ÇEK’te nöbet değişikliği

H. Gül KOLAYLI 17 Mayıs 2016 Salı, 07:00

Bursa'nın eğitim imecesi olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin  (ÇEK) olağan genel kurulu vardı...

Görükle Kız-Erkek Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu, Güler Osman Köseoğlu Kız Öğrenci Yurdu, Beşevler Anaokulu, 3 Mart Azizoğlu İlk ve Orta Okulları gibi tamamen Bursalılar'ın katkısıyla yapılan ÇEK eğitim kurumları kar amacı gütmeden çalışan, kazancı anında eğitim yatırımına dönüştüren bir yapıdır...

3 Mart Azizoğlu ÇEK Konferans Salonu'nda yapılan kongrede Ali Arabacı yeniden aday olmazken, tek listeyle gidilen seçimde Başkanlığa Buğra Küçükkayalar seçildi...

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:

"Erdağ Aktuğ (Başkan Yardımcısı), Füsun Kuter (Yazman), Doğan Yılmaz (Sayman) Ahmet İnce, Ali Kara, Aral Alkan, Asude Bilgin, Atakan Ünsal, Canan Şener, Cumhur Özcan, Fehmi Enginalp, Hüseyin Bulun, Mustafa Akyüz, Nihan Alpay, Rüçhan Özkılıç, Rüyam Küçüksüleymanoğlu, Turgut Yalkı, Zafer Tolunay."

 Genel kurula, CHP Milletvekili Erkan Aydın, eski Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan'ın yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı...

Toplantıda Ali Arabacı, 4 yıllık başkanlık dönemi çalışmalarını anlattı...

Arabacı'nın verdiği bilgilere göre;

4 yıllık gelir; 42 milyon, gider de -yatırım giderleri hariç- 35,2 milyon...  2012'de 5.5 milyon olan yıllık kurum gelirleri toplamı, 2015 yılı sonu itibarıyla 11.5 milyona çıkarken...

Okul ve yurt yatırımları için toplam 12 milyon 200 bin lira harcanmış... Bursalılar'ın katkısı ise 7 milyon 100 bin lira... 630 öğrenci, bin 262'ye 93 olan çalışan sayısı ise 167'ye ulaşıyor...

ÇEK Anadolu ve Fen Lisesi'ne gelince...  Temel atma törenini izlemiştim... Binanın kaba inşaatı bitmiş gördüğüm kadarıyla... Arabacı 2017-2018 yılında öğretime açmayı hedeflediklerini söyledi...

Arabacı konuşmasında mevcut eğitim sistemini eleştirdi, laik, çağdaş eğitimin önemine vurgu yaptı...

 Ve dedi ki:

 "En kötü tavır kayıtsızlıktır; ilgisizliktir. 'Bir şey yapamam, elimden bir şey gelmez, ben kendi işime bakarım' demektir. Böyle bir tavır ise en temel insani değerlerden 'toplumsal bir davaya hizmet etme' çabasını yitirmek anlamındadır.

 Hiçbir şey kendiliğinden değişmez. Onu değiştirmek için yüreği tutuşmuş, insani ve ahlâki değerlere sahip, mücadele gücü ve toplumsal sorumluluk duygusu yüksek insanlara ihtiyacımız var."

 

 

 

"ÖZEL" ÇOCUKLARDAN ÖZEL GÖSTERİ

Türkiye'de engelli sayısı tam olarak bilinmiyor... 2000'li yıllarda yapılan araştırmaya göre toplam nüfusun yüzde 12,9'u engelli iken... TÜİK 2011 verilerine göre ise yüzde 6'lara düşüyor...

Özür nedenleri arasında kazaların oranı yüzde 9,6! Oldukça yüksek. Yine TÜİK verileri yaş ilerledikçe özürlü oranının da yükseldiğini gösteriyor...

Özetle hepimiz birer engelli adayıyız aslında... Bu nedenle hepimizin engelli sorunlarına duyarlı olmamız gerekiyor...

Türkiye'de 1990'lı yılların sonlarından itibaren "Özel" olarak tanımlanan çocukların, gençlerin rehabilitasyonuna yönelik önemli adımlar atılmaya başlandı...

Gerek devletin resmi okulları, gerekse devlet tarafından desteklenen özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri en azından engelli çocukların topluma kazandırılması, gelişimleri, rehabilitasyonları açısından önemli bir işlev edindi...

 

FAYDALI OLMAK ADINA

Hafta sonu, onlardan birisindeydim: Özel Nilüfer İlk Bursa Özel Eğitim ve Rehberlik Merkezi...

18 yıldır Bursa'da özel çocuklara hizmet veren bir kuruluş...  Sayısı 260 olan öğrencilerin arasında otistik, down sendromlu, zihinsel engelli özel çocuklar var... Okulda bireysel  ve grup eğitimi, fizyoterapi, rehabilitasyon, aile danışmanlığı, el becerileri, okuma yazma ve akademik beceri eğitimleri veriliyor. Ayrıca engele özel çok sayıda destek eğitimi, sosyal ve spor aktivitesi de var.

Okulun sahiplerine gelince kurucusu Hatice Büyükçoban tıp doktoru... Eşi veteriner hekim Mürsel Büyükçoban ve Mali Müşavir Mehmet Sadık Altun ile okulu işletiyorlar...

Büyükçoban çifti, bu iki güzel insan, tüm zamanlarını bu özel çocuklara adamışlar. Mürsel Büyükçoban emekli olduktan sonra tam zamanlı olarak okulda, spor ve sosyal faaliyetlerde etkin... Eşinin en büyük yardımcısı...

Dr. Hatice Büyükçoban diyor ki:

 "Daha çocukken engelli arkadaşlarım vardı. Onlar gibilere yardımcı olmak, tıp okumayı tercih ettim. Doktor olduktan sonra faydalı bir şey yapmak istedim. 'Bu işi iyi yaparız' dedim ve bu özel çocuklara daha çok yardım edebilmek adına bu okulu kurduk. Başkan 4 doktor arkadaştık. Ben devam ediyorum. Hep çocukların yanında olduk. Annelere destek oluyoruz. Biz kocaman bir aileyiz. 18 yıldır devam eden öğrencilerimiz var. Bir bütün olduk. Burada insanlara yararlı olabildiğimiz için çok mutluyum..."

Özel Nilüfer İlk Bursa Özel Eğitim ve Rehberlik Merkezi, Akpınar Kültür Merkezi'nde yıl sonu gösterisini düzenledi...

Gösteriye 100 civarında öğrenci katıldı...

Koro, birbirinden güzel şarkılar söyledi. Miniklerin kedi dansını, ritim topluluğu, tiyatral anlatımlar gibi etkinlikleri izledik...

Salonu dolduran anne, baba ve kardeşler ile özel öğrencilerin coşkusu görülmeye değerdi...

Törende yılın annesine, çalışanlara ve öğretmenlere de plaket verildi...