Çağlar Şahin Akbaba: Yeni ön libero!

Engin AKSÖZ 03 Aralık 2019 Salı, 06:00

Bursaspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak fazla üretken olamayan orta sahasına; kaleci Çağlar Şahin'in katkısıyla yeni bir vizyon kazandırmış durumda.

Tecrübeli Selçuk Şahin ve diğerlerinin oyunu yönlendirmede yaşadıkları sıkıntıya en radikal çözüm, parasızlıktan transfer yapılamayacağına göre kadro içinden eklemede bulunarak risk almak...

Riski gereğinden fazla seven hocanın, kendisi gibi risk için yaratılmış Çağlar Şahin Akbaba ile akıl birlikteliği şimdilik sorun yaşatmadan devam ediyor.

Bir kaleci olsa da liberonun bir tık yukarısında ön liberodan farkı yok Çağlar'ın.

Pozisyonu normalde üç direk arası olması gerekirken; neredeyse kendi yarı alanımızın civarı...

Gözü kara olmanın ötesinde, yüreği de geniş...

Korkusuzca asli görev alanını boşaltıp, orta alandan seken topları oyun sezgisiyle sağına soluna, sıkışırsa da ileriye şişirerek iyi dağıtıyor şimdilik.

Kabul edelim ki bu pozisyonda hayli yetenekli, meslektaşlarının çok önünde gidiyor...

Soğukkanlılığı ise tevazu ötesi.

Başlarda bu görev tanımının Çağlar'ın inisiyatif kullanmasından kaynaklı olduğunu düşünsem de hemen her hafta aynı enstantaneler tekrarlanınca; anladım ki bu bir teknik adam, kaleci koordinasyonudur...

Topu oyunu sokmada belirgin bir farkındalığı olunca; Çağlar'la mini bir kumar oynuyor Koşukavak; ne yalan söyleyeyim bu tarz taktik kurgulamada başımız yanmadıkça kolay kolay geri adım atılmaz.

Kaleciden ön liberoya evrimle modelinin dünyada da fazla örnekleri yok.

Kolombiya'nın çılgın kalecisi Rene Higuita 'akrep kurtarışları'nın yanı sıra; sık sık santraya kadar açılarak rakip atakları burada herkesten önce karşılayıp topu oyuna sokardı.

Bırakınca yerine bir başka çılgını gelmedi.

Çağlar Bursaspor'un rakiple, maça göre değişkenlik arz eden 3'lü 4'lü orta sahasının saha içinde desteklenme noktasında adeta gizli jokeri. Bu yapılanma içinde asli yeri olan 1 numaradan daha başarılı olduğu bile söylenebilir.

Bu özel görevlendirmenin, takımın sisteminin bir parçası olduğu gerçeği her hafta biraz daha netlik kazanıyor.

Hedef Süper Lig olunca; taşıdığı riski  'Ay, aman' çekmeden kabullenmekten başka çaresi yok.

Yürek çarpıntılarımızı da bu riskin doğal bir tıbbi tepkisi gibi öngörelim...

İlginç bir futbolcu Çağlar Şahin Akbaba...

Hem kendi pozisyonundaki performansı, hem de üslendiği yeni görev tanımındaki farkındalığıyla kolay unutamayacağımız birisi olmaya aday.

Asisti üzerinden attıracağı gollerini de görürsek; kulüp tarihinde müstesna bir yere sahip olacaktır.

xxx 

Basketbol takımının farklı kaybettiği Gaziantep maçına girmeden direkt 'hakem' diyeceğim...

Hakemin de Osmancıklı yakışıklısı Mehmet Karabilecen!..

Yakışıklı delikanlısın, FIBA'yı da hak etmişsin ama hâlâ hakemlikte kat edeceğin mesafe var...

ABD - Avustralya arasında oynanan 19 Yaş Altı Kadınlar Dünya Kupası finali yönetmekle iş bitmiyor!

Dışarıda şahin olacağına, içeride kartal ol, seni tepemizde taşıyalım.

Yönetimin rezalet, hak dağıtmıyor, hak yiyorsun!..

Vasat bir maçta; bu kadar tepki toplamak; otoriter bir hakemin düşeceği acizlik değildir.

En başından belirtelim; Bursaspor, Gaziantep Basket maçını hakem performansından değil, kötü oynadığı için kaybetti...

Sen ise herkesten kötüydün, yanlış değil kasıtlı çaldığın düdüklerle kolay bir maçın sonunu zor getirdin, koy özet görüntülerini önüne vicdan muhasebeni yap.

Basketbolu yeni yeni öğrenen kulübün malzemecisi bile maç bittiğinde sana posta koyuyorsa; bir yerlerde sorun var demektir...

Kibirlilik hakemlikte son negatif noktadır, yanına bile yaklaşma. Hele hele parkede emeğiyle ter akıtanlara tepeden bakmaya kalkma, ömrün kısa olur!

Bir türlü içinden çıkamadığın maçı; çaldığın alakası olmayan teknik ve sportmenlik dışı faullerle öyle bir güzel becerdin ki; doğrusu söyleyecek bir şey bulamıyorum...

'İstenmeyen hakem olmak' dünyanın en kolay işi...

'Takılan kokartın hakkını vermekse' en kolayı...

Bilmem anlatabildim mi!..