Henüz bir şey bitmedi; 5 maçımız daha var!.. - Engin AKSÖZ - YeniDönem Gazetesi

Henüz bir şey bitmedi; 5 maçımız daha var!..

Engin AKSÖZ 16 Mayıs 2018 Çarşamba, 06:09

'Bütçeler değil, yürekler oynar'...

'Nokta'...

Yukarıdaki anlamlı veciz; oyunculuk dönemini fersah fersah geride bırakan coaching performansıyla Bursaspor Durmazlar'ı adım adım TBL'den Süper Lig limanına yaklaştıran Şemsettin Baş'a ait...

'Olmayacak duaya amin demek' gibi bir şeydi basketbol Bursaspor için...

Yönetimler değişince şubenin de kapanacağı, gelip geçici bu hevesin uzun ömürlü olamayacağı her fırsatta tartışıldı.

4 senenin sonunda geriye dönüp bakılınca; bu sporun en üst departmanı olan Süper Lig'e 5 maçlık mesafede duruyor Bursaspor Durmazlar.

Düşük bütçeli, mütevazı kadro beklenmedik bir başarı öyküsünün kahramanı an itibarıyla.

Ön yargıları yıkmak öyle kolay değildir sporda. Etine buduna bakıp, bir şeye benzetemeyenler kredi derecelendirme kuruluşları gibi sizi kategorize etmeye kalkarlar ki lobin yoksa 'kaderimmiş' deyip boyun eğersin.

Bursaspor DurmazlarTBL'nin içinde bir güç odağı olarak görmek istemeyen o kadar çok düşmanı var ki!..

Her fırsatta bir kulp takarak, minder dışına atmak istiyorlar...

Sadece geçen yıl yaşadıklarımız, Bursaspor'un basketbolda bir yere gelmesini istemeyen şer odaklarıyla tanıştırdı hepimizi.

Bu sezon da aynı senaryoyla karşı karşıyayız...

Parasal güçlerini her şeyin üstünde tutarken, camia olmayı beceremeyenler, salt ekonomik yaptırımlarını kullanarak Bursaspor'u kulvar dışına çıkarmaya çalışıyorlar.

Öznesi öğrenci olan bir kurumun, söz konusu spor olunca daha seçici seçim yapmasını beklerdim.

Söylemek istediğim şu:

Binlerce öğrenciyi bünyesinde barındıran bir eğitim yuvasına asla yakışmayan aykırı bir prototip Stefanos Dedas.

Kusura bakılmasın ama ülkesinden sabıkalı, sıkışınca ortalığı karıştırmaktan çekinmeyen bir ajan provokatör.

Onlarca yerli antrenör işsiz otururken, hangi menajerin pazarlamasıyla artık, gelmiş oturmuş o tertemiz koltuğa.

Edebinle dursa iyi; kaşınıyor, kaşıyor, karıştırıyor.

Böyle nemalanınca çenesi de durmuyor.

İşimiz olmasa da insan yine de kendi kendine 'Yok muydu başkası da bula bula bunu getirdiniz?' diye hesap sorası geliyor.

Özetle; Dedas'ın yarı final ilk maçı öncesi sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, yangına körükle gitmekten başka bir şey değildi.

Atatürk Spor Sarayı'nı 'Tehlike seviyesi yüksek bir saha', Bursa'yı da Federasyon Başkanı Hidayet Türkoğlu yorumu üzerinden 'Sporun az gelişmiş olduğu hassas bölge' olarak niteleyen densize en güzel yanıt, pazartesi akşamı binlerce Bursasporlulardan geldi.

Hakem triosunun tartışmaya açık düdüklerine karşın, sahaya tek bir çöp atmadan ve tek kelime küfür etmeden sadece takımlarını destekleyerek, salonda ne zamandır özlemini duyduğumuz bir tablonun ressamı oldular.

Böylece önceden kurgulanmış kirli senaryo da yönetmeni koltuğuna oturamadan çöpe atılmış oldu.

Antrenörlerine Bursa'nın TOFAŞ ve Oyak Renault ile sayısız şampiyonluklar yaşamış, köklü basketbol geleneği olan bir şehir olduğunu hatırlatamayanların günahı da boyunlarına yaftalansın artık!

Şemsi'nin altını çizdiği gibi 'Bütçe' değil 'yürekler' oynadı o akşam salonda...

Maçta skor sürekli el değiştirirken, sonucu ev sahibi takımın son çeyrek performansı belirledi.

Bursaspor Durmazlar tempo yaparak oynamaya çalışırken, Bahçeşehir daha sakin kalıp, set oyunlarından sayı aradı.

