20 yıllık mücadele: Cerattepe

H. Gül KOLAYLI 07 Mart 2016 Pazartesi, 08:48

"Yeşil Direniş Artvin" paneli Bursa Akademik Odalar Yerleşkesi (BAOB) ortak konferans salonunda düzenlendi...

Dün, tatil günü olmasına karşın, saat 13.00'te düzenlenen paneli izlemeye gelenler salona sığmadı. Sandalye takviyesine rağmen, çok sayıda kişi ayakta izledi.

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilciliği;  Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ile Bursa Artvin ve Kafkas Dernekleri Federasyonu ile ortaklaşa düzenlenen paneli izlemeye gelenler arasında çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra... 

Eski milletvekillerinden Ali Arabacı, İlhan Demiröz, Yüksel Aksu, CHP Bursa milletvekillerinden Ceyhun İrgil, Orhan Sarıbal, Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile CHP İl Başkanı Şadi Özdemir de vardı...

Açılışta konuşan PMO Bursa Şubesi İl Temsilcisi Necla Özkaplan Yörüklü "Sadece kendi yaşamımıza değil tüm yaşamların haklarına sahip çıkacağız...

Sadece kendi yaşamımız için değil, sahip olduğumuz, ormanın, doğanın, bitkilerin, toprağın, suyun... Kısacası  yaşamların haklarına sahip çıkmak adına mücadele ediyoruz... İtirazımızı dile getiriyoruz..."dedi...

Toplantının açılışında, Ali Arabacı, İlhan Demiröz, Erkan Aydın, Orhan Sarıbal, Yüksel Aksu,   Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Fehmi Enginalp, Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Hakkı Hakan Özen de birer konuşma yaptılar...

 

'YAŞAM ALANLARI YOK EDİLİYOR'

 

Paneli yöneten Nilüfer Kent Konseyi'nden Emre Karagöz "Tarih çözemeyeceği sorunları toplumun önüne koymaz" dedi...

Ardından söz alan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu,  "HES, Yeşilyol, Madencilik: Doğal Kaynakları Yok Eden Süreç Kalkınma Olabilir mi?" konusunu gündeme getirdi...

Yrd. Doç. Dr. Kurdoğlu'nun sunumda paylaştığı fotoğraflar, Artvin başta olmak üzere Karadeniz coğrafyasında HES'ler, Yeşil yol ve madencilik faaliyetleri nedeniyle oluşan tahribatı gözler önüne serdi...

Kurdoğlu 3 kilometrede bir yapılan HES'lerle vadilerin parçalandığını, berrak akan derelerin çamurlu, bulanık aktığını, hayvanların öldüğünü anlattı... HES'lerle ilgili ÇED raporlarındaki tuhaflıkları da örnekledi...

4 proje için tek ÇED raporu düzenlendiğini, 2 farklı HES için milyonda bir ihtimal bile olmayan bire bir aynı ÇED hazırlandığını belgeleriyle sundu... Yeşil yol ve madencilik faaliyetlerinin de doğadaki tahribatını fotoğraflarla gösterdi...

 

ÇEYREK ASIRLIK MÜCADELE: CERATTEPE

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan ise 20 yıllık çevre mücadelesini özetledi...

Ve...

Öyle sanıldığı gibi Artvin Cerattepe'de madenlere karşı sürdürülen mücadele birkaç aylık ya da birkaç yıllık bir mesele değil...

1995 yılından beri Arvinliler madenlere karşı mücadele içerisindeler. Neşe Karahan'ın sunumda paylaştığı haritada Artvin'in bazı mahallelerini de içine alan çevresindeki dağlık bölgede yer alan Cerattepe ve Genya'da 4 bin 456 hektarlık alan maden alanı olarak belirlenmiş...
Bölgede ilk maden ruhsatını 1989 yılında Kanadalı Cominco firması...  Neşe Karahan o döneme dair şunları söyledi:

"İlk mücadele o zaman başladı. Devletin ve milletin valisi vardı. Dönemin valisi bizi uyardı. 'Tek tek başa çıkamazsınız. Bir dernek kurun', dedi.   1995 yılında bir sempozyum yapıldı. Firma temsilcileri de katıldı. Ama halka yanıt veremediler..."

 

'SİYASİ YELPAZE YOK!'

Yeşil Artvin Derneği'nin yapısını anlatırken, hep altını çizdiği bir şey vardı:

"Yeşil Artvin Derneği kurulurken siyasi yelpaze olmamasına dikkat edildi. Valilik, Belediye, Baro STK'lar bir araya geldiler. Ve bu sistemi hiç bozmadık. Yeşil Artvin Derneği'nin parayla hiçbir işi olmadı."

Halen de aynı yapıyı koruduklarını, Artvin'de tüm siyasi partilerin, esnaf odalarının, sivil toplum kuruluşlarının madene karşı olduğunu ve birkaç istisna hariç birlikte hareket ettiklerini söyledi...

1995'te düzenlenen sempozyumda endişelerinin bilim insanları tarafından doğrulandığına dikkat çekti:

"Ve hocalar çok net bir şekilde, 'kazma vurdurmayın. Hem doğal alanlarınız, hem de yaşam alanlarınız biter' dedi bize..."

Ardından da Cominco ve onun ardından gelen diğer Kanada maden şirketini hukuksal mücadele ile nasıl püskürttüklerini anlattı...

Yani 4 yıldan beri de Cengiz İnşaat AŞ'ye ait olan Eti Bakır ile mücadele sürecini ve son yaşanan olayları da aktardı...

Dernek olarak bütün kararları 60 civarında bileşen ile birlikte büyük kurul toplayarak aldıklarını anlattı...

"Artvin'deki mücadele yaşamsaldır" dedi.

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dayanışma Avukatı Bedrettin Kalın ise hukuksal mücadele boyutunu gündeme getirdi...

2008 yılındaki süreci anlatan Kalın mahkemenin bilirkişi raporuna atıfta bulundu...

"Biz bilirkişileri tanımıyorduk. Endişeliydik. Bilim insanlarından oluşan bilirkişinin hazırladığı 35 sayfalık raporda, 'ya Artvin'in bir kısmından ve yaşam alanlarından ya da madenlerden vazgeçin' diyordu. Heyelanlara ve mutlak surette su kirliliğine işaret ediyordu...."

İdare Mahkemesi'nin de alan tanımlayarak 'burada yapılamaz' kararı verdiğine, halen dosyanın Danıştay'da olduğuna dikkat çekti...  

Ve maden şirketinin Cerattepe'ye hukuksuz çıktığını, gerekli izin belgelerinin olmadığını öne sürdü...

Artvinliler'in mesajları netti: "Biz kapalı ya da açık maden istemiyoruz. Biz sadece kendimizin değil, tüm canlıların yaşam alanlarını savunuyoruz... "