'MUSTAFA HAKKINDA HER ŞEY! (*)...'

Engin AKSÖZ 09 Ekim 2019 Çarşamba, 06:00

Muhaymin Mustafa...

Tam ismiyle telaffuz edecek olursak; Muhaymin Mustafa Abdelgadir...

TOFAŞ Basketbol Takımı'nın Sudan kökenli, KKTC uyruklu oyuncusu...

Türk vatandaşlığına geçirildiği için kulübünün maçlarında Türk statüsüyle forma giyen Muhaymin Mustafa uzaktan bakılınca Amerikalı izlenimi verse de kara kıta Afrika'nın genlerini taşıyor vücudunda...

Anne, baba, ağabey başta olmak üzere aile tarafının kökeni Sudan'da Muhaymin Mustafa'nın. Kaderin bir cilvesi sonucu KKTC'nin Girne kentinde dünyaya gelmiş.

TOFAŞ'taki ikinci sezonuna göz kamaştırıcı bir performansla başlayan Muhaymin Mustafa'ya ilk sorumuzu da doğduğu topraklar üzerinden yönelttik zaten.

Bir röportajında 'Annem KKTC yerine, üniversiteyi kazandığı Londra'ya gidebilmiş olsaydı; belki de bambaşka bir hikâyesi olacaktı' demiştin. Bu hikâyeyi bize de anlatır mısın?

"Annem gençlik yıllarında Londra'da üniversite kazanmış. O sıralar Sudan'la İngiltere arasında devam eden bir siyasi gerginlik söz konusu olunca gidememiş İngiltere'ye. Tesadüf bu ya; annem 'Bu siyasi engeli nasıl aşarım?' diye düşünürken KKTC'de Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin, açtığı sınavı kazanan öğrencileri üniversiteye alacağını öğrenmiş. İşte annemle, babam tesadüfen bu sınav sırasında birbirleriyle tanışıyor. Öncesinde Sudan'dan bir ilişkileri, tanışmışlıkları yok aralarında. Üniversite vesile olunca bir süre sonra evleniyorlar."

Bu tanımlamadan sonra 'Annemin bambaşka bir hikayesi olacaktı' sözünü nereye oturtacağız peki?

"Annem Kıbrıs'a gitmemiş olsa babamla tanışmayacaktı!.. Onu kast etmiştim."

Konu açılmışken, annen hangi bölümden mezun oldu okuduğu üniversitenin?

"Bilgisayar mühendisidir kendisi. Benimle, ağabeyime bakmak için fedakârlık yapınca mesleğini icra etmeye fırsat bulamamış."

Spora atletizmle başlamışsın. Uzun atlama ve yüksek atlamada rekorların olduğunu biliyoruz. Hem bununla, hem de atletizmden, basketbola geçişinle ilgili bilgi verir misin?

"Kıbrıs'ta doğduğum için KKTC vatandaşlığı kazandım. Ağabeyim 1995, ben ise 1999 doğumluyum. Spora annemin isteğiyle Girne'de başladım. Perşembe günleri şehirde pazar kurulurdu. Annem sık sık oraya gidince biz de sıkılmaya başlardık. Kendisi bunun üzerine biz oyalanalım diye yakında bulunan bir spor okulunda atletizmle ilgili kurslar verildiğini öğrenmiş. Oraya kaydımızı yaptırdı. Spora böylece adımımı atmış oldum. Basketbol okulları da bulunsa, kararımı vermiştim. Branş olarak seçtiğim yüksek atlama ve uzun atlamada katıldığım yarışmalarda birincilik kazanıp, rekorlar kırdım. 2009 yılıydı. Türkiye'de de yarışma hakkımız olduğu için İzmir'de yapılan şampiyonaya ismen davet edildim. O sırada Türkiye Gençler Basketbol Şampiyonası finalleri de İzmir'de oynanıyor. Beni çalıştıran hoca; Efes Pilsen'i çalıştıran antrenörün liseden sınıf arkadaşı çıktı. Onunla tanışma fırsatı buldum. (Menderes Gümüşdal) Efes'ten gelen basketbol oynama teklifini İzmir'de kabul edecektim. 'Misafirimiz ol, kendini sına' dediler. Ben de geri çevirmedim."

