NE İDİĞİ BELİRSİZLER!..

Fahri TAŞÇI 04 Ağustos 2020 Salı, 06:04

İlginç bir süreçten geçiyor Cumhuriyetimiz...

Tarikatların, cemaatlerin, din bezirgânlarının devletin her kademesine sirayet ettiği...

Dilsiz şeytanlığın dayatıldığı, yalakalığın erdem sayıldığı bir süreçten!..

......

Atamıza hakaret de moda oldu, bini bi para!

Bu da anlaşılan görevden alınmaya neden olmuyor, aksine koltuk sağlamlaştırıyor!..

Ama asıl üzeni de "Türk milletinin ortak değeri" dedikleri "Ulu Önder"e en sahip çıkması gerekenlerin duymazdan/görmezden gelip kafalarını kuma gömmeleri!..

......

Kurtuluş Savaşı öncesi ve esnasında Türk Milleti'ne uygulanan kıyım/soykırım her Türk gibi benim de bilincime kazınmıştır...

Bu yüzden olsa gerek; eşsiz yurdumun topraklarını pis postallarıyla kirleten işgal güçlerine, bilhassa da bebekleri bile gözünü kırpmadan öldüren soysuz "Palikarya/Yunan" gavuruna karşı iflah olmaz bir kin besledim!..

Bir tek 80'li yılların son çeyreğinde; Ressam Şefik Bursalı Caddesi'nde çalıştığım gazeteye giderken, İnönü Caddesi Bat Pazarı girişinde, önümü kesmeleri marifetiyle tanıştığımız ünlü deri-güderi markasının adresini soran ve Xanti'nin Efstratiou kasabasında yaşayan genç kız kardeşler Fedora ile Inez hariç...

.......

Malumu ilan etmek gibi de olsa!..

ABD'li bilim adamı tarihçi Justin McCarthy, "Ölüm ve Sürgün" adlı kitabında, Türklerin Balkanlar'dan Kafkaslar'a geniş bir coğrafyada yaşadığı soykırımı anlatır.

Yazar sadece 15 Mayıs 1919'da, yani İzmir'e Yunan askerinin çıktığı ilk gün birkaç saat içinde 700-800 Türk'ün öldürüldüğünü aktarır ve İzmir'in ardından işgal edilen Aydın, Denizli, Manisa, Uşak, Kütahya, Bursa gibi şehirlerde köylere kadar varan sistemli katliamın rakamlarını verir. Bundan başka tamamen Batılı devlet adamı ve tarihçilerinin ifade ve kaleme aldıklarından yola çıkarak!..

......

Asıl büyük katliam ve vahşet ise Sakarya Savaşı'nın ardından geri çekilmeye başlayan palikarya ordusu tarafından yapılmıştır. İngiliz askeri kaynakları bu durumun çözümlemesini şöyle yapar:

"Geri çekiliş, ustalıkla ve düzenli biçimde gerçekleştirildi. Yunanlılar ülkenin boşalttıkları bölümünde tam bir yakıp yıkma, yok etme etkinliği yürüttüler, bütün köyleri yaktılar ve demir yolunu da tümüyle işlevsiz hale getirdiler.

İşkence yöntemleri de şöyle özetlenebilir: Çuvala koyup suya atarak boğmak, ağaca asarak parça parça etmek, diri diri çukura gömmek, gözleri oymak, kol bacak kesmek, camiye doldurup yakmak, kurbanını; eline silah verip öldürtmek, ırza geçmek, çocukları ana-babalarına zorla tecavüz ettirmek, kadınların edep yerlerine bomba koyup patlatmak; Kur'an'a saldırı, kızgın boğaza, kulağa, gözlere erimiş maden dökmek, tabanlara nal çakmak vs vs!.."

......

Amerikan Konsolosu Park ise her ne kadar Yunan hayranı ve Türk düşmanı da olsa tanıklık ettiği vahşet karşısında şaşkınlığa düşer:

"Manisa hemen hemen tümüyle yok olmuştur. 10 bin 300 ev, 15 cami, 2 hamam, 2 bin 2 yüz 78 dükkân, 19 otel, 26 villa...

Turgutlu 40 bin nüfuslu bir şehirdi ve bunun 3 bini gayrimüslimlerden oluşuyordu. Bu 37 bin Türk'ten şimdi canlı kalanları saymaya kalksanız yalnız 6 bin kişi sayabilirsiniz! Şehri oluşturan 2 bin yapıdan yalnızca 200'ü ayakta kalmıştır!.."     

