Yeni Yargı Paketi "Bakan" yer mi?

Cennet YÜZER CANKILIÇ 20 Eylül 2019 Cuma, 06:10

Gazeteci olduğumuz için son dönemde en çok şu iddiayla muhatap oluyoruz:

"FETÖ ile anlaşılmış, af çıkacakmış!"

Haliyle, nereden çıktığı belli olmayan ve TV kanallarındaki haber programlarında da ciddi ciddi tartışılan bu iddia halk arasında büyük bir tepkiye yol açıyor.

Bırakın iddianın doğruluğunu, yanlışlığını, duymak bile insanın vicdanını ve aklını allak bullak ediyor.

Tabii ki bu iddiaların gündeme gelmesinde hukuk sistemimizdeki adalet terazisinin şaşmasının, yorum keyfiyetinin ve kayırmanın yarattığı çelişkiler etken oldu!..

Zira güvenlik güçlerinin o kadar ince eleyip, sık dokuyup yakaladığı FETÖ ile bağlantısı olduğu iddia edilenler mahkemelerden, cezaevlerinden bir bir salınınca halkta ister istemez böyle bir algı oluştu:

"FETÖ ile mücadelede yeterli ciddiyet yok!.."

                        ******                           ******                       

Allah'tan bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve aklıselim partililer, hükümet temsilcileri ile yetkili bürokratlar dik duruyor da mücadele devam ediyor.

İşte son iki gündür Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e yönelik parti içi eleştiriler ile hükümete yakın bazı yazarçizer kadrosu ile medya baskısının altında yatan neden de bu.

Çünkü 'Yeni Yargı Paketi' hazırlandı. 1 Ekim'de TBMM Başkanlığı'na sunulacak.

Geçen ay Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesi nedeniyle makamında ziyaret ettiğimde Zekeriya Birkan da belirtmişti.

"Meclis açılmadan yeni yargı paketini tamamlamamız gerekiyor, o yüzden gece geç saatlere kadar burada bakanımız ve arkadaşlarla çalışıyoruz"

O yargı paketi tamam. Ve paketteki düzenleme FETÖ'cülerin işine gelmediği için 1 Ekim'den evvel Adalet Bakanı Gül'e düzenlemeleri değiştirmesi için var güçleriyle her türlü baskıyı yapıyorlar.   

Kulislerde konuşulanlara, yazılıp çizilenlere baktığımızda Bakan Gül'ün koltuğunun elinden alınıp yerine bir başka ismin getirilmesine kadar çok ince hesaplar ve ayarlar var.

Bakan Gül de bu konuda dirençli çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bulunduğu bir törende ondan önce kürsüde yaptığı konuşmada "Daha düne kadar aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün utanmadan çıkıp FETÖ'yle mücadele dersi vermeye kalkmasınlar. Pensilvanya'dan, vesayetçiden, darbecilerden emir alanlar değil, anayasadan, hukuktan emir alarak yargılama yapan bir Türk yargısı var. Kim olursa olsun Türk yargısı bağımsızlığını, tarafsızlığını korumaya devam edecektir" diye sert çıkışıyla gündeme oturdu.

Bakan Gül pek medyatik olmadığı için kamuoyu tarafından da fazla albenisi yoktur. Ancak bu dirayetli çıkışı nedeniyle gönüllere girdiğini ve büyük destek gördüğünü belirtmeliyim.

Ayrıca Yeni Yargı Paketi'ndeki düzenleme ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının güçlendirilmesi demek; "Toplumun beklentisi olan idamı getirmemekle beraber (Bu konuda Cumhurbaşkanımız da 'önüme getirin imzalayayım' dedi ama!..) kadın, çocuk istismarı ve öldürme ile şiddet gibi en fazla yara aldığımız konularda alışık olduğumuz üzere polisin faillerini yakalayıp savcılıktan veya mahkemeden salıverildiğini, ardından sosyal medyada tepki ile karşılaşınca yeniden yakalanıp cezalandırıldığı ya da ceza indirimleri gibi birtakım toplum vicdanına aykırı hukuk ayıplarını da görmeyeceğimiz anlamına gelmekte"  diye umut ediyorum...