Basketbolun MHK'si koronaya kafa tutmuş!..

Engin AKSÖZ 19 Mart 2020 Perşembe, 06:02

Allah kimseyi 'sabit düşünceli, kafasının dikine dikine gidenlerden' eylemesin!

Tahammülü en zor bireyler, böyle tiplerin içinden çıkar...

'Dünya yansa umurunda olmaz' deriz ya; tam üstüne bastınız, çekin ayaklarınızı!

Örnekleri o kadar çok ki; konumuz spor olduğundan en yakınını söyleyeyim hemen...

Futbolun patronu (Nihat Özdemir)!..

Nasıl cuk oturdu değil mi?

Dünya sporunu yönetenler koronavirüs belasıyla nasıl baş edebileceği üzerine önlemler almaya çalışır, panik atak geçirirken; hazretin maşallah kılı kıpırdamıyor!

"Oynatalım maçları, seyircisiz haliyle bile güzel!.."

Tek derdi bu beyefendinin; Avrupalısı, Amerikalısı kendini spordan soyutlayıp, zorunlu izinlere çıkarken; Türkiye'deki bu ısrarın anlamı ne olmalı ki?

'Bir yerlere şirin gözükmek!' diyecek olsam da ben bu yazıyı servise bıraktığımda belki Cumhurbaşkanı Erdoğan onun göze alamadığını açıklayıp tartışmaları noktalamış olacaktı.

Yok, Bilim Kurulu'nun önerisiymiş yok, bütün bakanların ortak görüşüymüş, geçiniz bir kalemde bunları!..

Senin ısrar ettiğine, devletin en tepesi şamar gibi yanıtla cevabı verdi...

O zaman!

Kişisel megaloman sendromu olan birisiyle karşı karşıyayız...

'En iyi ben bilirim, en iyi ben düşünürüm, en iyi ben karar alırım' durumunun tıbbi versiyonu!..

xxx

Seyircisiz de olsa metazori ligi oynatıp, tamamlamaya kararlı başkan...

Tribünlere kapattığı futbolu oyuncular üzerinden dayatarak, eşi benzeri görülmemiş bir aymazlık örneği sergileniyor.

Allah akıl, fikir versin!..

xxx

Korkarım ki bu umursamazlık basketbolumuza da sıçramak üzere.

Her ülke sezonu bitirdi gibi, hatta bazıları liglerin durdurulduğu an itibarıyla oluşan puan durumuna göre şampiyonunu belirliyor.

Nihat Özdemir'in sorumsuzluğunun Hidayet Türkoğlu'na örnek olmasından korkuyorum.

Yabancı oyuncuların neredeyse tamamı; liglerin ertelenmesi yönünde kararlı bir duruş sergilerken, federasyonun seyircisiz devam edilmesi ısrarından henüz geri adım attığını görmüş değiliz.

Sözün özü; yaşayıp; tanık olduklarımızın bir gerilim filminden farkı yok...

Oyuncular yerlisi, yabancısıyla tedirgin, aileleri ise endişeli bir bekleyiş içinde...

Bile bile, göstere göstere potansiyel taşıyıcı olmayı kabullenemiyorlar.

Basketbolun en büyük paydaşı olan kulüplerle oyuncular bu yıla özgü 'beyaz sezon' uygulanmasında hem fikir olmuşken, 'dediğim dedik' dayatmasının kimseye bir faydası olmaz!

Önerimiz ve dileğimiz; Sevgili Türkoğlu'nun, Özdemir'e dönüşmeden aslına rücu etmesidir!..

xxx

TOFAŞ'ta Sammy Mejia ile Devin Williams kalan haftalarda da oynamama kararlılıklarını sürdüreceklermiş.

Genel Menajer Tolga Öngören TOFAŞ'ın an itibarıyla yaşadığı sendromu; "Takımda herkes huzursuz ve salgından fazlasıyla etkilenmiş durumda. Bu isimlere yenilerinin katılması da an meselesi. Kalmak istemeyeni zorla oynatamayız. Daha önce de söyledim; basketbol bu sezon itibarıyla her yerde bitmiştir. Gelişmelerden tedirgin olmayan bir tek federasyon kaldı. Ama ben böyle devam edeceklerini düşünmüyorum. Sanıyorum hafta sonuna kadar tehir kararı çıkacaktır" şeklinde açıkladı.

