Vermezler, vermeyecekler Mesut Başkan, küstürdük gerçek Bursasporluları...

Engin AKSÖZ 09 Kasım 2019 Cumartesi, 06:09

Bırak şu ağlanmayı artık Mesut Başkan!..

'Maalesef Alinur Aktaş'ın dışında kimseden destek alamadık' demişsin yine...

Bir daha ağlan, olmadı bir daha hiçbir şey değişmez, öğren artık bunu!

Vermezler, vermeyecekler, 'Bursaspor kimsenin umurunda değil' çünkü...

Nedeni koltukta senin oturuyor olman değil, kulübü dünden bugüne yöneten kerameti kendinden menkullerin dağ gibi yığdıktan sonra bırakıp kaçtığı borçlarına duyulan tepkiden!..

Üstüne alınma, gücenme...

Maalesef gerçek bu.

İbrahim Yazıcı'yı 'milat' kabul edersek; çivimizi kimlerin çıkardığını herhalde anlamışsınızdır!

Ocağımıza incir ağacı diktiler; an itibarıyla 'Bursaspor' ismi; gündeme getirilmek istenenlerde alerji yapmaya başladı, şaşırmayalım...

İşte bu yüzden!..

Telefonlara çıkmıyor, randevu vermiyor, gören olursa da iki sokak öteye kaçarak saklanmaya çalışıyor...

xxx

İçinde yaşadığı şehirle, takımına aidiyet duygusu beslemeyene zaten bir şey yaptıramazsın...

Onlar bize, Bursa'ya ait değiller ki; dünyaları ya sarı lacivert, ya sarı kırmızı ya da siyah beyaz!

İstanbul'da da localar hazır; maç günü oldu mu vınnn Kadıköy'e, Dolmabahçe'ye, Seyrantepe'ye, daha çok beklersiniz...

'Bizden olmayanları' safımıza çekebilme gibi bir becerimiz zaten yok, bari küstürdüğümüz bizimkileri, yeniden kazanırken incir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle yerin dibine batırmayalım da adamların hevesi örselenmesin...

Madem tam üstüne bastık, bir kez daha anlatalım o zaman.

'Bizimkiler tayfası'nın en hası, en Bursasporlu olanı Kızıl ailesi...

Baba rahmetli Ayhan Kızıl'la, iki oğul Levent ve Ömer Kızıl yani...

Bu şehirde 'En başından, ta doğuştan, saf ve katkısız Bursasporlu gösterin' deseniz, başka adrese gitmeden Kızıl kardeşleri gösteririm...

Süreç içinde o kadar çok adres değiştiren gördük ki; bu aile ilk günkü gibi, olduğu yerde...

Takıntılı olmak alışkanlık yapınca, istediğin kadar anlat; geriye saramaz böyleleri...

'Levent Kızıl'ın Fenerbahçe ile alakası yok. İstanbul'da yaşıyor; ne kadar eşi, dostu varsa hepsi Fenerli. Kalkıp da Ülker Sport'ta basketbol maçına gittiyse can ciğer arkadaşları Ferit Şahenk, Ali Koç, Aziz Yıldırım'la birlikte izlerken, iki lafın belini kırmak için... O mekâna adımını atan herkes Fenerli mi oluyor?' dedik, vay sen misin yazan!..

Kaç kere sormuşumdur Levent Kızıl'a 'Fenerbahçe'ye üye misin, ya da bir sempatin var mı?' diye; 'Abi işim bile olmaz. Kulübün eski, yeni ne kadar yöneticisi varsa en yakın arkadaşlarım. Maçlarına gidiyorum diye, kendimi mi inkâr edeceğim. Ben Bursaspor'un üyesi ve eski başkanıyım. Yedi kuşak Bursasporluyuz, öyle de kalacağız' yanıtını verse de sosyal medyanın ipini koparmış aportta bekleyen trolleri hazır kıta bir halde 'fırsat, bu fırsat' lince başladılar...

Geçenlerde yine bu minvalde bir şeyler yazacak oldum; ailenin altından girip üstünden çıktı trol çetesi...(Yorum yapanların neredeyse yüzde yüzü isminin yerine rumuz kullanıyor. Trol literatürünün en belirgin özelliğidir sahte hesap üzerinden saldırmak)

Bana bile sallayan çıktı; 'Kaç para aldın Fenerbahçe'den Engin. Kalemini mi sattın?' diye...

Ne alakam varsa üç büyüklerle artık!..

Aile şirketi Uludağ İçecek AŞ'yi şubenin emrine vermiş Levent'le Ömer kardeşler daha ne yapsınlar?..

Hızır gibi yetişmeseler belki bugün basketbol şubesi diye bir şey söz konusu olmayacaktı; acaba işin bu tarafını hiç düşünen oldu mu?                                                            

                                                                             xxx

Kulübün borcunu rahmetli Yazıcı'dan sonra gelen yönetimler üçe, dörde katlayınca; ateşten gömleği giymeye en isteklileri bile ister istemez geri adım atmış durumda!..

Kongreye bile gelmiyorlar...

Kendilerinin enayi yerine konulduğuna inandıkları için de 'kulübe yardım edin' ricasını duyar duymaz anında araziler!..

Bir kere daha şansını denesen de bu kısır döngüyü değiştiremezsin Mesut Başkan...

Küs, kırgın, hevesi örselenmiş o kadar çok insan biliyorum ki...

Hem parasıyla emeğini verecek, hem de bir iki kötü sonuç alınınca sövüp sayacaklar sülalesine, alınlarında enayi yazmıyor herhalde...

Dua edelim de Alinur Aktaş bu işin peşini bırakmasın...

O da çekip giderse; Bursaspor'u 'amatör kümeden' toplarız!..