'TOFAŞ'IN UÇUK BÜTÇELİ YILLARA GERİ DÖNMESİ ZOR'

Engin AKSÖZ 03 Haziran 2019 Pazartesi, 06:01

Genel Menajer Tolga Öngören'den bol kupalı şampiyonluklara özlem duyanlara üzücü haber geldi

'Öyle 15 milyon, 20 milyon dolar/avro / bütçeler artık mümkün değil. Ülkenin ekonomisiyle, kulüplerin durumu ortada. Biz de kupalı günleri çok özlesek de ekonomik gerçekler ortada duruyor. Bu hedefe elimizdeki paraya göre kurulan kadrolarla ve sabırla devam ederek ulaşmaya çalışacağız.'

'Orhun Ene ile aramızdaki ilişki profesyonelliğin çok ötesinde. Açıkçası bu sorunu kafamıza pek takmıyoruz. Kariyeri tartışılmayan, başarıları ortada hocamızla daha uzun yıllar devam ederiz. Kendisi bizi ve Bursa'yı, biz de onu çok sevdik. O zaman iş bitmiş demektir.'

'Altyapı nosyonumuz vazgeçilmez kriterimiz. Kendi oyuncumuzu kendimiz yetiştireceğiz yaşamak için başka çaremiz yok. Nijerya'dan bulup getirdiğimiz David Ezekiel Itunge işlenmeyi bekleyen bir cevher gibi. Henüz 2004 doğumlu, 2.07 metre boyunda ve bir uzun için çok iyi bir size'ye sahip. Sabredilir, o da isterse Türk basketbolu iki üç yıl içinde çok iyi bir uzun kazanır.'

TOFAŞ Spor Kulübü Genel Menajeri Tolga Öngören'le yaptığımız kapsamlı röportajımızın ikinci kısmını bugün yayınlıyoruz.

Açıkçası önemli ayrıntılarla, çarpıcı açıklamaların spor kamuoyuyla paylaşıldığı bu söyleşiyi yarım yamalak bir şekilde ve keserek vermeyi içimize sindiremedik.

'Biraz geç olsun ama temiz olsun' mantığından hareketle, iki günlük rötarla verdiğimiz röportajın ikinci bölümü; Öngören'in sorularımıza verdiği yanıtlarla kendine özgü bir bilgilendirme rehberi gibi oldu.

TOFAŞ, yönetim kaynaklı kısa süreli küçülmelerle spordan kopuşlar yaşasa da Bursa için çok önemli bir marka ve bu kentin en önemli vazgeçilmezleri arasında. Bu konuda söylemek istediğiniz bir şeyler olacak mı?

"TOFAŞ'ın kuruluş amacı, belli bir vizyon içinde devamlılığı sağlayabilme üzerine inşa edilidir. Bundan önce ne düşünülüyorsa, bundan sonra da o şekilde düşünülecektir. Hedefte sürdürülebilirliğin, kulüp yaşadığı sürece peşini kovalamaya devam edeceğiz. İstiyoruz ki bu şehrin insanları ilgi gösterip, maçlarına geldikçe TOFAŞ realitesi de bir 45-50 yıl daha aynı ivmeyle devam edebilsin. İnsanların yaşam biçimine hitap etmeyle, onların bir parçası gibi olmayı arzuluyoruz. Yeniden yapılanma sürecimizin sonunda Süper Lig'e adımımızı atarken kulübün politikası üçüncü, dördüncü, beşinci sene sonunda başarıyı hedeflemekti. Ne var ki biz bu çizgiyi, biraz da işlerimizi olduğundan daha iyi ve akılcı yaptığımız için çok erken yakalamış olduk. TOFAŞ olarak kuruluş felsefemiz hiç değişmedi. Kendi yetiştirdiğimiz öz kaynak oyuncuları, birkaç rötuş ya da takviyeyle üst sıralara oynar ve mücadele ederken görebilmektir.

Yine büyük planda kalarak, yeni yeni yüzleri A Takımımızla milli takımlara kazandırmak, yine taraftarımıza doğru ürünler sunarak, yarışmacı ruhunu her halükârda hazır tutup, hedefe odaklanmaktır. Beklentilerin aksine 'ille de derece yapalım' ya da 'şampiyonluklara oynayalım' bizim vizyonumuzun odağında yer almıyor."

Kendi liginin yanı sıra, TOFAŞ artık bir Avrupa kulübü oldu ve EuroCup'un da demirbaşları arasına girdi. Yeni sezonda çıta biraz daha yukarıya konulacak mı?

"Elbette... TOFAŞ'ın Süper Lig'de olduğu kadar, EuroCup'ta da hem kendi camiasıyla şehrini, hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye yönelik hedefleri söz konusu. EuroCup'ta da sportif anlamda daha iyi yerlere gelmek istiyoruz. İki sezondur oynadığımız bu kupada henüz grup aşamasını geçemedik. Diliyor ve umuyorum ki yeni sezonda bu şanssızlığı kırarak bir üst turda oynarız. Ancak bu kupa öyle dışarıdan görüldüğü gibi kolay değil. Euroleague'in bir seviye altı sayıldığı için çok sayıda iyi ve iddialı kadrolar mevcut. Yeni sezonda kadromuzu takviye ederken, Avrupa'da da söz sahibi olmayı hedefleyen bir transfer politikası izleyeceğiz." 

Ligin üstündeki ilk iki sıra, bütçe avantajlarının oluşturduğu üst düzey kadro yapılanmaları sonucu iyice ayrışmış durumda ve araya başka bir takımın sıkışması daha uzun yıllar biraz zor görünüyor. Günü ve zamanı geldiğinde Bursalı basketbolseverler TOFAŞ için 1999-2000 sezonundakine benzer peş peşe şampiyonluklar izleyebilecek mi?