.....

Ünlü tarihçi Arnold Toynbee de o dönem palikarya zulmünü incelemekle görevlendirilen uluslararası komisyonun üyesi bir gazeteci olarak şunu aktarır:

"Aydın vilayetinin Karatepe köyü hem palikarya/Rumlarca hem palikarya askerlerince hem de çeteci yerli Rumlarca kuşatıldı. Bütün köy ahalisi camiye dolduruldu, sonra cami ateşe verildi. Camiden kaçabilen birkaç kişi kurşunlanarak öldürüldü!.."

Yazar son olarak, 1919-1922 yılları arasında Batı Anadolu'da palikarya tarafından öldürülen Türk sayısını 640 bin olarak hesaplıyor. Palikarya işgali altındaki bölgenin o dönem toplam nüfusu yaklaşık 5 milyondu. Kısacası katliamın bilançosu son derece ağırdır. Palikaryalar işgal ettikleri bölge nüfusunun yüzde 15'ine yakınını 2-3 yıl gibi kısa bir süre içinde katletmiştir!..

......

Anadolu'da kıyımlar sürerken; şeyhülislam bozuntusu (şimdinin Diyanet İşleri Başkanı) Dürrizade ise tasmasını tutan sahiplerinin isteği doğrultusunda "Milli Güçleri" yayınladığı fetvayla "kâfir" ilan etti ve görüldükleri yerde katledilmeleri gerektiğinin altını çizdi!

İngiliz hizmetkârları Vahdettin ve Damat Ferit'in onayıyla İstanbul Hükümeti, "Milli Mücadele"ye katıldıklarından ötürü Mustafa Kemal, İsmet Paşa, Fevzi Paşa, Dr. Rıza Nur, Ali Fuat Paşa, Dr. Adnan ve Halide Edip (Adıvar), Ankara Müftüsü Rıfat Efendi ve daha birçok yurtsever hakkında idam kararı verdi!..

Türk Milleti; yaşanan bütün bu katliamlara ve işgal güçlerinin içteki işbirlikçilerine karşın Mustafa Kemal'in başlattığı direnişten de umutlanarak ve güç kazanarak, yerini yurdunu terk etmedi! Öldürülmeyi, katledilmeyi, insanlık dışı baskı ve işkenceleri göze aldı, ama palikarya ordusundan kaçmadı!..

.....

Maalesef bi kısım mihraklar tarafından; tahtını korumak için işgal güçleriyle iş birliğine girerek milletine ve yurduna ihanet eden Vahdettin'e yönelik farklı gösterme, aklama algı ve çabalarına da şahit oluyoruz!

Çok matahmış gibi!..

İktidarda bulunduğu 33 yıllık dönemde dişe dokunur bir başarısı olmamasına karşın, en az üçte ikisini kaybettiği yurt topraklarının kalan kısmının maliyesini de gırtlağa kadar borçlandığı için alacaklıların yönetimine devretmek mecburiyetinde kalanlara benzer şekilde adına diziler çevirmeye kalkarlarsa da sakın şaşırmayın!

.......

5816 sayılı Atatürk'ü Koruma Kanunu'nun, yetkili kurum ve şahıslara gizli veya aleni şekilde yapılan baskı sonucu işlevsiz duruma getirilmesiyle...

 Milli Mücadele için, "Keşke Yunan galip gelseydi" diyecek kadar alçalan yobaz zihniyetin bugün hortlayan şarlatanları, o ve onun gibilerden allameymiş gibi feyiz alan vicdan ve ahlâk zafiyetine uğramış sokma akıllıları da cesaret bulup Türklüğe, önderi olduğu milletini kulluktan, ümmetçilikten arındırdığı devrimleri marifetiyle dünyanın yere göğe sığdıramadığı Atatürk'e ve Cumhuriyet'e hakaret etmeyi maharet sayarak sürdürüyor!..

Eeee! Hal böyle olunca da!...

İnsan ister istemez, bu sürünün palikarya sevgisinden kuşkuya kapılıp, "Soyunuza Yunan mı karıştı acep?" demeden edemiyor?!..

.......

Bu yüzden, destanlar destanı Milli Mücadele'nin içteki hainlere rağmen nasıl kazanıldığını unutmamalı, unutturmamalıyız!..

Selam olsun istiklali karakteri, vatanı namus belleyen yüce milletime...

Rahmet olsun bu uğurda gözünü kırpmadan şehadete erenlere...

Lanet olsun çıkarı uğruna vatanıma, milletime ihanet edenlere!..