An itibarıyla küme düşme adayıyız!..

Engin AKSÖZ 25 Şubat 2017 Cumartesi, 08:37

Kırmızı kart pozisyonuna kadar, kanatlara atılan uzun topların üzerinden oyun kurmaya çalışan Kasımpaşa'nın, Bursaspor kalesinde yarattığı bir tehlike olmadı. Tersine ayağa daha iyi pas yapıp, orta sahayı çabuk geçen Bursaspor, Onur ve Stancu ile iki net fırsattan yararlanamadı.

Mutlu Topçu ile ilk kez 11'de oynama fırsat bulan ön libero Jorquera, Batalla ile birlikte ataklara yön verirken, iki kanadın fazlasıyla sırıtması sonradan kopacak fırtınanın habercisi gibiydi adeta.

Neredeyse herkese, her şeye, hatta kendine bile karşı, üstüne zor beğenen bir taraftar profiline sahip olunca; camiayı iyi tanıyan Mutlu Topçu'nun gözünün önündeki yanlışlığa müdahale edememesine şaşırılmamalı.

 O da biliyor ki Stancu'dan da Kubilay'dan da açık oyuncusu olmaz, 'birkaç maçlık idare edin' dese bile tutmaz!..

'Kör gözüm parmağına' ikisi de ağır ve hamle yeteneği olmayan oyuncularla dakikalar boş yere tüketilince; eksik kalan rakibinin zaaflarını iyi değerlendiren Kasımpaşa ikinci yarıda farka koştu.

Kötü de olsa, yerlerde sürünse de bu mevkide Del Valle'den başkası oynayamaz; en azından çabukluğuyla bir tehdit unsuru, arada bir de olsa top getirip orta açma şansı var.

Neylersin ki seyirci, performansı nedeniyle Del Valle'ye takmış durumda, oynatıp niye kötü olmak istesin ki? John da sakatlık nedeniyle kadroya alınmayınca; atılan Ertuğrul değildi sadece takımı eksik bırakan, hiç çalışmayan kanatları da işin içine dahil edin, maçı 47 dakika 8 kişi oynamak zorunda kaldı Bursaspor.

Hoca, camiayı iyi tanımış olsa da uzun süredir işsiz, yeniden döndüğü yuvasında fincancı katırlarını ürkütüp hedef tahtasına konulmak bu saatten sonra olmaz; 'şans verdiklerim fırsatı değerlendiremediler' der bitiri ...

Stoperde alternatifler belli; kim varsa vasat ve ağır oyuncular. Bekledim ki İsmail Konuk, Şamil Çinaz, Tomas Sivok, Ertuğrul Ersoy dörtlüsünden en doğrularını oynatsın Mutlu Topçu, seçimini son derece yanlış yaptı. Formsuz Sivok'la, rakiplere paldır kültür dalıp, yaptırdığı penaltılarla kötü bir sicil yapan Ertuğrul Ersoy'un yerine İsmail Konuk, Şamil Çinaz tandemi en uygunu olacaktı, cesaret edip sahaya süremedi.

Sezonun kendi adına üçüncü penaltısını yaptıran Ertuğrul (ikisi Akhisar Belediye ile oynanan kupa maçı) üstüne kırmızı kart görüp takımı eksik bırakınca maç adeta o dakikada bitti. Vücudundan sekip, eline temas eden topa çalınan penaltı kararı da son adam pozisyonunda olduğu için gördüğü kırmızı kart da doğruydu.

İlk yarı bu şanssızlık yaşanıp, penaltı golüyle geriye düşülmese; belki ikinci yarı daha farklı bir ortamda oynanırdı, bilemeyiz artık.

Üç hafta üst üste Boban Jovic, Deniz Yılmaz'la Ertuğrul Ersoy'un kırmızı kart görüp oyundan atılmaları bir takımın başına bin yılda bir gelecek talihsizlik. 'Göze geldik' diyemeyeceğim, çünkü böyle bir formatı yok takımın ama 'ah'ını alarak gönderdiklerimizin faturası çıkıyor, ben kadere inanırım.

Kurşun mu döktürürler, Emirsultan'a gidip kurban mı kestirirler yönetim karar versin; üzerimizde dolaşan kara bulutlar 'karabasana' dönüşmek üzere...

İkinci yarı eksilmiş kadromuzla kanatları çok iyi kullanan rakibi kendi yarı alanımızda kabul edip; kontataklarla karşılık vermemiz gerekirken, risk alıp hücumu düşününce goller de peş peşe yenilmeye başladı.

Fenerbahçe ve Kayseri maçlarında eksilmiş takım kurgusuyla ortaya konulan futboldan da eser yoktu üstüne. Kasımpaşa orta sahayı paslarla çok iyi geçip, aralara attığı derinlemesine paslarla Başakşehir'den sonra Bursaspor'u da dörtledi.

Dün de görüldü ki bu takımın sadece moraliyle, öz güveni değil, fizik gücü de yerlerde sürünüyor, neredeyse hiç ikili mücadele kazanamadan yenilmek çok düşündürücü.

Hücuma çıkarken kaptırılan toplardan yediğimiz goller tam derslikti, artık fişi iyice çekmiş gözüken Batalla'nın da takıma bu yıl için pek katkısı olmayacak.

İkinci yarıda topa rekor yüzdeyle sahip olup; pas yapan Kasımpaşa Titi, Tunay Torun, Koita, Veigneau ve Castro ile adeta şov yapıp çok rahat bir galibiyet kazandı. Halimize acımayıp, üstümüze gelseler fark daha da açılabilirdi, yine de insaflı davrandılar.

Bursaspor 2004'te küme düşülen sezondan sonra belki de en kötü günlerini yaşıyor. Kupa dahil son 8 resmi maçtan sadece 1 beraberlik alıp, 1 puan çıkartabilmek yaşanılan çöküşün matematiksel izahı.

Yıllar sonra 'Bursa kümeye' sloganlarına muhatap olmaksa yenilmekten daha beterdi taraftara.

Kızmaca darılmaca yok; içinde bulunduğumuz bu duruma; yönetimin ara transferi hamle yapamadan geçirmesinin yanı sıra, yanlış teknik adam seçimiyle gelindi.

Mutlu Topçu Bursalı olabilir ama Bursaspor ona tek başına büyük geldi, şimdi dönüşü de yok...

'Ara transferde gelenlerin katkısı olmaz' masalını okuyanlar Kayserispor'un yaptığı patlamayla Sergen Yalçın faktörüne baksınlar. Sergen ölüyü diriltirken, yeni getirdiği oyuncularla 4 maçta 12 puan çıkardı, yendikleri arasında Fenerbahçe, Galatasaray da var, dün de Çaykur Rize'ye deplasmanda 4 çekip Bursaspor'a iyice yaklaştılar. Hamza Hamzaoğlu'ndan sonra Sergen Yalçın Bursaspor'un başına gelmiş olsaydı, pekâlâ buna benzer bir geri dönüşü Bursaspor'da yaşayabilirdi. (Böyle bir yanlışlık yapılmış olsa yedi ceddi küfür edip, ilk maçın sonunda gönderirdik. Gelmeyi çok istemiş ama 'acaba taraftar ne der?' diye de sormadan edememiş)

Antrenörden antrenöre fark var elbette, isim karizma olunca psikolojik etkisi de cabası!..

Bu işin şakası filan kalmadı, Bursaspor an itibarıyla küme düşme adayıdır, seyircisiz oynanacak Gaziantep maçı da kazanılamazsa kıyamet asıl o zaman kopacak.