Bir yerde okuyor musun?

"Hayır... Doğa Koleji mezunuyum. Basketbol bütün zamanımı aldığı için üniversite yaşantım başlamadan bitti."

Yine o söyleşide İstanbul trafiğinden söz ederken; araç keşmekeşinden yakınıp, idmanlara aracın içinde uyuyarak gidip gelmekten şikâyetçi olmuşsun. İki senedir TOFAŞ'tasın. Bursa'da trafikle aran nasıl?

"İstanbul'a göre Bursa trafiği cennet gibi!.. Hiçbir sorun yaşamıyorum!.."

Anadolu Efes yıllarında altyapıda şampiyonluklar yaşadın. (Birisi yıldız, ikisi gençler şampiyonluğu) Buradaki başarıların nedeniyle 18 yaşında seni A kadroya aldılar. Elinden tutarak sana sınıf atlatan hocan Velimir Perasovic'le aran nasıldı?

"Bana hep yakın durdu, eksiklerimi gidermem için de yardımcı oldu. Genç takımda 1 yıl daha oynama hakkım olmasına karşın, sürekli A takımla birlikte idmanlara çıkartıldım."

TOFAŞ'tan teklif gelince bir tepkin oldu mu? İki kulübü kıyaslarsan arada bir fark görüyor musun?

"Transferime Orhun hocamla, Tolga Öngören ağabeyim karar vermiş. Efes'in potansiyelli bir kadrosu bulunması nedeniyle maçlarda pek dakika alamıyordum. Benim TOFAŞ'a gidersem daha çok gelişip, oynama şansı bulacağımı söylediler. Sevindim tabii ki. TOFAŞ'la Anadolu Efes arasında mantalite bağlamında hiçbir fark yok. İkisi de basketbola ciddi yatırımlar yapıp, altyapıya önem veren köklü basketbol organizasyonları. Burada olduğum için mutluyum."

İlk yıl kiralıktın, bu yıl bonservisinle TOFAŞ'lı oldun. Bursa ve TOFAŞ'la ilgili duygularını öğrenebilir miyim?

"Bursa büyük ve güzel bir şehir. İnsanların TOFAŞ'ta oynadığım için bana özel bir ilgi duyduklarını hissediyorum. Basketbolda Bursa'nın en büyük takımıyız. Ben de kendimle ilgili beklentilere yanıt verebilmek için çok çalışıp, üzerime düşeni yerine getirmeye çabalıyorum."

Bu sezon geçen yıldan çok farklısın. Hem dış şutun gelişti, hem de bire bir savunmayı daha iyi ve istekli yapmaya başladın. Bu kadar kısa sürede gösterdiğin gelişimi neye borçlusun? Özel idman yapıyor musun?

"Takım olarak çok iyi çalışıyoruz. Orhun ağabey gençlere çok önem verip, onlara her konuda yardımcı olmaya çalışan değerli bir antrenör. Öz güven kazanmamız için ne gerekiyorsa yapıyor. Onun mental desteğiyle geçen yıla göre mesafe kat edip, iyi bir pozisyona geldim. Ben de takım idmanı dışında yaptığım ekstra çalışmalarla performansımı daha yukarılara çekmek için gayret sarf ediyorum. Şutumun biraz daha iyi olması önceliğiyle, her anlamda gelişmem gerekiyor."

Devşirme oyuncuların milli takımlarda oynatılması Avrupa basketbolunda da genel bir teamül. Sana göre de yetenekli yabancılar Türk uyruğuna geçirilerek milli takımlarda oynamaya devam etmeli mi?

