Altepe'ye vurmak yerine, kentin eksikleri ve yanlış yapılan çalışmalar üzerinde nelerin ve nasıl yapılması gerektiği üzerinde fikir belirtip, projelerini seçim vaadi olarak açıkladı. Bu anlamda partisine katkı sağladı ve oyunu yükseltti.

Ancak geçen sürede hayal kırıklığına uğradı. Kendisi de bu durumu şöyle açıkladı:

"Doğrusu çok yalnız kaldım, bırakıldım. Evet, çok iyi dostluklarım oldu ama misafir olarak, dışarıdan gelen biri olarak muamele gördüm."

***

Doku uyuşmazlığında bardağı taşıran damla ise Necati Şahin'in 16 Nisan referandumuna iki gün kala tercihini evet olarak yapacağını sosyal medya üzerinden ilan etmesi idi. Bu tercihi demokratik olarak değerlendiren Şahin, "AK Parti ile MHP'lilerden hayır oyu istenirken hiçbir sakınca görmeyenlerin, bir CHP üyesinin evet oyu vereceğini beyan etmesine olan aşırı tepkileri CHP'nin aslında ne kadar antidemokratik bir zihniyet tarafından yönetildiğinin göstergesidir" derken, eski partisinin kötü yönetildiğini de ifade etti:

"Halkımız neden CHP'yi alternatif göremiyor? Bunu çok iyi anladım. Referandum süreci kötü yönetildi, CHP yetkilileri kampanya sürecinde kucaklayıcı olamadılar, CHP dış kapıyı kapatarak kucaklayıcı ve bir merkez partisi olmak yerine gittikçe dışarıya kapalı ve daha marjinal bir parti hüviyetine bürünmeyi tercih etti."

Şahin son olarak, CHP'lileri yormak istemediğin,i onlar disiplin mekanizmasını çalıştırmadan kendisinin sağduyulu tavırla istifa etmesinin doğru olacağı kanaatine vardığını söyledi ve "O gün ailemle girdiğim bu partiden kendi isteğimle yine ailemle beraber ayrılıyorum" dedi. Şahin, bu tavrını herhangi bir partiye geçmek veya yeni oluşumlara dahil olmak için yapmadığının da altını çizdi.

Ancak bunları söylemek için siyaseten henüz çok erken diye düşünüyorum...