TOFAŞ; A ve altyapı takımlarının idmanlarını iptal ettiği gibi, 3 salonunu da dezenfekteden sonra ortak kullanıma yasaklamış.

İdman yapmak isteyenler farklı saatlerde ve birer birer gelerek şut idmanı yapıyorlarmış.

Zor olduğu kadar kabul edilebilecek bir yaptırım değil kuşkusuz ama son çare olarak bunu öngörmüş kulüp yönetimi.

Gelinen noktada her geç kalınan günün sonunda geriye dönüşün zorlaşacağı ortada iken daha fazla ısrarcı olunmamalı!..

Hidayet Türkoğlu'nun bu saatten sonra yapacağı tek şey; sağını solunu dinlemeyi bırakıp ligleri hemen ertelemesidir.

Hatta ve gerekirse son puan durumları üzerinden tescili bile söz konusu olabilir.

Hiç oynanmamış kabul edilirse de itiraz eden çıkmaz...

Çünkü insan sağlığı basketboldan çok daha önemli!..

xxx

Geçen hafta Bursa'da Frutti Extra Bursaspor ile Beşiktaş Sompo Sigorta arasında oynanan ING Basketbol Süper Ligi maçına MHK ilk önce Yener Yılmaz, Altuğ Köselerli ile Hüseyin Çelik'i atamıştı.

Köselerli; FIBA Şampiyonlar Ligi'nde maç yönettikten sonra Türkiye'ye dönüşünde karantinaya alınmadan evine giden Yener Yılmaz'ın bu maça verilmesinin sakıncalı olduğunu öne sürerek, MHK'ye görev almak istemediğini söylemiş.

MHK de 'İstersen gitmeyebilirsin' diyerek bu görevi Semih Vural'a tevdi etmiş.

Yanlış kere yanlış bir atama olduğu kadar, büyük bir sağlık rezaleti de!..

Yılmaz'ın yurt dışında maç yönettikten sonra dönüşünde 14 günlük karantina sürecine tabi tutulmaması, olası taşıyıcı / porter / pozisyonunda olması nedeniyle; meslektaşlarıyla, oyuncular bağlamında riski (virüsün kuluçka süreci göz önüne alındığında) an itibarıyla devam etmekte.

Söz konusu hakem bu maçta defalarca meslektaşlarının yanı sıra, iki takım oyuncularıyla da yakın temaslarda bulunarak görev yapmaya çalıştı.

Muhtemelen test de yaptırmadığı için Yener Yılmaz'ın 'negatif hasta' kimliğinde olup olmadığını kimse bilmiyor!

Sağlık Bakanlığı'nın koronavirüs salgınının önüne geçebilmek adına olağanüstü önlemler düşündüğü böyle bir dönemde; Basketbol Federasyonu MHK'nin az bir olasılık da olsa virüs taşıma riski bulunan hakem görevlendirmesi sorumsuzluğun daniskası olduğu gibi, bir sağlık skandalıdır da!..

xxx

O günkü maçı medya dâhil sınırlı sayıda protokolle, özel güvenlik ve bölge müdürlüğü görevlileri izlemişti.

Aramızda epey mesafe olduğu için taşıyıcı olsa bile 'virüs tehlikesinden yırtmış' sayılırız!..

Peki, Yılmaz'la en yakın temasta bulunanların (hakem arkadaşlarıyla, iki takım basketbolcuları) başına kuluçka döneminin sonunda bir hal gelirse kimi sorumlu tutalım bu duyarsızlıktan?

Karantinaya gerek görmeden havalimanından çıkışına izin veren Sağlık Bakanlığı görevlilerini mi?..

Yoksa bu durumu bile bile Yener Yılmaz'a maç vererek sporcu sağlığı başta olmak üzere o gün salonda görev yapanları olası taşıyıcı pozisyonuna sokan MHK'yi mi?..