Dedas savunma stratejisini Karlo Vragoviç'e top aldırmama üzerine kurgularken, set offense sonrası dış atışlarını da skorer guardı Michael Dixon üzerinden bulmaya çalıştı. Son çeyrek dışında müthiş yüzdeli oynayan Dixon takımın saha içi lideriydi açık ara. Ne var ki başta Yiğitcan Turna olmak üzere süre alan kısaların katkıları sınırlı kaldı. İç dış oyun dengesini bir türlü oturtamayan konuk takım, Bursaspor'un sert savunması karşısında Dixon dışındakilerine istedikleri şut pozisyonlarını yaratmada da başarılı olamadı. Maçın kora kor gittiği dakikalarda Bahçeşehir adına inisiyatif kullanan Hakan Yapar'ın çok yönlü performansı takımını ayakta tuttu. Geniş size'ını post up'ıyla avantaja dönüştüren Yapar Bursasporlu uzunlara eşleşme sorunu yaşattığı gibi, açık alanı da iyi kullanarak direkt çembere gitmesini bildi. Tempo yükselip, savunmanın dozajı artınca buna direnç gösteremeyen İstanbul takımında top kayıpları peş peşe gelmeye başladı. Son 3 dakika içinde skor üstünlüğü sağlayan Bursaspor kalan sürede rakibini yanına yaklaştırmayıp, seride 1-0 öne geçti.

Potanın Timsahları'na gelince...

Kısa rotasyon yine ekmeğini taştan çıkartırken, bu pozisyonlarda Şemsettin Baş'ın elinde çok sayıda ve eş kalitede oyuncu olması bir kez daha avantaj olarak döndü takıma. Vragoviç'in son çeyrek dışında ikili sıkıştırmalarla pasifize edilmesi dış şut yüzdesini düşürse de Erbil Eroğlu, Erdem İlter, Gurur Baybora'yla Tuğberk Gedikli ekstra performanslarıyla bu zaaflarını avantaja dönüştürdüler.

Ali Işık, Mustafa Baki Görür, Metehan Akyel'in de 4 numaradan hem skora, hem de savunmaya verdikleri katkı dikkat çekiciydi.

Borovnjak, Hakan Yapar'ın başlardaki sertliğine yanıt veremese de sonradan toparlanıp, pick and roll sonrası içeri iyi devrilerek kendi standart skorunu yakalamasını bildi.

Bursaspor Durmazlar maçı 26/55 (%47,3) saha içi yüzdesiyle tamamlarken, üçlük sayılarda 9/26 (%34,6), ikilik sayılarda 17/29 (%58,6), serbest atışlarda 15/24 (%62,5) lük bir performans sergiledi.

İki yabancısından toplam 28 sayılık katkı alan (Karlo Vragoviç 15, Dejan Borovnjak 13) Bursaspor Durmazlar'da çarpıcı iki çeyrek oynayan Erbil Eroğlu 15, Erdem İlter, Tuğbert Gedikli 8, Mustafa Baki Görür de 9 sayıyla parkeyi terk etti.

Sonunda Süper Lig'e çıkılacaksa eğer; saha içi kadar tribünlerin hakkını da vermemiz gerekecek şimdiden!

Gecikmeli de olsa barkovizyon yöntemiyle yapılan uyarıların taraftarı kendine getirmesi bu sezonun en çarpıcı basketbol olayıdır.

Allah nazarlardan saklasın, 4 maçtır tık yok, maça gelenler de sadece takımlarına destek vermeye çalışıyorlar.

Ceza sınırındaki Bursaspor'un bir salon kapatma cezasına daha tahammülü olmadığı için 'hep böyle devam etsin' diyoruz.

Verilen desteği anlatmaya ise kelimeler yeterli olabilir mi artık orasını bilemiyorum. Hava atışıyla başlayıp; bitiş kornası çalana kadar non stop sürdürülen tezahüratın, arada görsel şovlarla süslenmesi Bursaspor'a özgü bir tribün ritüeli oldu.

İlk kez gelenler de büyük bin hayranlık ve şaşkınlık içinde tribünleri izlerken, arada maçı kaçırmış oluyorlar!

Pazartesi günü salona gelen TOFAŞ'lı Barış Ermiş, Sammy Mejia ile Caner Topaloğlu'nun cep telefonu ile sık sık çekim yapmaları bunun bir işareti.

Ne diyelim darısı onların başına.

Play-off başlayınca Bursaspor'dan tribün desteği almaları hiç fena olmaz. Ne de olsa aradaki buzlar erimiş durumda.

Yeni ve farklı bir heyecan yaşamak için (final şansı yakalanabilirse eğer) Bursaspor Durmazlar'ın önünde 5 maçlık bir seri kaldı. Evde kazanılacak 5 maç, basketbol liginin devler arenasında kendimize rezervasyon yaptırmak demek.

Henüz bir şey bitmiş değil. Bugünkü Bahçeşehir maçı; bu hedefin yakalanabilmesinde çok önemli bir kilometre taşı.

Rehavete kapılmadan, salonu son koltuğuna kadar doldurarak bu işi de bitirelim...