Eğitimde BTSO ve ÜLKEV farkı...

Cennet YÜZER CANKILIÇ 08 Şubat 2019 Cuma, 06:02

Şu bir gerçek ki 2002 yılından bu yana her alanda değişim ve dönüşümü gerçekleştiren, zihinlerdeki tabuları dahi yıkan AK Parti iktidarının en zayıf olduğu ve bir türlü atılım gerçekleştiremediği belki de tek alan eğitimdir. Yapboza dönen eğitim sisteminde tam anlamıyla bir kargaşa hâkim, daha doğrusu hâkimdi. En son Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile dışarıdan atamayla Bakanlar Kurulu'na giren Ziya Selçuk 9. Milli Eğitim Bakanı olurken, ondan önce gelen her 8 bakanda sistem sürekli değişti. Yalnızca liselere girişlerde 5 farklı sistem denendi. TEOG gitti yerine Liseye Geçiş Sınavı geldi. Mesleki ve teknik liselerin kapatılmasıyla, sanayinin yaşadığı ara eleman sıkıntısı ülke ekonomisini de zora soktu.

Ezbere dayalı sınav sisteminde her bir öğrenci için üniversite eğitimi neredeyse eğitimin temelini oluşturdu. Kişinin bilgi ve becerisine, yeteneğine, öğrenimine ve tercihine bakılmaksızın tek tip eğitim dayatması ortaya çıktı. Ve tabii boşluk süreçte eğitimin, FETÖ başta olmak üzere bazı tarikat ve cemaatlerin hegemonyası altına girmesi gibi büyük bir tehlikeyi getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gördüğü bu tehlikeli süreçle mücadele 2012 yılında dershanelerin kapatılması gibi ciddi bir kararla başlatılırken, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında da halkın büyük desteğiyle devlet politikası haline geldi.

Eğitim alanındaki "paralel yapılanma" büyük ölçüde temizlendi. Yeni Bakan Ziya Selçuk'la beraber de sistem kendini reforme etmeye başladı. İşte dün Bursa'da BTSO'da bu anlamda güzel bir protokolün imza töreni vardı. İlk defa Bursa'ya geldiği için katılımın bir hayli fazla olduğu BTSO'daki törenle Başkan İbrahim Burkay'ın önemsediği vizyoner projelerden olan "Mesleki Teknik Eğitimin Yaygınlaştırılması İşbirliği "Protokolünü Bakan Selçuk memnuniyetle imzaladı.

 Şu sözleri salonda bulunan sanayici ve iş adamlarınca büyük alkış aldı:

"Ülkemizin en büyük istihdam açıklarından ve eğitim problemlerimizden biri olan mesleki ve teknik eğitim, benim Cumhurbaşkanımız tarafından bakanlığa getirilmemdeki belki de 2-3 nedenden biridir"

                                     ******                      *******                             ******

Eğitim alanındaki sevindirici gelişmelerden biri de geçen gün Bursa ölçeğinde bir grup milliyetçi iş adamının kurduğu Ülküm Eğitim Vakfı'ndan geldi. Başkanlığını Mehmet Aydın'ın yaptığı vakıf yöneticileri, YeniDönem gazetesini ziyaretlerinde üstlendikleri misyon itibarıyla bizleri ileriye dönük olarak umutlandırdılar. 5 yıllık çalışma hedefleri içinde ilk olarak kreş, anaokulu açmak, ardından ilkokul, ortaokul ve lise ile özel eğitim kursları, öğrenci yurtları ve misafirhaneler açmak bulunuyor. Ve 5 yılın bitiminde de Bursa'ya bir vakıf üniversitesi kazandırmak. Kendilerine çıktıkları bu ulvi yolda başarılar diliyorum.

Yörük müziği ilk defa seslendirilecek!

Öncelikle Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'a teşekkür etmek istiyorum. Tarihimize ve kültürümüze gösterdiği özel ilgi ve alaka için. Bursa'dan 7 kıtaya yayılan koca bir imparatorluğun kuruluşunu her yıl sınırlarını aşarak kutlayıp, gündeme getirdiği için ve bu imparatorluğu 1326 Fetih Müzesi ile nesilden nesle aktarılacak  temsili canlandırmayı vizyoner proje halinde Bursa'ya kazandırdığı için...

Asla ırkçı değilim ama kökenimi de unutacak ve yok sayacak, hele hele göğsümü gere gere "ben işte oyum" demeyecek kadar da gururlanmayacak hiç değilim. Çünkü Osmanlı'yı kuran boyun ta kendisindenim. Yörük kızı olarak, tarihimize ve kültürümüze gösterdiği yakın ilgi, destek ve her şeyin ötesinde bilimsel verilerle kayıt altına aldığı için gerçekten Başkan Dündar'a minnettarım. Sadece ben değil tüm Yörükler.

Başkan Dündar, Osmangazi'nin belediye başkanı sorumluluğuyla bugün 3 gün sürecek "Orta Asya'dan Anadolu'ya Yörükler Sempozyumu" adı altında yeni bir bilimsel ve kültürel çalışmaya daha imza atıyor. Bugün Ördekli Kültür Merkezi'nde başlayacak olan etkinliğin tanıtımını yaptığı önceki günkü toplantıda Başkan Dündar, konunun önemini şu sözlerle belirtti:

"Yörüklük, obayı paylaşmaktır. Ekmeği ve ayranı paylaşmaktır. Tabiatın dengesiyle oynamadan yaşam sürdürmektir. Yörüklük, konar geçer olmaktan çok daha derin bir anlayışa sahip yaşam tarzıdır. Yörükler, bu milletin mayasıdır, hamurudur. Yörükler, Bursa'da buluşarak bir felsefe çerçevesinde 3 kıtaya barış ve huzuru götürmüştür" dedi.

Yörüklerin tarihini ortaya koyması bakımından önemli olan sempozyumda Orta Asya'dan da olmak üzere 32 bildiri sunulacak. Bir de ilk defa derlenen Yörük müziği seslendirilecek ki işte burası kaçmaz diye düşünüyorum.