"İhtiyaç varsa elbette oynatılmalıdır. Böyle bir kültürün basketbolumuza yerleşmesinde herhangi bir sakınca görmüyorum. Ben de Efes'e geldikten sonra U17 başta olmak üzere, U18, U19 ve U20 milli takımlarında bir Türk oyuncunun o formayı sırtına geçirince yaşadığı coşku ve heyecanın aynısını taşıyarak hizmet vermeye çalıştım. Bir tek A Milli olamadım. İnşallah o kadroya da en kısa sürede davet alırım."

TOFAŞ bu yıl ligde nasıl derece alır? EuroCup için kendince belirlediğin bir hedef var mı?

"Bu sene kurulan kadromuzda yer alan arkadaşlarıma aşırı derecede güveniyorum. Hepsi birbirinden değerli ve kaliteli oyuncular. Daha en başından birbirimize kenetlenmiş durumdayız. En kötümser tahminle bizim ligde yine 3. oluruz. Ama hepimiz final hedefliyoruz. EuroCup'ta tempo daha yoğun ve rakipler daha kaliteli. İkinci tura geçersek, yeni hedefler için yeniden konuşmam gerekebilir."

Her genç basketbolcunun hayali, günü ve zamanı gelince NBA'de oynamaktır. Bu gerçek senin için de söz konusu. Eğer draft hakkın olursa kendini hangi takıma layık görürsün?

"Önce bir bileti alayım yeter. Gerisi nasılsa gelir!..( Karşılıklı gülüşüyoruz)"

Boş zamanlarında Bursa'yı geziyor musun? En çok nereleri beğendin?

"Ulucamii'ne gittim. Ambiyansı beni çok duygulandırdı. Uludağ'a çıkamasam da Uludağ yolunda birçok yeri iyi bilirim. Daha çok toplu halde gidilen mekânlar değil de sessiz ortamlarda bulunmak tercihimdir."

Türkiye'den, Avrupa'dan, NBA'den en beğendiğin oyuncular dersem?

Türkiye'den bizim takımdan Sammy Mejia. Örnek bir profesyonel, çok karakterli bir oyuncu. O yaşında hâlâ bir genç oyuncu enerjisiyle oynamaya çalışması çok etkileyici. Anadolu Efes'ten Shane Larkin de ekstra bir oyun kurucu. Avrupa'dan verebileceğim çok aday var, en iyisi bu konuda tercin yapmayayım. NBA'den ise Houston Rocketslı James Harden.

Sinema, tiyatro, müzik dinleme; konser, kitap okuma. Hangileri tercihlerin arasında?

"O anki moduma göre özel keyiflerim değişir. Örneğin maç günü motive edici müzikler dinlerim. Sinema yerine evimde DVD'den filmler izliyorum. Mesela şu aralar Harry Potter serisine en başından itibaren yeniden başladım. Kitap olarak da homosafiens üzerine yazılmışların hepsi.'"

En beğendiğin yemekler?

"Bursa'yla özdeşleşmiş İskender kebapla, Kayhan usulü pideli köfte. Bayılıyorum ikisine de. Bizim Sudan'ın yemekleri de güzeldir ama biz daha çok baharatlı severiz."

Sudanlısın ama ülkenin dışında dünyaya geldin. Hiç gidiyor musun atalarının olduğu topraklara?

"Aile kökenlerim Sudan'da yaşıyor. Sezonun bittiği yaz aylarında akrabalarımı ziyaret etmeye çalışıyorum."

Son olarak ilave etmek istediğin bir şey var mı Muhaymin?

"Mental anlamda destek aldığım Çetin Yılmaz ağabeyime teşekkür etmek istiyorum. Yaşam koçum da diyebilirim kendisine. Bana küçük yaşlarımdan itibaren her konuda yardımcı olmaya çalıştı."

Bu güzel söyleşi için sana çok teşekkür ediyorum sevgili Muhaymin.

(*) Yönetmen Çağan Irmak'ın başrollerinde Başak Köklükaya, Nejat İşler ve Fikret Kuşkan'a yer verdiği 2003 yapımı duygusal gerilim filmi.