"Bursa'da hâlâ o günleri unutamamış çok sayıda sporsever var ve ben de bu soruyla sıklıkla karşılaşıyorum. Tabii o yıllarda yüksek bütçelerle kazanılan şampiyonluklar söz konusuydu ve yine o günler için parasal avantajla gerçekten çok kaliteli oyuncularla donatılmış, bileği zor bükülür kadrolar kurulmuştu. Örneğin aradan 20 yıla yakın bir süre geçmesine karşın David Rivers bugün bile sporseverlerin gözünde yaşayan bir efsane ve Bursa'ya her gelişi başlı başına olay oluyor. Yine Mehmet Okur'u aldığımızda henüz bir yıldız adayıydı. Bizde parlayıp, sonra NBA'de çok önemli kulüplerde uzun yıllar başarıyla oynayıp, ülkemizi temsil etti. Böyle bir kadroyu bugünün bütçeleriyle kurabilmek bir rüya. Ama bu değildir ki her şey para ve başarı sadece onunla geliyor. İyi oyuncu az parayla da seçilir. İyi yerlilerle takviye edilince böyle bir kadroyla pekâlâ şampiyonluklarda kazanılır. Bunun Avrupa'da çok sayıda örneği var. Bizim yolumuz ikinci yol. Ucuza ama iyi oyuncular getirip, kendi çocuklarımızla harmanlayıp, oturtacağımız takım kimyamızla bu hedefin peşinde koşacağız. Zor olsa da asla imkânsız değil."

O zaman bu sorunun devamını getireyim. TOFAŞ yine söz konusu yıllarda olduğu gibi 15-20 milyon /dolar-avro/ seviyesi paralarla kadrolar kuracak mı?

"Böyle paraları kulüp olarak bugün, yarın itibarıyla ne harcayabiliriz, ne de böyle kadrolar kurabiliriz. Kulübün kendine göre revize ettiği yeni bir yönetim tarzı oluştu. Ve bu yönetimin belirlediği çizgi içinde de spora hizmet etmeyi sürdürüyor. Sporseverleri boşuna beklenti içine sokmamak gerekir."

Merak edilen bir başka konu ise 5 yıllık çalışma süresi seneye dolacak olan Orhun Ene ile devam edilip edilmeyeceği. Açıkçası ben de bu sorunun yanıtını heyecanla bekliyorum...

"Orhun Ene ile aramızdaki ilişki profesyonelliğin çok ötesinde. Ve çalıştığımız antrenörün pozisyonunun da kulüp için büyük bir değeri var. Antrenör sorununu açıkçası kafamıza takmıyoruz. Bana sorarsanız gündemimizde de olmamalı. Ene her şeyden önce bir kere kariyeriyle, başarıları tartışılmayan önemli bir basketbol adamıdır. Camiamızla da çok iyi uyum sağladı ve sevilen birisi haline geldi. Dolayısıyla kendisiyle daha uzun yıllar birlikte çalışmayı umuyoruz. Sanırım öyle de olacak."

TOFAŞ, Türkiye'nin altyapısı en üretken birkaç kulübünden birisi. Son yıllarda takım bazında derecelerin uzağında kalınsa da bireysel olarak iyi oyuncular yetişti. Son olarak da ileride ses getireceği iddia edilen Nijeryalı David Ezekiel Itunge'yi bulup, Bursa'ya getirdiniz. Biraz da altyapıyla, bu oyuncuyu konuşalım isterseniz...

"Önce şunu söyleyeyim. Altyapıdaki başarı kıstasımız şampiyonluk değil, oyuncu yetiştirmek. Bu hedef doğrultusunda da yatırımlar devam edecek. TOFAŞ altyapısını bitirmiş oyuncuların, bu ligin bütün takımlarında oynayabilecek donanım ve formasyonda olmaları en büyük arzumuzdur.

Elimizde Türkiye'nin 17 okuluyla, 10 farklı iline dağılmış geniş bir oyuncu havuzu mevcut. Buradan seçim yapıldığı gibi, Bursa'da kulüp bünyemizde devam eden 'Yeni Nesil TOFAŞ' projesinde de eğitim gören öğrencilerimiz var. Buradaki öğrenciler basketbolu yarışmacı seviyesinde sürdüren takımlara dağıtılıyor. Ayrıca yaz okulları seçmeleriyle yapılan taramalarda da iyi oyuncu adayları çıkıyor.

Buralardaki oyuncu profilini yukarılara çekerek, kaliteyi artırmak hedeflerimizden sadece birisi.

David Ezekiel Itunge'ye gelince... Bu oyuncuyu Afrika ve Güney Amerika'yla yaptığımız iletişim sonucunda keşfettik. Geçen yıl geldi. 2004 doğumlu ve 2.07 boyunda. Gelişime çok açık bir oyuncu ve öğretileni hemen kapıyor. Türk yapılınca hem milli takım altyapılarında, hem de BGL Takımımızda oynayacak. Orhun Ene kendisini sürekli A Takım'la birlikte idmanlara çıkartıyor. Yabancı oyuncu yetiştirmede ilk prospect oyuncumuz oldu. Size'i ile blok caydırıcılığı üst düzeyde bir yetenek. Ne var ki henüz ham ve öğreneceği çok şey var. Ben kendisinin iki yıl içinde gelişimini tamamlayarak, pota altında önemli bir sorumluluk üsleneceğine inanıyorum."